T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1012 Esas
KARAR NO : 2025/232
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/12/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Davacıya ait "..." plakalı araç 17.07.2023 tarihinde maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, kazanın oluşumunda araç sahibi ...'a ait ".." plakalı, ...Katılım Sigorta A.Ş. Sigorta Poliçe No:... trafik poliçesine sahip olan ve aracın şoförü... %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait plaka sayılı aracın sürücüsü ise kusursuz olduğunu, davacıya ait araç 2012 Model ... olduğunu, oluşan kaza nedeniyle davacıya ait araçta maddi zarar oluştuğunu, davacı aracında ilgili kaza sebebiyle 85.964 TL'lik değer kaybı Tramer kayıtlarına işlendiğini, Davalı sigorta şirketi ... Katılım Sigorta A.Ş davacıya yalnızca 25.372 TL'lik ödeme yaptığını, ancak araçta oluşan değer kaybı yaklaşık 150.000 TL olduğunu, Davacıya yalnızca 25.372 TL gibi araç değer kaybının yanında neredeyse yok denecek kadar az bir meblağ ödendiğini, Davalı şirket sigortalısının aracının sürücüsünün kusurunun tam olarak değerlendirilmesi gerektiğini, gerçek zarar ilkesi gereğince tam ve eksiksiz ödeme yapılması gerektiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak üzere Davanın HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak kabulüne, Bilirkişi raporu sonrası tam olarak tespit edildikten sonra arttırılmak (HMK 107) üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının ve 100,00 TL hasar onarım farkı (hasar farkı Hasar gören aracın onarımının orijinal parçalar yerine yan sanayi, eşdeğer veya çıkma parçalarla yapılması neticesinde orijinal parçalarla onarım bedeli arasındaki fark )'nın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; Huzurdaki dava dosyasında davalı sigorta şirketinin limitinde 8.663,82-TL kaldırığından ve davalı sigorta şirketine karşı değer kaybı başvurusunun yapıldığı açık olduğundan dolayı; Değer kaybı yönünden; ... Katılım Sigorta A.Ş'ye karşı olan taleplerini 8.663,82.-TL'ye ıslah ettiklerini, aynı zamanda diğer davalılar yönünden; Bakiye 18.616,01-TL hasar bedelinin davalılar ... ile ...'dan müteselsilen tahsili olacak şekilde ıslah ettiklerini, sigorta şirketinin karşıladığı ve karşılayacağı miktarlardan kalan bakiye 15.964,18-TL değer kaybının davalılar ... ile... dan müteselsilen tahsili olacak şekilde ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı ...ta vekili, cevap dilekçesinde; Davacı taraf, ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde, karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ( trafik ) ile sigortalı olduğu, davanın "HMK 107. md. gereği belirsiz alacak davası" olarak ikame etmesi sebebiyle davanın reddi davalı şirket tarafından davacıya yapılan değer kaybı tazminatı ödemesinin yanı sıra aracında meydana gelen hasara ilişkin... numaralı hasar dosyası açılmış ve işbu dosyadan aracı tamir eden firmaya 63.914,18-TL ve davacı tarafa 22.050,00-TL ödendiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte davalı şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla,
− Trafik kuralları ihlali yönünden:
• ... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 47/b maddesini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu,
•... plaka sayılı davacı sürücü .. kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı,
• ... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü... kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
− Hasar onarım bedeli yönünden:
... plaka sayılı ... 2 16V DIESEL MEDIUM OV 5K 2012 model araçta meydana gelen gerçek zarar 17.07.2023 riziko tarihi orijinal yedek parça fiyatlarıyla KDV dahil 104.580,19 TL olarak hesaplanmıştır.
omut olayda...plaka sayılı...2 16V DIESEL MEDIUM OV 5K 2012 model araçta 17.07.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı meydana gelen değer kaybı bedeli 50.000,00 TL olarak tespit edilmiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup,...laka sayılı araçta meydana gelen zararı (Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 104.580,19 TL olarak hesaplanan hasar onarım bedelinden ve 50.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden 120.000,00 olan poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre 05.09.2023 tarihinde onarımı yapan firmaya 63.914,18 TL, 15.09.2023 tarihinde davacı asile 22.050,00 TL olmak üzere toplam 85.964,18 TL hasar onarım bedeli, 10.10.2023 tarihinde davacı vekiline 25.372,00 TL. değer kaybı bedeli ödemesi yapılmış olması nedeniyle 111.336,18 TL ödeme yapılmış olduğu, (120.000,00 TL. – 111.336,18 TL.) = 8.663,82 TL olarak hesaplanan bakiye gerçek zarar bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmış olup, poliçe limiti tükenmiştir.
Nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere diğer davalıların müştereken ve müteselsil 34.580,19 TL olarak hesaplanan bakiye gerçek zarar bedelinden dava tarihi itibarıyla sorumlu olduğu ve temerrüde düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan hasara ilişkin bakiye onarım bedeli zararı ile değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı, davacıya ait araçta oluşan hasarın onarım bedeli miktarı, bakiye onarım bedeli farkı zararı bulunup bulunmadığı, araçta onarım sonrası değer kaybı zararı oluşup oluşmadığı ve karşılanmayan değer kaybı zararının tazmini talebi noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan... Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, davalı ...'a ait... plaka sayılı aracın 02/01/2023-02/01/2024 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 17/07/2023 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 120.000,00-TL olduğu, dava öncesinde 85.964,18-TL hasar onarım bedeli ile 25.372,00-TL değer kaybı zararı ödemesi yapılmış olması nedeniyle davalı şirketin bakiye poliçe sorumluluk limitinin 8.663,82-TL olduğu görülmüştür.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davalı araç sürücüsü ...un KTK'nın 47/b maddesine yönelik kural ihlali gerçekleştirmesi nedeniyle kazanın oluşumunda etken olduğu, davacı araç sürücüsünün ve kazaya karışan dava dışı araç sürücüs...'ın kazanın oluşumunda kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Rapora karşı davalılar tarafından sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza tespit tutanağına göre kazaya karışan diğer iki araç sürücüsünün de davalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğine yönelik beyanda bulunduğu, kaza oluş şekline göre davalı... kırmızı ışıkta kavşağa giriş yapması nedeniyle kazanın gerçekleştiğinin tutanağa bağlandığı, davaya cevap verme süresi içerisinde kazanın kaza tespit tutanağında gösterilen şekilden farklı bir surette gerçekleştiğine yönelik bir savunmada bulunulmadığı dikkate alındığında kaza tespit tutanağında yer alan kaza oluş şekli itibariyle düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek itirazlar yerinde görülmemiş ve davalı ...'un asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
5-Davacıya ait araçta kaza sonucu oluşan hasarın onarım bedelinin ve değer kaybı zararı miktarının tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmış, dosyaya sunulan 02/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki rayiç değerinin 660.000,00-TL olduğu, kaza sonucu oluşan hasarın 104.580,19-TL olduğu, onarımın ekonomik olduğu ve onarım sonrasında araçta 50.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı itirazlar ileri sürülmüş ise de, dava öncesi düzenlenen 04/09/2023 tarihli ekspertiz raporunda iskontolu fiyatlar üzerinden belirlenen onarım bedelinin 75.311,82-TL olduğu, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre zararın KDV dahil ve iskontosuz fiyatlar üzerinden hesaplanması gerektiği, mahkememize sunulan bilirkişi raporunda parça fiyatlarının iskonto uygulanmamış hali ve KDV dahil ücretlendirme üzerinden yapılan hesaplamada 104.580,19-TL onarım bedelinin belirlendiği, davalı taraflarca rapora karşı sunulan itirazlarda somut bir hatalı uygulamanın veya eksikliğin gösterilmediği dikkate alınarak rapor dosya kapsamına uygun bulunmakla davacıya ait aracın kaza nedeniyle 104.580,19-TL bedel ile onarılabileceği kabul edilmiştir. Değer kaybı zararı yönünden ise, aracın onarım gören parçaları ve toplam hasar bedeline göre aracın kaza tarihindeki değerinin yaklaşık %10'u civarında oluşan değer kaybı zararı miktarı dosya kapsamına ve piyasa rayiçlerine uygun görülmekle araçta 50.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu kabul edilmiştir.
6-Davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde davacıya 85.964,18-TL hasar bedeli ile 25.372,00-TL değer kaybı zararı ödemesi yapıldığı görülmekle bu miktarların mahsubu ile bakiye zarar miktarları belirlenmiştir.
Buna göre mahkememizce belirlenen 104.580,19-TL hasar onarım bedelinden, davalı şirketin 85.964,18-TL hasar onarım bedeli ödemesi mahsubu sonrasında bakiye zararın 18.616,01-TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir. Değer kaybı zararı yönünden ise mahkememizce belirlenen 50.000,00-TL değer kaybı zararından davalı tarafça gerçekleştirilen 25.372,00-TL ödemenin mahsubu sonrasında davacının bakiye değer kaybı zararının 24.628,00-TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir.
7-Davacı vekili 09/01/2025 tarihli ıslah dilekçesiyle değer kaybı zararı yönünden davalı sigorta şirketinden 8.663,82-TL ve davalılar ...dan 15.964,18-TL olarak, bakiye hasar bedelini ise 18.616,01-TL olarak davalılar...dan tahsili talebiyle dava değerleri ıslah edilmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi'nin dava öncesi gerçekleştirdiği ödemeler nedeniyle bakiye poliçe sorumluluk limiti 8.663,82-TL olup, davacı tarafça yalnızca bu limit miktarınca değer kaybı zararı davalı sigortadan talep edildiğinden talep doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş, davalı sigorta şirketinden dava açılış anında 100,00-TL onarım bedeli talebinde bulunulduğundan fakat poliçe limitinin tümü yönünden değer kaybı zararı talep edildiğinden poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle hasar onarım bedeli talebinin sigorta şirketi yönünden reddine karar verilmiş, diğer davalılar araç sürücüsü ve araç maliki yönünden talebin sigorta şirketince karşılanmayan kısmı yönünden talep edilen 15.964,18-TL değer kaybı zararı ile 18.616,01-TL hasar onarım bedeli alacağının davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
Davacı tarafça zarar miktarlarına kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiştir. Davalı araç sürücüsü ve araç maliki kaza tarihinden itibaren temerrüt halinde olduğundan ayrıca bir ihtar ve talep gerekmeksizin kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğinden, zarar veren aracın ruhsat kaydının hususi olduğu gözetilerek kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise sigortacılık esaslarına dayandığından KTK 97.maddesi ve sigorta genel şartlarına göre dava öncesi başvuru yapılmasıyla temerrüt oluşmaktadır. Dava öncesinde davacı tarafça değer kaybı zararı yönünden sigorta şirketine 06/10/2023 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğu ve davalının 09/10/2023 tarihinde kısmi ödeme gerçekleştirdiği, kısmi ödemenin temerrüt olarak kabul edildiği gözetilerek ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 09/10/2023 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
8-Her ne kadar davanın kabulüne karar verilmiş ise de;
"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar sayılı ilamı)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
A-8.663,82-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin bakiye poliçe limiti 8.663,82-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla daval... Sigorta Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına temerrüt tarihi 09/10/2023 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
B-15.964,18-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın davalılar ...dan kaza tarihi 17/07/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
C-18.616,01-TL hasar onarım bedeli farkı alacağının davalılar...dan kaza tarihi 17/07/2023'ten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
D-Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi aleyhine açılan hasar onarım bedeli farkı alacağının poliçe limitinin tükenmesi nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.963,99-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak alınan 148,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.546,14-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin harcın yalnızca 173,98-TL'lik kısmıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin aleyhinde hükmedilen dava değeri dikkate alınarak vekalet ücretinden yalnızca 8.663,82-TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalı... Sigorta Anonim Şirketi yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 148,00-TL toplamı 417,85-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 1.203,25-TL posta ve tebligat ücreti, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 7.973,10-TL yargılama giderinin, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi'nin aleyhinde hükmedilen dava değeri dikkate alınarak yargılama giderinin yalnızca 1.597,39-TL'lik kısmından sorumlu tutulmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır