T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/233 Esas
KARAR NO : 2024/983
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/03/2023
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "İcra takibine konu alacağımızın dayanağı, müvekkil şirkete ait ... plakalı araç ile... plakalı araç arasında 31.07.2021 tarihinde İzmir ili, Çeşme ilçesi sınırları içerisinde meydana gelen trafik kazası neticesinde, müvekkil şirkete ait ... plakalı araçta oluşan hasara ilişkin haksız fiil kaynaklı müvekkil şirket zararının tazmin edilmeyen bakiye kısmının,... plakalı aracın maliki/işleteni olan ...Unlu Mamüller Gıda İnş.Taah. Emlak Tur.San. ve Tic.Ltd.Şti ve aracın sürücüsü olan...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilidir. Dilekçemiz ekinde sunulan ve araç hasarlı hali ile yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ekspertiz raporundan da anlaşıldığı üzere tamirinin ekonomik olmadığına karar verilen araç, hasarlı hali ile satılmış ve karşı tarafın ZMMS. sigortacısından poliçe limiti dahilinde yapılan tahsilat sonrasında bakiye zararın tazmini ve alacağımızın borçlulardan tahsili amacı ile iş bu davaya konu takip başlatılmıştır. Takip talebimiz; 135.347,99.-TL. Asıl Alacak, 7.639,75.-TL. İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 142.987,74.-TL.'nin vekalet ücreti, icra gideri ve kaza tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %16,75 ve artan oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte borçludan tahsili talebini içermektedir. Davalı-borçlular benzer itiraz dilekçeleri ile "Müvekkil şirkete herhangi bir borçlarının olmadığını, kusurun kendilerinde olmadığını, video kayıtları ile durumun sabit olduğunu, müvekkile ait araçta hasar fazla olmamasına rağmen, sigorta şirketi tarafından yüksek belirlendiğini, kusura, hasara, asıl alacağa, işlemiş faiz miktarına, faiz oranına itiraz ettiğini" belirtir bir beyanda bulunarak takibe itiraz etmişler ve haksız ve kötü niyetli iş bu itirazı ile takibi durdurmuşlardır. Davalı- borçluların itirazlarının sorumluluktan kaçma ve süreci uzatmak amacıyla yapılmış olduğu aşikâr olup söz konusu itirazlar haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen takibi durdurmaya yöneliktir.Müvekkil şirket... Otomotiv Tic. ve San. A.Ş., araç kiralama sektöründe Türkiye çapında ve uluslararası alanda...markaları ile faaliyet gösteren köklü bir firma olup kazaya karışan müvekkil şirket adına kayıtlı ... plaka numaralı araç da, müvekkil şirketin araç kiralama filosuna dahil olan yani ticari işletmesinde yer alan bir araçtır. Kazanın diğer tarafı olan... araç da, davalılardan Limited Şirket adına kayıtlıdır. Uyuşmazlık bu hali ile Ticaret Mahkemesinde görülmesi gereken bir uyuşmazlık olup Çeşme, Büyükşehir sınırları içerisinde olmasaydı normal şartlarda açacağımız itirazın iptali davası Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Çeşme Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülecekken, uyuşmazlık Ticaret Mahkemesinde görülecek bir uyuşmazlık olduğu için ve Büyükşehir sınırlarında görülecek olan ticari davalar, İzmir Mahkemelerinde açılması gerektiğinden, davamız İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılmıştır. Bu hususu da ayrıca belirtmek isteriz. Kazanın meydana gelmesinde karşı taraf davalıların sorumluluğundaki... plakalı aracın asli ve tam kusurlu olduğu aşikardır. Sigorta şirketleri arasındaki mutabakat belgesinde de bu durum açıkça belirtilmiştir. Dilekçemiz ekinde sunulan ve araç üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ekspertiz raporundan da anlaşıldığı üzere tamiri ekonomik olmayan araç, 08.10.2021 tarihinde hasarlı hali ile 432.652,00.-TL. bedelle satılmıştır. Araç satış sözleşmesi dilekçemiz ekindedir. Bunun yanı sıra meydana gelen hasara ilişkin olarak 26.10.2021 tarihinde... plakalı karşı taraf aracın ZMMS. sigortacısı olan... Sigorta A.Ş.'den (... Numaralı Hasar Dosyası) sigorta poliçesi limiti (43.000,00.-TL.) dahilinde 43.000,00.-TL. tahsil edilmiştir. Hasar dosyası istendiğinde yapılan işlemler görülecektir. Kaza nedeni ile oluşan müvekkil şirket zararı, aracın hasarlı hali ile satışından elde edilen sovtaj bedeli ve sigorta şirketi tarafından poliçe limiti dahilinde ödenen bedel toplamından çok daha fazla olduğundan, bakiye zarar için davalı/borçluya yönelme zarureti hasıl olmuştur. Müvekkil şirketin hasarlanan araçtan kaynaklanan gerçek zararının bakiye kısmı tazmin edilemeyince, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile aracın kaza tarihindeki tahmini güncel bedelinden, karşı taraf aracın ZMMS. sigortacısından tahsil edilen toplam 43.000,00.-TL. ile müvekkil şirkete ait aracın hasarlı hali ile satımından elde edilen 432.652,00.-TL. toplamı olan 475.652,00.-TL. düşülmek sureti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 135.348,00.-TL. için takip başlatılmış ve işbu alacağın kaza tarihi olan 31.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı-borçlulardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Müvekkil şirket tarafından zarar talebi, öncelikle aracın pert olduğu kabul edilerek yapılmıştır. Sayın Mahkemenizce yapılacak yargılama sırasında önce aracın rayiç bedeli ve tamir bedeli belirlenecek, tamirinin ekonomik olup olmayacağı, pert olup olmadığının tespiti ile şayet pert olduğu anlaşılırsa, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edildikten sonra kalan gerçek zarar bedelinden sigorta şirketinden yapılan tahsilat da düşülerek bakiye zarar miktarının belirlenecek, şayet aracın onarımı mümkün ise onarım bedelinin ve onarım sonrasında oluşacak değer kaybının belirlenerek, kaza sonrası müvekkil şirket zararı belirlenecektir. İddialarımız ve delillerimiz çerçevesinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ve gerektiğinde müvekkil şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde, davalıdan-borçludan alacaklı olup olmadığımız ve alacağımızın miktarı ortaya çıkarılacaktır. Ortada meydana gelen bir trafik kazası vardır, bu trafik kazası neticesinde müvekkil şirket aracı hasarlanmıştır, bu hasar nedeni ile müvekkil şirket zarara uğramıştır, bu zararın meydana gelmesine davalı-borçlunun kusurlu hareketi neden olmuştur ve davalı söz konusu kusurlu eylemi neden ile meydana getirdiği müvekkil şirket zararını gidermekle yükümlüdür. Yargılama neticesinde de ortaya çıkarılacak olduğu üzere müvekkil şirketin, davalıdan-borçludan alacaklı olduğu aşikârdır. Haksız eylemlere dair faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olacağı ve avans faizi ödenmesi gerektiği, mevzuat ve Yerleşik Yargıtay kararları gereğince açık bir şekilde belirlenmiştir. Davalı-borçlu aleyhine başlattığımız takipte hukuka aykırı hiçbir yön bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanmaya çalışılan sebeplerle davalı-borçluların itirazları haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup itiraz sebebiyle durmuş olan takibin devamına karar verilmesi için işbu itirazın iptali davasının açılması zorunluluğu hasıl olmuştur.Dava öncesi zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk sürecine başvurulmuş ancak müspet bir sonuç elde edilememiştir. Yukarıda açıkladığımız ve Sayın Mahkemeniz tarafından re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; davalıların-borçluların Çeşme İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli tüm itirazlarının iptali ile asıl alacak ve fer’ileri yönünden hukuka uygun olan takibin devamına ve takibe konu alacağın davalı-borçlulardan takip talebimizde olduğu şekli ile tahsiline; kötü niyetli olarak takibe itiraz eden davalının-borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine; ve bu tazminatın karşı taraftan tahsiline; yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve karşı taraftan tahsiline karar verilmesini müvekkilim adına vekâleten talep ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; " Dava süresi içerisinde açılmamıştır, zamanaşımı definde bulunmaktayız. Kazanın oluşum tarihi 31/07/2021'dir, KTK'na 109.maddesinde " Motorlu araç kazalarından...n maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar " denildiğine göre maddi tazminat kalemli alacak taleplerinin 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekmektedir. Ancak davanın açılma tarihi 16/03/2023'tür. Kaza tarihinden 2 yıl geçtikten sonra dava açılmıştır. Zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiği kanaatindeyiz. Dava, itirazının iptali davası olup, itirazdan itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmamıştır. Müvekkiller tebliğten itibaren 1 haftalık süresi içerisinde icra takibine itirazda bulunmuştur. İİK 67. maddesinin 1. fıkrasına göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptali davası açabilir. Davacı taraf itirazın iptali davasını 1 yıllık süre içerisinde de açmadığından davanın reddini istemekteyiz. Davacı şirket, araç kiralama sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup, kazaya karışan ... plaka numaralı araç da kaza sırasında davacı şirket adına kayıtlı kiralama yapılan bir araçtır. Dava dilekçesinde davalı taraf aracın kiralama sektöründe kullanıldığını ikrar etmektedir. Davamızın konusunu da kiralanan aracın kaza sonrası alacak davası oluşturmaktadır. Bu nedenle davada görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Davanın, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden dava görevli mahkemede açılmadığından görev itirazında bulunmaktayız. Görevsiz mahkemede açılan davanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, görev yönünden davanın reddine karar verilmesini istemekteyiz. Kaza Çeşme ilçesinde meydana gelmiş, Çeşme İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiştir. Dava yetkisiz İzmir mahkemelerinde açılmış olup, yetkili yer mahkemesi Çeşme Mahkemeleridir. Yetki yönünden de ,Çeşme Mahkemeleri yetkili olduğundan davanın yetki yönünden reddini talep etmekteyiz. Arabuluculuk tutanağı dosyaya süresi içerisinde sunulmamıştır. Kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağı davacı tarafça sunulmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini istemekteyiz. Müvekkil malik-işleten ...Unlu Mamüller Gıda İnş.Taah. Emlak Tur.San. ve Tic.Ltd.Şti'ye ait ve diğer müvekkil... sevk ve idaresinde ki ... plakalı araç, 31.07.2021 tarihinde İzmir ili, Çeşme ilçesi sınırları içerisinde davacı şirkete ait ... plakalı kiracı araç sürücüsü ...'un hatalı manevra ve şerit değiştirmesi nedeniyle kaza meydana gelmiş, maddi hasar ortaya çıkmıştır. Maddi hasarlı kazanın meydana gelmesine kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın kiracı sürücüsüdür. Maddi hasarlı kazada kazanın oluşumunda müvekkil...'nin asli kusuru bulunduğu yönünde beyanda bulunulmaktadır . Kaza tutanağında yer alan krokide dahil olmak üzere tutanakta mevcut bilgilerin tamamı yanlıştır. Kaza tutanağı krokisinde ... plakalı aracın kendi şeridinde olduğu görülmektedir. Oysa davacı tarafın aracı kendi şeridinin yaklaşık 60-80 cm arasında dışına çıkmış, müvekkilin şeridine geçerek çarpışmaya neden olmuştur. Çarpışma noktası, davacı tarafın hatası ve ani manevra değiştirmesi nedeniyle müvekkilin aracının şeridindedir. Tutanakta bu yönde bir açıklama söz konusu değildir. Sayın mahkemenize ibraz edeceğimiz fotoğraf ve kamera kayıtları davacı tarafın kusuru nedeniyle kazanın meydana geldiğini kanıtlayacaktır. Kaza yerinde keşif ve bilirkişi incelmesi yapıldığı takdirde de kazanın oluşumunda kusurun davacı tarafta olduğu görülecektir. Müvekkil şirket tarafından kusur oranlarının yanlış tanzim edildiğinden dolayı sigorta şirketine itiraz başvurusunda bulunulmuştur. Müvekkil şirket itirazında diğer müvekkilin karşı tarafın kaza sonrası aracın yerini değiştirmesi , karşı tarafın beyanları ile işverenin aracının kaza yapması nedeniyle panik halde ve iradesi sakatlanmış bir şekilde tutanak tanzim edildiğini beyan etmiştir. Kaza tutanağında "karşı yönden gelen trafiğin yoluna girmek" kutucuk ve seçeneğinin işaretlenmemiş olduğu vurgulanmıştır. Sigorta Bilgi Merkezine de kamera kayıtları ve fotoğrafların iletilmesini istemiştir. Ancak müvekkil itirazından bir sonuç alamamıştır. Eğer itirazı incelenmiş olsaydı haklı görülecek, davacı şirket değil müvekkil şirket zararı için dava açmış olacaktı. Davacı taraf zararının sovtaj bedeline doğrultusunda mı yoksa onarım bedeli doğrultusunda mı olduğunu açıklamalıdır. Çünkü icra takibine konu edilen bedel sovtaj bedeli ile ilintili olup, davacı davasını icra takibinde yer alana alacağına ve belgelerine yönelik açmıştır. Davacı dava dilekçesinde C bendinde " Müvekkil şirket tarafından zarar talebi, öncelikle aracın pert olduğu kabul edilerek yapılmıştır. Sayın Mahkemenizce yapılacak yargılama sırasında önce aracın rayiç bedeli ve tamir bedeli belirlenecek, tamirinin ekonomik olup olmayacağı, pert olup olmadığının tespiti ile şayet pert olduğu anlaşılırsa, aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edildikten sonra kalan gerçek zarar bedelinden sigorta şirketinden yapılan tahsilat da düşülerek bakiye zarar miktarının belirlenecek, şayet aracın onarımı mümkün ise onarım bedelinin ve onarım sonrasında oluşacak değer kaybının belirlenerek, kaza sonrası müvekkil şirket zararı belirlenecektir." demektedir. Davanın terditli davaya dönüştürülmesine, davacının savunmasını genişletmesine muvafakatımız bulunmamaktadır.Çünkü davanın dayanağı Çeşme İcra Müdürlüğünün Çeşme İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali olup, davacı icra dosyasında ki istemi ile bağlıdır. İş bu yönüyle de davanın reddini talep etmekteyiz. Davacıya talebi, savunmayı genişletme yasağı da nazara alınarak açıklattırılmalıdır. Davada tarafımızın kusurlu olduğumuzu kabul etmemekle birlikte, istenen bedeller yüksektir. Davacı taraf , ekspertiz raporundan bahisle tamirinin ekonomik olmadığına karar verildiğini, perte ayrıldığını ve hasarlı hali ile satıldığını beyan etmiştir. Kamera kayıtları ve sunduğumuz fotoğraflar ile de aracın ağır bir hasarının mevcut olmadığı, perte ayrılmasının gerekmeyeceği, tamir edilebilecek bir şekilde olduğu görülecektir. Aracın tamir edilebileceği iddiamız sürmekle birlikte, müvekkillerden talep edilen bedel yüksektir. Dava dilekçesinde aracın tam ve sağlam değerinin ne olduğu belirtilmemiş, satımdan elde edilen bedel+müvekkilin sigorta şirketinden alınan bedel düşülmesi sonucu alınamayan bedel için dava açıldığı belirtilmiştir. Davacı taraf aracın tam ve sağlam bedelinin belirtmediği gibi bu bedele hangi objektif koşullar doğrultunda ulaşmıştır. Bu hususunda davacı tarafa açıklattırılması gereği vardır. İstenen bedel yüksek olduğu gibi, işlemiş faiz miktarı ve işletilen faiz oranları da tarafımızca kabul edilemez. Davacı taraf icra inkar tazminatı isteminde bulunmaktadır. Oysa kendisi bile dilekçesinin C maddesinde davasının istenen bedelin hangi sebepten kaynaklandığından emin olamamaktadır. Alacağın likit olmayacağı kendisinin çelişkili beyanlarından da ortada olduğundan, icra inkar tazminatı taleplerinin reddini istiyoruz. Müvekkillerden kusurlu olmamalarına rağmen fahiş bedeller istendiğinden davanın reddi gerekmektedir. Davacı taraf kazası neticesinde müvekkil şirket aracının hasarlandığını, zarara uğradığını, kusurlu hareketin müvekkillerden kaynaklandığını ve zararının giderilmesi gerektiğini beyan etmektedir. Müvekkilin kusurlu olmadığı, asli kusurun davacı taraftan kaynaklandığı açıktır. Sunduğumuz kamera kayıtları ve fotoğraflar iddiamızı doğrular niteliktedir. Sayın mahkeme tarafından yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile kusurun hangi taraftan kaynaklandığı ortaya çıkacaktır. İş bu nedenlerle davaya cevap vererek davanın reddini isteme gereği doğmuştur. Yukarıda açıklanan sebeplerle; Cevaplarımızın kabulü ile öncelikle zamanaşımı,görev,yetki ve arabuluculuk tutanağının sunulmamış olması nedeniyle usul yönünden, aksi halde müvekkillerin kazaya sebebiyet vermesinde kusurlarının olmaması nedeniyle davanın esas yönleriyle REDDİNE, davacının icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf yükletilmesini arz ve talep ederiz." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava, trafik kazası sonucu zarar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu Çeşme İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine 142.987,74 TL' nin talep edildiği, ödeme emrinin borçlu/davalılara tebliğ edildiği, borçluların süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Dava, 1 yıllık hakdüşürücü süre içerisinde açıldığından işin esasına geçilmiştir.
Davacı vekili ödeme emrine alacağa dayanak olarak; "fazlaya ilişkin diğer talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla ... plakalı araç ile... plakalı araçlar arasında 31.07.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ... plakalı araçtaki hasar nedeni ile oluşan zararın faturaya yansıtılan bakiye kısmının,... plakalı aracın maliki ve sürücüsünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili talebidir. " açıklamasına yer vermiş ve faturayı takip dayanağı olarak eklemiştir. Takip dayanağı fatura incelendiğinde ise "... plakalı aracın hasar bedeli" açıklamasının bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle takip talebinde yer almayan değer kaybına ilişkin mahkememizce ayrıca bir araştırma yapılmasına gerek görülmeyerek ihtilafın kusur durumu ile birlikte ... plakalı araçta oluşan gerçek hasar bedeline ilişkin olduğu kanaatine varılarak bu hususlarda tahkikat yürütülmüştür.
Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından...n maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden...r ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 14.03.2022 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 14.03.2022, arabulucuya başvuru tarihinin 13/05/2022, dava tarihinin 04/11/2022 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalıların görev itirazı değerlendirildiğinde;
Uyuşmazlığın temelinde haksız fiili bulunmakta ise de, davalı işleten ile davacının tüzel kişi tacir olduğu, taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunmadığı sabit olduğundan dava nispi ticari dava olup, asliye ticaret mahkemesinin görev alanı içinde olduğundan görev itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalıların yetki itirazı değerlendirildiğinde;
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ili Çeşme ilçesinde gerçekleştiği görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği yer mahkememizin adli yargı sınırları içerisinde yer aldığından davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalıların yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalıların sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı Alaçatı ... LTD. ŞTİ. ... plakalı aracın işleteni ve diğer davalı... aracın sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre takipte talep edilen maddi zarar kaleminden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 06/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda açıklanan hususlar neticesinde; Davalı ...Unlu Mamüller Gıda İnş.Taah. Emlak Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı... plakalı 2017 model ...marka kamyonet sürücüsü davalı...’ın kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarından 52/A, 52/B, 56/A ile sürücü asli kusurlarından 84/G hükümlerini ihlal ettiği,
- Davacı... Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı 2021 model ...marka otomobil sürücüsü ...’a kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK. Yönetmeliği 157 / A maddesi gereğince kusur izafe edilemeyeceği,
- Kazanın oluşuna katkı sağlayacak başkaca etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı;
Hasar miktarı hesaplamaları: Dava dosyasında bulunan belgeler, incelenmiştir. Kaza sonucu araçta bildirilen hasar ile değiştirilecek parçaların uyumuna, davacının maliki olduğu ... plakalı araçta zarar oluşacağına kanaat edilmiştir.
2. Yapılan Piyasa Rayiç Araştırmasında, kaza tarihinde eşdeğer araçların (kilometresi ve geçmiş hasar kayıtları da incelenerek) ortalama değerinin 850.000,00 TL (Sekizyüzellibin. TL) olduğuna kanaat edilmiştir.
3. Kaza tarihinde hasar bedelinin 146.508,65 TL (Yüzkıraltıbinbeşyüzsekiz. TL. Altmışbeş. Krş.) olduğu hesaplanmıştır. Rayiç değere göre ekonomik bir onarım olduğuna kanaat edilerek Pert-Total çalışması yapılmamıştır, Sovtaj hesaplanmamıştır.
4. Kaza nedeni ile araçta meydana gelen zarar, bedelinin 146.508,65 TL olduğu hesaplanmış ve kanaat edilmiştir. Dava dışı... Sigorta Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında poliçe limitinin (43.000,00 TL) Davacı tarafından tahsil edildiği anlaşılmıştır.
5. Bakiye zararın 146.508,65 TL – 43.000,00 TL= 103.508,65 TL olacağı hesap edilmiştir.
6. Faiz oran ve hesaplamalarının Bilirkişilik görev alanımızda olmaması nedeni ile yapılamadığı ve Sayın Mahkemenin Takdirine bırakıldığını arz ederiz.
Hususundaki görüş, tespit ve kanaatimizi içeren müşterek raporumuzu, hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı sayın hakemliğinize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan raporda davalılar vekilinin kusura ilişkin esaslı itirazları mevcut olduğundan ve Dosyada tarafların imzasını inkar etmediği kaza tespit tutanağı bulunduğu anlaşıldığından tanık dinletme talebinin reddi ile tarafların oransal kusur durumunun ve davacının aracında oluşan gerçek hasar bedelinin tespiti için yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;Davalı sürücü...'ın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'un %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu,Dava konusu araçta 177.348,00TL tutarında hasarın oluştuğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.'' şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan raporlarda kusura ilişkin açık çelişkinin bulunduğu görüldüğünden yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup İTÜ bilirkişi heyetinden alınan 29/09/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında,
1- Davalı ...Unlu Mamüller Gıda İnş.Taah. Emlak Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı... plakalı araç sürücüsü davalı...’ın kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,
2- Davacı... Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş. adına kayıtlı ... plakalı aracın sürücüsü ...’un kusursuz olduğu,
3-Araçtaki hasarın kaza tarihi itibariyle KDV dahil 146.508,65 TL (Yüzkırkaltıbinbeşyüzsekiz. TL. Altmışbeş. Kr.) olduğunun hesaplandığı, rayiç değere göre ekonomik bir onarım olduğuna kanaat edilerek pert-total kabul edilemeyeceği,
4-Dava dışı... Sigorta Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında poliçe limitinin (43.000,00 TL) Davacı tarafından tahsil edildiği anlaşılmakla, bakiye zararın 103.508,65 TL olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan ayrıca çelişkiyi giderdiğinden kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları).
Tüm bu nedenler ile; 31/07/2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın işeteni Alaçatı ... A.Ş. davalı sürücü...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı...' ın tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan tüm raporlara göre 146.508,65 TL hasarın bulunduğu, dava tarihinden önce dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucu davacının karşılanmayan 103.508,65 TL zararının olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalılar kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren, davalı sürücü tacir olmadığından ve bu yönde bir iddiada ileri sürülmediğinden yasal faiz, diğer davalı tüzel kişi tacir olduğundan mahkememizce avans faiz iletilerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin tazminat istemi, talep likit olmadığından bilirkişi marifetiyle belirlendiğinden, davalılar vekilinin tazminat istemi ise, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğuna ilişkin bir delil sunulmadığından reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalıların/borçluların Çeşme İcra Müdürlüğü' nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 103.508,65 TL asıl alacak ile 5.842,57 TL işlemiş faiz (Davalı ... 3.139,29 TL işlemiş faiz ve yasal faiz ile sorumlu olacak şekilde ) üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Tarafların tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
3-Alınması gereken 7.469,78 TL karar ve ilam harcının yatan 1.726,94 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 5.742,84 TL' nin davalılardan (Davalı ... 5.600,87 TL ile sorumlu olacak şekilde ) müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 1.726,94 TL ve 179,90 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 619,00 TL posta ve diğer giderler ile 12.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 12.619,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 9.650,50 TL'sinin davalılardan (Davalı ... 9.411,92 TL ile sorumlu olacak şekilde ) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Yargılama sırasında davalılardan ... tarafından yatırılan ve harcanan 3.750,00 TL ATK fatura bedelinin kabul red oranı nazara alınarak 874,37 TL' sinin davacıdan alınarak ismi belirtilen davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Yargılama sırasında davalılardan Alaçatı ... A.Ş. tarafından yatırılan ve harcanan 70,00 TL posta ve diğer giderlerin kabul red oranı nazara alınarak 16,46 TL' sinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
10-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 733,96 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 2.386,04 TL' nin ise davalı Alaçatı ... A.Ş.' den alınarak Hazine' ye irat kaydına,
11-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır