T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/1024 Esas
KARAR NO : 2025/851
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/12/2023
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA :Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Tüzel kişi müvekkilinin ''...Mah.... Cadde No:...:Bağımsız bölüm Merkez /Konak, İzmir adresinde bulunan, brüt yüz ölçümü 500 m2 olan '' ...' isimli bağımsız bölümü işletmekte olduğunu, tüzel kişi müvekkilinin işletmesini, 2010 yılından bu yana düzenli olarak ... Sigorta A.Ş' ye sigortalatmakta olduğunu, tüzel kişi müvekkiline ait ''...' isimli işletmenin bulunduğu bağımsız bölümün, 30.10.2020 tarihinde İzmir'de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki deprem nedeniyle hasar görmüş olduğunu, tüzel kişi müvekkiline ait bu işletmenin deprem tarihinde; ... Sigorta Şirketi nezdinde Yenileme numarası 9 olan, 27.08.2022-27.08.2023 tarihleri arasında geçerliliği bulunan... numaralı Kobi Paket(...) poliçesi ile sigortalı olduğunu, meydana gelen şiddetli deprem sonrasında, işletmenin bulunduğu han hakkında ''az hasarlı'' raporu verilmiş olduğunu, akabinde depremle mücadele kapsamında ilgili belediye tarafından riskli yapı denetim kontrolleri gerçekleştirildiğini ve bu kapsamda 13/07/2023 tarih ve 1188 sayılı Konak Belediyesi kararı ile '' Söz konusu hanın; mezkur deprem nedeniyle hasar aldığını, bu nedenle hanın dayanıksız olduğunu ve oturmaya uygun olmadığını'' tespit ederek han hakkında mühürleme işlemi gerçekleştirildiğini, söz konusu deprem nedeniyle tüzel kişi müvekkilinin bizatihi kendisinin dekore ettirdiği işletmesinde ''seramik kaplama, pencere doğramaları, havalandırma sistemi, bar, ışıklandırma sistemi, ahşap merdivenlere ait masraflar ile demirbaşlarına ait bedellerin hasar almış olduğunu, bu gerekçeyle sigorta poliçesine dayalı olarak sigorta şirketinden talep etmiş olduğunu,... Sigorta A.Ş tarafından müvekkiline ait bağımsız bölüme ilişkin açılan ... numaralı hasar dosyası üzerinden 10.08.2023 tarihinde ... SİGORTA tarafından ekspertiz işlemi gerçekleştirildiğini, taraflarınca söz konusu uyuşmazlık üzerine Dava Şartı Arabuluculuk sürecine başvurulmuş olup arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşamadığını, işbu hatalı ve haksız ekspertiz değerlendirmesi sonucunda müvekkiline sigorta şirketince poliçenin teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle hiçbir bir ödeme yapılmadığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sigorta tazminatının ödenmesi talep ettiklerini, ekspertiz raporunda; iş hanının dış cephesinde muhtelif çatlaklar ve sıva dökülmeleri bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, söz konusu işletmenin bulunduğu han ile ilgili mezkur deprem felaketinden önce herhangi bir hasar tespit kararı alınmamış olup başta mühürleme işlemi olmak üzere herhangi bir idari işlemlere konu edilmemiş olduğunu, deprem nedeniyle handa muhtelif çatlaklar ve sıva dökülmeleri gerçekleştiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve resen gözetilecek sebeplerle, 27.08.2022-27.08.2023 tarihleri arasında geçerli ... numaralı poliçesi kapsamında müvekkiline ödenmesi gereken fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edilecek değer üzerinden ıslah yapılmak suretiyle şimdilik 1000-TL sigorta tazminat bedelinin işleyen yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasını dayandırdığı depremin 30.10.2020 tarihinde meydana gelmiş olup, işbu depremle meydana gelen hasara ilşkin taleplerin konu ettiği davaya ise 11.12.2023 tarihinde ikame ettiğini, davacının davasını zamanaşımı içerisinde açmadığını, davalının tüzel kişiye ait ...Mah.... Cad. No : ...D: Bağımsız bölüm Merkez/Konak, İzmir adresinde bulunan işletmenin müvekkili şirket nezdinde...poliçe numaralı 27.08.2022 / 2023 vadeli olarak “ ...Gıda Paket Sigorta Poliçesi * ile sigortalı olduğunu, İzmir ilinde Konak Belediyesi tarafından 13.07.2023 tarihinde yapılan riskli yapı denetiminde davacı tarafın işletmesinin bulunduğu binanın hasarlı ve oturmaya uygun bulunmadığından mühürlendiğini, bu mühürleme ile birlikte 22.08.2023 tarihinde yapılan ihbar neticesinde şirket nezdinde hasar dosyasının açıldığını ve eksper atandığını, hazırlanan ekspertiz raporunda “ Söz konusu sigortalının binanın mühürlenmesi nedeniyle işyerindeki demirbaş ve dekorasyon olarak kendisinin yaptırdığını beyan ettiği masraflarla ilgili taleplerini, sigortalı işyerindeki demirbaş ve dekorasyon kapsamındaki kıymetlerde deprem nedeniyle oluşmuş hasar bulunmaması, binadaki “oturulamaz“ konusunun deprem olayından ziyade bina yapı kalitesine, yapının zaman içinde denize doğru kayma problemine, bakımsız ve yıpranmış olmasına bağlı alınmış bir karar olması nedeniyle (deprem sonrası ağır hasar alan binalara hiçbir şekilde giriş izni ve faaliyetlerinin sürdürülmesine izin verilmemiş, yıkım kararı alınmıştır ) teminat kapsamı dışında olduğu kanaatine varılmıştır. “ denildiğini ve bu kapsamda yapılan başvuruların reddedildiğini, binada deprem nedeni ile yapılan hasar tespitide az hasarlı olarak geçtiğini, deprem nedeni ile davacının faaliyetine engel bir durumun oluşmadığını, sigortalı işletmenin bulunduğu hanın birçok habere konu olduğunu, 23.05.2023 tarihli yayınlanan yazıda, “ ...'n da 2019 yılında çıkan yangında zarar gördüğü, o dönem han içerisinde hasar tespit çalışmalatının yapıldığı yangın sebebinin han tesisatının çok eski olmasından kaynaklandığı şeklinde açıklamanın yapıldığını, Yangın Sigortası Genel Şartları incelendiğinde A.4. Teminat Dışında Kalan Haller başlıklı bölümün 4.4 Bendinde; “Yangın çıkarmaksızın; sigortalı şeylerin kendi ayıplarından, mayalanmalarından, kavrulmalarından veya bünyelerinde meydana gelen bozulmalar ile kavrulmalar nedeniyle uğradıkları zararlar “ şeklinde düzenlendiğini, dava konusu işletmenin uğradığı hasarın binanın kendi kusurundan kaynaklandığını, ayrıca policenin 4. Sayfasında “ sigorta bedelinin en az %20'sinin sigortalı üzerinde kalması ve meydana gelecek hasarlarda sigortalının bu oranla hasara iştirak etmesi kaydıyla sigortalıyla müşterek yapıldığını, Bina, sabit tesisat ve dekorasyon, Emtia, Makine, teçhizat, demirbaş ve diğer tesisat gruplarının her birinin toplam sigorta bedellerinin (sigortacının sorumlu olduğu kısım) üzerinden en az %2 oranında bulunacak bir tenzili muafiyet bu grupların biri için ayrı ayrı uygulanır “ şeklinde düzenlendiğini, Poliçenin 3. Sayfasında dekorasyon teminatının sigorta bedelinin 260.000 TL üzerinden yapıldığını, poliçenin ilgili maddesinde “Yangın Sigortası Genel Şartları A 5 maddesi dahilinde sigorta sözleşmesi kapsamında olabilecek herhangi bir hasar sonucu ödenecek azami teminatın poliçede yazılı sigorta bedeli ile sınırlı olacağı şeklinde düzenlendiği belirtilerek davanın reddi talep etmiştir.
GEREKÇE :
Davanın, 30/10/2020 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle davacıya ait iş yerinin Gıda Paket Sigortası Poliçesi kapsamında zararlarının tazmini noktasında toplandığı görülmektedir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir. Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Literatür bilgilerine göre dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresinin zemin yapısı üstte dolgu malzemesi onun altında yeraltısu seviyesinin yüksek olduğu, siltli kil, kil, kum, çakıl bileşiminde, gevşek alüvyon biriminden oluşmakta olup zemin sınıfı ZE / ZF olarak tanımlıdır. Ayrıca TÜBA Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr....çalışmalarında Basmane'den Alsancak'a kadar olan alanın dolgu olduğu ve binaların ağırlığı ile yavaş yavaş çöktüğünü, deniz seviyesindeki yükselişle birlikte bu rakamın İzmir 'de yılda 1,5 cm olduğu ifade edilmiştir ve dolayısıyla yapının cephe duvaralarındaki çatlakların depremden öncede var olduğu dikkate alındığında binada oluşan hasarların asıl sebebinin deprem olmadığı yukarıda açıklandığı üzere zayıf zemin yapısından, binanın zemin katına ilave edilen çelik konstrüksiyon batar kat nedeniyle binaya getirilen ilave yüklerin yapının ve zeminin stabilitesine olumsuz etkileri ile yaklaşık 100 yıllık olan söz konusu betonarme binanın ekonomik ömrünün tamamlamış olması kaynaklı olabileceği değerlendirilmiştir.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 17/05/2025 ve 26/05/2025 Tarihli bilirkişi ek raporlarında özetle; "..Teknik yönden; Davacı vekilinin itiraz ve beyanlarının değerlendirilmesinden sonra kök rapordaki kanaatlerde herhangi bir değişiklik oluşmamıştır. Sigorta Açısından; Sigorta poliçesi ve riziko için kapsamı açısından poliçede verilen teminatlar incelendiğinde ise, Jeofizik ve inşaat Mühendisleri tarafından yapılan son incelemelerde göz önüne alındığında sigorta poliçe teminatlarından doğan bir sorumluluğun tespit edilemediği, Binanın ve zeminin yapısı nedeniyle hasar oluşumunun gözlemlendiği, poliçe kapsamından doğan bir riskin olmadığı bu sebeple poliçe kapsamında değerlendiremeyeceği görüşüne varılmıştır." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 18/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "..Sigorta poliçesi ve riziko için kapsamı açısından poliçede verilen teminatlar incelendiğinde ise, Jeofizik ve inşaat Mühendisleri tarafından yapılan son incelemeler de göz önüne alındığında, Sigorta poliçe teminatlarından doğan bir sorumluluğun tespit edilemediği, Binanın ve zeminin yapısı nedeniyle hasar oluşumunun gözlemlendiği, poliçe kapsamından doğan bir riskin olmadığı bu sebeple poliçe kapsamında değerlendiremeyeceği görüşüne varılmıştır.." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bira arada değerlendirildiğinde; Dava konusu taşınmazın bulunduğu alan ve çevresinin zemin yapısı üstte dolgu malzemesi onun altında yeraltısu seviyesinin yüksek olduğu, siltli kil, kil, kum, çakıl bileşiminde, gevşek alüvyon biriminden oluşmakta olup Basmane'den Alsancak'a kadar olan alanın dolgu olduğu ve binaların ağırlığı ile yavaş yavaş çöktüğü, deniz seviyesindeki yükselişle birlikte bu rakamın İzmir'de yılda 1,5 cm olduğu ve dolayısıyla yapının cephe duvaralarındaki çatlakların depremden öncede var olduğu, binada oluşan hasarların asıl sebebinin deprem olmadığı yukarıda açıklandığı üzere zayıf zemin yapısından, binanın zemin katına ilave edilen çelik konstrüksiyon batar kat nedeniyle binaya getirilen ilave yüklerin yapının ve zeminin stabilitesine olumsuz etkileri ile yaklaşık 100 yıllık olan söz konusu betonarme binanın ekonomik ömrünün tamamlamış olduğu, bu nedenlerle zararın poliçe kapsamında değerlendiremeyeceği, davalı sigorta şirketinin sigorta poliçe teminatlarından doğan bir sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.02/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza