T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/963 Esas
KARAR NO : 2024/579
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/11/2022
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalı firma davacı firma ile aralarında var olan ticari nitelikteki abonelik sözleşmesi gereği elektrik tüketimi gerçekleştirmiş ancak tüketmiş olduğu elektriğin bedeli olan 28/02/2022, 31/03/2022, 23/06/2022 tarihli 4 ( dört ) ayrı tüketim bedeline ilişkin faturanın ödemesini gerçekleştirmemiş olduğu, Davacı firma davalı aleyhine yukarıda daire ve takip dosya numarasını ...icra dosyası ile alacağını tahsil yoluna gitmiş ancak bu icra takibi davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı sebebi ile durmuş olduğu, Davalı ile uzlaşabilmek amacı ile yasal zorunluluk olan arabuluculuk başvurusu 25/10/2022 tarihinde yapılmış ancak uzlaşmaya varılamamış olduğu, açıklanan gerekçelerle davacının alacağına kavuşabilmek amacıyla davalı tarafından yapılan itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı, Yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, 209, den aşağı olmamak üzere davalı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı ... Organizasyon Gıda Paz. Tur. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekili tarafından mahkememize verilen cevap dilekçesinde;Davacı tarafça davalı şirketten 28.02.2022, 31.03.2022 ve 23.06.2022 tarihindeki kullanım bedelleri talep edilmiş olduğu, davalı şirket tüketim bedeli talep edilen taşınmazı 18.06.2022 tarihinde tahliye etmiş olduğu, 01.07.2021 tarihinde söz konusu taşınmazı dava dışı Bülent Kanneci kullanmaya başlamış olduğu, davacı tarafça talep edilen tüketim bedellerin dava dışı Bülent Kanneci'nin kira dönemlerine denk gelmesi nedeni ile davanın reddini talep etmiştir. Davacı şirket tarafından davalı şirketten dava dilekçesinde de belirtildiği gibi 28.02.2022, 31.03.2022 ve 23.06.2022 tarihli tüketim bedelleri talep edilmiş olduğu, davalı şirketin " ... Mah.... ... Cad. No:... Konak/İzmir" adresinde kiracı sıfatıyla bulunduğu taşınmazı 18.06.2021 tarihinde kiraya veren ... ile imzaladığı anahtar teslim tutanağı
uyarınca tahliye etmiş olduğu beyan etmiştir. Davacı tarafça talep edilen tüketim bedeli tarihleri 28.02.2022, 31.03.2022 ve 23.06.2022 tarihleri olduğu, davalı şirketin taşınmazı 18.06.2021 tarihinde tahliye edilmiş olduğu, ardından 01.07.2021 tarihinde taşınmazı sahibi ... ile Dava Dışı ... arasında kira kontrarı imzalanmış olduğu, davacı tarafça talep edilen tüketim bedellerinin davalı şirketin taşınmazı tahliye etmesinden yaklaşık bir sene sonra olduğu, dava dışı ...e ait Vergi Levhası ile de söz konusu dönemlerde kullanım bedeli talep edilen taşınmazın...tarafından kullanıldığını sabit olduğu, açıklanan sebepler nedeni ile davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
1-. Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
2- Uyuşmazlık; "Merkezi Takip Sisteminde ... esas sayılı icra takibine konu olan dönemlere ilişkin davacı şirket tarafından tahakkuk ettirilen ancak zamanında ödenmeyen elektrik faturalarından dolayı tarife ve yönetmelik hükümleri gereğince davacının elektriği kesmesi gerekirken kesmemesi ve dolayısıyla davacının müterafik kusurlu olması nedeniyle ana tüketim bedelinden indirim yapılıp yapılmayacağı hususu ile davalının sorumluluğunun miktarı hususlarına ilişkindir.
3- Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
4- Dava konusu olayda uygulanması gereken ve 01/03/2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 24/2. maddesine göre, “Müşterinin perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşmalar kapsamında öngörülen ödemeleri zamanında yapmaması hâlinde nihai tüketicilere enerji tedarik eden lisans sahibi şirketlerin bildirimi üzerine en az 5 iş günü içerisinde dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından elektriği kesilir.” söz konusu durum 2 gün içerisinde dağıtım şirketi tarafından ilgili tedarikçiye bildirilir.
01/03/2003 tarihli Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince zamanında ödenmeyen faturalardan dolayı elektriğin kesilmesinin amir hüküm olduğu anlaşılmaktadır.
Yönetmelik gereğince elektriğin kesilmesi gereken tarihin belirlenmesi, bu tarihe kadar olan borcun tamamının hesap edilmesi, bu tarihten sonraki dönem için ise davacının elektriği kesmemesinin müterafik kusur teşkil edeceği ve bunun da ancak davacı için gecikme zammından indirim sağlayacağı nazara alınarak rapor alınmak suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir.
5- Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 25/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
Davalı ... - ... adresinde bulunan ... tesisat numaralı ticarethane aboneliği için 15.10.2019 tarihinde imzalanan... sözleşme hesap numarası ile elektrik abonesi olduğu,
Dava konusu abonelikle ilgili her hangi bir perakende satış sözleşmesi sonlandırma başvurusunun mevcut olmadığı,
Dava konusu abonelikte tüketilmiş olan elektrik tüketim fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine, gecikme bedelleri ile birlikte 45.715,39 TL toplam alacak için davacı tarafından Merkezi Takip Sistemi ...sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu,
Zamanında ödenmeyen borçlarla ilgili olarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 35. madde ve buna bağlı olarak düzenlenmiş bulunan Perakende Satış Sözleşmesi 9. maddede belirtilen hükümlere göre elektriğin 16.04.2022 tarihinde kesilmesi gerekirken, elektriğin zamanında kesilmemiş olduğu,
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 4 madde 1. fıkra i bendi ile 35. madde 6. fıkrası ve Perakende Satış Sözleşmesinin 9. madde 3. fıkrasında “fatura bedeli faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, tüketiciye son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen oranları aşmamak koşuluyla gecikme zammı günlük olarak uygulanır.” hükümlerine göre sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifade bulunduğu kanaatine varıldığı,
Yönetmelik ve sözleşmeye uygun olarak yapılan hesaplama sonucu;
a-Elektriğin kesilmesi gereken 16.04.2022 tarihine kadar gecikme zammı uygulanmak suretiyle davalının borcunun tamamının,
44.058,62 TL asıl alacak
858,88 TL gecikme zammı
154,6 TL gecikme zammı KDV si olmak üzere
45.072,10 TL olmaktadır.
b-Elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonraki dönem için 07.07.2022 takip tarihine kadar gecikme zammı uygulanmak suretiyle davalı borcunun tamamının,
45.072,10 TL asıl alacak
1.944,15 TL gecikme zammı
344,95 TL gecikme zammı KDV si olmak üzere
47.361,20 TL olduğu,
c-Elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonraki dönem için 07.07.2022 takip tarihine kadar yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı borcunun tamamının,
45.072,10 TL asıl alacak
911,32 TL gecikme bedeli
164,04 TL gecikme bedeli KDV si olmak üzere
46.147,46 TL olduğu,
d-Sayın Mahkeme tarafından davacının zamanında elektriği kesmeyerek müterafik kusurlu olduğunun kabulü ve yapılacak indirimin yasal faiz kadar olacağı yönünde karar verilmesi halinde, elektriğin kesilmesi gereken tarihten sonraki dönem için 07.07.2022 takip tarihine kadar borcun tamamına gecikme zammı uygulandıktan sonra, yasal faiz oranında indirim yapılmak suretiyle davalı borcunun tamamının,
45.072,10 TL asıl alacak
1.032,83 TL gecikme bedeli
180,91 TL gecikme bedeli KDV si olmak üzere
46.285.74 TL toplam borcu olmaktadır." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
6- Tüm dosya kapsamına göre; Davalının 15/10/2019 tarihi itibarı ile... nolu elektrik aboneliğini kullanmaya başladığı, davacı şirket tarafından 07/07/2022 tarihinde Merkezi Takip Sisteminin ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu, icra takibinde davacının 30.921,30-TL, 11.215,61-TL, 1.921,71-TL tutarlı 3 adet fatura toplamının ödemediğini belirttiği anlaşılmaktadır.
Davalı abone, aboneliği iptal ettirmedikçe abonelik üzerinden tüketilen elektrik bedelinden davacıya karşı sorumludur. Davacının uzun bir süre elektrik tüketim bedeline esas faturaların ödenmemesine rağmen yönetmelik gereği elektriği kesmemesi davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur tüketilen enerji bedelinin aslından davacının tüketim bedeli olan ana borçtan hukukî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve müterafik kusur nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirimi gerektirmez. Olsa olsa davacının elektriği kesmemesi dolayısıyla davacının müterafik kusuru nedeniyle, davalı açısından normal tüketim bedeli dışında gecikme zammı ve işleyecek yasal faizden indirim sağlar. Davacının müterafik kusuru nedeniyle ana tüketim bedeli üzerinden indirim davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açacaktır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır.
Davaya konu edilen aboneliğe ilişkin Perakende Satış Sözleşmesinin Faturalama ve Ödeme başlıklı 9. Maddesinin 3. Bendinde "Fatura bedeli, faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, tüketiciye son ödeme tarihinden itibaren, 6183 sayılı Kanunun 51. Maddesine göre belirlenen oranları aşmamak koşuluyla Gecikme Zammı günlük uygulanır." hükmü yer almaktadır.
Bu nedenle gecikme zammının uygulanacağına dair sözleşmede açık bir hüküm bulunduğu hususu aşikardır.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 35. madde 2, 3, 4. fıkraları ve Perakende Satış Sözleşmesi 9. madde 4. fıkrası hükümlerine uygun olarak elektriğin kesilmesi gereken tarih: ¸
Yukarıda açıklandığı gibi elektriğin en geç kesilmesi gereken tarih 16.04.2022 tarihi olmaktadır
Özetle; Dava konusu abonelikle ilgili her hangi bir perakende satış sözleşmesi sonlandırma başvurusunun mevcut olmadığı, Zamanında ödenmeyen borçlarla ilgili olarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 35. madde ve buna bağlı olarak düzenlenmiş bulunan Perakende Satış Sözleşmesi 9. maddede belirtilen hükümlere göre elektriğin 16.04.2022 tarihinde kesilmesi gerekirken, elektriğin zamanında kesilmemiş olduğu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 4 madde 1. fıkra i bendi ile 35. madde 6. fıkrası ve Perakende Satış Sözleşmesinin 9. madde 3. fıkrasında “fatura bedeli faturada belirtilen son ödeme tarihine kadar ödenmediği takdirde, tüketiciye son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre belirlenen oranları aşmamak koşuluyla gecikme zammı günlük olarak uygulanır.” hükümlerine göre sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair hüküm bulunduğu, bu nedenle asıl alacağa Son Ödeme Tarihinden itibaren Elektriğin Kesilmesi Gerektiği Tarihe kadar "Gecikme Zammı" ve "KDV" uygulanmasının gerektiği, davacının zamanında elektriği kesmeyerek müterafik kusurlu olması nedeniyle Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre Elektriğin Kesilmesi Gerektiği Tarihten itibaren Takip Tarihine kadar yine "Gecikme Zammı" uygulandıktan sonra "Yasal Faiz Miktarı Kadar" indirim yapılması gerektiği ve davalının borcunun bu şekilde hesaplanması gerektiği anlaşılmakla bilirkişi raporunda sunulan raporun sonuç kısmının "d" bendinde belirtildiği şekilde davanın kabul olunması gerektiği, bilirkişi raporunda bu usule göre yapılan hesaba göre davalının toplam borcunun 46.285,74-TL olduğu anlaşılmıştır.
Ancak Merkezi Takip Sisteminde... esas sayılı icra takibinde takip talebi ile talep edilen tutarın 45.715,39-TL olduğu, yargılamamız esnasında davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesinde ise talebin artırılarak 45.702,10-TL'ye çıkarıldığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Somut olayda davacı tarafından elektrik tüketimine ait faturaya dayalı borçların bilinebileceği, bu nedenle ile alacağın likid olduğu kabul edilmiş ve davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın Kabulü İle; davalının, Merkezi Takip Sistemin...Esas sayılı takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 45.072,10-TL asıl alacak üzerinden itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-.Davacı lehine asıl alacak üzerinden hesaplanan % 20 icra inkar tazminatı 9.014,42-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 3.078,87-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL'nin ve de ıslah ile alınan 86,62-TL'nin mahsubu ile bakiye 2.911,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan 775,30-TL ile 86,62-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 2.500,00-TL bilirkişi ücretinin ve 358,25-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.858,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza