T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/144 Esas
KARAR NO : 2024/1118
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/02/2022
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 04/02/2021 tarihinde meydana gelen davalı ... e ait ve davalının idaresinde bulunan... plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunduğu sırada dava dışı ...r' a ait... plaka sayılı araca çarptığını, meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin sol omzundan, sol bacağından yaralanması nedeni ile tedavi gördüğünü ve sol omzuna vida ve platin takıldığını, sol kolunu yaklaşık üç ay süre ile kullanamadığını, müvekkilinin kaza sonucu davalı taraftan iyiniyetli olarak şikayetçi olmadığını, bu nedenle davalı hakkında savcılık soruşturması ya da ceza davası açılmadığını ancak tutulan kaza tespit tutanağında davalının asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin açıkça belli olduğunu, müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyanla öncelikle... plaka sayılı aracın trafik kayıtlarına tedbir konulmasına, 100,00TL maddi, 20.000,00TL manevi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; yaşanan trafik kazası nedeniyle başta müvekkili olmak üzere araçta bulunan müvekkilinin gelini, torunu ve gelinin annesinin de yaralandığını, davacı tarafa geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini, manevi tazminat açıklamalarında mübalalı bir anlatımın söz konusu olduğunu ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, davacı tarafın müvekkilinin gelini...'in kuzeni olup müvekkili davacının ailesi ile sürekli olarak gerek kendisi gereksede gelini vasıtasıyla iletişim halinde olduğunu ve geçmiş olsun dileklerini ilettiğini, gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin yeşil ışıkta geçtiğini, kazaya karışan diğer araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçme veyahut en azından kavşaklarda yavaşlamama kuralını ihlal ettiğini, davacı yönünden ise kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminata hükmedilecekse müterafik kusur değerlendirmesi yapılması gerektiğini, kaza anında araçta 5 yolcu olup istiap haddinin aşılması nedeniyle kişi yaralanmasının artmasına sebebiyet verildiğini, bu haliyle Yargıtay içtihatlarında %20 oranında müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması yönünde kararlar bulunduğunu, yine aynı şekilde davacının emniyet kemerini takmadığı için yaralanmasının arttığı ve bu durumunda müterafik kusur değerlendirmesinde göz önüne alınması gerektiğini, gerçekleşen trafik kazasında müvekkilinin aracında akrabası olmayan yolcu konumundaki davacı bakımından hatır taşımacılığı söz konusu olup tazminatta uygun bir indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin kaza günü gelini ve gelininin annesini eve bırakmak için yanlarına gittiğini ve orada bulunan davacı ve davacının annesinin de rica etmeleri üzerine aracına alarak hiçbir ücret ve karşılık almaksızın istedikleri yere bırakmayı kabul ettiğini, devamında ise talihsiz bir şekilde trafik kazasının gerçekleştiğini, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, delil olarak değerlendirilmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "..SONUÇ: 1. Bu bulgulara dayanılarak 19.02.2001 doğumlu ...'ın 04.02.2021 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan ve istem yazınızda da belirtilen “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ten (Resmi Gazete, Şubat 2019, 30692 Sayı) faydalanılarak hesaplandığında;
- BÖLÜM: ÜST EKSTREMİTE
2.ÜST EKSTREMİTEYE AİT SORUNLARDA ENGELLİLİK ORANLARI OMUZ, Şekil 2.11: Omuz abduksiyon ve adduksiyon kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik yüzdeleri
% KABD:2
- Şahısta tespit edilen sol omuz abdüksiyon hareketi kısıtlılığına bağlı üst ekstremite engellilik oranı “Tablo 2.3. Üst ekstremite engelliliğinin kişinin engellilik oranına dönüştürülmesi” tablosuna göre hesaplandığında kişinin engellilik oranı %1 (bir) olarak bulunmuştur.
2. Tıbbi iyileşme süresinin, şahsın implantların çıkarılması için 2. kez opere olduğu göz önünde bulundurulduğunda; 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa iş göremezlik/istirahat rapor sürelerinin göz önünde bulundurulmasının daha uygun olacağı mütalaasına varılmıştır.
3. Şahsın yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, şahsın davaya konu olaydan 8 gün sonra ilk operasyonunu olduğu, ilerleyen süreçte implantların çıkarılması amacıyla 2. kez opere olduğu göz önünde bulundurulduğunda; geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 1 (bir) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varıldı.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat davasıdır.
2-Dava her ne kadar maddi ve manevi tazminat taleplerine istinaden... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'e ve yalnızca maddi tazminat istemleri yönünden KZMMS sigortacısı... Sigorta Anonim Şirketi'ne karşı birlikte açılmış ise de, yargılama sırasında davacının maddi tazminat talebi yönünden davalı sigorta şirketinin ödemesi sonucu maddi tazminat talebinden feragat ettiği görülmekle maddi tazminata ilişkin dava usul ekonomisi hükümleri dikkate alınarak işbu dava dosyasından tefrik edilerek mahkememizin... Esas sayılı sırasına kaydedilmiş ve maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat davası yönünden ise işbu dava dosyasında araç sürücüsü ...'e karşı davaya devam olunmuştur.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle oluşan yaralanmalarından dolayı manevi zararının davalıdan tazmini talebi noktalarında toplanmaktadır.
Dosya kapsamının incelenmesinden davacının, davalı ...'in sevk ve idaresindek bulunan ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada dava dışı ... plaka sayılı araç ile çift taraflı yaralamalı trafik kazası gerçekleştiği, davacının bu kaza sırasında yaralandığı ve manevi tazminat isteminin kazadan kaynaklanan yaralanmaya bağlı olduğu görülmüştür.
4-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza yargılaması dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
5-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
6-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce yapılan inceleme ve değerlendirmede, dava konusu kazayla ilgili olarak Bergama ...Asliye Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı dava dosyasında yargılama yürütüldüğü ve ceza dosyasına sunulan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 22/06/2023 tarihli kusur raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsü...'in kırmızı ışık ihlali yapması nedeniyle asli kusurlu olduğu, karşı taraf dava dışı ...n ise kusursuz olduğu, davacı müşteki ...n kusursuz olduğu yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Gerek usul ekonomisi gerekse ceza yargılaması dosyasında hem davacı hem de davalının taraf olarak bulunuyor oldukları, ayrıca mahkememizde maddi tazminat istemlerinin feragatle sonuçlanıp yalnızca manevi tazminat takdiri değerlendirmesine esas olmak üzere kusur dağılımı belirleneceğinden oransal kusur dağılımı ihtiyacı bulunmadığı hususları birlikte gözetilerek ayrıca yeni bir kusur raporu alınmasına gerek görülmemiş, kesinleşmiş ceza yargılaması kararına da esas alındığı üzere kaza sırasında olay yeri görgü tanığı olarak yer alan dava dışı ...'in "..Ben 04.02.2021 saat 19.40 sıralarında İzmir istikametinden Bergama istikametine seyir halindeydim. Zeytindağ kavşağına geldiğimde yeşil ışık yanıyordu. Ben geçmeye çalıştığım esnada Zeytindağ Mahallesi istikametinden gelen... plakalı aracın yola çıktığını gördüm ve ani fren yaparak durdum. Arkadan gelen... plakalı araç duramadı ve...plakalı araca çarptı. Benim yoldan geçtiğim esnada bana yeşil ışık yanıyordu..." şeklindeki ifadesiyle sabit olduğu ve kaza sonrasında trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında da davalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaptığının belirtildiği dikkate alınarak dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu değerlendirilmiş ve %100 kusur oranıyla kazaya sebebiyet verdiği kabul edilmiştir.
8-Davacı tarafça davacının kaza nedeniyle maluliyetinin oluştuğu ileri sürülmüştür.
Mahkememizce davacı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk edilmiş, dosyaya sunulan 15/11/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının kaza nedeniyle %1 oranında sürekli maluliyetinin bulunduğu ve 4 ay geçici iş gücü kaybı süresi bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Maluliyet raporuna karşı davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş ise de, dosya kapsamına göre düzenlenen maluliyet raporuna esas alınan yaralanma bölgesi ve tedaviye göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik ve eki cetvellere uygun olarak rapor düzenlendiği ve somut bir hata veya eksiklik bildirmeyen itirazın yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve maluliyet raporu hükme esas alınmıştır.
9-Davacı tarafça dava dilekçesinde 20.000,00-TL manevi tazminat talep edilmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Mahkememizce kazanın oluş şekli, kazanın gerçekleşmesindeki kusur durumları, kaza tarihi, paranın alım gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının gerçekleşen kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin düşük düzeyde bulunması hususları birlikte dikkate alınarak, kaza ve sonucunda gerçekleşen yaralanmalar nedeniyle duyulan acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak uygun bir miktar manevi tazminat verilmesinin yerinde olacağı değerlendirilmiş ve takdiren 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına kaza tarihi 04/02/2021'den itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65-TL harçtan peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile geri kalan 943,95-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 15.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen manevi tazminat uyarınca davalılar yararına takdir edilen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvuru harcı ile 814,75-TL posta ve tebligat ücreti, toplamı 895,45-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 671,58-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır