T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/777 Esas
KARAR NO : 2025/928
DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/10/2020
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... B 8x4 Damperli Kamyon 2008 Model Tescil tarihi 08/05/2019 olan ...un davalı (borçlu) şirkete 10.10.2019 tarihli sözleşme ile kiralandığını, iş bu kiralama sözleşmesinden kaynaklı olarak dönem alacaklarının davacıya belirlenen süre içerisinde ödenmeyince davacının sözleşmeyi haklı nedenlerle tek taraflı feshettiğini, akabinde cari fatura alacakları olan 30.604,76TL' nin ödenmesi için davalı şirkete öncelikle ihtarname çekildiğini, ihtara rağmen ödenmeyen alacakları için İzmir... İcra Dairesi... Esas sayılı ve 13.07.2020 tarihli icra takibinin başlatıldığını, ancak davalı(borçlu) şirket tarafından iş bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak 04.08.2020 tarihinde itiraz edildiğini, 10/10/2019 tarihli sözleşme uyarınca davacıya ait aracın davalı (borçlu) şirket nezdinde çalışmaya başladığını ve çalıştığı süre zarfında davacı tarafından 30/10/2019 tarihli 8.922,53 TL tutarlı fatura, 30/11/2019 tarihli 12.137,75 TL tutarlı fatura, 30/12/2019 tarihli 8.055,83 TL tutarlı fatura, 11/02/2020 tarihli 5.697,24 TL tutarlı fatura, 31/03/2020 tarihli 7.946,70 TL tutarlı fatura, 30/04/2020 tarihli 11.663,08 TL tutarlı fatura, 06/06/2020 tarihli 8.681,63 TL tutarlı faturaların kesilerek borçlu şirkete gönderildiğini, davalı şirket tarafından davacıya aracın çalıştığı dönem boyunca toplamda 32.500,00 TL ödeme yapıldığını, ancak bu kesilen fatura tutarları toplamından da anlaşılacağı üzere davacının davalı (borçlu) şirketten bakiye 63.104,76 TL - 32.500,00 TL = 30.604,76 TL alacağının kaldığını, arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını ancak bu görüşmede taraflarca anlaşma sağlanamadığını, ava konusu alacak nedeniyle, davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ve hak ve alacaklarına HMK ve İİK'nın ilgili hükmü uyarınca ihtiyati tedbir konulmasını, somut olayda dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar da dikkate alındığında davacının açıkça zararı olduğunu, 26.06.2020 tarihli ihtarname ile birlikte davacı alacağının muaccel hale geldiğini, bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olduğundan İİK'nun 257/2. fıkrasında ihtiyati haciz için aranan koşulların sağlandığını, bu nedenle davacının alacaklarının güvence altına alınması için davalının taşınır ve taşınmaz mallarına ve hak ve alacaklarına hmk ve iik nın ilgili hükmü uyarınca ihtiyati haciz konulmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla takip tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile davalı (borçlu)'nun izmir... İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasına yaptığı itirazlarının iptali ile icra takibin devamına karar verilmesini, davalı (borçlu) şirket aleyhine iik 67. maddesi gereğince dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı tarafın usule uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturalarda belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 15/10/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"..1-Davacı ...'nun Van Edremit Mal Müdürlüğüne ... - Karayolu ile Şehirlerarası Yük Taşımacılığı (Gıda, Sıvı, Kuru Yük VB.) (Gaz ve Petrol ürünleri Hariç) kodu ile 08/05/2019 Tarihinde... plaka numaralı araçtan ötürü vergi mükellefi olarak kayıt olduğu, bu mükellefiyetinin 29/12/2020 tarihinde terk suretiyle sonlandırdığı.
2-Davacının 2019 yılında ilk işe başlama nedeniyle ikinci sınıf tacir ve 2020 yılında ise birinci sınıf tacir olduğu.
3-Davacının 2019 yılında düzenlediği üç adet faturanını kapalı fatura olarak düzenlendiği ve bedelinin tahsil edilmiş olduğunun düşünüldüğü.
4- Davacının 2020 yılında düzenlediği dört adet faturanın açık fatura olarak düzenlendiği ve söz konusu dört adet faturanın toplam tutarının 33.988,65-TL olduğunun görüldüğü ancak davacı tarafından icra takibinde beyan ve kabul ettiği üzere tespit edilen 33.988,65-TL den 3.383,89-TL sinin tahsil edilmiş olduğu bakiye kalan miktarın 30.604,76-TL olduğunun düşünüldüğü.
5- Davacı ...'nun 08/05/2019 tarihinde ikinci sınıf tacir olarak işe başlaması nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı Defter Beyan Sistemine Tabi olduğu, 2019 yılı Defter Beyan Çıktılarının inceleme için ibraz ettiği, 2020 yılında birinci sınıf tacirliğe geçmesi nedeniyle tutması gereken 2020 yılı yevmiye defterinin açılış ve kapanış kayıtlarını Van...Noterliğinin 31/12/2019 Tarih... - Van ... Noterliğinin 30/06/2021 Tarih...yevmiye numarasıyla süresinde tastik ettirdiği,
2019-2020 yılları ticari defterleri üzerinde tahrifat-silme vb. işlemlerin bulunmadığı.
2020 yılına ait Yevmiye defteri açılış ve kapanış kayıtlarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olması nedeniyle 6100 Sayılı HMUK 222. Maddesi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 64-65 Maddeleri ile 213 Sayılı Vergi Usul Kanun Mevzuatına göre Davacının ibraz ettiği ticari defterlerin Yasal mevzuat ve Yargıtay yerleşmiş kararlarına göre Delil Olarak kabul edilebileceğinin düşünüldüğü.
6- Davacının davalıya dava konusu alacağın ödenmesi için PTT aracılığı ile iadeli taahhütlü olarak gönderdiği 26/06/2020 tarihli borç ödeme ihtarnamesinin davalıya 03/07/2020 tarihinde teslim edildiği ancak davalının ödeme yapmadığı veya cevap vermediği hususunun dosyadan tespit edildiği
7-Dosyaya ibraz edilen belgeler ve dosya kapsamından Davalı tarafın davacının yaptığı hizmet satışına karşılık ödemesi gereken miktardan davacı ticari defter kayıtlarına göre 33.988,65-TL'yi ödememiş olduğu, ancak davacının talebi karşısında bu alacaktan 3.383,89-TL'nin tahsil edildiği bakiye kalan borç miktarının ise 30.604,76-TL olduğu, davacının talep ettiği % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı hususunun sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu.
Her iki tarafın tacir olması nedeniyle uygulanacak faiz oranının avans faiz oranı olduğu kanaatiyle takdiri mahkemenize ait olmak üzere arz derim." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
4- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
5- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle davalı defterleri incelenememiştir.
Davacı tarafın ticari defterlerinin ise; usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenle sahibi lehine delil teşkil ettiği gözetilerek davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan 30.604,76-TL alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi kanaati mahkememizce de benimsenmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtar içerir tebliğe rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davalının İzmir... İcra Müdürlüğünün,... takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ İPTALİNE, takibin İTİRAZ ÖNCESİ KOŞULLARDA DEVAMINA,
2-Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 6.120,96-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.090.61-TL harçtan peşin alınan 369,64-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.720,97-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 431,84-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 2.750,00-TL bilirkişi ücretinin ve 1.720,50-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 4.470,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza