T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/138 Esas
KARAR NO : 2025/837
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "... Müvekkil Şirket, Türkiye Sermaye Piyasalarında finansal aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösteren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuatın tüm gereklerini yerine getirerek lisans belgesini almış bir yatırım kuruluşudur. Sermaye Piyasayı Kurulu Başkanlığı’nca ...Yatırım Menkul Değerler A.Ş.’nin 16.04.2012 tarihinden itibaren İşlem Aracılığı Faaliyeti, Portföy Aracılığı Faaliyeti, Yatırım Danışmanlığı Faaliyeti ve Sınırlı Saklama Hizmetinde bulunmak üzere “GENİŞ YETKİLİ ARACI KURUM” olarak yetkilendirilmesi uygun görülmüştür. Davalı, 10.02.2022 tarihinden itibaren Müvekkil Şirket bünyesinde Müşteri Temsilcisi olarak görev yapmakta iken, 20.10.2022 tarihinde istifa ederek iş akdine aykırı bir şekilde Müvekkil Şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirkette çalışmaya başlamıştır. Davalıya sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına aykırı olarak aynı alanda faaliyet gösteren bir başka aracı kurumda çalışmaya başlamasından doğan cezai şartı ödemesi için, İzmir... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ancak başlatılan icra takibi davalı- borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı ile durmuştur. Yapılan bu itiraz haksız ve kötü niyetli olup itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı-borçlu hakkında % 20’ dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerekmektedir. Öncellikle belirtmek gerekir ki; taraflar arasında 10.02.2022 tarihli iş sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı, 20.10.2022 tarihinde istifasını sunmuş ve işyerinden ayrılmıştır. Davalı ile imzalanan iş akdinin 10.6. maddesi gereğince, “Çalışan, herhangi bir sebep ile İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Balıkesir, Adana, Antalya ve Samsun sınırları içinde Şirket’in faaliyet gösterdiği alanlarda faaliyet gösteren herhangi bir şirkette iş akdinin fesih tarihinden itibaren 8 (sekiz) ay süre çalışamaz.” Önemine binaen, Sayın Mahkeme’den davalıya ait SGK kayıtlarının celbini talep ediyoruz. Davalı, kötü niyetli olarak sözleşmesine aykırı hareket ettiğinden dolayı cezai şartı ödemekle yükümlüdür. Yine iş akdinin ”Cezai Şart “ başlıklı 13. Maddesi gereği yukarıda anılan maddenin ihlali halinde “…Çalışan aldığı son ücreti üzerinden 6 aylık brüt ücreti tutarında tazminatı İşveren’e cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan eder.” İşçi, çalıştığı işyerine dair teknik bilgilere birçok kez sahip olmakta, işi ve işvereni ile ilgili kritik bilgilere sahip olabilmektedir. Hal böyleyken işçinin işvereni olan ilişkisinde bu bilgileri gizleme yükümlülüğü olmalıdır. Yasa bir işçinin hizmet süresi içerisinde uyması gereken yükümlülüğünü düzenlemekte ve işçinin sadakat yükümlülüğüne aykırı herhangi bir davranışta bulunamayacağını düzenlemektedir. Nitekim hizmet ilişkisi içerisindeki sadakat yükümlülüğü, hizmet ilişkisinin bitimi ile birlikte rekabet yasağına dönüşecek ve işçinin yükümlülüğü rekabet yasağı şeklinde adlandırılacaktır. Rekabet yasağının koşulları; çalışanın fiil ehliyetine sahip olması, sözleşmede yazılı şekilde yapılması ve işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin varlığıdır. Kanun’da rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması emredici bir koşuldur. İşverenin müşteri bilgileri, ürettiği malın formülleri, üretim tekniği bilgileri, işverenin korunmaya değer menfaatini oluşturur. Bu doğrultuda rekabet yasağı sözleşmesiyle asıl amaçlanan, çalışanın iş ilişkisi içindeyken işverenin işleri, müşteri kitlesi veya ticari sırları konusunda edindiği bilgileri iş ilişkisi sona erdikten sonra korumaya çalışmaktır. Davalı borçlu yönünden haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin takip talebindeki koşullar üzerinden (fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere) devamına, davalı-borçlunun % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini Sayın Mahkemenizden arz ve talep ederiz. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesinde; Müvekkil 10/02/2022 ile 20/10/2022 tarihleri arasında davacı işyerinde FİNANS UZMANI olarak çalışmıştır. 10/02/2022 tarihli iş sözleşmesinde ise SATIŞ MÜŞTERİ TEMSİLCİSİ olarak da ifade edilmiştir. Müvekkil, davacı işyerinde işe başlaması için düzenleme tarihi 10/02/2022 olan iş sözleşmesini tahakküm altında imzalamıştır. Zira müvekkilin işe alınması için davacı tarafından bütün şartların Müvekkilin önüne hazır olarak gelen sözleşmenin koşulsuz şartsız kabulü halinde işe başlayacağı söylenmiş, Müvekkil de buna binaen gayriiradi mezkur sözleşmeyi imzalamak durumunda kalmıştır. Müvekkilin gayriiradi imzalamış olduğu mezkur sözleşmenin (16/02/2023 tarihli dava dilekçesi ek-1) 10.6 maddesine bakılacak olursa ''herhangi bir sebep ile İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Balıkesir, Adana, Antalya, Samsun sınırları içerisinde ŞİRKETİN FAALİYET GÖSTERDİĞİ ALANLARDA FAALİYET GÖSTEREN HERHANGİ BİR ŞİRKETTE 8 AY SÜRE İLE ÇALIŞAMAZ'' ibaresi yer almaktadır. Sayın Mahkemenin de takdir edeceği üzere bu maddede AŞIRI NİTELİKTE bir rekabet yasağı söz konusudur. Yargıtay... Hukuk Dairesi, E: ..., T: 3.7.2014 “Rekabet yasağının işverene ait işlerden hangisi ya da hangileri ile sınırlandırıldığı net biçimde belirlenmelidir. Özellikle şirketlerin ticaret siciline kayıt sırasında faaliyet alanlarının geniş tutulduğu ülkemizde, işçinin bütün alanlarda çalışmasının sınırlandırılması mümkün olmaz. İşçinin işverene ait işyerinde yapmakta olduğu işle doğrudan ilgili ve işverenin asıl faaliyet alanına giren işler bakımından böyle bir sınırlama getirilmelidir.” Zira Müvekkil Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü mezunudur. Bütün hayatını Finans sektörü içerisinde idame etmek zorundadır ancak izahtan vareste ülkemiz Türkiye Cumhuriyetinde yukarıda zikredilen büyükşehirlerimiz haricinde herhangi bir Finans sektöründe faaliyet gösteren şirket bulabilmek söz konusu değildir. Yani davacı işveren Müvekkile uzmanlık alanı konusunda çalışabilme imkanını söz konusu mezkur iş sözleşmesinin 10.06 maddesi ile kapatmış bulunmaktadır. Davacı işverenin işbu iş sözleşmesinde aşırı yararlanması yani GABİN söz konusudur. 6098 Sayılı Kanun Madde 28: ''Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.'' demektedir. Mezkur iş sözleşmesinde oransızlık olduğu izahtan varestedir. Müvekkil, davacı işverenin yanında 10/02/2022 tarihinde satış müşteri temsilcisi olarak çalışmış, çalıştığı süre boyunca insanların bilerek ya da sehven internet üzerinden reklamlara tıklayıp ya da davacı işverenin web sitesine girip demo hesap açarak isim-soyisim-mail ve telefon numarası bırakması üzerine gerçek hesap açmaya ikna etmeye çalışmıştır Ayrıca müvekkil davacı işverenin forex piyasası bölümünde çalışmıştır. Müvekkil forex piyasasında satış temcilisi olarak çalışırken Sermaye Piyasası Kurulu bu pozisyonda çalışan kişilerin telefon numarasını engellemekte ve CRM denilen browser üzerinden girilen sisteme bu yeni açılan demo hesaplar düşmekte ve sistemde demo hesap açanların telefon numaralarının başı ve sonu hariç sansürlenmektedir dolayısıyla telefon numaraları tam gözükmemektedir. Demo hesap açan üyeler Türkiye'nin herhangi bir şehrinden olabilmektedir dolayısıyla Müvekkil davacı işverenin müşteri bilgilerine külliyen vakıf değildir. Yine Müvekkil forex piyasası denilen bölümde davacı işveren yanında çalıştığı için yukarıda da belirttiğimiz Yargıtay kararı da dikkate alınarak eğer bir rekabet yasağı mevcut olacaksa forex piyasası ve türevleri açısından rekabet yasağı söz konusu olmalıdır.20/10/2022 tarihinde müvekkil davacı işverinin yanından istifa edip ayrılmıştır. 01/11/2022 tarihinde... MENKUL KIYMETLER A.Ş.'nin İzmir şubesinde BÜRO PERSONELİ olarak çalışmaktadır. Müvekkil şu anki işyerinde FİNANS UZMANI ya da SATIŞ MÜŞTERİ TEMSİLCİSİ DEĞİLDİR. Müvekkilin BÜRO PERSONELİ olarak çalıştığı SGK kayıtlarından (celbi talep olunur.) ve ŞAHİTLERLE çalıştığı pozisyon ispatlanacaktır. Müvekkil çalıştığı pozisyon gereği zaten rekabet yasağını ihlal edebilecek bir pozisyonda değildir. Üstelik ... gibi davacı işverenden çok daha büyük bir firmanın yine müşteri portföyüne ihtiyaç duyabilecek olması HAYATIN MAKUL AKIŞINA DA AYKIRIDIR.Ayrıca yukarıdaki cevaplarımızdan feragat anlamına gelmemekle mezkur iş sözleşmesinin 13. Maddesindeki cezai şartta ise ''çalışan... SON ÜCRETİ üzerinden 6 aylık brüt ücreti tutarında tazminatı İşveren'e cezai şart olarak ödemeyi peşinen kabul ve beyan eder.'' yazmaktadır. Davacının dava dilekçesi eklerindeki maaş bordrosundan da bizatihi görüleceği üzere Müvekkilin almış olduğu SON ÜCRET net 4.000,00 TL, brüt 4.705,88 TL'dir yani İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... E. dosyasında talep edilen 37.534,28 TL Müvekkilin almış olduğu son ücretten yüksektedir. Hülasa evvela müvekkilin gayriiradi olarak imzalamış olduğu mezkur iş sözleşmesinde GABİN ve AŞIRI NİTELİKTE rekabet yasağı mevcut olduğundan reddini, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise Müvekkilin mevcut işyerinde BÜRO PERSONELİ olarak çalışmakta olduğundan davacı işveren aleyhinde herhangi bir rekabet yasağını ihlal etmediğinden bahisle reddini yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise rekabet yasağı için talep edilen miktar müvekkilin son aldığı ücretten yüksek olmasından bahisle haksız ve suiniyetli davanın reddini saygılarımızla bilvekale talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
> Dava; rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart istemine ilişkindir.
> 6098 sayılı TBK’nın 444/2. maddesi hükmüne göre; rekabet yasağı kaydı ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse sonuç doğurur.
> Dava dilekçesinde; davacı şirketin finansal aracılık hizmetleri alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğu, davalı...un ise davacı şirkette 10.02.2022 tarihinde "Müşteri Temsilcisi" olarak çalışmaya başladığı, 20.10.2022 tarihinde ise istifa ederek işten ayrıldığı belirtilmektedir.
> Cevap Dilekçesinde ise; davalının davacının iş yerinde "Finans Uzmanı" olarak işe girmiş olup, sözleşmede "Satış Müşteri Temsilcisi" olarak ifade edildiği, davalının iş sözleşmesini davacının tahakkümü altında imzaladığı, sözleşmenin taraflar arasında müzakere edilmediği, 20/10/2022 tarihinde davalının davacının işyerinden istifa ederek ayrıldığı, 01/11/2022 tarihinde...Menkul Kıymetler AŞ'nin İzmir Şubesinde "Büro Personeli" olarak çalışmaya başladığı, rekabet yasağını ihlal edecek bir pozisyonda bulunmadığı, yanı sıra ...Menkul Kıymetler AŞ'nin davacı şirketten çok daha büyük bir firma olduğu ve bu nedenle davacının müşteri portföyüne ihtiyaç duyacak bir firma olmadığı beyan edilmiştir.
> 10/02/2022 tarihli İş Sözleşmesinin incelenmesinde davalının davacı şirket nezdinde "Satış Müşteri Temsilcisi" olarak istihdam edileceği, sözleşmenin rekabet yasağı başlığını taşıyan 10. Maddesinin 1, 2, 3, 4 bentlerinde sözleşmenin devamı süresince davalının uyması gereken rekabet kuralları kaleme alınmış olup, 6 bentte ise ''Herhangi bir sebep ile İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Balıkesir, Adana, Antalya, Samsun sınırları içerisinde ŞİRKETİN FAALİYET GÖSTERDİĞİ ALANLARDA FAALİYET GÖSTEREN HERHANGİ BİR ŞİRKETTE 8 AY SÜRE İLE ÇALIŞAMAZ'' ibaresi yer almaktadır.
> Sözleşmenin 13. Maddesinde ise sözleşmenin 10, 11 ve 12. Maddelerinde belirtilen yükümlülüklere aykırılık halinde 6 aylık brüt ücret tutarında Cezai Şart öngörüldüğü görülmektedir.
> Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre coğrafi bölge bazlı bir sınırlamanın aşırı nitelikte olmadığı, bu haliyle rekabet yasağı şartının geçerli olduğu kabul edilmiştir.
> Davacı ve davalı taraf vekillerinin bildirmiş olduğu tanıklar dinlenmiştir.
> Mahkememizce aldırılan 19/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ... ’in imzasını taşıyan rekabet yasağı düzenleyen iş sözleşmesinde yer alan ve işletmenin faaliyeti alanı ile çerçevelenen konu sınırlandırılmasının kanuna uygun olduğu ve hukuki bir ihlal ihtiva etmediği; Davalı işçinin... Yatırım'dan ayrılarak rakip Yatırım Şirketi olan... geçtiği Her iki şirketinde faaliyet konusu aynı olduğu; Yukarıda ifade edildiği üzere, doktrinde mutlak ve genel nitelikteki rekabet yasağı öngören sözleşmelerin geçersizlik yaptırımına tabi olacağı; Taahhütnamenin sekiz aylık süresinin BK m.445 de yer alan iki yıllık süreyi AŞMADIĞI Bunun yanı sıra taahhütnamede davacı işletmenin faaliyetine rekabet oluşturacak nitelikte yeni bir işe ... YATIRIM bünyesinde başladığı dikkate alınarak konu bakımından da, rekabet etmeme taahhüdünün hukuken geçerli;
Davalı... ’in SGK kaydının yapıldığı ve İzmir ilinde...Yatırımdan ayrılan işçinin 11 gün içinde rakip işletmede ...YATIRIM işe girdiği ve rekabet etmeme yükümlülüğünün davalı tarafından ihlal edildiği görüşünün Sayın Mahkeme tarafından benimsenmesi halinde; sözleşmede düzenlenen cezai şarta ilişkin inceleme yapılması gerektiği; Yukarıda yer verilen incelemeler neticesinde sözleşmenin 13. Maddesi ile düzenlenen cezai şartın hukuken geçerli olduğu ve iş bu kanaatin Sayın Mahkeme tarafından da benimsenmesi halinde davalı işçinin son bürüt ücreti 7.214,07x6= 43.284,42-TL cezai şartın 10.02.2022 tarihli iş sözleşmesi ile kararlaştırıldığı sonuç ve kanaatine ulaşılması mümkün olup; nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir. Saygılarımızla takdirlerinize arz olunur." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava dilekçesine göre davalının davacı şirkette "Müşteri Temsilcisi" olarak çalıştığı, sonrasında istifa ederek işten ayrıldığı iddialarına karşılık; cevap dilekçesinde "Finans Uzmanı" olarak işe girdiği, sözleşmede "Satış Müşteri Temsilcisi" olarak ifade edildiği, ancak ... Yatırım Menkul Kıymetler AŞ'nin İzmir Şubesinde "Büro Personeli" olarak çalışmaya başladığı savunmasının yer aldığı; Davalı Asilin ise ön inceleme duruşmasında...atırımda satış müşteri temsilcisi olduğunu, ... Yatırım'da ise uzman yardımcısı olarak çalışmakta olduğunu beyan ettiği; Talimat mahkemesi tarafından beyanları alınan Tanık ...in davalı... Yatırım'da satış temsilcisi olarak çalışmış olduğu, ... Yatırım'da ise yatırım uzmanı olarak çalışmakta olduğu yönünde bilgi ve görgüsünü aktardığı; Mahkememizce beyanları alınan Tanık ...'ın ise davalı...e beraber çalıştıklarını, davalının ...de satış temsilcisi pozisyonunda çalışmış olduğunu, bu dönemde ...Yatırımın web sayfası üzerinden demo hesabı açan şahısların telefon numaralarının ***** şeklinde ekranlarına yansımakta olduğu, bu nedenle telefon numaralarını görmediklerini, ***** üzerine tıkladıklarında aramaların başladığını, call center gibi arayıp, müşteriyi ikna etmeye çalıştıklarını, ikna ettiklerinde müşteriyi yatırım temsilcisine aktardıklarını, yaptıkları işin bundan ibaret olduğunu, bu nedenle herhangi bir ticari sır öğrenmediklerini beyan ettiği görülmüştür.
Görgü ve bilgisine başvurulan tanıklar ile dosya kapsamında yer alan belgeler bir arada değerlendirildiğinde davalının davacı şirket ile dava dışı...Yatırım'da aynı pozisyonda çalıştığının sabit olduğunu ortaya koyacak yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla ve de davacı tarafın yemin deliline dayanmadığı görülmekle aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 465,12-TL'den mahsubu ile bakiye 150,28-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ... ¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza