T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/907 Esas
KARAR NO: 2023/389
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 07/11/2022
KARAR TARİHİ: 09/05/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığını, aynı kanunun asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. Maddesinde hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususlarının düzenlendiğini, yine Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde zorunlu sorumluluk sigortaları düzenlendiğini, davalılardan bir tanesi sigorta şirketi olduğundan, Asliye Ticaret Mahkemeleri iş bu davada görevli olduğunu, 6100 sayılı HMK'nın 7. maddesinde," davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir" dendiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. Maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verildiğini, 07.09.2022 tarihinde ...' e ait ve olay yerini terk eden sürücü idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkiline ait... plakalı yabancı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin aracı ile İzmir ili,Menderes ilçesinde, kırmızı ışıkta beklerken, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın sürücüsü, dikkatsiz davrandığından ötürü ön kısımları ile müvekkiline ait ...plakalı aracın arka kısımlarından çarparak zarar verdiğini, kaza sonrası sürücünün kaçtığını, , kolluk tarafından tanzim edilen tanzim edilen kaza tespit tutanağına ve olay yeri fotoğraflarına göre davalı şirket nezdinde sigortalı davalı...plakalı araç sürücüsü Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili hükümlerini ihlal ederek maddi hasar oluşmasına sebebiyet verdiğini, davanın, kusurlu sürücü, kusursuz sorumlu malik ve ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açıldığını, davalı sigorta şirketi ile kusurlu araç arasında ... poliçe no'lu ve 30.11.2021-30.11.2022 tarihleri arası geçerli ZMMS poliçesi bulunduğunu, iş bu sebeple davalı sigorta şirketi de, bu kazadan dolayı teminatlar dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili aracı ile ikametgahı ve aracının plakasının kayıtlı olduğu Almanya'da bulunan ... isimli yetkili firma tarafından düzenlenen 27.09.2022 tarihli teknik maliyet ekspertiz raporu ile hasar miktarı KDV dahil 21.647,00-AVRO olarak tespit edildiğini, değer kaybının ise 1.000-AVRO olduğunu, ayrıca bu raporlama işlemi için KDV dahil 1.946,84-AVRO ödemede bulunulduğunu, davalı sigorta şirketi, kaza tarihi itibarıyla 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketi yönünden talepleri teminat limitini aşmamak üzere sınırladıklarını, müvekkilinin aracı yabancı plakalı olup müvekkilinin daimi ikametgahının da Almanya olduğundan ve orada Euro üzerinden harcama yapacağından, araçtaki zarar parça fiyatları, işçilik ücretleri, değer kaybı ve diğer zorunlu giderler, yani eksperiz rapor ücreti de Türkiye piyasasına göre değil aracın bulunduğu ülke piyasasına yani Alman rayiç değerlerine göre belirlenmesi gerektiğini, yine müvekkilinin daimi ikametgahı ve aracın Almanya plakalı olduğu dikkate alındığında müvekkilinin zararı gidermek için yabancı para EURO üzerinden harcama yapacağının da kabulü gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, zarar verenin tazminat yükümlülüğü belirlenirken zarar görenin malvarlığının zararını doğumundan önceki hale getirilmesinin sağlanması esas tutulmalı ve gerçek zararı gidermeye yeterli olacak miktarda tazminata hükmedilmeli, tazminat miktarı, zarar görenin malvarlığında zarardan önceki duruma göre bir artış sağlamamalı, ancak azalmaya da neden olmaması gerektiğini, Kanunen yapılan bildirim ve ihtarlardan bir netice alınamadığından dolayı iş bu davayı açmadan önce ticari dava şartı olarak davalı sigorta şirketi için son kez zorunlu Arabuluculuk müessesesine başvurulmuş olmasına rağmen alacaklar için anlaşma sağlanamadığını, Anlaşma sağlanamadığından dolayı; AAÜT'nin 16/2-c maddesine göre "arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde avukat maktu ücrete hak kazanır" kuralının uygulanması gerektiğini belirterek davanın kabulü ile, öncelikle; kazaya sebep olan... plakalı aracın 07.09.2022 tarihinde maliki olan ...'in Türkiye Noterler Birliğinden müzekkere ile evraklarının istenmesine ve bu şekilde TC numarasının belirlenip Mernis adresine davanın tebliğine karar verilmesini, izah edilen sebeplerle, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve netice-i talep Islah hakları saklı kalmak kaydıyla, yargılama gerektirdiğinden belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 EURO hasar ve 50,00 EURO değer kaybı olmak üzere toplamda 100,00 EURO tazminatın davalı sürücü ve malikten kaza tarihi itibarı ile, davalı sigorta şirketinden ise teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen, yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası EURO Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsilini, ödenen ekspertiz rapor ücretinin yargılama giderlerinden sayılmasını, arabuluculuk faaliyeti anlaşmazlık ile sonuçlandığından AAÜT'nin 16/2-c maddesine göre avukatlık maktu ücretin davalı şirketten alınıp taraflarına ödenmesine karar verilmesini, diğer yargılama giderleri ile yasal avukatlık vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 07/04/2023 Tarihli ıslah dilekçesi ile; dava tarihinde toplamda 100,00-Euro tazminatın karşılığı TL cinsinden ve tazminatın yabancı para bakımından 3095 sayılı kanunun 4-a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankasının Efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsili istemiyle açtıkalrını, bilirkişi heyet raporunda, aracın hasar bedelinin 21.647,00-EURO olduğu belirlendiğini, ıslah tarihi itibarıyla TC Merkez Bankası'nın 07.04.2023 tarih ve... Bülten No'lu listesinde Euro Efektif satış kuru 21.0658 TL'ye karşılık geldiğini, bu sebeple 21.647,00-EUROx 21,0658 = 456.011,34-TL üzerinden ıslah harcını yatırdıklarını, 28.09.2022 tarihinde sigortaya ihtar çekildiğini ve bu ihtarnamenin 29.09.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, yasalar gereği tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ödeme yapılmasının zorunlu olduğunu, Bu sebeple davalı şirketin 12.10.2022 tarihinde temerrüde düştüğünü, sigorta şirketinin dava tarihinden sonra 21.11.2022 tarihinde 23.737,49-TL ödemede bulunduğunu, taleplerinin 21.647,00-Euro hasar bedelinin; sigorta şirketi yönünden bakiye teminat limiti olan 76.262,51-TL ile sınırlı olmak üzere, temerrüde düştüğü 12.10.2022 tarihinden itibaren, davalı şahıslar yönünden kaza tarihi olan 07.09.2022 tarihinden itibaren, müşterek ve müteselsilen 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faizi ile birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak ödenmesini, TTK madde 1426 gereği ve bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi 1.946,84 -EURO ekspertiz rapor ücretinin Almanya koşullarında makul olduğundan, fiili ödeme tarihindeki TC Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı TL olarak yargılama giderlerinden sayılmasını, diğer tüm yargılama giderleri ile avukatlık vekalet ücetinin davalı taraflara yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, işbu başvuruda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz dava niteliğinde hasar tazminat talebinde bulunulmuş ise de; tespit ettirilen hasar miktarına dilekçesi ve eklerinde açıkça hasar tazminat talebi olduğuna yer verildiğini, başvuranın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağı miktarı veya değerinintam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceğini, konu dava zmms sigortasından kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili şirket ancak azami teminat ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından başvuruya konu hasar bedeli ödemesi yapıldığını, kaza ihbarı ile görevlendirilen ekspertiz değerlendirmesi neticesi; kaza mahalli resimlerinin tetkiki ve evrakların tetkiki neticesinde; araç üzerindeki hasar şeklinin tutanaktaki kaza şekline uygun olduğu kanaatine varıldığını, araç üzerinde kdv dahil 30.138.95-TL hasar tespit edilmiş olup aracın onarımı için onarım ihalesinde enr otomotiv'den kdv dahil 28.010.75-TL onarım teklifi alındığını, hasar faturası olmadığından raporun kdv hariç 23.737.49-TL onarım teklifi üzerinden sonuçlandırıldığını, 21.11.2022 tarihinde 23.737,49-TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından, ihtilafa konu araç için sigortalı ile mutabık kalınan rayiç bedeli ödendiğini, müvekkili şirket TTK, BK, KTK, KSGS ve sigorta poliçesi özel şartları gereği sorumluluğunu yerine getirdiğini, talebin fahiş ve haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, hasar başvurusu ile müvekkili şirket tarafından eksper ataması yapıldığını ve eksperin değerlendirmesi neticesi ödeme yapıldığını, başvuran Türkiye'de tamir ettirmeyi yapmayarak aracını yurt dışına çıkardığını, iyi niyetli olmadığını, Eksper raporunda tüm parçalar orjinal olarak temin edildiğini, başvuran nasıl olsa hasarının 20 katı oranında hasar alacağı için hukuki yönlendirmelerle aracını onarım yaptırmadan vekalet vererek yurt dışına çıkardığını, Poliçe primleri Türkiye'deki hasar onarım maliyetleri ile rayiçler belirlenerek oluşturulması gerektiğini, değer kaybı talepleri Zmms dışında olduğunu, işbu başvuruyu ve müvekkilinin temerrüdünü kabul manasında olmamak üzere, müvekkilinin yalnızca temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olduğunu belirterek ödeme yapılmış olduğundan haksız davanın reddini, müvekkili şirketin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan alınan 06/04/2023 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; " TRAFİK KURALLARI YÖNÜNDEN;
Davalı tarafın sürücüsü (...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda,dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı KTK nın 52/1-a maddesinde belirtilen (Sürücüler aracının hızını,Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak zorundadırlar.)ve 84/d maddesinde belirtilen (arkadan çarpma) hükmünü ihlal etmekle kazanının oluşumuna etken olduğu;
Davacı Engin TONKA (MAK ET 5 Almanya plakalı ) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda,kazanın oluşumuna etken olmadığı;
HASAR YÖNÜNDEN
27.09.2022 tarihli kaza tespit tutanağı krokisinde çizilen araç konumları , çarpışma noktası dikkate alındığında dava dosyasına sunulu fotoğraflara göre dava konusu otomobilin hasara uğrayan yedek parçalarının vaki kaza ile uyumlu olduğu, 27.09.2022 tarihli kaza neticesinde dava konus... plakalı 2018 model...dxDrive model otomobilde meydana gelen hasarın/zararın giderim bedelinin 21.647( KDV dahil) olduğu,
Dava konusu otomobilin 2. El raviç bedelinin ortalama 57.000 Euro civarında olduğu göz önüne alındığında dava konusu aracın onarımının ekonomik olduğu,
Dava konusu otomobilin eski hasar kayıtlarının bilinmediği, mevcut kaza ile hasarlanan arka kısımlarından hasar alıp almadığının belli olmaması nedeniyle dava konusu otomobilde değer kaybı zararı hesaplamasının mevcut veriler ışığında yapılamayacağı,
BİLİRKİŞİ ÜCRETİ TALEBİ: Davacı tarafından... ... Ekspertizlik Bürosuna dava konusu araç üzerinde27.09.2022 tarihli kaza kapsamında ekspertiz işleminin yaptırıldığı ve KDV dahil 1.946,84 Euro ödeme yapıldığı,ödenen bedelin Almanya şartlarında makul olduğu, bu bedelin ödenmesine ilişkin takdirin sayın Mahkemede olduğu kanaatine varılmıştır... " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, davacıya ait MAK ET 5 plaka sayılı araç ile davalı ...'in maliki olduğu, sürücüsü tespit edilemeyen, davalı sigorta şirketinin KZMMS sigorta poliçesi ile kaza tarihini de kapsar şekilde sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında 07/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedelinin ve değer kaybı zararının davalılardan tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün asli kusuruyla gerçekleştiğini, kaza nedeniyle davacıya ait araçta KDV dahil 21.647,00-Euro bedel ile onarılabilecek hasar oluştuğunu ileri sürerek davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen zararın tazmini talep edilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davalının ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu olabileceğini, davacıya 21.11.2022 tarihinde 23.737,49-TL hasar ödemesi yapıldığını, talebin fahiş ve haksız olduğunu, davacı araç sürücüsünün kasko sigortasından hasar bedeli alıp almadığının belirli olmadığını, davalının ancak yasal faiz ile sorumlu olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...'e usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş, süresi içerisinde davaya cevap verilmediği görülmüştür.
2-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
3-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
7-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Sorumluluğun meydana gelişinde tarafların öncelikle kusur durumlarının belirlenmesi gerekmektedir. Tarafların kusur durumlarına ilişkin yapılan bilirkişi incelemesinde dosyaya sunulan 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu kazanın davalı tarafın sorumlusu olduğu 06 CZS 543 plaka sayılı aracın kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı taraflarca bir itiraz ileri sürülmemiş olup, dosyada yer alan kaza tespit tutanağına göre kazanın davalıya ait aracın sürücüsünün arkadan çarpması suretiyle gerçekleştiği, kaza tespit tutanağında da bilirkişi raporunda gösterilen şekilde kusur dağılımı yapıldığı ve davalıya ait aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu değerlendirilmekle davalıların %100 kusur oranına göre sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
9-Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre (Örn:2021/26157 E. 2022/1048 K.) sürekli olarak yabancı ülkelerde ikamet eden kişilerin yine yabancı plakalı araçlarının Türkiye'de uğradığı zararların kendi ülkelerinde onarımının yapılabileceği, zarar görenin aracını Türkiye'de onarmaya zorlanamayacağı, bu hususta zararın tespitinde araç şayet onarımı mümkün ve ekonomik ise sürekli ikamet edilen ülke rayicindeki onarım bedeli, şayet aracın onarımı ekonomik değil ise sovtaj değerinin araç rayiç değerinden düşülmesi suretiyle tespit edilecek gerçek zararın baz alınması gerekmektedir. Şayet araç sürekli ikamet edilen ülkeye götürülmeksizin Türkiye'de bırakılmış ve Gümrük İdaresi'ne terk edilmiş ise zarar miktarı sürekli ikamet edilen ülkedeki aracın rayiç değeri ile Türkiye'deki onarım bedelinden hangisi daha düşük ise bu miktar baz alınarak zararın hesaplanması gerekmektedir.
Davalı tarafça davacıya ait aracın kasko şirketinden ödeme alıp almadığının araştırılması talep edilmiş ise de davacıya ait aracın Türkiye'de geçerli bir kasko sigortasının bulunduğuna dair somut bir delil bulunmadığı, davalının bu husustaki dayandığı delili ve getirtilmesini istediği yeri de göstermediği, kural olarak yabancı araçlarda yeşil kart sigorta uygulaması bulunduğu ve yeşil kar uygulamasının aracın karıştığı kazalar neticesinde karşı tarafa vereceği zararlara yönelik olarak düzenlenen uluslararası geçerliliği olan bir zorunlu mali mesuliyet sigortası türü olduğu, davacının kendi aracının hasarı için bu sigorta poliçesi kapsamında zarar talep edemeyeceği gibi dosya kapsamında da bu yönde bir delil bulunmadığı, davalının bu savunmasını destekler somut bir delil de ileri sürmediği gözetilerek bu yönde yapılacak araştırmanın adli istinabe süreçlerinin uzunluğu da dikkate alındığında yargılama süresini gereksiz yere uzatacağı gözetilerek davalının bu yöndeki talebiyle ilgili dosya kapsamı dışında ayrıca araştırma yapılmamış, dosya kapsamındaki belgelerden kasko sigortası mahiyetinde bir sigortasının bulunmadığı gözetilerek davalının bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiştir.
Kusur durumlarının tespiti sonrasında ise haksız fiil tazminatının şartlarından olan zarar yönünden yapılan incelemede dosyaya sunulan 06/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda aracın oluşan hasarının Almanya Federal Cumhuriyeti koşullarında KDV dahil 21.647,00-Euro olduğu, davacıya ait aracın kaza öncesi değerinin 57.000,00-Euro seviyesinde olduğu, aracın değeri ve onarım bedeline göre onarımın ekonomik olduğu yönünde görüş bildirilmiş, aracın geçiş hasar kayıtları belirli olmadığından değer kaybı incelemesi yapılamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, yasal itiraz süresi içerisinde taraflarca rapora karşı itiraz ileri sürülmediği görülmüştür.
Bilindiği üzere bilirkişi raporlarında yer alan hususlarda tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde itirazların ileri sürülmesi gerekmekte olup yasal süre içerisinde itiraz ileri sürülmeyen hususlarda karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşmaktadır. Görülmekte olan davada bilirkişi raporunda davacıya ait aracın 21.647,00-Euro hasar zararına uğradığı belirlenmiş olup davalı taraflarca tebliğe rağmen yasal süresi içerisinde bu hususta bir itiraz bildirilmediğinden davacı lehine bu miktarın kazanılmış hak teşkil ettiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan incelemede bilirkişi raporunda yer alan tespit ve değerlendirmelerin aracın marka ve modeline göre dosya kapsamına ve yabancı ülke onarım rayiçlerine uygun olduğu değerlendirilmekle davacıya ait aracın 21.647,00-Euro hasar onarım bedeli miktarınca zarara uğradığı kabul edilmiştir.
Değer kaybına yönelik olarak bilirkişi raporunda tespit yapılamamış olup, davacıya ait aracın kaza öncesi aynı bölgeden hasar alıp almadığı belirli olmadığından salt kazaya bağlı olarak değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Davacı tarafça bu görüşe karşı itiraz ileri sürülmemiştir. Değer kaybı zararının tespit edilememesine karşı davacının itirazı bulunmamakla davalılar lehine bu yönden usuli kazanılmış hak oluştuğu değerlendirilmiş ve ayrıca bir inceleme yapılmaksızın değer kaybı zararı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından davacıya dava sonrasında 21/11/2022 tarihinde 23.737,49-TL hasar ödemesi yapıldığı savunulmuş olup bu hususta cevap dilekçesi ile bir belge sunulmadığı, ancak 04/04/2023 tarihli müzekkere cevabı ekinde yer alan CD içerisinde banka ödeme dekontu bulunduğu, bilirkişi raporunda ödeme belgesi bulunmadığının belirtildiği ve mahkememize bilirkişi raporuna itibar edilerek ödeme bulunmadığı kanaati ile davanın kabulüne karar verildiği, ancak gerekçeli karar yazım aşamasında Cd içeriği incelendiğinde dekont örneği bulunduğu görülmüştür. Ödeme tarihinde Euro ödeme kuru 19,1177-TL olup, (23.737,49/19,1177=1.241,65-Euro) ödeme günündeki Euro karşılığı olan 1.241,65-Euro hasarın dava tarihinden sonra karşılandığı, bu kısım yönünden davanın konusuz kaldığı ancak sehven konusuz kalan kısım yönünden de kabul kararı verildiği anlaşılmış olup, davanın 20.405,35-Euro üzerinden kabulü, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olan 76.262,51-TL ile sorumlu tutulması gerektiği, ancak dosyada karar verilmiş olmakla el çekildiğinden bu husustaki hatanın kanun yolu aşamasında giderilebileceği değerlendirilmiştir.
10-Davacı tarafından davalı sigorta şirketine dava öncesi başvuruda bulunulduğu, başvuru evrakının 29/09/2022 tarihinde davalı sigorta şirketine teslim edildiği, 8 iş günü sürenin sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşıldığından 05/10/2022 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş, diğer davalı yönünden haksız fiil tarihinden itibaren sorumluluk doğduğundan haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Dava konusu alacak yabancı para cinsi olmakla yürütülecek faiz türü olarak 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz belirlenmiştir.
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutar yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmiştir.
12-Davacı tarafça ayrıca ekspertiz ücreti talebinde bulunulmuş olup, yerleşik yargısal uygulamalar doğrultusunda dava öncesi aracın hasarının tespitine yönelik yaptırılan ekspertiz incelemelerinin yargılama giderlerinden sayılabileceği, somut olayda Almanya ülkesinde yaptırılan ekspertiz incelemesinin emsal nitelikte dosyalarda alınan ekspertiz hizmet ücretleri ile uyumlu olduğu, bu tutarın da yargılama giderleri kapsamına dahil edilebileceği gözetilerek ekspertiz ücretine ilişkin gider dava tarihindeki kur üzerinden yargılama giderine dahil edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 21.647,00-Euro maddi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden KZMSS poliçe limiti 100.000,00-TL'yi aşmamak üzere, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden temerrüt tarihi 05/10/2022, davalı... yönünden haksız fiil tarihi 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı yasasının 4/a maddesi uyarınca hesaplanacak değişken oranlı faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirasını davalılardan mütşereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50,00-Euro değer kaybına yönelik talebin reddine,
2-Ekspertiz ücreti talebinin yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.479,98-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak alınan 7.787,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.611,75-TL harcın davalı ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 59.319,69-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 16.000,00-TL ile sınırlıdır)
5-Reddedilen değer kaybı talebi yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren ... Sigorta Anonim Şirketi lehine takdir edilen 929,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 7.787,53-TL toplamı 7.868,23-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin harcın yalnızca 6.831,00-TL miktarı ile sorumlu tutulmasına,
7-Davacı tarafça sarf edilen 80,70-TL başvuru harcı ile 260,25-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti ile yargılama gideri kapsamına alınan 1.946,84-Eurox18,5838=36.179,68-TL ekspertiz ücreti toplamı 38.520,63-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 38.431,86-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
9-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin 3.112,81-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye 7,18-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/05/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır