T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/106 Esas
KARAR NO : 2024/379
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/02/2023
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "Davacı şirketin Menderes ilçesinde bulunan beton santralinden davalı taraf beton temin etmiş olmakla müvekkile cari hesaptan borçlandığını, davalı taraf ilk müvekkilden beton aldığı aşamada fiyatın sabit olduğu iddiasında olmakla birlikte ülkemizde gelişen ekonomik şartlardan dolayı müvekkilinin uzun zamandır hiç bir şekilde fiyat sabitlemeye dair bir anlaşma yapmadığını, davalı taraf ise müvekkilden fiyat sabitlemeye dair olarak garanti aldığı iddiası ile kendisine keşide edilen betondan kaynaklı olarak kendi kabulünce bir kısım borcu kabul ile ödeme yapmış ancak borcun 14.874,77-TL kısmına itiraz ettiğini, Davalı tarafa beton sevk edilmiş ve teslim edilmiş olmakla birlikte davalı taraf borcu ödemesi gerekmekte iken de ödeme yapmadığını, davalı tarafça ödeme yapılmamış olmasından dolayı 14.11.2022 tarihinde davalı taraf aleyhine İzmir...İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takibine girişildiğini, takibe karşı davalı şirket süresi içerisinde kısmi itiraz etmekle takip durduğunu, davalı şirket takibe karşı ve borca itirazından dolayı zorunlu dava şartı olarak arabulucuya başvurulmuş ve anlaşma da sağlanamadığını, müvekkili ile davalı taraf arasında hiç bir şekilde fiyatın sabit olacağına dair bir anlaşma olmadığı gibi müvekkil tarafından normal satış fiyatı dikkate alınarak davalı tarafa faturalar düzenlendiğini, Davalının İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine yaptığı itirazın iptali, icra taikibi açısından İzmir İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna, davalı tarafın itirazı haksız olmakla 14.874,77-TL alacağımızın takip tarihinden itibaren reoskont avans faizi ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı yandan alınmasına, masraf ve vekalet ücretlerinin davalı yana aidiyetine karar verilmesini şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı taraf cevap dilekçesinde; Davacı... şirketi ile aralarında varılan anlaşma gereğince Menderes İlçesi... Köyü'nde yaptırdıkları inşaatın hazır betonu davacı tarafından anlaşma tarihi olan Aralık 2021 itibarı ile KDV ve pompa fiyat dahil olmak kaydı ile m3'ü 510-TL'den hazır beton antlaşması yapıldığını, hazır betonun sabit fiyat ile verileceğini, taraflarınca 60.000,00-TL çek verilmesinin kararlaştırıldığını, bu antlaşma gereğince... tarafından 14.02.2023 tarihine kadar 54,5 m3'lük 27.795,00-TL karşılığı hazır beton döküldüğünü, taraflarınca da Denizbank...ŞB. Ait keşideci ... Asansör olan 60.000,00-TL bedel ve 31.04.2022 tarihli çekin verildiğini, varılan anlaşma ve kendilerine verilen çek nedeni ile alacaklı tarafından toplam olarak 139,5 m3 hazır beton döküldüğünü, ancak alacaklının 143,5 m3 verdiğini iddia ettiğini ve anlaşmaya aykırı olarak fiyat arttırmak sureti ile taraflarına 89.178,00-TL toplam borç çıkardıklarını, verdikleri 60.000,00-TL çeki mahsup ile 29.178,00-TL fark talep ettiklerini, bu talebin taraflarınca kabul edilmediğini, Anlaşmaları gereğince m3'ü 510,00-TL'den 139,5 m3'lük hazır beton bedeli olan 71.145,00-TL'den ödedikleri 60.000,00-TL'nin mahsubu halinde bakiye 11.145,00-TL ödemesi teklif edildiği halde alacaklı tarafından kabul edilmeyeceği belirtilerek haksız, hatalı bir hesaplama ile ödeme emrinde yazılı asıl alacak ve ferileri talep edildiğini, İzah edilen nedenlerden haksız davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini müvekkil adına arz ve talep etmiştir." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir ... İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan açık hesap ilişkisinde (dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap olarak adlandırmış ise de dosyaya sunulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap olarak nitelendirilmiştir) davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Somut olayda; Ödeme emrinde belirtilen borca karşı yapılan itirazın 29.11.2022 tarihinde yapıldığı, takibin 29.11.2022 tarihinde durdurulduğu, itiraza ilişkin alacaklı dilekçesinin borçluya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 04.02.2023 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
30/10/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda;
Davacı yan yasal defterinin; 2021-2022 yılına ait Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK 64/3) göre her iki şarta (açılış-kapanış) tam olarak uyulduğu, 2023 Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK 64/3) göre açılış şartına tam olarak uyulduğu, kapanış yasal süresinin gelmediği,
Davalı tarafın yasal defterlerinin; davalı tarafın yasal defterlerine ait adres bildiriminin bulunmadığından incelenemediği,
Davalı yanın ödeme emrine dayanak konusu yaptığı, iki adet faturanın (14.03.2022-... nolu 22.656,00 TL ve 07.04.2022-... nolu 22.656,00-TL) şirketin yasal defterlerinde kayıtlı bulunduğu,
Davacı yan yasal defter kayıtlarında 14.11.2022 takip tarihinde davalı taraf (... ASANSÖR) şirketinin davacı yan (...) şirketine 29.178,50-TL BORÇ BAKİYESİNİN bulunduğu, 16.12.2022 tarihindeki 11.145,00-TL icra dairesi ödeme kaydının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu ve 31.12.2022 tarihinde davalı taraf (...ASANSÖR) şirketinin davacı yan (...) şirketine 18.033,50-TL BORÇ BAKİYESİNİN bulunduğu,
Davalı taraf şirketin itirazına konu ödeme emrinde yer alan davacı yan satış faturalarına ait gönderici firma ...Beton Ltd. Şti.'ne ait e-Sevk İrsaliyelerinde fili sevk adresi olarak davalı taraf adresinin belirtildiği e-Sevk İrsaliyelerinde teslim edilene ait imzaların bulunduğu,
Davacı yanın 14.11.2022 tarihli ödeme emrinde talep ettiği (686,74 + 1720,61 = 2.407,35) toplam 2.407,35-TL işlemiş faiz tutarı, toplam (686,74 + 2.150,77) = 2.837,51-TL olarak hesaplandığı şeklinde kanaat belirtilmiştir.
Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir.
Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki bu münasebette davacının 2021-2022-2023 yılı ticari defterleri TTK'nın ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haizdir.
Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili olarak raporda bir irdeleme bulunmadığı görülmüştür.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtar içerir tebliğe rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı şirketin davacı yana 18.033,50-TL borç bakiyesinin bulunduğu belirtilmişse de tevzi formunda davanın 14.874,77-TL esas değer üzerinden açılmış olduğu görülmekle taleple bağlı kalınarak bu rakam üzerinden davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE;
Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. Dosyasında BORCA İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, taleple bağlı kalınarak 14.874,77-TL Asıl Alacak üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 2.974,95-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.016,09-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 836,19-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL Başvuru Harcı, 179,90-TL Peşin Harç ve 25,60-TL Vekalet Harcından oluşan toplam 385,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 14.874,77-TL Vekalet Ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 1.300,00-TL bilirkişi ücretinin ve 262,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 1.562,00-TL Yargılama Giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan Gider Avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/04/2024 30/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza