T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/250 Esas
KARAR NO : 2025/265
DAVA : Alacak (Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/03/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirke ile davalı şirket arasında 11/12/2019 tarihli Parekende Satış Sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme ile davalı şirket abonesi olduğunu tesisatın tüketim dönemi sonunda ödeme bildirimi (fatura) ile tebliğ edilen bedeli belirtilen ödeme merkezlerine süresi içerisinde ödemekle yükümlü olduğunu kabul ettiğini, davaya konu abonelik sözleşmesi, davalının ... Mah... Yeni Mahalle Ankara adresindeki ticarethanesindeki için tanzim edildiğini, ancak davalı şirketin muaccel olan borçlarını ödemediğini, sözleşme kapsamında ortaya çıkan borçların aksi belirtilmedikçe vadesinde muaccel hale geldiğini, müvekkili şirket edimi olan elektrik enerjisi temini sağlarken davalı karşılığı olan fatura bedeli ödeme tahhütünü yerine getirmediğini davalı şirket açıkça tarafların birbirlerine uygun irade beyanlarıyla imza altına alınan sözleşmeye aykırı davranmış olup müvekkili şirkete borçlu olduğunu, davanın 6102 sayılı TTK.md.5/A.md.gereğince alacağın ticari uyuşmazlık kapsamında bulunması nedeniyle arabuluculuğa başvurulmuş olup... numaralı dosyada taraflarca anlaşma sağlanmadığını, müvekkili şirketin fazlaya ilişkin ve başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile ihtiyati haciz talebimizin kabulü ile davalı tarafın 5.921,01-TL tutarındaki malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini,...umaralı fatura bedeli olan 5.718,72-TL'nin, 20.04.2020 olan son ödeme tarihinden itibaren ve...numaralı fatura bedeli olan 202,29-TL'nin 20.04.2020 olan son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu'nun 51. Maddesi uyarınca işleyecek gecikme zammı ve bu gecikme zammı nedeni ile KDV Kanunu md. 24-c uyarınca tahakkuk edecek %18 KDV‘si ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli ve yetkili mahkemede ikame edilmediğini, müvekkili şirketinin merkezinin Ankara'da bulunduğundan Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, yine HMK m. 10 uyarınca; "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
" yine, sözleşme Ankara'da ifa edildiğinden Ankara mahkemeleri yetkilidir. Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/5 uyarınca, "Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir." İzmir mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini, davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin Türkiye genelinde faaliyet yürüten, yol yapımı, hızlı tren hattı yapımı gibi altyapı işleriyle ve konut, AVM yapımı gibi üstyapı işleriyle iştigal eden, aynı zamanda otel işletmeciliği yapan oldukça büyük bir şirket olduğunu, davacının dava konusu ettiği 5.921,01-TL için mal kaçırma girişiminde bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sözleşmeden doğan tüm edimlerini eksiksiz olarak ifa ettiğini, müvekkili şirket, bahse konu abonelik kapsamında tüm ödemelerini eksiksiz yaptığını, davacının, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında borcunu ifa etmediği iddiasının kabulü mümkün olmadığını belirterek ihtiyati haciz taleplerinin ve haksız mesnetsiz davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında davalıya elektrik enerjisi sağlandığını ancak 2020 yılının 3 ve 4. Ayına ilişkin fatura bedellerinin ödenmediğini iddia etmekte, davalı vekili ise müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini ve ödemelerin yapıldığını savunmaktadır.
Mahkememizin görevine yapılan itiraz incelendiğinde, Taraflar arasında abonelik sözleşmesi bulunduğundan ve bu abonelik grubunun ticarethane vasfını taşıması ile birlikte davanın taraflarının tüzel kişi tacir olmaları birlikte değerlendirildiğinde nispi ticari dava niteliğine haiz eldeki ihtilafta mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılarak görev itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizin yetkisine yapılan itiraz incelendiğinde, taraflar arasında abonelik sözleşmesinin bulunduğu ihtilafsız olduğundan ve sözleşmenin 17.8. Maddesi gereği İzmir ve Manisa mahkemeleri yetki kılındığından HMK' nın 17. Maddesi uyarınca mahkememizin yetkisine yapılan itiraz kabul edilmemiştir.,
Zamanaşımı def'i incelendiğinde; Davaya konu faturaların tarihleri 2020 yılının 3ve 4. Ayına ilişkin olduğu alacağın abonelik sözleşmesinden kaynaklanması sebebiyle 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğu bu sebeple arabulucuğa başvuru tarihi son tutanak tarihi ve dava tarihi nazara alındığında zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili ödeme def'i ileri sürdüğünden ödemeye yönelik deliller celp edilerek, davacıya müzekkere yazılmış Müzekkere cevabı ve tüm dosya birlikte incelendiğinde, davacı tarafça davalı adına davaya konu 2 adet fatura ile birlikte dava konusu yapılmayan 4. aya ilişkin fatura düzenlediği, iş bu fatura bedellerinin toplamının 12.125,66 TL olduğu, davalı tarafından dosyaya sunulan ödeme dekontlarında yazan tutarların toplamının ise 12.501,01 TL olduğu, faturada yer alan son ödeme tarihlerinden sonra davalı yanca ödemelerin yapıldığı görüldüğünden
-TBK' nun 101. Maddesi gereği alacaklı tarafından davalıya makbuz verilmediğinden somut olaya uygulanması gereken aynı kanunun 102. Maddesi gereği (Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.) alacağa dayanak yapılan 2 adet faturaya vade tarihlerinden davalının ödeme yaptığı tarihe kadar sözlemede yer alan oranda faiz işletilmesinin, akabinde davalının 4. Aya ilişkin yaptığı ödeme fatura ve iş bu faturanın faizinden fazla ise dava konusu alacağın faiz miktarından mahsubu sonucu var ise davacının alacağının (faiz-asıl alacak ayrımı ile birlikte) hesaplanması için bilirkişi incelemesine karar verilmiş olup,
Bilirkişiden alınan 01/07/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Mahkeme dosyası ve içindeki belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle;
1)Taraflarca imzalanan sözleşmenin 7.3.maddesinde süresinde ödenmeyen fatura bedelleri için aylık %3,5 oranında gecikme zammı ve %18 KDV belirlendiği,
2)Dava konusu edilen harca esas tutulan iki adet faturanın asıl borç toplamının 5.921,01 TL olduğu, davalı yanca yapılan ödemelerin TBK 102. maddesine göre yapılan hesaplamasına göre KDV Dahil Gecikme Zammı toplamının 394,59 TL olarak hesaplandığı,
3)Dava tarihi itibari ile davacı yanca dava konusu edilen iki adet fatura bedeli ve gecikme zammı tutarı toplamı (5.921,01+394,59=) 6.315,60 TL olup, dava tarihine kadar davalı yanca yapılan ödemeler toplamı (5.921,01+6.579,75=) 12.500,76 TL olup, dava tarihi itibari ile davacının dava konusu ettiği faturalar bakımından davalıdan alacağının kalmadığı hesaplanmıştır." şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Akabinde mevcut bilirkişiden davacı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ve Bilirkişinden alınan 11/12/2024 tarihli ek raporun sonuç kısmına göre;
"Mahkeme dosyası ve içindeki belgelerin tetkiki sonucunda ve raporum içinde açıklanan nedenlerle;
1) Davacının 2020 yılı yasal defterlerinde davalı adına düzenlenen tüm faturaların kayıtlı olduğu, dava dışı fatura için 375,10 TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiği,
2) Taraflarca imzalanan sözleşmenin 7.3.maddesinde süresinde ödenmeyen fatura bedelleri için aylık 963,5 oranında gecikme zammı ve 9418 KDV belirlendiği,
3) Dava konusu edilen harca esas tutulan iki adet 5.718,724202,29TL lik faturaların asıl borç toplamının 5.921,01 TL olduğu,
4)Dava tarihi itibari ile davacı yanca dava konusu edilen; asıl alacak 5.718,72 TL4gecikme faizi#KDV 615,69 TL ve asıl alacak 202,29 TLtgecikme faizitKDV 293,07 TL toplamı 6.829,78 TL olup dava tarihine kadar söz konusu faturalar için davalının ödediği tutar 5.921,01 TL olup , dava konusu edilen faturalardan kaynaklı davacının davalıdan dava tarihi olan 23.03.2023 itibari ile olan alacak toplamı (6.829,78-5.921,01-) 908,77 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı yanca İzmir ...İcra Md.lüğüne icra takibi başlatılmış ve 908,77 TL kalan borç için davalı yanca dava tarihi ferileri ile birlikte 23.05.2023 tarihinde 8.795,28 TL ödeme yapıldığı görülmüştür." şeklinde ek rapor sunduğu görülmüştür.
Somut olayda; taraflar arasında 11/12/2019 tarihinde ticarethane grubuna ilişkin elektrik abonelik sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesinde;" tüketim miktarının ölçümü" , 7. Maddesinde ise; " ölçüm sonucu düzenlenen fatura bedellerinin nasıl ödeneceği, ödeme yapılmaması halinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun' un 51. Maddesinde göre belirlenen aylık orana bir puan ileve edilmesi açıkça belirtilmiş olup (%3,5) , HMK' nun 266. Maddesine göre alınan bilirkişi raporu ile TBK' nun 100 ve 101. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davamıza konu 2020 yılının 3. Ayına ilişkin faturadan 07/05/2020 tarihinde yapılan ödeme ile 170,43 TL, diğer fatura yönünden ise (davalının yaptığı ödemeler sonucu) dava tarihi itibari ile 495,36 TL davacının alacaklı olduğu sabit olmakla, davamızın konusunu oluşturmayan fatura için davalının yaptığı fazla ödeme sonucu 198,18 TL' nin davacının ilk alacağından mahsup edilmesi ile davacının toplamda 467,61 TL alacağının bulunduğu ve bu miktarın ödenmediği görüldüğünden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 467,61 TL işlemiş faiz ve işlemiş faizin KDV' sinin davalından alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 31,94 TL karar ve ilam harcının yatan 179,90 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile artan 147,96 TL'nin davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 31,94 TL ve 179,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 202,00 TL posta ve diğer giderler ile 4.200,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 4.402,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 347,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Yargılama sırasında davalı tarafından yatırılan ve harcanan 300,00 TL bilirkişi masrafının kabul red oranı nazara alınarak 276,31 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 467,61 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 5.423,4 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 2.873,60 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 246,40 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
9-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır