T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/108 Esas
KARAR NO: 2024/8
DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/02/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " ... ("Müvekkil Şirket"), İzmir ve çevre illerde uzun yıllardır yemek, restoran ve catering servisi hizmetleri sağlamakta olup saygınlığı ve tanınırlığı kendi faaliyet alanında yüksek bir firmadır. ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü ("Davalı") ise, müvekkil şirketin eski kiraya verenidir. Taraflar, aralarında akdedilmiş bulunan 01.07.2018 tarihli kira sözleşmesine ek olarak Doğalgaz Satış Sözleşmesi imzalamış ve doğalgaz kullanımına karşılık davalıya güvence olarak teminat mektubu verileceği konusunda mutabık kalınmıştır. Benzer şekilde davalı tarafça müvekkil şirketten elektrik kullanımına ilişkin de güvence olarak teminat mektubu sunulması istenmiştir. Davalı tarafından 28.05.2020 tarihinde düzenlenen bildirime binaen müvekkil şirketçe davalıya 2 adet teminat mektubu 03.06.2020 tarihinde teslim edilmiştir. İşbu teminat mektuplarının bilgileri ise şu şekildedir;Doğalgaz güvence bedeli olarak sorumlu tutulan bedele ilişkin Türkiye Vakıflar Bankası ...Menderes Şubesi tarafından taahhüt ve tanzim edilen 03.06.2020 tarihli ve... numaralı teminat mektubu Elektrik güvence bedeli olarak sorumlu tutulan bedele ilişkin Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Menderes Şubesi tarafından taahhüt ve tanzim edilen 03.06.2020 tarihli ve ... numaralı teminat mektubu. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin, 07.08.2020 tarihli fesih protokolü uyarınca 31.08.2020 tarihinde sona ereceği tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılmış olup müvekkil şirketçe davalıya protokolde belirlenen bedelin tamamı derhal, nakden ve defaten ödenmiş, mecur tahliye edilerek teslim tesellüm belgesi ve anahtar teslim tutanağı düzenlenerek imzalanmıştır. Müvekkil şirketçe ödenen bu bedelin, açıkça kiracının tüm bakiye kira, elektrik, su ve doğalgaz dahil olmak üzere sair her türlü ödemeye ilişkin olduğu açıkça belirtilmiştir. Ne var ki; müvekkil şirketçe tüm yükümlülük ve sözleşmesel edimlerin layıkıyla yerine getirilmesine ve tahliye tarihi itibariyle teminat mektuplarının iade edilmesinin hiçbir şarta bağlı olmadan yerine getirilmesi gerekmesine rağmen davalı kötüniyetli olarak teminat mektuplarını iade etmekten kaçınmıştır. Bu doğrultuda teminat mektuplarından müvekkil şirketin borçlu bulunmadığının tespiti ile mektupların müvekkil şirkete iadesi talepli dava İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası kapsamında ikame edilmiştir. Yargılama; yerel mahkemenin 23.03.2021 tarihli ve ... Karar numaralı kararı ile sonlanmış olup mahkemece davanın kabulüne, müvekkil şirketin teminat mektuplarından borçlu bulunmadığının tespitine ve davalı tarafça teminat mektuplarının iade edilmesine karar verilmiştir. Davalı tarafça yerel mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuşsa da İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin... Karar sayılı kararı ile davalının istinaf başvurusu reddedilmiş ve yerel mahkeme kararında usul ve esas yönlerinden yasaya aykırılık bulunmadığına kesin olarak karar verilmiştir. Gelinen aşamada davalı tarafça mahkeme kararına rağmen teminat mektuplarının iadesi gerçekleştirilmemiş olup, teminat mektuplarının iade edilmesi gereken tahliye tarihi 31.08.2020'den itibaren müvekkil şirketçe bankaya mektupların yürürlükte kalması sebebi ile bir takım ödemeler gerçekleştirilmiştir. Müvekkil şirket, davalının kötüniyetli ve hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan bu eylemleri ile finansal olarak zarara uğramış ve bankaya davalının iadesini gerçekleştirmediği teminat mektupları sebebiyle ödemeler yapmaya devam etmiştir. Davalının ızrar kastı olduğu açıktır. Yapılacak incelemeler doğrultusunda haklılığımız ispatlanacak olup müvekkil şirketçe bankaya ödenen tutarın davalı taraftan tahsili gerekmektedir. İzaha çalışılan bu hususlar doğrultusunda tarafımızca dava şartı olarak arabuluculuk müessesesine başvuruda bulunulmuş olup davalı taraf ile gerçekleştirilen görüşmelerde bir sonuca varılamamış ve son tutanak anlaşamama olarak düzenlenmiştir. İşbu tutanağının bir örneği dilekçemiz eki ile mahkemeniz bilgisine sunulmaktadır. Yukarıda açıklanan tüm bu hususlar ışığında, davalının kötüniyetli eylemleri ile müvekkilin zararına sebebiyet verdiği sabit olup müvekkil şirketçe davalı uhdesinde bulunan teminat mektupları adına bankaya ödenen tutarın mevduata uygulanan en yükse faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesine karar verilmesini saygıyla talep ederiz." şeklinde dava ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen dosyası kapsamında düzenlenen tensip zaptı ile dava dilekçesi müvekkile 23.02.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. İşbu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davaya karşı cevaplarımız, ilk itirazlarımız ve delillerimizi yasal süre içerisinde aşağıda sayın mahkemenize sunarız. Şöyle ki; Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile arasında akdedilmiş olan 01.07.2018 tarihli kira sözleşmesi ve eklerine binaen davacı tarafından müvekkile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Menderes Şubesi tarafından taahhüt ve tanzim edilen 03.06.2020 tarihli ve ... numaralı teminat mektubu ile Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Menderes Şubesi tarafından taahhüt ve tanzim edilen 03.06.2020 tarihli ve ... numaralı teminat mektubunun teslim edildiği, kira akdinin sonlanması ile müvekkilin söz konusu teminat mektuplarını davacıya iade etmediği, bu doğrultuda davacı tarafından İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... K. Sayılı dosyası ile dava ikame edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği, istinaf incelemesi neticesinde de İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... K. Sayılı kararı ile istinaf başvurumuzun reddedildiği ve kararın kesinleştiği, gelinen aşamada da halen tarafımızca söz konusu teminat mektuplarının davacıya iade edilmediği, davacının 31.08.2020 tarihinden itibaren bankaya birtakım ödemeler gerçekleştirmiş olduğu, bu nedenle finansal zarara uğradığı ve söz konusu zararların müvekkilden tahsilini iddia, talep ve dava etmişlerdir. Davacının işbu kötü niyetli, soyut ve mesnetsiz iddialarının kabulü tarafımızca mümkün değildir. Şöyle ki; müvekkil... Organize Sanayi Bölgesi ile davacı ... Restoran arasında mülkiyeti müvekkile ait olan ...Menderes-İZMİR (Bölge müdürlüğü binası restoran kısmı) adresinde kain restoran vasfındaki taşınmaza ilişkin 01.07.2018 tarihinde kira akdi imzalanmıştır. Kiralanan restoran vasfındaki iş yeri içerisinde bulunan ve mülkiyeti yine müvekkile ait olan çeşitli alet ve makineler hiç kullanılmamış (sıfır) şekilde ve restoranın tümü yeni boyanmış halde davalıya teslim edilmiştir. Taraflar arasındaki işbu kira akdi 07.08.2020 tarihli Fesih Protokolü ile feshedilmiştir. Fesih Protokolü neticesinde de davalı tarafından taşınmaz boşaltılmış ve 31.08.2020 tarihinde müvekkile teslim edilmiştir. Taşımazın tahliyesi neticesinde davalı-kiracının kira sözleşmesine aykırı davranarak mülkiyeti müvekkile ait olan taşınmaza ve içerisindeki eşyalara zarar verdiği tespit edilmiş olup, işbu zarar kalemlerinin tespiti amacıyla Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurulmuş ve ... D.İş sayılı dosyası ile toplam 13.406,60 TL zarar bulunduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Tanzim edilen bilirkişi raporuna binaen tarafımızca İzmir ... İcra Müdürlüğü'nde ... E. Sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet vermiştir. İşbu kötü niyetli itiraza binaen tarafımızca önce İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... K. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası ikame edilmiş olup, mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosya sulh hukuk mahkemelerine gönderilmiştir ve İzmir ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile söz konusu dava halen derdesttir. Müvekkil İTOB Organize Sanayi Bölgesi ile arasında feshedilen kira sözleşmesi gereği davacı şirketin doğalgaz teminatı kapsamında sorumlu tutulduğu ve Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Menderes Şubesi tarafından taahhüt ve tanzim edilen 03.06.2020 tarihli ve ... nolu ve elektrik teminatı kapsamında sorumlu tutulduğu ve Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Menderes Şubesi tarafından taahhüt ve tanzim edilen 03.06.2020 tarihli ve ... nolu teminat mektuplarının (doğalgaz ve elektrik güvence bedellerine ilişkin) haksız yere işgal edildiği iddialarının kabulü mümkün değildir. Davacı tarafça kiralananın kira sözleşmesine aykırı kullanımından dolayı verilen mahkeme kanalıyla tespiti yapılan zarar mevcutken, ve hali hazırda halen daha ilgili yargılamalar devam etmekteyken, davacı söz konusu bu zarar sebebiyle halen kiralayan müvekkile borçlu durumda olup, kira ilişkisinden kaynaklı olarak doğalgaz ve elektrik teminatı kapsamında sorumlu tutulduğu teminat mektuplarının iadesi borç devam etmekteyken hukuken mümkün değil idi. Kiracı, kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür. Öyle ki; kiracı, ancak sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla kiralananda meydana gelen eskimelerden ve bozulmalardan sorumlu tutulmayacaktır. Fakat kira akdi fesih tarihi itibariyle kiralanan taşınmaz ve taşınmazla birlikte kullanıma tahsis edilen eşyalar sözleşmeye aykırı şekilde kullanılmıştır!!! Her ne kadar müvekkil... Organize Sanayi Bölgesi söz konusu bu eksikliklerin ve zararın giderilerek kiralananın teslim edilmesi gerektiğini davacıya bildirmiş olsa da davacı/kiracı şirket bu uyarılara aykırı hareket etmiştir. Kira akdinin sona erdirildiği tarihte kiralanan işyeri vasfındaki taşınmaz teslim edildiğinin aksine boyasız olarak ve taşınmazın içindeki tüm eşyalar yıpranmış, bir kısım makinalar ise bozuk olarak teslim edilmiştir. Kiracı/ davacı şirket kira sözleşmesinin kendisine yüklemiş olduğu özenle kullanma borcuna riayet etmemiştir. Restoran işletmeciliği yapılmak üzere kiralanmış işyerindeki birtakım makine ve teknik alet - edevatlar kiralama yapılırken teslim edildiğinin aksine eksik , bozuk ve bir kısmı kullanılamaz şekilde teslim edilmiştir. (Müvekkil ... Organize Sanayi Bölgesi teknik ekibi tarafından kiralanana ilişkin hazırlanan teknik rapor ekte sunulmuştur.) Mülkiyeti...ze Sanayi Bölgesi'ne ait restoran vasfındaki işyerinde mevcut söz konusu bu zararın tespiti amacıyla Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi' nde dava açılmış olup mahkemenin ... D İş sayılı dosyası kapsamında makina ve inşaat bilirkişileri marifetiyle ayrı ayrı keşif işlemi yapılmıştır. Söz konusu raporda da açıkça görüleceği üzere; yapılan incemeler neticesinde kiralananda mevcut bulunan makinelere ilişkin 8.106,60 TL , kiralanan binadaki inşaata verilen zarar ise 5.300,00 TL, toplam zarar 16.365,29 TL olarak belirlenmiştir. Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi ... D İş sayılı dosyası kapsamında restoran vasfındaki söz konusu bu işyerinde davacı/kiracı'nın vermiş olduğu toplam 16.365,29 TL zarar tespit edilmiştir. Bilinmektedir ki; Organize Sanayi Bölgeleri planlı ve dengeli sanayileşmenin gerçekleştirilmesi amacına uygun olarak ortaya çıkmış bir tüzel kişiliklerdir. OSB’ lerin kuruluş protokolüne göre sahip olduğu yetkiler, tanınan muafiyetler, yönetiminde hâkim olan kurum ve kuruluşlar ve tüzel kişilik organlarının faaliyetlerine hâkim olan ilke ve kuralların yasa koyucu tarafından açıkça belirlenmiş olduğu dikkate alındığında bir kamu tüzel kişisi olarak dikkate alınması isabetlidir. Müvekkil... Organize Sanayi Bölgesi de kanun ve mevzuatın kendisine yüklemiş olduğu kamu tüzel kişiliği dolayısıyla planlı ve dengeli bir sanayileşmenin, üretimin ve altyapının gerçekleşmesine katkı sağlamak amacıyla kurulduğu günden bugüne hizmet vermektedir. İşbu sebeple onaylı sınırları içerisinde mevcut bulunan işyeri vasfındaki taşınmazın taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeye uygun kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmamış ise buna ilişkin gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Kira sözleşmesinin bağlayıcı hükümlerine uygun davranmayan ve kiralananı sözleşmeye aykırı şekilde teslim eden davacı şirket bu şekilde asılsız iddia ve hukuki dayanağı olmayan şikayetlerle kendisini haklı göstermeye çalışmıştır. Davacı, müvekkile ait taşınmazda kasıtlı denebilecek kadar zarara sebebiyet vermiştir. Davacı da yukarıda izah edildiği üzere söz konusu teminat mektuplarının iadesi için İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... K. Davasını ikame etmiş ve söz konusu dava İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'nin... K. Sayılı kararı ile kesinleşmiştir. Taraflar arasında yargılamalar devam ederken ve işbu hususlarda çekişmeler söz konusu iken, müvekkilden söz konusu teminat mektuplarının iadesini beklemek mümkün olmayıp hayatın olağan akışına da aykırıdır. Bu nedenle ihtilaf konusu teminat mektuplarının henüz kesinleşmemiş yargılama sürecinde müvekkilden iade etmesinin beklenilmesi hem hakkaniyete hem de hayatın olağan akışına aykırılık teşkil etmektedir. Nitekim davacının teminat mektuplarının iadesine ilişkin ikame etmiş olduğu davaların kesinleşmesi neticesinde davacı; müvekkil aleyhinde İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile örnek no.2 taşınırın teslimine dair ilamlı icra takibi başlamıştır. müvekkil de söz konusu icra takibine istinaden yasal süreler içerisinde söz konusu iki adet teminat mektubunu icra dairesi kasasına teslim etmiş ve dosya borcunu ödemiştir. yani ihtilafın ortadan kalkması ve yasal süreçlerin sonlanması akabinde; müvekkil usul ve yasalara uygun bir biçimde söz konusu teminat mektuplarının iade işlemini gerçekleştirmiş olup, ortada müvekkile atfedilebilecek herhangi bir kusur, kötü niyet veya zarar tazmini bulunmamaktadır. Ayrıca kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte önemle belirtmek gerekir ki; davacı her ne kadar dava dilekçesinde "zarara uğradığı" ve "birtakım ödemeler yaptığı" iddiasında bulunmuşsa da, ortada zarara ve ödemelere ilişkin hiçbir somut delil bulunmamaktadır. Davacının zararı bulunmadığı aşikar olup, esasen huzurdaki davayı "ya tutarsa" mantığı ile ikame etmiş olduğu açıktır. Yukarıda arz ve izah edilen nedenler doğrultusunda, huzurda görülen işbu haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli davanın tüm talepler bakımından reddine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.Dava, taraflar arasında akdedilen doğalgaz ve elektrik teminine ilişkin sözleşmeler kapsamında davacının davalıya verdiği ve kesinleşen ilam sonucu iadesi gereken teminat mektupları nedeniyle bankaya ödenen masrafların tahsili istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Bu açıklamalara ve Yargıtay ... H.D.' nin ... Karar sayılı ilamına göre; 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden ve eldeki davanın temel hukuki sebebi taraflar arasında akdedilen doğalgaz ve elektrik teminine ilişkin sözleşmeler olduğundan iş bu sözleşmeler 6102 sayılı TTK' da düzenlenmediğinden mutlak ticari dava olarak adlandırılamayacak uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi kanaatine varılmakla mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davada HMK' nun 114/1-c maddesinde düzenlenen göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Kararın kesinleşmesine müteakip süresinde müracaat halinde yetkili ve görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi' ne gönderilmesine,
3- HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonda davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece hüküm altın alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilememesi halinde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden de bu durumun tespiti ile yargılama giderlerine ilişkin karar verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/01/2024
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır