T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/812 Esas
KARAR NO : 2025/806
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2022
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu...ka ve modelli ...plakalı aracı ile 12.12.2021 tarihinde saat : 14,45 sularında Gaziemir istikametine doğru seyir halinde iken sürücü ...'ın kusurlu hareketi sonucunda ...plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek önce demir bariyerlere sonrasında ise müvekkiline ait araca çarptığını, müvekkili ve ailesi için hasar gören aracı ihtiyaçları için kullandıklarını, havaalanına işe gidip gelme zorunluluğu olan müvekkilinin aylardan beri aracını kullanmadığını ve araç kiralamak zorunda kaldığını, müvekkilinin...plaka sayılı aracı... 2017 model yeni bir araç olduğunu, meydana gelen kazadan önce herhangi bir kaza geçirmediği ve tramer kaydının da bulunmadığını, kaza neticesinde ise müvekkilinin aracında piyasa koşullarına göre büyük oranda değer kaybı meydana geldiğini, kazada kusuru bulunan...plakalı araç adına kaza tarihinde geçerli olan ... poliçe nolu sigortası olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından iş bu dava tarihi itibariyle hiç bir ödemenin yapılmadığını, müvekkiline ait araçta büyük oranda hasar meydana geldiğini ve mağduriyetinin giderilmediğini, müvekkilinin aracının kaza tarihinden itibaren çıkmadığını müvekkilinin aracını kullanamadığını, sürecin uzaması ihtimalin düşünülerek İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyası ile araçta meydana gelen zarar, onarım bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedeli tespit edildiğini, tespite konu... plaka sayılı ... Marka 2017 model otomobilin tamiri için gerekli yedek parça +işçilik bedelinin KDV dahil 218.060,74-TL olduğunu, aracın tamir onarılmış hali ile 2.el hasarsız emsal bir araç ile aynı değerde satılamayacağını aracın ahsarları/tramer kayıtları da dikkate alındığında araç tamiri neticesinde serbest piyasa koşullarında 2.el rayiç piyasada değerinde 60.000.00-TL fark azalması olacağını, aracın tamir neticesinde serbest piyasa koşullarında 365.000,00-TL değer taşıyabileceği araç yokluğundan ikame araç ücretinin 8.000,00-TL olduğunu, aracın onarım süresinin teknik ve parça tedariki bakımından makul süre olan 20 gün üzerinde gerçekleşebileceği yönünde tespitlerde bulunulduğunu, tarafımızca ... Sigorta A.Ş.'ye başvurduklarını hiç bir cevap verilmediğini, akabinde de arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, arabuluculuk başvurusu sonunda anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, araçtaki hasar onarım bedelinin ve araç değer kaybı tazminatının tam kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmaması sebebiyle HMK.107 uyarınca yargılama sırasında alınında uzman bilirkişi araç değer kaybı tazminatının ve onarım bedelinin tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırılmak üzere toplamda şimdilik 1.000-TL kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı, 09.07.2021/2022 vadeli ZMMS Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu; kaza tarihi itibarı ile poliçe teminatı limitinin maddi hasarlarda 43.000,00 TL olduğunu; sigortalı ... Otomotiv, ... Otomotiv ile 15.10.2021/13.12.2021 tarihli uzun süreli kira sözleşmesi akdettiğini; kaza tarihi 12.12.2021 olup kira sözleşmesi içerisinde kaldığını; kaza anında araç işleteni ... Otomotiv olduğundan sigortalının işleten sıfatının sona erdiğini ve sorumluluğu kalmadığını, bu nedenle sigortalısının halefi olan müvekkili sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunmadığını; davanın reddini talep ettiklerini; kazadaki kusur durumunun tespiti gerektiğini talep edilen değer kaybı tutarının 01.06.2015 tarihinde Hazine müsteşarlığı tarafından yayımlanan ve yürürlüğe giren değer kaybı hesaplama yöntemlerine uygun olmadığını dolayısıyla araçta oluştuğu iddia edilen değer kaybının kabulünün mümkün olmadığını, değer kaybı iddiasına itirazlarını sunduklarına değer kaybı talep edilen aracın kaza tarihi itibariyle kilometre aynı aracın daha önce kazası bulunup bulunmadığını dikkate alınması gerektiğini aracın, daha önce başka kazasının bulunduğu durumda; araç "hasarsızlık" vasfını talep konusu kazadan önce kaybetmiş olacağından değer kaybı iddialarını kabulünü mümkün olmayacağını, hesaplama yapılırken trafik sigortası genel şartları ek-1 de yer alan değer kaybı hesaplaması yönergelerini kullanılması gerektiğini; Davacının AYM kararına atıp yaparak piyasa rayicine göre değer kaybı hesabı yapılması talebinin uygun olmadığını, birinde üzere 09.10.2020 tarihinde anayasa mahkemesi 2918 sayılı kanununda zorunlu trafik sigortası genel şartlarla ilgili olarak 90 maddesinde" "Bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlar" ile "ve genel şartlarda" ifadesini ve 92. m bendini iptal ettiğini, başvuranın kaza tarihinden itibaren faiz isteminin yerinde olmadığını, belirterek sigortalığının sorumlu bulunmadığında müvekkili şirketin de sorumluluğu bulunmamakla davanın reddine, aracın yaşı ve yüksek kilometresi dikkate alınarak değer kaybı taleplerinin reddine, kusur sebebiyle davanın reddine, dava açılmasına müvekkili şirketçe sebebiyet verilmemiş olduğundan yargılama gideri ile vekalet yönünden aleyhimize hüküm kurulmamasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine açılan davanın, haksız ve dayanaksız olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin huzurdaki davada herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul etmemekle birlikte davacının taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacı tarafından İzmir ...Sulh Hukuk Mah... D.iş dosyası ile alacakları belirlendiğini dolayısıyla davacının işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesinde hukuki yarar kalmadığını; davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ... plakalı aracın 15.10.2021 tarihinde sürücü ...’a uzun dönem kiralandığını, uzun süreli olarak aracı kiraladığında, kiracının işletenlik niteliği kazandığını ve hukuki sorumluluk altına gireceğini; müvekkili şirketin işleten sıfatı mevcut olmadığını bu sebeple dava konusu zarar nedeniyle bir sorumluluğu olmadığını, aracı uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralayan gerçek ya da tüzel kişinin; işleten sıfatı ile sorumluluğu bulunmadığını; sorumluluğun aracı fiili hakimiyetinde bulunduran kiracıya ait olduğunu; Yargıtay kararı olarak uzun süreli araç kiralama sözleşmesinin bulunduğu durumlarda işlenen sıfatının kiracıda olacağının açıkça belirtildiğini; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın ... tarafından 15.10.2021 tarihinde uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını ve müvekkiline ait söz konusu aracın ...'ın idaresinde iken kazanın meydana geldiğini, ilgili yasal mevzuat ve yargıtay kararları dikkate alındığında müvekkili şirketin söz konusu kaza nedeni ile herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını; sonuç olarak işleten sıfatı bulunmayan müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini kesinlikle müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul etmemek kaydıyla; talep edilen tazminatın, kazaya karıştığı iddia edilen aracın ZMMS ve kasko poliçesi kapsamında sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini, ... plakalı aracın 09.07.2021-09.07.2022 dönemi için ... poliçe numaralı ZMMS Trafik Sigortası poliçesi kapsamında ...SİGORTA tarafından teminat altına alındığını, Ayrıca... plakalı araç Kasko Sigortası ile teminat altına alındığını; ZMMS limitlerini aşan kısım için İMM poliçesi kapsamında karşılanması gerektiğini, Sigorta şirketine karşı ihbar taleplerinin saklı olduğunu; kaza tespit tutanağının, resmi görevlilerce usulüne uygun olarak düzenlenmediğini, tespit edilmiş olan kusur oranlarına itiraz ettiklerini belirterek işbu huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın usulu ilişkin itirazlarımızın kabulü ile usulden reddine, müvekkili şirketin davalı sorumluluğu olmadığı için davanın müvekkili şirket açısından esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır.
Dava, haksız fiil sonucu araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı istemine ilişkindir.
Davacı 12/12/2021 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ...cüsü,...Turizm ... LTD. ŞTİ. Ruhsat sahibi, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan delile göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu ve bu başvuru belgesinde davalının 15/06/2022 tarihli kaşesinin yer aldığı görülmüştür.
Davalılardan ... Turizm ... LTD. ŞTİ.' nin uzun dönem kiralamaya ilişkin husumet itirazı incelendiğinde; zarar verdiği dava dilekçesinde iddia edilen... plakalı aracın davalılardan ...' a kaza tarihini de kapsayacak şekilde 15/10/2021-13/12/2021 tarihleri aralığında kiraya verildiği sabit ise de; işleten sıfatının kiralayanda olabilmesi için kira sözleşmesinin uzun dönem olması gerektiği, somut olayda kiralama süresinin 2 ayı geçmediği anlaşılmakla araç üzerinde fiili hakimiyetin kiralayan sürücü ...' a geçmediği kanaatine varılarak davalı ...Turizm vekilinin husumet itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yetkisine yapıan itiraz değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 09/07/2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 12/12/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı... Turizm ... LTD. ŞTİ. ve ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde;2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... Turizm ... LTD. ŞTİ. 34 BKT 806 plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 08/05/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; Dosyanın tetkiki neticesinde; "1- Kazanın Oluş şekli ve İhlaller Bakımından;
*... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı KTK'nun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu,
*...plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü...kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı,
*...plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ... kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı,
2-Hasar Onarım Bedeli Bakımından;
A- Eksper ... 10.05.2022 tarihli... Ekspertiz Raporuna göre; onarım bedelinin onarım bedelinin İSKONTOLU 107.639,84 TL yedek parça, iskonto ile 10.164,00- TL işçilik olmak üzere toplam 117.803,84 TL +kdv, kdv dahil 139.008,53- TL olduğu,
B- Eksper ... 10.05.2022 tarihli ... Ekspertiz Raporuna göre; onarım bedelinin İSKONTOSUZ 165.599,65- TL yedek parça, 11.550,00 TL işçilik olmak üzere toplam 177.149,65TL+kdv, kdv dahil 209.036,58 TL olduğu,
C- 11.05.2022 tarihli D İş Bilirkişi Raporuna göre (İskontosuz) onarım bedelinin KDV dahil 202.307,74 TL yedek parça, 15.753,00 TL işçilik olmak üzere toplam KDV dahil 218.060,74 TL olduğu,
ANCAK ,Bununla Beraber; *Davaya konu aracın onarım miktarının,...Ekspertiz Raporu iskontosuz bedelinin 209.036,58 TL olması, D İş Bilirkişi Raporu iskontosuz onarım bedelinin 218.060,74 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 410.000,00 TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 235.000,00 TL olması nedenleriyle,
* Aracın onarım bedelinin rayiç değerinin ? 50'sini aşması nedeniyle (mevcut Yargıtay kararları doğrultusunda değerlendirildiğinde,) ONARIMININ EKONOMİK OLMAYACAĞI, bu nedenle PERT-TOTAL İŞLEMİNE TABİ TUTULMASI GEREKTİĞİ, pert-total işlemine tabi tutulduğunda GERÇEK ZARARININ rayiç değeri (410.000 TL) ile sovtaj değeri (235.000 TL) farkı miktarı 175.000,00 -TL olduğu,
3- Değer Kaybı Bedeli Bakımından;*Davaya konu araç PERT-TOTAL işlemine tabi tutulduğundan yerleşik Yargıtay kararlarına göre araçta DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞI "şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin sunulan kök rapora karşı esaslı itirazları bulunduğundan mahkememizce otomotiv uzmanı bilirkişiden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup Otomotiv uzmanı bilirkişiden alınan 06/12/2023 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre; Dosyanın yeniden tetkiki, davalı vekilinin itirazlarının ve sayın mahkemenin son celse kararı taleplerinin değerlendirilmesi, yeniden yapılan piyasa araştırması neticesinde; davaya konu... Sedan 1.6 125 OV marka 2017 model aracın 12.12.2021 tarihli kazası hasarı ile ilgili olarak;
1- Hasar Onarım Bedeli Bakımından;
A- Eksper... Oto ... Ekspertiz Raporuna göre; onarım bedelinin onarım bedelinin İSKONTOLU kdv dahil toplam |KDV dahil toplam 139.008,53-TL olduğu,
B-Eksper... ekspertiz raporuna göre, onarım bedelinin iskontosuz KDV dahil toplam 209.036,58-TL olduğu,
C-D.İş Bilirkişi Raporuna göre (iskontosuz ) onarım bedelinin KDV dahil toplam 218.060,74-TL olduğu,
D-Davaya konu aracın onarım miktarının ...Ekspertiz raporu iskontosuz bedelinin 209.036,58-TL olması, D.İş Bilirkişi raporunun iskontosuz onarım bedelinin 218.060,74-TL olması aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde rayiç değerinin 410.000,00-TL olması, aracın yapılan piyasa araştırması neticesinde Sovtaj değerinin 235.000,00-TL olması nedeniyle Aracın onarım bedelinin rayiç değerinin %50'sini aşması nedeniyle (mevcut Yargıtay kararları doğrultusunda değerlendirildiğinde) ONARIMINN EKONOMİK OLAMAYACAĞI, bu nedenle PERT-TOTAL İŞLEMİNE TABİ TUTULMASI GEREKTİĞİ, pert-total işlemine tabi tutulduğundan GERÇEK ZARARININ rayiç değeri (410.000-TL) ile sovtaj değeri (235.000) farkı miktarı 175.000,00-TL olduğu,
2-Kök rapora karşı yapılan itirazların kök raporumuzda hali hazırda değerlendirilmiş konular olduğu, sayın davalı vekilinin itirazlarımı destekler ,ya da kök raporumuzdaki yukarıda açıklanan tespitlerimizi değiştirecek somut delillerin yapılan itirazlarda bulunmadığı, yapılan araştırma ve yeniden değerlendirilmesi neticesinde;*KÖK RAPORDA YAPILAN GÖRÜŞ VE KANAAT VE TESPİTLERİMİZDE HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK OLMADIĞI" şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür.
Sunulan ek rapora karşı davacı ve davalı işleten vekilinin itirazları bulunduğundan yeni bir bilirkişiden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, Bilirkişiden alınan 24/06/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Dosya kapsamında onarım faturası olması sebebiyle onarım bedeli KDV Dahil olarak hesaplandığı ve aşağıdaki gibi olduğu,
Hasar Miktarı yönünden;
* Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Orijinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki toplam hasar bedeli olarak iskontolu KDV Hariç 128.070.61 TL, KDV Dahil 151.123,32 TL'lik hasar olduğu görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
* Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek Orijinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki toplam hasar bedeli olarak iskontosuz KDV Hariç 154.197,64 TL, KDV Dahil 181.953.21 TL” lik hasar olduğu, görüş kanaat ve tespitine varılmıştır.
Değer Kaybı Yönünden;
Takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, * Her ne kadar dosya kapsamına sunulan onarım fotoğrafları ve onarım faturasından anılı aracın onarıldığı anlaşılmış olsa da; SBM kayıtlarına göre vaki kaza tarihi itibari ile dava konusu aracın TRAFİKTEN ÇEKME BELGELİ işleme tabii tutulmuş olmasından dolayı, teknik bakımdan değerlendirildiğinde ve Yerleşik Yargıtay kararlarına göre “trafikten çekme belgeli” işlem görmüş olan araçta değer kaybı oluşmayacağı görüş, kanaat ve tespitine varılmıştır. ANCAK; anılı aracın dosya kapsamında bulunan onarım” faturası ve onarım aşaması fotoğraflarına göre onarıldığının anlaşıldığı, bu nedenle;... plaka sayılı aracın 2.el satış esnasında değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olabileceği, görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği" şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan her iki raporda da kaza sonucu davacının maliki olduğu aracın hasar gören parçalarının tek tek yazılmadığı, son raporda tamire ilişkin faturanın esas alındığı halbuki zarar miktarının belirlenmesi için hasar gören parçaların tek tek gösterilmesi ve bu parçalar tamir edilmiş olsa dahi zarar miktarının kaza tarihi itibari ile iskonto uygulanmadan ve KDV eklenerek belirlenmesi gerekeceğinden dosyaya sunulan raporların hüküm kurmaya elverişli olmadığı kanaatine varılarak; İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimat sonucu Bilirkişi heyetinden alınan 07/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"*Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın %100 oranında asli kusurlu olduğu,
*-Davacının talep edebileceği toplam maddi zararının 175.000,00-TL olduğu,
*-Davacının talep edebileceği bir değer kaybı zararın olmadığı" şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile bilirkişi raporunda araç değer kaybı tespitinde bulunulmadığını ve maddi zarar olarak tespit edildiğinden, 1.000,00-TL talep edilen maddi zararını 174.000,00-TL artırarak 175.000,00-TL ücretin maddi zararının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından mahkememizce aldırılan ilk bilirkişi raporuna karşı yapılan itiraz dilekçesinde davacının ihtirazi kayıt ile imzaladığı ibranamenin sunulduğu, akabinde yazılan müzekkereye verilen cevabı yazıda poliçe kapsamında yapılan ödemeler yönünden açıklayıcı bilgi ve belgenin yer almadığı anlaşıldığından ödeme hususunun netleştirilmesi için sigorta vekiline mehil verilmiş ve sunulan dilekçe içeriği incelendiğinde, davacı adına ödeme yapılmadığı, yapılan ödemelerin dava dışı 3. Kişi ile KGM olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda; 12/12/2021 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu, mahkememizce aldırılıp birbirini doğrulayan ilk ve son bilirkişi raporuna göre davacının maliki olduğu aracın hasar bedelinin ( 218.060,47 TL) araç rayicinin ( 410.000,00 TL)% 50'sini aştığı, bu hali aracın 235.000,00 TL sovtaj bedeli de düşülmek suretiyle 175.000,00 TL zararın meydana geldiği, zmms poliçesi kapsamında sorumlu olduğu iddia edilen davalı sigorta şirketinin kaza tarihinde ki poliçe limitinin 43.000,00 TL olduğu, davacının sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sorumlu olması gerektiği iddiası ileri sürülmediğinden ve davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sorumlu olması gerektiğinden sigorta şirketi aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, sürücü ve işleten aleyhine açılan davanın ise tam kabulüne, pert-total değerlendirmesi yapılan araçlarda değer kaybı meydana gelmeyeceğinden tüm davalılara karşı açılan değer kaybı tazminatının reddine, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
175.000,00 TL hasar tazminatından;
-43.000,00 TL' lik kısmının davalı sigorta şirketinden (43.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 28/07/2022 tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 12/12/2021 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-bakiye kalan 132.000 TL hasar tazminatının ise davalılar... ... LTD.ŞTİ. ile ... dan kaza tarihi olan 12/12/2021 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının 500,00 TL değer kaybı isteminin reddine,
-Davalılardan sigorta şirketine karşı açılan 132.000,00 TL maddi tazminat davasının reddine,
2-Alınması gereken 11.954,25 TL karar ve ilam harcının yatan 3.080,70 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 8.873,55 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 2.180,35 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 3.080,70 TL ve 80,70 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 776,80 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.024,00 TL posta ve diğer giderler, 17.400,00 TL bilirkişi masrafı ile 2.704,23 TL değişik iş giderleri olmak üzere toplam 22.128,23 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 22.065,18 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi 5.421,73 TL ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi aleyhine kabul edilen bedel yönünde de sigorta şirketinin vekalet ücretinden sorumlu olması gereken miktar aynı olduğundan orantı kurulmasına gerek görülmemiştir.) alınarak davacıya ödenmesine,
6-Reddedilen değer kaybı bedeli yönünden davalı sigorta şirketi ve.... LTD. ŞTİ. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca hesap ve takdir edilen 500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak tüm davalılara ödenmesine,
7-Davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen hasar miktarı üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır