T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1088 Esas
KARAR NO : 2025/668
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2023
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilline ait aracın kaza tarihinde Mürselpaşa Bulvarında Karabağlar istikametine doğru düz olarak seyretmekteyken, davalı sürücü ...cına arkadan çarptığını, çarpma sonucunda aracın ciddi şekilde hasar gördüğünü, kaza tespit tutanağına göre 25.05.2023 tarihinde ...ı idaresindeki... plakalı araç sürücüsü önündeki sürücüye arkadan çarptığını, müvekkiline ait ... idaresindeki aracın iş bu araca çarpmamak izin durduğunu, ancak arkasından gelen davalı sürücü ... idaresindeki ve diğer davalı... plakalı aracın doğru takip mesafesini izlemediği için duramayarak müvekkilinin aracına çarptığını, aracın da çarpma etkisiyle harekete geçtiğini ve önünden kazaya karışan ... plakalı araca çarptığını, kaza neticesinde aracın 1 aya yakın süre serviste kaldığını ve aracın bir çok parçasının değişim yapılmasının gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde müvekkillinin kusurunun bulunmadığını, davalı sürücünün kusurlu bulunduğunu, davalıya ait aracın sigortalısı tarafından hasar bedeli olarak müvekkilline bir miktar ödeme yapıldığını, ancak ödenen bedelin hasarın yarısını dahi karşılamadığını meydana gelen kaza neticesinde müvekkilini aracının 1 ay gibi uzun bir süre kullanamadığından ve araçta parça değişimleri nedeniyle değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin işbu zararlarının tazmini için sigortaya ve arabuluculuk yoluna başvuru yaptığını taraflar arasında anlaşmanın sağlanamadığını, kaza sonu müvekkilinin aracının ön ve arka kısmının oldukça hasar gördüğünü, motor takozunun, arka kapı fitilinin, tampon demirinin, kilit karşılığının, bagaj kapağının, arka ve ön tamponlar ile tampon ızgaralarının tamamen değişmesinin gerektiğini bu nedenle aracın hasar gören parçalarının değiştirilmesinin, tamir edilecek ve boyanacak işlemler dolayısıyla serviste kaldığını, bu süre boyunca aracın kullanılmadığını, oto serviste tamiri yapılan araca KDV dahil toplam 70.800,00-TL fatura çıkarıldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının onarımı bitine kadar 30 gün kullanılmadığını, onarım boyunca müvekkili aracını kullanamamasından dolayah hak mahrumiyetinin oluştuğunu, müvekkilinin bu araçla her gün işine gidip gelmekte ve günlük işlerini yapmakta olduğunu, fakat bu kaza sonrasında aracının onarım süresi boyunca aracını kullanamamış ve tüm bu işleri taksi gibi araçlarla halletmeye çalıştığını, yine günlük yaşamında da aracını kullanamamaktan ötürü birçok aksaklık yaşadığını, davalının takip mesafesine uymamış olması nedeniyle meydana gelen kaza ile müvekkilinin zararları karşılanmadığı için sigorta şirketine 03.10.2023 tarihinde başvuru yapılmış; ancak davalı yanca yine de ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığın belirterek haklı davamızın kabulü ile müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak kalemleri yönünden alacağın belirli halegelmesi anında, talebi belirli hale getirme hakkımız baki kalmak kaydı ile (belirli hale gelmesi durumunda harcıtamamlamaya hazır olduğumuzu bildiririz.);müvekkile ait araçta meydana gelen şimdilik;100,00-TL Hasar Bedelinin 100,00-TL Değer Kaybı Bedelinin ve 100,00-TL İkame Araç Bedelinin kaza tarihinden itibaren temerrüt faiziyle beraber davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı ve davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı ile, dava kapsamında davacının talepleri bakımından zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın zamanaşımı kısımlarının zamanaşımı/hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yan dava dilekçesinde, müvekkilline ait... plakalı aracın kendilerine ait... plakalı araca 25.05.2023 tarihinde arkadan çarparak, araçlarının da önlerindeki araca çarpmasına neden olduğunu, meydana gelen kazada aracının çarpılması sonucu maddi hasara uğradığını ve takip mesafesini korumayan müvekkil aracın kusurlu olduğunu, iddia ettiklerini, işbu iddiaların tarafımızca kati surette kabulü mümkün olmadığını, 25.05.2023 saat 15.00'de meydana gelen trafik kazasında dört aracın karıştığı zincirleme bir trafik kazası olduğunu, olayın Mürselpaşa bulvarından Karabağlar istikametine gidiş yönünde, trafik yoğunluğu nedeniyle araçların dur-kalk yaparak ilerlemekte olduğu sırada meydana geldiğini, davacı tarafın beyanlarında ve kaza tespit tutanağında dava konusu kazanın ... idaresindeki... plakalı araç sürücüsü en sol şeritte seyir halinde iken aracının ön kısımları ile aynı istikamette, hemen önünden seyreden sürücü ... idaresindeki...plakalı araca arkadan çarptığı, davacıya ait... plakalı araç sürücüsü ...'in önündeki... plakalı araca çarpmamak için durduğunda, arkasından gelmekte olan... plakalı araç sürücüsü ...nun, davacının aracına arkadan çarptığı ve çarpmanın etkisiyle davacının aracının, önündeki... plakalı araca da çarparak hem arka, hem de ön tarafından hasarlandığı şeklinde beyan edildiğini, bu beyanları kabul etmediklerini, davacı tarafın kaza nedeniyle araçlarını ön ve arka kısımlarında oldukça hasar gördüğünü oto servisinde tamiri yapılan araca 70.800,00-TL fatura çıkarıldığını, sigorta şirketi tarafından ödenen miktarı onarım bedelini karışlamadığını, tamir sırasında orijinal parça yerine eşdeğer parçalar kullanıldığından, hasar bedelinin ödenenden daha fazla olduğunu, gerçek zararın tespiti ile tahsilini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazanın meydana gelmesinde müvekkilline araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını davacının aracın onarımının bir ay sürdüğünü ve bu süre içerisinde aracını kullanamadığını iddia ettiklerini, bu iddialarını kabul etmediklerini, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine, davacının yerinde olmayan haksız istemlerinin esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yandan alınarak tarafımıza ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zaman aşımına uğradığından zaman aşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, huzurda görülen davaya konu kaza ile ilgili karışı yana 31/07/2023 tarihinde ,hasar tazminatı kazaya karışan dava dışı 15/12/2023 tarihinde...igorta A.Ş'ye 86.463,53-TL rücuen hasar tazminatı ödendiğini, zamanaşımına uğramış davanın reddine, poliçe teminatı kapsamında olmayan "ikame araç" talebinin reddine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ya dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevaplarını bildirmediği anlaşılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 25/05/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın sürücüsü, ...işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabı, sigorta şirketinin cevap dilekçesi ve davacı tarafından ibraz edilen gönderi takip belgesi birlikte değerlendirildiğinde, davacının başvuruda bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının açıldığı ve 30.000,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 25/05/2023 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 25/05/2023, dava tarihinin 27/12/2023 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür. Ayrıca mahkememize sunulan bedel arttırım dilekçesine karşı da zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de, eldeki dava açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığından davanın açıldığı tarih itibari ile bedel arttırım dilekçesi ile talep edilen bedeller yönünden de zamanaşımı süresi kesileceğinden iş bu def'iye de itibar edilmemiştir.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan...plakalı araç 03.05.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 25/05/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı ... 'in sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı...2 plakalı aracın işleteni ve diğer davalı ... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 20/03/2025 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Mevcut verilere göre;
A) Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti açık olan mevcut görüş alanını kontrolü altında tutması, mahaldeki taşıt yoğunluğunu dikkate alarak hızını uygun seviyeye düşürmesi, önünde seyir halinde olan araç ile arasında yeterli- güvenli takip mesafesini bırakması, önündeki aracın hız azalttığı durumda da zamanında tedbirini alarak aradaki mesafesini koruması gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve bahse konu araca arkadan çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen kazada, kusurludur.
B) Sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile önünde gerçekleşen kazaya karışmamak adına hız azalttığı sırada idaresindeki aracın arka kısımlarına; gerisinden gelen davalı sürücü yönetimindeki otomobilin ön kısımlarıyla çarpması şeklinde meydana gelen kazada, atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
-Dava dışı sürücüler;...'nın ve ...nın atfa kabil kusurları bulunmamaktadır.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A) Davalı sürücü...nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü ...'in kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 227/07/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"Kusur durumları dikkate alınmadan
Hasar Miktarı yönünden;
Dosya kapsamında onarım faturası olmadığından dolayı hasar bedeli KDV Hariç ve KDV Dahil olmak üzere 2 şekilde hesaplanmıştır.
Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Eşdeğer parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 30.698,06 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 29.301,94 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 60.000,00 TL, 10.800,00 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 70.800,00 TL olacağı, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin aracın onarımı için toplamda 30.000,00 TL hasar bedelini, 31.07.2023 tarihinde ödendiği, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Hariç 30.000,00 TL (6000000 TL - 30.00.00 TL -< 3000000 TL) olabileceği veya KDV Dahil 40.800,00 TL (7080000 TL - 3000000 TL- 4080000 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği,
Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Orijinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 57.003.56 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 29.301,94 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 86.305,50 TL, 15.534,99 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 101.840,49 TL olacağı, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin aracın onarımı için toplamda 30.000.00 TL hasar bedelini, 31.07.2023 tarihinde ödendiği, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Hariç 56.305,50 TL (6305.50 TL - 3000.00 TL - 5630550 TL) olabileceği veya KDV Dahil 71.840,49 TL (10184049 TL — 3000000 TL < 71.840449 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği,
Değer Kaybı yönünden;
... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 30.000,00 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği,
İkame Araç Bedeli, yönünden;
... plaka sayılı aracın onarım süresi boyunca 7.500,00 TL ikame araç talebi oluşabileceği görüş, kanaat ve tespitine varılabileceği,
Tarafımızca belirlenen makul onarım sürenin dışında kalan eksper bekleme, sigorta onay bekleme, yedek parça bekleme, onarım sırası bekleme gibi sürelerinin takdirinin ve değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'de olduğu görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,"şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 02/04/0025 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre ;
"Davalı...'nun itirazları ile tüm dosya teknik olarak yeniden irdelenip, incelediğinde;
Davalının hasar bedeli, değer kaybı bedeli, ikame ile ilgili itirazı irdelendiğinde; “Dosyaya fatura sunulmaması, iskonto uygulanması gerektiği, KDV ile ilgili itirazları değerlendirildiğinde; davacı tarafından fatura sunulup sunulmadığı, gerçek hasar bedelinde iskonto uygulanıp uygulanmayacağı KDV bedelinin hesaplamaya dahil edilip edilmeyeceği konularının hukuki konular olması, bu konuların değerlendirmesi ve takdirinin Sayın Mahkemede olduğu,
Değer kaybı bedeli ile ilgili tarafımızca dosya kapsamında bulunan hasar fotoğrafları, sigorta eksperinin raporundaki değişmesi gereken parçalar, gerçek hasar bedeli, dosya kapsamında ki SBM kayıtları tüm bu hususlar dikkate alınarak, serbest piyasa araştırması neticesinde oluşan görüş ve kanaatlerimizin sunulduğu,
Dosya kapsamında bulunan değer kaybı ekspertiz raporunda sadece değişen Ve onarılan parçalar üzerinden yüzdelik olarak hesaplama yapıldığı, “Yargıtay 17 HD.' sinin değer kaybına ilişkin “Aracın kaza öncesi hasarsız Tayici İle onarım sonrası rayiç değeri arasındaki farktır” şeklindeki emsal kararları baz alınarak tespite konu aracın Değer Kaybı Bedeli aşağıdaki gibi belirlenmiştir.” kararları gereği hesaplama yapılmadığı, tarafımızca KÖK vaporumuzun 7. 8. sayfalarında belirtildiği gibi dosya kapsamında ki tüm veriler ışığında serbest piyasa araştırması yapıldığı Ve görüş kanaatimizin sunulduğu, değerlendirmesi ve takdirinin Sayın Mahkemede olduğu,
İkame araç bedeli ile ilgili olarak KÖK raporumuz 8. Sayfasında belirtildiği gibi, araçta değişecek olan parçaların irdelendiği, yapılan piyasa araştırması neticesinde günlük ikame bedeli belirlendiği, davalının ikame araçla ilgili olarak itirazlarını destekler nitelikte herhangi bir bilgi, belge sunmadığı, sadece itirazda bulunduğu anlaşıldığı, ikame araç bedeli ile ilgili KÖK raporumuzda değişiklik gerektirecek bir husus olmadığı görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
İhbar olunan vekilinin itirazları ile tüm dosya teknik olarak yeniden irdelenip, incelediğinde;
İhbar olunan vekilinin hasar bedeli ve değer kaybı bedeli ile ilgili itirazı irdelendiğinde; ZMMS sigorta poliçesinin limitinin tükenmediği ile ilgili itirazı değerlendirildiğinde; poliçe limitleri ile ilgili tarafımızca herhangi bir değerlendirme yapılamayacağı, uzmanlık alanımızın dışında olduğu, bu konunun değerlendirmesinin konusunda uzman sigorta bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerekti; takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemede olduğu,
Anılı aracın dosya kapsamında bulunan SBM kayıtlarına göre vaki kaza öncesinde pert-total (ağır hasar) kaydı olmadığı anlaşıldığından, değer kaybı ile ilgili Kök raporumuzda değişiklik gerektirecek bir husus olmadığı,
Yukarıdaki açıklamalar neticesinde KÖK raporumuzda değişiklik gerektirecek bir husus olmadığı görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,"şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından,
-hasara ilişkin hesaplama kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından (orijinal parçalar üzerinden yapılan hesaplama) hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
İkame araç bedeli ise; Trafik kazalarında araç mahrumiyeti nedeniyle zarar belirlenirken aracın hasar durumuna göre onarımı için gereken makul sürenin belirlenmesi ve belirlenen bu süre üzerinden zarar hesabının yapılması gerekir. Bu hesaplama ise çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir husus olup mahkemece bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda davacının aracının onarımı için gereken makul süre 10 gün olarak belirlenmiştir. Davacıdan kaynaklanan sebeplerle aracın geç onarıma verilmesi, servis yoğunluğu nedeniyle onarımda geçen süre, aracın kiralayana geç teslim edilmesi vb. hususlar davalıya yüklenemeyeceğinden rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır (Yargıtay 4. HD. 2020/1587 E. , 2020/4597 K.).
Kusur raporuna davalı işleten vekili itiraz etmiş ise de; mahkememizce davalı işleten... vekilline tanık listesi ve kaza anına ilişkin ellerinde bulunan tüm delilleri (fotoğraf, video vs.) sunmak için 12/09/2024 tarihli celse kesin mehil verilmiş olup, kesin mehilin sonuçları hatırlatılmıştır. Ara kararlara karşılık davalı... vekili tanık listesi sunmamış, taraf vekilleri ise yeni bir delil ibraz etmemiştir. Bu nedenle kolluk görevlileri tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağı ile çelişmeyen kusur raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile;40.800,00 TL hasar ve 30.000,00 TL değer kaybı, 7.500,00 TL ikame araç tazminatının yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile;25/05/2023 tarihli taraflı trafik kazasında 35 T 5172 plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ...' nun kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' nun tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 101.840,49 TL hasar ve 30.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 30.000,00 TL hasar ödemesinin yapıldığı, diğer ödemenin kazaya karşılan 3. Araç malikine yapılması nedeniyle poliçe limiti yönünden dikkate alınmaması gerektiği, davacının maliki olduğu aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 7.500,00 TL olduğu kanaatine varılarak, zarar hesabını içerir bilirkişi raporunda belirtilen eş değer parçalar üzerinden sunulan bedel arttırım dilekçesi nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç taksi ise de talep ile bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-40.800,00 TL hasar ve 30.000,00TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 70.800,00 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 90.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 31/07/2023 tarihinden diğer davalılardan ise kaza tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal (talep ile bağlı kalınarak ) faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.500,00 TL ikame araç tazminatının davalılar... ve ...' dan kaza tarihi olan 25/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal (talep ile bağlı kalınarak ) faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Hasar bedeli ile değer kaybına yönelik alınması gereken 4.836,34 TL karar ve ilam harcının yatan 1.602,85 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 3.233,49 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
3-İkame araç bedeline yönelik alınması gereken 512,32 TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.602,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 1.652,00 TL posta ve diğer giderler ile 7.750,00 TL ATK fatura bedeli ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 11.274,70 TL yargılama giderinin 10.194,74 TL' sinin tüm davalılardan, bakiye kalan 1.079,96 TL' nin ise davalılar... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca hasar ve değer kaybı bedeline yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca ikame araç bedeline yönelik kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.500,00 TL vekâlet ücretinin davalılar davalılar... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00- TL arabuluculuk giderinin davacı sigorta şirketinden alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı...ekili ile ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip ...
eimza ¸
Hakim ...
E imza ¸