T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/1000 Esas
KARAR NO : 2025/50
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 10/10/2012
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davacının davalı adına düzenlenen 28.06.2011 tarihli...numaralı 4.789,06-TL, 7830 numaralı 4.695,30-TL, 22.07.2011 tarihli 7929 numaralı 13.096,07-TL, 15.08.2011 tarihli 15,862,49-TL olmak üzere toplamda 38.442,92-TL tutarındaki faturalardan 21.442,92 TL bakiye alacağının kaldığını, faizi ile birlikte 24.339,80 TL üzerinden icra takibine geçildiğini ancak davalı yanca hem haksız hemde yersiz olarak yetkiye, borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, yukarıda açıklanan nedenler ve mahkemenin saptayacağı hususlar karşısında fazlaya ilişkin ve diğer tüm dava ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile İzmir ...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasında davalının haksız ve yersiz yetki ve borca itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın faiz oranlarındaki artıştan doğacak hakları saklı olarak T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngörmüş olduğu avans faiz oranına göre işlemiş ve işleyecek faizi ile tahsiline, haksız ve yersiz itiraz nedeni ile müvekkil lehine % 40'dan aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davalının davacı ile olan ticaretlerinin sadece 17.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, bunun karşılığında da davalının iki ayrı çek ile toplamda 17.000,00-TL'yi davacıya ödeyerek borcunun kalmadığını, davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu tüm fatura ve içeriklerine itiraz ettiklerini, fatura ve ekinde sunulan tüm belge içerikleri müvekkili tarafından kabul edilmediğine göre ispat yükünün davacı yana ait olduğunu, faturalarda yazılı olan tüm ürünlerin davalıya teslim edildiğinin davacı yanca ispatlanması gerektiğini, davacı yasal defterlerinin ve cari hesap dökümlerinin tek başına delil niteliği taşıyamayacağını, fatura ekinde sunulan sevk irsaliyelerinin kesinlikle kabul edilmediğini, çünkü belirtilen malların kesinlikle davalı ve yanında çalışan işçilerine teslim edilmediğini, sevk irsaliyelerinin üzerinde bir takım plaka, isim ve imzaların yer aldığını, ancak bu imzaların araçların davalıya ait olmadığını, dolayısıyla bu ürünlerin müvekkiline sunulmadığını, teslim edilmediğini, kısaca belirtilen nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddi ile %40'ından aşağı olmamak üzere lehlerine tazminata hükmedilmesine, hükmedilecek tazminatın davacıdan tahsiline, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 18.06.2015 Tarihli ıslah dilekçesinde; "...müvekkilinin dava konusu 28/06/2011 gün ve ... numaralı 4.789,06-TL bedelli, 28.06.2011 gün ve...numaralı 4.695,30-TL bedelli, 22.07.2011 gün ve... numaralı 13.096,07-TL bedelli, 15.08.2011 gün ve... numaralı 15.862,49-TL bedelli faturalardan bakiye 21.442,92-TL alacağının fatura tarihlerinden işlemiş ve işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline ve müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmekteyiz..." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
GEREKÇE :
Dava; itirazın iptali davası olarak açılmış olup, davacı vekilinin 18.06.2015 tarihli dilekçesi ile Alacak Davası olarak ıslah edilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 18/01/2022 tarihli kararı davanın reddine karar verilmiş davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 06.04.2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile bozulmakla mahkememizin esasına kaydı yapılmıştır.
Daha önce Mahkememizce verilen ...K sayılı ve 02.07.2015 tarihli Red Kararı üzerine Yargıtay ... HD ... K ilamı ile; "Davalı malı teslim alan ...'ın kardeşi olduğunu kabul etmiş, ancak imzanın...a ait olmadığını savunmuştur. Bu durumda, mahkemece dava dışı ...n davalı adına işlem yapma yetkisinin bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra teslim alan sıfatı ile... imzası bulunan belgedeki imzanın...a ait olup olmadığı yönünde usulüne uygun olarak imza incelemesi yaptırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." Mahkememizce verilen red kararının bozulmasına karar vermiştir.
Mahkememizce aldırılan 16/03/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...22/07/2011 tarih ve... nolu sevk irsaliyesindeki yazı ve imzanın mevcut karşılaştırma yazı ve imzalara göre ...ın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını bildirir rapordur..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce... E. sayısına kaydedilen dosyada yapılan yargılama neticesinde 18.01.2022 tarihli ... K sayılı kararı ile; "Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre davalı... nolu sevk irsaliyesinde imzası bulunan...'ın kardeş oldukları her ikisinin de çiftçilik ve besicilikle uğraştıkları anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelere göre davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davacının hem ... ile ticari ilişkisinin bulunduğu, her ikisi için ayrı ayrı cari hesap kaydı açarak defterlerine kaydettiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından dava konusu edilen alacağa ilişkin olarak 4 adet sevk irsaliyesi düzenlendiği;
28/06/2011 tarih ve ... numaralı sevk irsaliyesinin... adına düzenlendiği fakat bu sevk irsaliyesine ilişkin olarak faturanın... adına düzenlendiği dolayısıyla sevk irsaliyesi ile faturanın birbiri ile örtüşmediği ve söz konusu sevk irsaliyesine konu ürünlerin...a teslim edildiği davacı tarafından ispat edilememiştir.
28/06/2011 tarih ve... numaralı sevk irsaliyesinin.... adına düzenlendiği fakat bu sevk irsaliyesine ilişkin olarak faturanın... adına düzenlendiği dolayısıyla sevk irsaliyesi ile faturanın birbiri ile örtüşmediği ve söz konusu sevk irsaliyesine konu ürünlerin ...'a teslim edildiği davacı tarafından ispat edilememiştir. Belirtilen bu iki sevk irsaliyesine konu ürünlerin davacının kendi düzenlemiş olduğu sevk irsaliyesine göre dava dışı... gönderildiği fakat faturasının ... adına düzenlendiği, davacının kendi fatura ve kayıtlarından anlaşılmıştır. Bu iki sevk irsaliyesi ile faturadan dolayı davacının davalıdan alacağının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Diğer iki sevk irsaliyesi ile fatura incelendiğinde 22/07/2011 tarih... nolu sevk irsaliyesinin... adına düzenlendiği, bu sevk irsaliyesine ilişkin olara...nolu ve 13.096,07-TL bedelli faturanın tanzim edildiği, söz konusu sevk irsaliyesindeki ürünleri davalı...n kardeşi ...ın teslim aldığı anlaşılmıştır.... adına davacı tarafından düzenlenen 15/08/2011 tarih...olu sevk irsaliyesi yine... adına düzenlenmiş ve...olu 15.862,49-TL bedelli fatura düzenlenmiş fakat bu fatura ve sevk irsaliyesinin içeriğindeki malların davalıya veya kardeşi...eslim edildiği ispat edilememiştir. Buna göre davacı tarafından düzenlenen 4 adet fatura ve sevk irsaliyesinden bir tanesindeki malların davalıya teslim edildiği ve davacının teslim edilen sevk irsaliyesindeki mallardan dolayı davalıdan 13.096,07-TL alacağının doğduğu anlaşılmakla yine davacı defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 17.000,00-TL tahsilat yaptığı anlaşılmıştır. Ticari defter ve kayıtlar sahibi aleyhine delil teşkil edeceği muhakkak olmakla birlikte sahibi lehine delil teşkil etmesi için bu kayıtların karşı tarafın ticari defter ve kayıtları ile uyumlu olması gerektiği izahtan varestedir.
Daval... tarafından dava dışı kardeşi adına düzenlenen vekaletname olup olmadığı Türkiye noterler Birliğinden sorulmuş gelen yazı cevabında vekaletname işlem kaydına rastlanılmadığı belirtilmiştir. Somut olayda fatura içeriği malların teslim olgusu (bir adet fatura içeriğinin teslimi ispat edilmiştir) ile davacı defterlerinde kayıtlı bulunan 17.000,00-TL'lik tahsilat dikkate alındığında davalının davacı kardeşine vekalet vermiş olup olmamasının uyuşmalığın çözümüne bir katkısı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davalı... 18/06/2015 tarihli duruşmada davacı tarafından teklif edilen yemini eda ederek davaya konu edilen malları teslim almadığı ve bunlardan dolayı borcunun bulunmadığına dair yemin ettiği anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere tüm dosya kapsamına göre davacının davalı adına düzenlemiş olduğu faturalardan 13.096,07-TL bedelli olan faturadaki malları teslim ettiği ve bu faturadan dolayı alacağının doğduğu ve yine davacı defterlerine göre davacının davalıdan 17.000,00-TL tahsil ettiği anlaşıldığından davacının bakiye alacak yönünden ispat edilemeyen davasının reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile bir kez daha Red Kararı verilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 06.04.2023 tarih ve... K sayılı ilamı ile; "Davalı taraf 17.000,00 TL tutarında mal aldığını ve bedelini çeklerle ödediğini belirtmiş, 05.12.2013 havale tarihli beyanında 22.07.2011 tarihli irsaliyede imzası bulunan ...n kardeşi olduğunu, ancak imzanın kardeşine ait olmadığını beyan etmiştir. Davalı, dava konusu faturalardaki malın teslim edilmediğinden borcu olmadığını savunmuştur. Mahkemece uyulan bozma ilamında da bozma konusu yapılan husus sadece ...'ın isim ve imzasının bulunduğu sevk irsaliyesiyle ilgili borç olup olmadığa ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan inceleme neticesinde 22.07.2011 tarihli sevk irsaliyesindeki imzanın davalının kardeşi olduğunu kabul ettiği ...'ın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davalının kardeşi...'ın taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında 10.11.2011 keşide tarihli çeklerin keşidecesi olduğu, davacı tarafından düzenlenen çek alındı bordrosunda...ın adının yazılı olduğu anlaşılmakla davalıya dava konusu ve bozmaya konu faturadaki malın teslim edildiğinin ve davalının teslim almadığını ve irsaliyedeki imzanın kardeşi ...'a ait olmadığını savunduğu fatura bedelinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Cari hesaba ilişkin davacı defterinde 17.000,00 TL ödemenin mahsup edildikten sonra kalan miktarın alacak kayıtlı olduğu ve icra takibinin de bu miktar üzerinden yapıldığı bu miktar ödemenin davacının da kabulünde olduğu, ancak davalının bozmaya konu faturadaki (irsaliyedeki) malları hiç teslim almadığını, bu nedenle borcu olmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda açıklanan gerekçeyle bozma ilamında mal teslimi yönünden imza incelemesine konu edilen fatura bedeli bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken uyulan bozma ilamına göre yapılan inceleme ve araştırmaya rağmen yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkememizce verilen...K sayılı, 18.01.2022 tarihli Red Kararı bozulmuştur.
Mahkememizce Yargıtay... Hukuk Dairesi'nin...Karar sayılı ilamına uyularak; 22.07.2011 tarihli sevk irsaliyesindeki imzanın davalının kardeşi olduğunu kabul ettiği...ın eli ürünü olduğu tespit edildiği, ayrıca davalının kardeşi ...n taraflar arasındaki ticari ilişki sırasında 10.11.2011 keşide tarihli çeklerin keşidecesi olduğu, davacı tarafından düzenlenen çek alındı bordrosunda ...n adının yazılı olduğu hususları nazara alınarak, davalıya dava konusu ve bozmaya konu faturadaki malın teslim edildiğinin ve davalının teslim almadığını ve irsaliyedeki imzanın kardeşi ...a ait olmadığını savunduğu fatura bedelinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Cari hesaba ilişkin davacı defterinde 17.000,00-TL ödemenin mahsup edildikten sonra kalan miktarın alacak kayıtlı olduğu ve icra takibinin de bu miktar üzerinden yapıldığı bu miktar ödemenin davacının da kabulünde olduğu, ancak davalının bozmaya konu faturadaki (irsaliyedeki) malları hiç teslim almadığını, bu nedenle borcu olmadığını savunduğu anlaşılmakla bozma ilamında mal teslimi yönünden imza incelemesine konu edilen fatura bedeli bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
13.096,07-TL tutarındaki 22.02.2011 tarihli ve... no'lu fatura bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacak miktarına dava tarihi olan 10.10.2012 tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,.
Fazlaya dair talebin REDDİNE,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.662,65-TL harçtan peşin alınan 239,75-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.422,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca 13.096,07-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 11.243,73-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 264,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafça sarf edilen 21,15-TL başvuru harcı ile 630,88-TL posta ve tebligat ücreti, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 1.652,03-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 1.008,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.16/01/2025
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza