T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/100 Esas
KARAR NO : 2025/709
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/02/2023
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; "Davalı... Nakliyat İnşaat Taah. Oto San. ve Tic.Ltd. Şti.’ne ait ... plakalı araç, davaya konu kaza tarihi itibariyle ... nolu trafik poliçesi ile müvekkil sigorta şirketine sigortalanmıştır. 02.10.2011 tarihinde davalı sigortalımıza ait... plakalı çekicinin sürücüsü ... aşırı alkollü, asli ve tam kusurlu şekilde tek taraflı olarak ve kendisinin ölümüyle sonuçlanan ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiştir. (Kaza tespit tutanağı ve kazaya ilişkin diğer tüm belgeler delil listemiz ekinde hasar dosyamız içerisinde sunulmaktadır) Davalı sigortalımıza ait aracın sürücüsü aşırı alkollü ( 2,22 promil ), asli ve tam kusurlu olarak bizzat kendisinin sebebiyet verdiği bu kazada vefat etmiştir. Kazada vefat eden sürücünün desteğinden yoksun kalan mirasçıları tarafından müvekkil sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan başvuru neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu’nun vermiş olduğu 05.05.2017 tarih,... E. ve ... K. sayılı kararı gereğince Ankara... İcra Müdürlüğü’nün ilamlı icra takip dosyasına müvekkil sigorta şirketince davaya ve icra takibine konu edilen dosya borcu için toplam 225.360,36 TL. ödemesi yapılmıştır. İşbu ödemeler ödeme tarihinden takip tarihine kadar hesaplanan işlemiş faiziyle birlikte Sayın Mahkemenizde açmış olduğumuz itirazın iptali davasının talep konusunu oluşturmaktadır. Davalı sigortalımıza ait aracın sürücüsü aşırı alkollü ve kusurlu olarak kazaya sebebiyet vermiş olması nedeniyle sigorta poliçesi genel şartlarında bulunan hükümlere aykırı davranış ve akde muhalefet şartları oluşmuş, bu nedenle de müvekkil sigorta şirketi tarafından trafik sigorta poliçesine istinaden ödenen tazminat bedelinin akde muhalefet eden davalı sigortalımızdan rücuen tahsili gereği doğmuştur. Bilindiği üzere 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince belli promilin üzerinde alkollü olarak araç kullanmak yasak olup, bu durum trafik sigortası genel şartları 4. maddesinde akde muhalefet sebebiyle doğrudan sigortalıya rücu edilebilecek haller arasında sayılmıştır. Trafik sigortası genel şartları B.3. maddesinde sigortacının halefiyeti, B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş olup, buna göre: “…sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.) Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: a) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise, b)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, c) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar, ç) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise, d) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa, e) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse, f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez. Bu amaçla yani akde muhalefet eden dava sigortalımız aleyhine müvekkil sigorta şirketince, yukarıda bilgileri bulunan Mahkeme kararı uyarınca yapılan ek destekten yoksun kalma tazminatı ödemesinin rücuen tazmini amacıyla icra takibi başlatılmış, borçlu tarafın borca itirazı üzerine takip durmuştur. Karşı taraf davalı borçlu yanca borca yapılan itiraz haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olup, iptali gerekmektedir. Bunun haricinde davalı yanca likit ve muaccel hale gelmiş bir borca kötüniyetli olarak itiraz edildiğinden davalı borçlu aleyhine %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Dava açmadan hukuk uyuşmazlıklarında dava açmadan evvel zorunlu arabuluculuk başvurusu kapsamında arabuluculuğa da başvurulmuş olup, süreç anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Buna ilişkin hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son oturum tutanağını da ekte ibraz ediyoruz. Sonuç itibariyle, tüm bu açıklamalarımız ve toplanacak delillerimiz gösterecektir ki; davalı yanın itirazı yerinde değildir ve bu haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve ayrıca karşı taraf davalı borçlu aleyhine alacak miktarının %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda arz olunan ve Sayın Mahkemenizce resen nazara alınacak sebeplerle davalı tarafça icra takip dosyasına haksız ve kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalı yanın alacak miktarının %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı taraf davalı yana yüklenmesine karar verilmesini saygı ile vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; davacı trafik sigortacısı tarafından ZMMS poliçesi nedeniyle ödenmiş olan hasar ve değer kaybına ilişkin zararın, davalı sigortalıdan rücuen tahsiline ilişkin açılan icra takibinde vaki İtirazın İptali talebine ilişkindir.
> Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın 02/10/2011 tarihinde gerçekleşen trafik kazası nedeniyle vefat eden sürücü...vefatının nedeniyle desteğinden yoksun kalan mirasçılarının sigorta tahkim komisyonunun 05/05/2017 tarih ...karar sayılı ilamı gereğince Ankara.. İcra müdürlüğünün ilamlı takip dosyası nedeniyle davacı sigorta şirketi tarafından yapmış olduğu toplam 225.360,36-TL ödemenin iadesine ilişkin İzmir... İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının konu olan işlemiş faiz ile beraber 381.152,15-TL'lik takip karşısında davalı... Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. tarafından itirazın iptaline ilişkin olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> 2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı B.4. Maddesinde sigortacının sigortalıya RÜCU HAKKI düzenlenmiş olup, 3/c bendi uyarınca "Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararların" sigortalıya rücu edileceği öngörülmüştür. Eski genel şartlarda aynı rücu nedeni "olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa" şeklinde düzenlenmiş ve rücu için yalnızca alkolü içki almak yeterli olmayıp, kazanın sırf alkollü içki alınması nedeniyle güvenli sürüş yeteneğinin kaybedilmesinden kaynaklanması şartı da aranırken, yeni genel şartlarda bu rücu koşulunun gerçekleşmesi için "mevzuatta belirlenen sınırın üstünde alkollü içki alınarak araç kullanılması" yeterli görülmüştür.
> Davaya konu zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesinin teminat başlangıç tarihi 24.02.2011 tarihi olup, poliçenin de aynı tarihte düzenlendiği görülmüştür. Kaza ise 02.10.2011 tarihinde, yani poliçe vadesinde gerçekleşmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 04.06.2023 tarihli Adli Trafik ve Nöroloji Bilirkişi Raporunda özetle; "....i ..., 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun, 84.maddesinde yer alan Trafik kazalarına Asli Kusurlu Hallerden sayılan Madde 84/f: (Doğrultu Değiştirme Manevralarını Yanlış Yapma) ve yine aynı kanunda yer alan, Madde: 48/5 : ( Yasal sınır üzerinde Alkollü araç kullanmak )... Plakalı Çekici ...in 2918 sayılı Ktk.'nun (84/f) ve (48/5) maddelerini ihlali ile kazanın oluşumuna sebebiyet vererek Etken olduğu, Hukuki değerlendirme Sayın mahkemeniz takdirinde olmak kaydıyla, görüş ve kanaatimizi arz ederiz." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 08/07/2024 tarihli Aktüerya Bilirkişi Raporunda özetle; "..Dava konusu olguda; 02.10.2011 günü maliki davalı olan ...'in sürücü olduğu ...plakalı aracın tek taraflı kazasında Sürücü ...'in vefat ettiği, meydana gelen kaza ile ilgili aracın ZMMS Sigortacısı ...sigorta tarafından ilgili kaza nedeniyle destekten yoksun kalan Kızı ve eşine 168.821,00-TL asıl alacağa ilişkin ödeme yapmış, ferileri ile toplam 225.360,36-TL ödeme yapıldığı, bu ödemenin sorumlu davalıdan tahsili amacıyla İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E Dosyası ile icra takibi başlatılmış ancak gelen itiraz sonucu takip durdurulması sonrasında iş bu davanın açılmış olduğu, Sayın Mahkeme Hakimliği tarafından huzura alınan davada 02.10.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden...'ın destekten yoksun kalanlarına destek tazminatı ödendiği, hazırlanan 2017 tarihli bilirkişi raporuna istinaden 168.821,00-TL asıl alacak ödemesinin yapıldığı, toplam ödeme tutarının faizi ve ferileri ile 225.360,36-TL olduğu, Buna göre uygulama gereği 2017 yılı verilerine göre hesaplanan ödemenin gerçek zarar olup olmadığı 2017 yılı verileri nazara alınarak tekrar hesap edildiği, Yapılan hesaplamada Müteveffa ...'in hak sahibi ailesine destek olacağı kabul edilmiştir. Bu durumda 2017 yılı itibariyle gerçek zarar miktarının kusur indirimi uygulanmadan eşine 223.146,11-TL olduğu, kızına 30.344,49-TL olduğu tespit edilmiştir. Kazalı ...'ın eşine 145,323,00-TL kızına 23.498,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi olduğu destekten yoksun kalma tazminatına esas ödemenin gerçek zararın altında kalmış olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda tazminat tavanının 168.821,00-TL olduğu, davacının asıl alacak ile faiz, stopaj, masraf ve avukatlık ücreti toplamı üzerinden rücu hakkı bulunduğu, Sayın Hakimliğinizin yüksek takdirlerinde davanın davacının talepleri doğrultusunda Asıl alacak ve ferileri üzerinden devam etmesi gerektiği hesap edilmiştir. Tespit ve değerlendirme neticelerini Sayın Mahkeme'nin takdir ve kararlarına saygılarımla arz ederim." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Somut olayda; gerçekleşen tek taraflı trafik kazasında, sigortalı ...lakalı araç sürücüsü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, 2,22 promil alkollü olduğunun ve kazanın sırf alkolün etkisiyle meydana geldiğinin tespit edilmesi karşısında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.c maddesindeki davacı sigortacının davalı sigortalıya rücu koşullarının gerçekleştiği,
Davacı sigorta şirketinin hasar gören... plaka sayılı aracın sigortacısı ...Sigorta AŞ'nin 31.05.2017 tarihinde...'e 186.881,36-TL ve de 18.03.2021 tarihinde ...'e 38.499,00-TL ödeme yaptığı,
Yapılan tüm ödemeler toplamının 225.380,36-TL olduğu,
Sigortalı araç sürücüsü ...'in güvenli sürüş yeteneğinin herkes için kaybolduğu düzey olarak kabul edilen 1.0 promil alkol düzeyinin üzerinde 2.22 promil alkollü olduğu anlaşıldığından kaza esnasında güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğinin bilirkişi raporu ile de tespit olunduğu,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2. maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü ile Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartları B.3.'te yer alan Sigortacının Halefiyeti başlıklı "Sigortacı, ödediği tazminat miktarınca hukuken hak sahibi yerine geçer." şeklindeki hüküm gereğince davacının rücu talebinin yerinde olduğu değerlendirilmekle aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE,
Davalının, İzmir... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına vaki İTİRAZININ İPTALİ ile TAKİBİN TAKİP TALEBİNDEKİ KOŞULLARLA DEVAMINA,
2-Dava konusu alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,.
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 26.036,50-TL harçtan peşin alınan 4.603,37-TL'nin mahsubu ile bakiye 21.433,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 4.808,87-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 60.984,34-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 5.350-TL bilirkişi ücretinin ve 409,75-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 5.759,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza