T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/1089 Esas
KARAR NO : 2025/680
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 15/12/2017
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirketi ile davalı arasında Keşan 150 yataklı devlet hastanesine ikmal yapı işi bünyesinde bulunan 9 adet asansörün Sağlık Bakanlığı Projelerine mahal listelerine ve şartnamelere uygun işlerin yapılaması ve belediyenin yönlendirdiği onaylı kuruluştan yeşil etiket alınarak idareye teslim edilmesi konusunda 14/08/2017 tarihli teklif metni üzerinde mutabık kalınarak 195.000,00-TL bedelle sözleşme yapıldığını yapılacak işlere karşılık olarak davalı şirkette toplam 170.000,00-TL tutarında 4 adet çekin keşide edilerek 14/08/2017 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketin taahhütlerini yerine getirmediğini ve yapması gereken işlerin %90 nispetinde olan kısmını yapmadığını, bu nedenle eksik ikşlerin tamamlanması konusunda Bornova... Noterliğinin... yevmiye nolu 09/10/2017 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak davalı şirket tarafından ihtara cevap verilmediği gibi eksik işlerin tamamlanmadığını, Türk Akreditasyon Kurumu onaylı ...Teknik Muayene Hizmetleri AŞ tarafından 03/11/2017-07/11/2017 tarihleri arasında sözleşmeye konu asansörün periyodik muayenesinin yapıldığını ve inceleme neticesinde düzenlenen raporlarda asansörlerin tamamının güvensiz durumda olduğunun tespit edilmediğini bu yüzden de davalı şirketin taahhütlerini %90 nispetindeki kısmını yerine getirmemesi neticesinde davalı şirkette ödeme amaçlı olarak keşide ve teslim edilen çeklerin karşılıksız kaldığını davalı şirketin yapılan ödemelerin karşılığı olarak yapması gereken işleri yapmaması nedeniyle dava müvekkili şirketin davaya konu çekler nedeniyle davalı şirkette borçlu olmadığını belirterek tedbir taleplerinin kabulü ile ... Bankası AŞ Manavkuyu Şubesi 20/12/2017 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli ... ve 20/01/2018 keşide tarihli 55.000,00- TL bedelli... nolu çeklerle ilgili ödeme yasağı konulmasını bahis konu toplam 110.000,00-TL bedelli çeklerin iptali ile söz konusu çeklere karşılık taahhüt edilen edimin davalı şirket tarafından ifa edilmemesi nedeniyle dava müvekkili borçlu olmadığının tespiti talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Esasa ilişkin olarak da taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda davalı müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini sözleşme konusu işin birden fazla müdahilin katılımı ile gerçekleşeceğinin ve bu sürece katılan diğer ilgililerin sorumluluklarını yerine getirmesi ile de sürecin tamamlanacağının sözleşme de belirtildiği asansör yapım işinin bir bölümü üzerine alan davalı müvekkili şirketin sorumluluklarının ve yapacağı işlerin taraflar arasındaki sözleşmede ayrıntıları ile açıklandığını asansör yapım işinde davalı müvekkili şirketin taahhüdü dışında kalan inşaat, elektik, çelik, kat kapı cephe , emniyet ve diğer ilgili işler nedeni ile oluşan eksikliklerden dolayı davalı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını ve bu gibi belirtilen işler bitirilmeden asansör işlerinin tamamlanmasınında mümkün olmayacağını, inşaat işlerinde var olan eksikliklerin giderilmesinden ve işlerin yapılabilmesi için uygun aşama getirilmesinden sonra tamamlanacağı hususunun davacı tarafa da bildirildiği davalı müvekkil şirkette herhangi bir bildirim yapılmamışsa da aldığı sorumluğu yerine getirerek davacı tarafın davasına dayanak yaptığı inceleme sonucu belirtilen eksiklerin tamamının giderildiğini, gerçekte davalı müvekkil şirketin bahis konusu sözleşme doğrultusunda davanın öncelikle usul yönünden ayrıca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esas yönünden de reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Mahkememizden verilen 27/05/2021 tarih ve ... sayılı kararı İzmir BAM 22 HD'nin 14/12/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak tekrar ele alınmıştır.
> 27/05/2021 tarih ve ... sayılı kararda şu gerekçelere yer verildiği görülmüştür:
"Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın davacının davalı ile arasındaki eser sözleşmesi uyarınca ödemiş olduğu çek bedellerini davalıdan isteyip isteyemeceği . Bu eser sözleşmesi uyarınca davalının sözleşmeye konu işi yerine getirip getirmediği, sözleşmeye konu işin davalı tarafça tamamlanıp tamamlanmadığı, mahkememizin yetkisi hususlarında uyuşamadıkları görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Deliller toplandıktan sonra uyuşmazlık konusu hakkında rapor alınmasına karar verilmiş İnşaat Mühendisi...le Mali Müşavir ...n hazırladığı 08/07/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
Davacı...Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı... Asansör Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisine ait muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu,Taraflar arasındaki 14.08.2017 tarihli Keşan Devlet Hastanesi Revizyon Teklifi ile 9 asansör için Sağlık Bakanlığı projelerine, mahal listelerine ve şartnamelerine uygun işlerin yapılmasını, belediyenin yönlendirdiği onaylı kuruluştan yeşil etiket alınarak idareye tüm sistemler çalışır halde teslim edilmesini kapsadığı ve işin toplam bedelinin KDV dahil 195.000,00 TL olduğu,Davacı şirket tarafından davalı şirkete işin toplam bedeli olan 195.000,00 TL'nin 20.11.2017 tarihli 2 adet 30.000,00 TL, 20.12.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL, 20.01.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL ve kalan 25.000,00 TL'nin de yeşil etiket alındıktan sonra 60 gün vadeli çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinde 20.11.2017 tarihli 2 adet 30.000,00 TL, 20.12.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL, 20.01.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL tutarında çek bedelinin davalı şirkete ödemesinin yapıldığı, davalı şirketin de bu ödemeler karşılığında 118.000,00 TL (KDV dahil) tutarında fatura düzenlediği, Sözleşmeye konu toplam 195.000,00 TL tutarındaki işten 134.584,00 TL tutarındaki kısmının davalı şirket tarafından tamamlanmış olabileceği, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirkete ödenmiş olan 170.000,00 TL tutardan, davalı şirketin sözleşmeye konu işten tamamlamış olduğu kabul edilebilecek 134.584,00 TL tutarındaki kısmının düşülmesi neticesinde, davacı şirketin davalı şirketten (170.000,00 TL - 134.584,00 TL) = 35.416,00 TL tutar talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş davalı vekilinin bilirkişi raporun karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur.
Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 07/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı firmanın asansörlerinin bakımlarını %38,7 oranında eksik yaptığını, davacı firma asansörleri faal hale getirip yeşil etiket alınması için ilave 83.861,09-TL harcama yaptığını, davacı firmanın davalı firmaya 170.000-TL çekle ödeme yaptığı asansörlere yeşil etiket alınması için 83.861,09-TL ödeme yaptığı dikkate alındığında davacı firmanın asansörler için 253.861,09-TL harcama yaptığı işin toplam bedeli 195.000,00-TL olduğundan davacının davalıya 58.861,09-TL fazla ödeme yaptığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporları arasında çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş mahkememizce aldırılan 04/06/2020 tarihli heyet raporunda; davacı şirkete 170.000,00 TL ödeme yaptığı bu miktardan davalının kabul edilebilir iş bedeli olan 130.808,00 TL tutarındaki kısmının düşüldüğünde fazla yapılan ödeme miktarı 170.000,00-130.808,00-TL = 39.192,00 TL fazla yapılan ödeme miktarını davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının 118.000,00-TL'lik fatura kestiği, başkaca fatura kesmediği, taraflar arasında kararlaştırılan işin bedelinin KDV dahil olarak belirlendiği anlaşıldığından davacının fatura kesmediği kısım yönünden KDV alacağının doğmayacağı muhakkak olduğundan bu kısım yönünden ek rapor düzenlemesi bilirkişi heyetinden istenilmiştir.
20/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosya kapsamında belgelerin incelemesinde yukarıda hesaplanan FAZI.A YAPII.AN İŞİN BEDELİ olan 12.808,00 I I. miktar kadar davalı (... ASANSÖR SAN. TİC. LİMİTED ŞTİ) tarafından FATURA KESİLMEDİĞİ, Davacı(...MÜH. SAN. VE TİC. ŞTİ.) tarafın kesilmeyen fatura olan 12.808,00-TL'nin 1.953,77-TL olan KDV miktarı kadar alacağı bulunduğu, Fazla yapılan işin bedeli olan(12.808,00-TL) bu tutarın HAK EDİŞTE DİKKATE dikkatte alınması gerektiği, DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN 41.145,77 TL (KDV.DAHİL) olan FAZLA YAPILAN ÖDEME MİKTARINI talep edebileceği hesaplanmıştır 12.808,00 TL. için de fatura kesilmiş olması halinde DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN kök raporda tespit edildiği şekilde 39.192,00. TL (KDV. DAHİL) olan FAZLA YAPILAN ÖDEME MİKTARINI talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dosya içerisinde yer alan tanık anlatımları ve taraf beyanları dikkate alındığında davalının eser sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu edimi tam olarak yerine getirmediği, eksik ifada bulunduğu anlaşılmakla bu husus taraflarında kabulündedir. Tartışma konusu olan husus eksik kalan işlerin bedeline ilişkin olup davacı tarafın daha sonradan eksik işleri tamamlaması için dava dışı üçüncü şahısla yapmış olduğu sözleşme kapsamında ödemiş olduğu bedele dair bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler de dikkate alınarak özellikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine dair tanzim edilen 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile 20/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporundaki hesaplamalar Mahkememizce de benimsenmiştir.
Dava menfi tespit davası olarak açılmış olmakla yargılama sırasında dava konusu edilen çekler ödenmiş olduğundan İİK md. 72 gereğince İstirdat Davası olarak devam olmuştur.
Dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler ve tanık anlatımları da dikkate alınarak davacının eksik ifada bulunmuş olması nedeniyle bilirkişilerce hesaplanan eksik işlere ilişkin bedel dikkate alınarak davacı tarafça fazla ödendiği anlaşılan bedelin istirdadına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."
> İzmir BAM ... HD'nin 14/12/2023 tarih ve ... Karar sayılı KALDIRMA KARARINDA ise;
"Taraflar arasındaki sözleşmenin bedeli, 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırılmıştır. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacağı kabul edilmektedir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 14.11.2019 tarih, 2019/1350 esas ve 2019/4613 karar sayılı ilamı)
Götürü bedelli sözleşmede, iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle asıl sözleşme kapsamında yapılan işin eksiklikler gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanmalı, ilave yani sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayici ile hesaplama yapılıp (serbest piyasa rayici içerisinde KDV bulunduğundan ayrıca KDV ilave edilmemelidir.) her iki kalemin toplamı yüklenicinin hakkettiği iş bedeli olarak bulunmalı, davacının ödediği bedel iş bedelinden mahsup edilmelidir.
Ancak; mahkemece keşif yapılmaksızın ve götürü bedelli sözleşme usulüne göre bilirkişi tarafından orantılama yapılmaksızın karar verilmiştir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet ile keşif icra edilerek aralarındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu göz önünde bulundurularak, davalı yüklenici tarafından yapılan işler belirlenerek, taraflar arasındaki sözleşmeye ve yukarıda belirtilen ilkelere uygun hesaplama yapılmak sureti ile rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi KARARININ KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekmiştir." gerekçelerine yer verilmiştir.
İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında dosya Mahkememizce yeniden ele alınmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Bu amaçla BAM kaldırma kararındaki yönlendirme doğrultusunda mahkememizce 03.12.2024 tarihli celse de keşif icrası kararı alınmış, masrafların mahkememiz veznesine yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından ara kararın gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür. Ancak kesin süre içerisinde belirtilen tutardaki avansının mahkememiz veznesine yatırılmaması halinde müeyyidesinin ne olacağı ihtarat içeriğinde belirtilmemiş olduğu anlaşılmakla 15.04.2025 tarihli celsede tekrar keşif icrası için ara karar oluşturulmuş ve verilen kesin süre içerisinde belirtilen tutardaki avansın mahkememiz veznesine yatırılması istenmiş aksi halde bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağı ihtar olunmuş, fakat ihtaratın gereği davacı vekilince yerine getirilmemiştir.
Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 Sayılı HMK’nin 114. madesinin “g” bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrasında, mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise, bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.
HMK’nin “Harç ve Avans Ödemesi” başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.
“Delil ikamesi için avans” başlıklı HMK’nin 324. maddesinin birinci fıkrasında; “taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde talep ettikleri delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere HMK’nin 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nin 114. maddesinin “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir.
Mahkememizin söz konusu ara kararında istenen avansın, keşif ve bilirkişi ücreti olduğu belirtildiği, istenen avansın delil ikamesi avansı niteliğinde olduğu, HMK’nin 324. maddesi gereğince, bu avansın süresinde yatırılmamasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağıdır.
Davacı vekilinin istenen avansın, keşif ve bilirkişi ücretine ilişkin olduğunun ara kararımız içeriğinde belirtilmiş olduğu, kesin süre içerisinde delil ikamesi avansı niteliğindeki masrafın mahkememiz veznesine yatırılmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin bilirkişi delilinden vazgeçtiği kabul edilerek HMK’nin 324. maddesi gereğince ve de ispat külfeti üzerine düşen davacı tarafın dosya kapsamında davasını sabit kılacak yeterli delil bulunmadığı değerlendirilerek aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 1.878,53-TL'den mahsubu ile davacıya iadesi gereken bakiye 1.263,13-TL'nin, karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
11/07/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/1089 Esas
KARAR NO : 2025/680
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ : 15/12/2017
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkil şirketi ile davalı arasında Keşan 150 yataklı devlet hastanesine ikmal yapı işi bünyesinde bulunan 9 adet asansörün Sağlık Bakanlığı Projelerine mahal listelerine ve şartnamelere uygun işlerin yapılaması ve belediyenin yönlendirdiği onaylı kuruluştan yeşil etiket alınarak idareye teslim edilmesi konusunda 14/08/2017 tarihli teklif metni üzerinde mutabık kalınarak 195.000,00-TL bedelle sözleşme yapıldığını yapılacak işlere karşılık olarak davalı şirkette toplam 170.000,00-TL tutarında 4 adet çekin keşide edilerek 14/08/2017 tarihinde teslim edildiğini, davalı şirketin taahhütlerini yerine getirmediğini ve yapması gereken işlerin %90 nispetinde olan kısmını yapmadığını, bu nedenle eksik ikşlerin tamamlanması konusunda Bornova... Noterliğinin... yevmiye nolu 09/10/2017 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak davalı şirket tarafından ihtara cevap verilmediği gibi eksik işlerin tamamlanmadığını, Türk Akreditasyon Kurumu onaylı ...Teknik Muayene Hizmetleri AŞ tarafından 03/11/2017-07/11/2017 tarihleri arasında sözleşmeye konu asansörün periyodik muayenesinin yapıldığını ve inceleme neticesinde düzenlenen raporlarda asansörlerin tamamının güvensiz durumda olduğunun tespit edilmediğini bu yüzden de davalı şirketin taahhütlerini %90 nispetindeki kısmını yerine getirmemesi neticesinde davalı şirkette ödeme amaçlı olarak keşide ve teslim edilen çeklerin karşılıksız kaldığını davalı şirketin yapılan ödemelerin karşılığı olarak yapması gereken işleri yapmaması nedeniyle dava müvekkili şirketin davaya konu çekler nedeniyle davalı şirkette borçlu olmadığını belirterek tedbir taleplerinin kabulü ile ... Bankası AŞ Manavkuyu Şubesi 20/12/2017 keşide tarihli 55.000,00 TL bedelli ... ve 20/01/2018 keşide tarihli 55.000,00- TL bedelli... nolu çeklerle ilgili ödeme yasağı konulmasını bahis konu toplam 110.000,00-TL bedelli çeklerin iptali ile söz konusu çeklere karşılık taahhüt edilen edimin davalı şirket tarafından ifa edilmemesi nedeniyle dava müvekkili borçlu olmadığının tespiti talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Esasa ilişkin olarak da taraflar arasında imzalanan sözleşme doğrultusunda davalı müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlükleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini sözleşme konusu işin birden fazla müdahilin katılımı ile gerçekleşeceğinin ve bu sürece katılan diğer ilgililerin sorumluluklarını yerine getirmesi ile de sürecin tamamlanacağının sözleşme de belirtildiği asansör yapım işinin bir bölümü üzerine alan davalı müvekkili şirketin sorumluluklarının ve yapacağı işlerin taraflar arasındaki sözleşmede ayrıntıları ile açıklandığını asansör yapım işinde davalı müvekkili şirketin taahhüdü dışında kalan inşaat, elektik, çelik, kat kapı cephe , emniyet ve diğer ilgili işler nedeni ile oluşan eksikliklerden dolayı davalı müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını ve bu gibi belirtilen işler bitirilmeden asansör işlerinin tamamlanmasınında mümkün olmayacağını, inşaat işlerinde var olan eksikliklerin giderilmesinden ve işlerin yapılabilmesi için uygun aşama getirilmesinden sonra tamamlanacağı hususunun davacı tarafa da bildirildiği davalı müvekkil şirkette herhangi bir bildirim yapılmamışsa da aldığı sorumluğu yerine getirerek davacı tarafın davasına dayanak yaptığı inceleme sonucu belirtilen eksiklerin tamamının giderildiğini, gerçekte davalı müvekkil şirketin bahis konusu sözleşme doğrultusunda davanın öncelikle usul yönünden ayrıca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esas yönünden de reddini talep etmiştir.
GEREKÇE : Mahkememizden verilen 27/05/2021 tarih ve ... sayılı kararı İzmir BAM 22 HD'nin 14/12/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamıyla KALDIRILMAKLA, dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak tekrar ele alınmıştır.
> 27/05/2021 tarih ve ... sayılı kararda şu gerekçelere yer verildiği görülmüştür:
"Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Davacı ile davalı tarafın davacının davalı ile arasındaki eser sözleşmesi uyarınca ödemiş olduğu çek bedellerini davalıdan isteyip isteyemeceği . Bu eser sözleşmesi uyarınca davalının sözleşmeye konu işi yerine getirip getirmediği, sözleşmeye konu işin davalı tarafça tamamlanıp tamamlanmadığı, mahkememizin yetkisi hususlarında uyuşamadıkları görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Deliller toplandıktan sonra uyuşmazlık konusu hakkında rapor alınmasına karar verilmiş İnşaat Mühendisi...le Mali Müşavir ...n hazırladığı 08/07/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda;
Davacı...Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı ... Mühendislik Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile davalı... Asansör Sanayi Ticaret Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisine ait muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu,Taraflar arasındaki 14.08.2017 tarihli Keşan Devlet Hastanesi Revizyon Teklifi ile 9 asansör için Sağlık Bakanlığı projelerine, mahal listelerine ve şartnamelerine uygun işlerin yapılmasını, belediyenin yönlendirdiği onaylı kuruluştan yeşil etiket alınarak idareye tüm sistemler çalışır halde teslim edilmesini kapsadığı ve işin toplam bedelinin KDV dahil 195.000,00 TL olduğu,Davacı şirket tarafından davalı şirkete işin toplam bedeli olan 195.000,00 TL'nin 20.11.2017 tarihli 2 adet 30.000,00 TL, 20.12.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL, 20.01.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL ve kalan 25.000,00 TL'nin de yeşil etiket alındıktan sonra 60 gün vadeli çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafın ticari defterlerinde 20.11.2017 tarihli 2 adet 30.000,00 TL, 20.12.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL, 20.01.2017 tarihli 1 adet 55.000,00 TL olmak üzere toplam 170.000,00 TL tutarında çek bedelinin davalı şirkete ödemesinin yapıldığı, davalı şirketin de bu ödemeler karşılığında 118.000,00 TL (KDV dahil) tutarında fatura düzenlediği, Sözleşmeye konu toplam 195.000,00 TL tutarındaki işten 134.584,00 TL tutarındaki kısmının davalı şirket tarafından tamamlanmış olabileceği, Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalı şirkete ödenmiş olan 170.000,00 TL tutardan, davalı şirketin sözleşmeye konu işten tamamlamış olduğu kabul edilebilecek 134.584,00 TL tutarındaki kısmının düşülmesi neticesinde, davacı şirketin davalı şirketten (170.000,00 TL - 134.584,00 TL) = 35.416,00 TL tutar talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş davalı vekilinin bilirkişi raporun karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur.
Makine Mühendisi ... tarafından düzenlenen 07/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı firmanın asansörlerinin bakımlarını %38,7 oranında eksik yaptığını, davacı firma asansörleri faal hale getirip yeşil etiket alınması için ilave 83.861,09-TL harcama yaptığını, davacı firmanın davalı firmaya 170.000-TL çekle ödeme yaptığı asansörlere yeşil etiket alınması için 83.861,09-TL ödeme yaptığı dikkate alındığında davacı firmanın asansörler için 253.861,09-TL harcama yaptığı işin toplam bedeli 195.000,00-TL olduğundan davacının davalıya 58.861,09-TL fazla ödeme yaptığı görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi raporları arasında çelişki olması nedeniyle çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş mahkememizce aldırılan 04/06/2020 tarihli heyet raporunda; davacı şirkete 170.000,00 TL ödeme yaptığı bu miktardan davalının kabul edilebilir iş bedeli olan 130.808,00 TL tutarındaki kısmının düşüldüğünde fazla yapılan ödeme miktarı 170.000,00-130.808,00-TL = 39.192,00 TL fazla yapılan ödeme miktarını davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının 118.000,00-TL'lik fatura kestiği, başkaca fatura kesmediği, taraflar arasında kararlaştırılan işin bedelinin KDV dahil olarak belirlendiği anlaşıldığından davacının fatura kesmediği kısım yönünden KDV alacağının doğmayacağı muhakkak olduğundan bu kısım yönünden ek rapor düzenlemesi bilirkişi heyetinden istenilmiştir.
20/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; dosya kapsamında belgelerin incelemesinde yukarıda hesaplanan FAZI.A YAPII.AN İŞİN BEDELİ olan 12.808,00 I I. miktar kadar davalı (... ASANSÖR SAN. TİC. LİMİTED ŞTİ) tarafından FATURA KESİLMEDİĞİ, Davacı(...MÜH. SAN. VE TİC. ŞTİ.) tarafın kesilmeyen fatura olan 12.808,00-TL'nin 1.953,77-TL olan KDV miktarı kadar alacağı bulunduğu, Fazla yapılan işin bedeli olan(12.808,00-TL) bu tutarın HAK EDİŞTE DİKKATE dikkatte alınması gerektiği, DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN 41.145,77 TL (KDV.DAHİL) olan FAZLA YAPILAN ÖDEME MİKTARINI talep edebileceği hesaplanmıştır 12.808,00 TL. için de fatura kesilmiş olması halinde DAVACI ŞİRKETİN, DAVALI ŞİRKETTEN kök raporda tespit edildiği şekilde 39.192,00. TL (KDV. DAHİL) olan FAZLA YAPILAN ÖDEME MİKTARINI talep edebileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Dosya içerisinde yer alan tanık anlatımları ve taraf beyanları dikkate alındığında davalının eser sözleşmesi ile üstlenmiş olduğu edimi tam olarak yerine getirmediği, eksik ifada bulunduğu anlaşılmakla bu husus taraflarında kabulündedir. Tartışma konusu olan husus eksik kalan işlerin bedeline ilişkin olup davacı tarafın daha sonradan eksik işleri tamamlaması için dava dışı üçüncü şahısla yapmış olduğu sözleşme kapsamında ödemiş olduğu bedele dair bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler de dikkate alınarak özellikle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesine dair tanzim edilen 04/06/2020 tarihli bilirkişi raporu ile 20/04/2021 tarihli ek bilirkişi raporundaki hesaplamalar Mahkememizce de benimsenmiştir.
Dava menfi tespit davası olarak açılmış olmakla yargılama sırasında dava konusu edilen çekler ödenmiş olduğundan İİK md. 72 gereğince İstirdat Davası olarak devam olmuştur.
Dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler ve tanık anlatımları da dikkate alınarak davacının eksik ifada bulunmuş olması nedeniyle bilirkişilerce hesaplanan eksik işlere ilişkin bedel dikkate alınarak davacı tarafça fazla ödendiği anlaşılan bedelin istirdadına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir."
> İzmir BAM ... HD'nin 14/12/2023 tarih ve ... Karar sayılı KALDIRMA KARARINDA ise;
"Taraflar arasındaki sözleşmenin bedeli, 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırılmıştır. Götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacağı kabul edilmektedir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 14.11.2019 tarih, 2019/1350 esas ve 2019/4613 karar sayılı ilamı)
Götürü bedelli sözleşmede, iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle asıl sözleşme kapsamında yapılan işin eksiklikler gözetilerek tüm işe göre fiziki oranı bulunmalı ve bu oran sözleşme bedeline uygulanmalı, ilave yani sözleşme dışı işlerle ilgili olarak da yapıldığı yıl mahalli serbest piyasa rayici ile hesaplama yapılıp (serbest piyasa rayici içerisinde KDV bulunduğundan ayrıca KDV ilave edilmemelidir.) her iki kalemin toplamı yüklenicinin hakkettiği iş bedeli olarak bulunmalı, davacının ödediği bedel iş bedelinden mahsup edilmelidir.
Ancak; mahkemece keşif yapılmaksızın ve götürü bedelli sözleşme usulüne göre bilirkişi tarafından orantılama yapılmaksızın karar verilmiştir. Götürü bedelli işlerde, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin saptanması ya da iş sahibinin ödemesinin fazla olup olmadığının belirlenmesi için gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar da dikkate alınarak tüm işe oranının tespiti, bulunacak bu oranın toplam iş bedeline uygulanarak hak edilen bedelin saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerekmektedir.
O halde mahkemece yapılması gereken iş, alanında uzman bilirkişilerden oluşan heyet ile keşif icra edilerek aralarındaki sözleşmenin götürü bedelli olduğu göz önünde bulundurularak, davalı yüklenici tarafından yapılan işler belirlenerek, taraflar arasındaki sözleşmeye ve yukarıda belirtilen ilkelere uygun hesaplama yapılmak sureti ile rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması nedeniyle, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne ve ilk derece mahkemesi KARARININ KALDIRILMASINA karar verilmesi gerekmiştir." gerekçelerine yer verilmiştir.
İstinaf Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında dosya Mahkememizce yeniden ele alınmış ve yargılamaya devam olunmuştur.
Bu amaçla BAM kaldırma kararındaki yönlendirme doğrultusunda mahkememizce 03.12.2024 tarihli celse de keşif icrası kararı alınmış, masrafların mahkememiz veznesine yatırılması için davacı vekiline kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından ara kararın gereğinin yerine getirilmediği görülmüştür. Ancak kesin süre içerisinde belirtilen tutardaki avansının mahkememiz veznesine yatırılmaması halinde müeyyidesinin ne olacağı ihtarat içeriğinde belirtilmemiş olduğu anlaşılmakla 15.04.2025 tarihli celsede tekrar keşif icrası için ara karar oluşturulmuş ve verilen kesin süre içerisinde belirtilen tutardaki avansın mahkememiz veznesine yatırılması istenmiş aksi halde bilirkişi delilinden vazgeçilmiş sayılacağı ihtar olunmuş, fakat ihtaratın gereği davacı vekilince yerine getirilmemiştir.
Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren, 6100 Sayılı HMK’nin 114. madesinin “g” bendinde, gider avansının yatırılmış olması dava şartları arasında sayılmış, Kanun’un 115. maddesinin 1. fıkrasında, mahkemenin bu koşulun mevcut olup olmadığını kendiliğinden araştıracağı, ikinci fıkrasında ise, bu şartın noksanlığı tespit edilirse davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.
HMK’nin “Harç ve Avans Ödemesi” başlıklı 120. maddesinin birinci fıkrası harç ve avansların Bakanlıkça saptanacağı, dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacağı, avansın yeterli olmadığının anlaşılması durumunda davacıya iki haftalık kesin süre verileceği düzenlenmiştir.
“Delil ikamesi için avans” başlıklı HMK’nin 324. maddesinin birinci fıkrasında; “taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin sürede yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler” hükmü düzenlendikten sonra, ikinci fıkrasında; tarafların bu yükümlülüğü yerine getirmemeleri halinde talep ettikleri delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacakları öngörülmüştür.
Görüldüğü üzere HMK’nin 324. maddesinde düzenlenen delil ikamesi avansı, HMK’nin 114. maddesinin “g” bendinde belirtilen gider avansından hüküm ve sonuçları itibariyle farklı olup, dava şartı niteliğinde değildir.
Mahkememizin söz konusu ara kararında istenen avansın, keşif ve bilirkişi ücreti olduğu belirtildiği, istenen avansın delil ikamesi avansı niteliğinde olduğu, HMK’nin 324. maddesi gereğince, bu avansın süresinde yatırılmamasının hukuki sonucu, delile dayanan tarafın o delilden vazgeçmiş sayılacağıdır.
Davacı vekilinin istenen avansın, keşif ve bilirkişi ücretine ilişkin olduğunun ara kararımız içeriğinde belirtilmiş olduğu, kesin süre içerisinde delil ikamesi avansı niteliğindeki masrafın mahkememiz veznesine yatırılmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin bilirkişi delilinden vazgeçtiği kabul edilerek HMK’nin 324. maddesi gereğince ve de ispat külfeti üzerine düşen davacı tarafın dosya kapsamında davasını sabit kılacak yeterli delil bulunmadığı değerlendirilerek aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 1.878,53-TL'den mahsubu ile davacıya iadesi gereken bakiye 1.263,13-TL'nin, karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.
11/07/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza