T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/121 Esas
KARAR NO : 2025/234
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; "Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı bulunan... plakalı araç 13.11.2022 tarihinde, müvekkili adına kayıtlı... plakalı araca asli tam kusurlu çarparak, müvekkil aracının hasarına sebebiyet verip kaza yerini terk ettiğini, yaşanan bu trafik kazası neticesinde müvekkil adına kayıtlı... plakalı araçta oluşan hasara ve hasar bedeline ilişkin olarak müvekkil tarafından 400 TL eksper rapor ücreti ödenerek tayin edilen sigorta eksperi...’ten alınan 16.01.2023 tarihli hasar tespit raporunda; müvekkiline ait aracın hasar tutarının KDV dahil 120.704,58 TL tespit edilmiştir. Kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın ZMMS (trafik) sigortacısı olan ... Sigorta şirketinin kaza tarihini 13.11.2022 tarihi itibarıyla teminat limiti 100.000 TL olduğunu, teminat limitini aşan kısmından davalı araç maliki sorumlu olduğunu, ayrıca hasar nedeniyle müvekkilin aracında değer kaybı oluştuğunu ve tamir süresince aracından mahrum kaldığını, davalı sigorta şirketi araç mahrumiyet zararından sorumluluğu bulunmayıp davalı araç maliki sorumlu olduğunu, davalı sigorta şirketine müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı bedelinin tazmini için 13.01.2023 tarihinde başvuruda bulunulmasına rağmen müvekkilinin zararını ödemediğinden dolayı dava şartı olan Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığından iş bu davanın açılma zorunluluğu hâsıl olduğunu belirterek müvekkilinin alacağının semeresiz kalmaması ve alacağının güvence altına alınması için dava konusu kazaya sebebiyet veren... plakalı aracın tescil kaydına ve davalı ... Otomotiv Ticaret ve San. Tic. A.Ş. adına taşınır ve taşınmaz olması durumunda taşınırların tescil kaydına taşınmazların ise tapu kayıtlarına ihtiyati haciz şerhi konulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla müvekkilinin aracında meydana gelen hasar için şimdilik 5.000 TL, araçta oluşan değer kaybı için 100 TL ve tamir süresince oluşan araç mahrumiyet zararı için ise 100 TL olmak üzere toplam 5.200 TL’ nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan araç mahrumiyet zararından (sadece davalı araç maliki sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin müvekkil şirkete 13.01.2023 tarihinde başvurmuş olup buna göre 15 gün iş gününün sonrasında dava açması gerekirken yasal süre dolmadan açılan dava hukuka aykırı olup davanın usulden reddi gerektiğini davacının belirsiz alacak talepli davası yasal düzenlemeye aykırı olduğunu yasal düzenleme ve yargıtay içtihatları gereğince davacının belirsiz alacak davası talebinin öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini kara yolları motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet sigortası ek 6. Maddesi gereğince müvekkil şirkete başvuru yapılması esnasında davacı tarafça ibrazı zorunlu olan belgeler dosyaya ibraz edilememiş olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen... plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 11.08.2022/10.08.2023 tarihleri arasında ... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 100.000 TL ile sınırlı olduğunu dosya kapsamında bulunan trafik kazası tespit tutanağı incelemesinde davaya sebep 13.11.2022 tarihli kazasının oluşumunda müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığı, söz konusu kazanın davacı tarafın maliki bulunduğu araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiği, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları ile kazaya etken olabilecek tüm unsurların Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince kusur bilirkişisi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, yasal düzenlemeler gereğince araçtaki hasar bedelinin tespiti gerektiğini, trafik sigortası genel şartlarda hasar tazminatının nasıl hesaplanacağı açıklanmış olduğunu, hesaplama yapılırken müvekkil şirketin iskonto hakkının da dikkate alınmasını talep ettiklerini, bilirkişi raporunda hasar tespiti KDV hariç ve KDV dahil olarak iki şekilde yapılmış, ancak onarım ile ilgili dosyaya onarım ve masraf faturasına ilişkin belge sunulmadığından hasar bedelinin KDV hariç olarak hesaplanması gerektiğini, davacıya ait araçta oluşan değer kaybı bedelinin genel şartlar esas alınarak belirlenmesi gerektiğini ve aracın davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespiti gerektiğini, eski hasar kaydı bilgileri ile eski hasar olması halinde eski hasarlı parçaların bildirilmesinin sigorta bilgi gözetim merkezine yazılacak müzekkere ile celbini talep ettiklerini, araç mahrumiyet zararı poliçe teminat kapsamında olmayıp reddi gerektiğini, eksper atama yönetmeliğine aykırı olarak düzenlenen belgeye dayanılarak talep edilen eksper ücretinin kabulü mümkün olmadığını, olay tarihinden itibaren avans faizi talebi yasal düzenlemeye aykırı olduğunu belirterek açıklanan nedenlerle karşı tarafından haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Öncelikle ruhsat kaydına göre araç maliki olan... vekilinin cevap dilekçesinde savunduğu uzun dönem kira sözleşmesi ve zarar verdiği iddia edilen aracın işleteninin kim olduğunun tespitinin yapılması gerekecektir.
Davacı vekili açtığı dava ile zarara sebebiyet verdiğini iddia ettiği... plakalı aracın malikinin ... olduğunu belirterek işleten ve sigorta şirketi aleyhine eldeki davayı ikame etmiştir.
... ... A.Ş.' nin sunduğu cevap dilekçesinde... plakalı aracın kaza tarihi olan 13/11/2022 tarihi ve öncesinde devamlılık arz eden ve kesintisiz olarak devam eden araç kiralama sözlemesi ile ...' a uzun dönem kiraya verildiği savunulmuş ve cevap dilekçesinin ekinde kira sözleşmesi sunulmuştur.
2198 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesine göre işleten “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi” olarak tanımlanmış; ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edildiği takdirde bu kişinin de işleten sayılacağı belirtilmiştir. Araç sahibi, aracı için adına yetkili idare tarafından tescil belgesi verilmiş ya da sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir. Gerçek işleten, kural olarak aracın sahibi olup, genel hayat tecrübelerine göre aynı zamanda onun zilyetliğine de sahiptir. Ancak her zilyet araç işleteni olmadığı gibi her araç sahibi de zilyet ya da işleten olmayabilir. Trafik kaydı ve araç tescil belgesi mülkiyet ilişkisinin belirlenmesinde sadece bir karine fonksiyonuna sahiptir. İşletme ilişkisiyle, mülkiyet ilişkisi ve vazülyetlik ilişkisi tamamen birbirinden farklıdır ( Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara 2018, s.704 vd). Bu karine işletenin kim olduğunu gösteren mutlak bir karine olmayıp, işletenin kim olduğunu belirleyen güçlü bir delil niteliğindedir. Bu nedenle KTK’da işleten ve araç sahibi ayrı ayrı tanımlanmıştır. Karayolları Trafik Kanunu’nun 3. maddesinde işletenin tanımı yapılırken şekli ölçüt değil maddi ölçüt esas alındığından işletenin belirlenmesinde; araç üzerinde kurulan fiili hâkimiyet, araçtan ekonomik yararlanma, aracı kendi hesabına işletme, aracın masraf ve rizikolarına katlanma ilişkisi esas alınır. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına veya trafikten çekilmesine, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluştururken; bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade etmektedir. Özellikle aracın yakıt, onarım, yağ, garaj ve diğer parça ve ihtiyaçlarını karşılamak için harcanan paralar, giderler arasında sayılabilir (Eren, s. 705). Yargıtayın sapma göstermeyen yerleşik uygulaması da bu yöndedir. İşleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hâkimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Uzun süre kavramı, belirli bir gün sayısı ile sınırlı olmayıp, her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilir. Ayrıca bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç oluşturmaması şarttır. O hâlde; kısa süreli olmamak kaydıyla, araç herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredildiğinde artık üzerindeki fiili hâkimiyetin ortadan kalkması, bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da bulunmadığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hâkimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimse işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulacak, araç maliki sorumlu tutulamayacaktır.
Husumet (taraf sıfatı), bir usul hukuku sorunu olmayıp, davaya konu edilen subjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında karar verilemeyeceğinden dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı bir dava şartı değildir. Taraf sıfatı, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu olan bir olgudur (Kuru, B.: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Ankara 2020, C.I, s. 331 vd). Eş söyleyiş ile taraf sıfatının araştırılması, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise, def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.
Tescil kayıtlarına ve kaza tespit tutanağına göre kazaya karışan... plaka sayılı araç dava dilekçesinde davalı olarak gösterile... ... A.Ş.'ye ait olup sunulan kira sözleşmesi, teslim tutanakları ve aracın teslim edilmesi gereken tarihten sonra yaşanan trafik kazasının tarihi birlikte değerlendirildiğinde söz konusu aracın ...' a tarafından uzun dönem kira sözleşmesi ile hakimiyetinde bulundurması (kira sözleşmesinin süresi nazara alınarak Yargıtay ... H.D.' nin...Karar sayılı ilamı emsal olarak alınmıştır (sonuç olarak kazaya karışan ... plakalı aracın 28.08.2012 tarihli sözleşme ile davalı tarafından 02.10.2012 tarihine kadar sürücüsü ... olmak üzere dava dışı... Turizm Org. Ltd. Şirketine kiralandığı, ticari defterlere sözleşmeye dayalı olarak bir adet fatura kaydedildiği, kaza tarihinin 22.09.2012 tarihi olduğu dikkate alındığında kaza tarihinde aracın... Turizm Org. Ltd. Şirketi kullanımında olduğu, buna göre dava konusu aracın dava dışı.... Org. Ltd. Şirketi tarafından işletildiği şeklinde verilen kararın onanmış olması) ), işleten sıfatının araç üzerinde tasarruf yetkisini elinde bulunduran ...' a ait olduğu, bu nedenle HMK' nun 124. Maddesi gereği taraf değişikliği talebinin kabul edilebilir olduğu görüldüğünden davacının talebi mahkememizce kabul edilerek, davalı olarak ...' ın Uyap sistemine eklenmesine karar verilmiştir.
Taraf teşkili yönünden usuli itirazlar mahkememizce değerlendirildiğinden davanın esasına geçilmiş olup, esas yönünden yapılan incelemede,
Davacı 13/11/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, ...... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçelere (e-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine eksik evraklarında tamamlanması için son olarak 13/01/2023 tarihinde başvuruda bulunduğu görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 10.08.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 13/11/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı ... 'ın sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden kendi kusurundan sorumlu olacaktır(TBK madde 49).
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar bedeli ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "A-- Kusur oranlarının tespiti:
Kusur durumunun oransal olarak tespiti bakımından yargıtay .. Hukuk Dairesi...K., ilamında (HMK 266 madde “HMUK 275 madde” hükmüne göre; kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre Hâkim oranı belirlemede ihlal edilen kuralları göz önüne almalıdır) kararını vermiştir.
6754 sayılı bilirkişi kanunun 6. Maddesine göre;
"Bilirkişilerin uyacağı rehber ilkeler ve bilirkişi raporlarında bulunması gereken standartlar:
27) kusurun tespiti normatif bir değerlendirme ile mümkündür ve sadece Hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran Hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, %lik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve Hâkimin yerine geçmeyi ifade eder." denilmiştir. Ancak Sayın Mahkemenin 11.04. 2023 tarihli 1 numaralı celsesinin 1. bendinde verilen talimatta, kusur oranlarının belirlenmesi istenilmiştir. Bu kapsamda;
1-) Davacı ...adına kayıtlı... plakalı 1999 model ... marka kapalı kasa kamyonet sürücüsü... kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın 46/ B, 46/C ve 56/A maddelerini ihlal ettiğinden (Trafik Kanunu Karşılığı) %75 oranında asli kusurlu olduğu,
2-) Davalı ... Sigorta A.ġ. nezdinde 11.08.2022/ 10.08.2023 tarihleri arasında... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle diğer davalı ... Otomotiv Ticaret ve San. Tic. A.Ş. adına sigortalı... plakalı 2022 model ... marka otomobilin olay yerinden firar eden sürücüsünün kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın 52/A maddesini ihlal ettiğinden (Trafik Kanunu Karşılığı) %25 oranında tali kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
3-) Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olarak, kanaatlerine varılmıştır.
B-)... PLAKALI ... MARKA KAMYONETİN,
1. Davacıya ait... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda ön ve arka kısımlarında meydana gelen hasarların işbu Dava Konusu Kaza ile ilintili/uyumlu Olduğu,
2. Davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen toplam hasar miktarının Yedek Parça + işçilik + KDV dâhil Toplam 115.074,04 ₺ (Yüzonbeşbinyetmişdört. TL. Dört. KRŞ) olduğu,
3. Hasar tarihinde piyasa rayiç değeri ortalama 210.000,00 TL olan bir aracın, 115.074,04 TL onarım miktarı ile tamir edilmesi, piyasa şartlarına göre ekonomik bir onarım olmadığı,
4. Dava konusu aracın Ortalama Sovtaj değerinin 95.000,00 TL olacağı,
5. Dava tarihinde, dava konusu aracın, gerçek zararının; rayiç değer 210.000,00 TL - Sovtaj değeri 95.000,00 TL= 115.000,00 TL (yüzonbeşbin. TL) gerçek zarar bedeline ulaşılmış ve onarım miktarı ile aynı miktara kanaat edilmiştir.
6. Heyetimizde bulunan Trafik Uzmanı Bilirkişi takdirinde, dava konusu aracın asli kusuru bulunmaktadır. Hasar tazminatı hesabında dikkat edilmesi gereken bu husus Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmış, oranlama yapılmamıştır. (Bilirkişi yetkisinin üzerinde bir takdir olması nedeni ile)
7. Aracın Pert-Total işlemine alınması ve toplam tazminat ödenmesi yönünde işlem yapılması nedeni ile ayrıca değer kaybı tazminatı oluşmadığı piyasa koşulları gereği kanaat edilmiştir.
8. Dava konusu... plakalı aracın hasarlı hali (Sovtaj) ile satışının yapılması ve eş değer yeni bir aracın satın alımı için geçecek makul sürenin 10 gün olacağına kanaat edilmiştir.
9. Kaza Tarihinde eş değer bir aracın 10 gün süre ile kiralanması için ortalama 8.250,00 TL ödeneceği hesaplanmıştır.
10. 400 TL eksper rapor ücreti ödenerek tayin edilen sigorta eksperi ...’ten alınan 16.01.2023 tarihli hasar tespit raporuna ödenen ve dava dosyasına sunulan faturanın bir örneği görülmüştür. Bu bedelin yargılama gideri olarak kabul edilmesi hususu hukuki bir takdir gerektiğinden ve bilirkişi görev ve sorumluluğumuzda olmadığından, Sayın Mahkemenin takdirine bırakılmıştır.
Hususundaki görüş, tespit ve kanaatimizi içeren heyet raporumuzu, hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz. " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan rapora karşı itirazlar bulunduğundan trafik bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, Trafik Bilirkişisinden alınan 12/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda açıklanan hususlar neticesinde;
1-Davacı ...adına kayıtlı... plakalı... marka kapalı kasa kamyonet sürücüsü ... kazanın oluşumunda, kök raporda belirtildiği gibi 2918 sayılı KTK.nın 46/ B, 46/C ve 56/A maddelerini ihlal ettiğinden %75 oranında asli kusurlu olduğu
2-) Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 11.08.2022/ 10.08.2023 tarihleri arasında ... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle diğer davalı... Otomotiv Ticaret ve San. Tic. A.Ş. adına sigortalı... plakalı 2022 model ...marka otomobilin olay yerinden firar eden sürücüsü...’ın kazanın oluşumunda kök raporda belirtildiği gibi 2918 sayılı KTK.nın 52/A maddesini ihlal ettiğinden %25 oranında tali kusurlu olduğu
3-) Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı
Hususlarındaki görüş, tespit ve kanaatimi içeren EK raporumu, hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı sayın mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce ön inceleme celsesinde kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacının maliki olduğu araç sürücünün %75 oranında,... plakalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu bulunduğu akabinde davacı vekili tarafından... plakalı araç sürücüsünün ifadesini içeren kolluk tutanağının dosyaya sunulduğu ve mahkememizce kolluğa bu hususta müzekkere yazıldığı yazı cevabında soruşturmanın İzmir CBS' nin ... numaralı dosyasında yürütüldüğü ve takipsizlik kararı verildiğinin bildirildiği, mahkememizce İzmir CBS' ye yazılan müzekkere de... soruşturma numaralı dosyasının dosyamız ile ilişiğinin bulunmadığı görülmüştür.
-Bu nedenle öncelikle, kolluğa yeniden müzekkere yazılarak müzekkereye ifade tutanağı ile celp edilen soruşturma dosyasının birleştirme kararı da gönderilerek ekte gönderilen ifade tutanağına yönelik mahkememize bildirilen soruşturma numarasının dosyamız ile ilgili olmadığı görülmekle, yeniden araştırma yapılarak ifade tutanağına yönelik soruşturmanın mahkememize bildirilmesi istenilmiş ve davamıza konu maddi vakıaya ilişkin soruşturma dosyası da celp edilerek İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den rapor aldırılmasına karar verilmiş olup alınan 17/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Sürücü...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
B) Sürücü...ın kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Öncelikle mahkememize sunulan kök ve ek raporda davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş akabinde celp edilen soruşturma dosyasına sunulan raporda ise davalı sürücünün tam kusurlu olduğuna yönelik raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle çelişkinin giderilmesi için mahkememize sunulan ATK raporu maddi vakıaya uygun ve açık olduğundan hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 115.000,00 TL hasar bedeli ve 8.250,00 TL ikame araç tazminatının (hasar bedeli yönünden davalı sigorta şirketi 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 13/11/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasınd... plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücü/işletenin kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın mahkememizce aldırılan ATK' nın raporuna göre tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta 115.074,04 TL hasarın bulunduğu, hasar gören parçalarının onarım bedeli ile araç rayiç değeri (210.000,00 TL) birlikte değerlendirildiğinde pert-total işleminin uygulanması gerektiği, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda da aracın pert-total işlemi yapıldığı takdirde sovtaj bedelinin belirtildiği ayrıca dava konusu aracın model ve markasının dikkate alınarak irdelendiği, pert total kabul edilerek aracın sovtaj bedeli de belirlenmek sureti ile hasarsız piyasa rayici ile sovtaj bedeli arasındaki farkın hasar miktarı olarak hesaplandığı, sonuç itibari ile davacının 115.000,00 TL karşılanmamış zararının bulunduğu anlaşılmakla hasar bedeli yönünden ve davacının yeni araç alımı için gereken makul süre üzerinden hesaplanan ikame araç tazminatı davasının kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalı ise kaza tarihi itibari ile temerrüte düşeceğinden bu tarihlerden itibaren zarar veren aracın işleteni ...' ın tacir olduğu iddia edilmediği gibi araçta ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM... H.D. ...Karar, Yargıtay... H.D. 09/09/2024 tarih, ...Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-115.000,00 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 26/01/2023 tarihinden diğer davalıdan ise kaza tarihi olan 13/11/2022 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-8.250,00 TL ikame araç tazminatının davalılardan ...'dan kaza tarihi olan 13/11/2022 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 7.855,65 TL karar ve ilam harcının yatan 2.199,90 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile 4.918,04 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 737,71 TL' nin ise yalnızca ...' dan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
-İkame araç bedeli yönünden alınması gereken 563,55 TL karar ve ilam harcının yalnızca ...' dan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.199,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 862,50 TL posta ve diğer giderler, 3.750,00 TL ATK fatura bedeli ile 3.350,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 10.342,30 TL yargılama giderinin 8.391,31 TL' sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 1.950,99 TL' nin ise yalnızca ...' dan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen hasar bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin üm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen ikame araç bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 8.250,00 TL vekâlet ücretinin yalnızca ...' dan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı sigorta şirketi tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderinin sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2025
Katip...
E imza
Hakim ...
eimza