T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/269 Esas
KARAR NO : 2024/571
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/03/2023
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/08/2021 tarihinde sürücü...sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halindeyken yaya olarak karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya çarparak kaçtığını ve müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet verdiğini,kaza sonucunda müvekkilinin Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesinde tedavi gördüğünü alınan adli rapor ile meydana gelen kazada davacının vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığının belirtildiğini, oluşan sakatlık nedeniyle müvekkilinin uzunca bir süre çalışmadığını, müvekkilinin araç sürücüsünden şikayetçi olduğunu, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının... soruşturma numarası ile alınan bilirkişi raporunda araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, ceza yargılamasının İzmir... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E. Sayılı dosyası ile devam ettiğini, kusur durumunun yargılama safahatında alınacak rapor ile netlik kazanacağını... plaka sayılı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kaza tarihini kapsar ZMMS poliçesinin olduğunu, 26.07.2022 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, davalı şirket tarafından... nolu dosyanın açıldığını fakat davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabulucuğa başvurulmuş, görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını ve anlaşma sağlanamadığını,belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra arz ve izah edilen nedenlerle ve Sayın Mahkemece nazara alınacak hususlarla davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilimiz için 10-TL geçici iş görmezlik maddi tazminatın başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile müvekkilimize ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzeride bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,...plakalı araç,... poliçe numarasıyla 27109/2020-27109/2021tarihleri arasında müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğunu, davacı taraf, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine, sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığı, kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından kusur oranlarının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasının, kaza ile davacının maluliyeti arasındaki iliyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesine sevk edilerek erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerektiğini maluliyet tazminatı belirlenirken bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınması, davacının kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulması, geçici iş göremezlik poliçe teminatı kapsamı dışında olup SGK'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamında olduğunu, ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı şirket sorumlu olmadığını, gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespit edilmesinin, davaya konu işgöremezlik tazminatının hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olmasını,2918 sayılı karayolları trafik kanunu uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve *b1,8 teknik faiz oranı esas alınmasına, güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten başlayacak şekilde yasal faize hükmedilmesine davanın esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine faiz ve vekalet ücretine karar verilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; trafik kazası sebebiyle, geçici ve kalıcı iş görmezlik tedavi bakıcı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 01/08/2021 tarihli trafik kazasında yaya olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 26/07/2022 tarihli dilekçeye göre (E-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay 10. H.D.'nin 2016/10172 E. - 2019/10217 K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez.
Kazaya karışan... plakalı araç 27.09.2020-2021 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 01/08/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce ATK' dan ve bilirkişilerden kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Bilirkişiden alınan 30/10/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır.
Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür.ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır.
Bu hali ile;... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ...2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 74. Maddesini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu. Davacı yaya... kazanın oluşumuna etken kural ihlali olmadığı" şekliden rapor sunulduğu görülmüştür. Mahkememize sunulan rapor maddi vakıaya uygun olduğundan, kaza tespit tutanağı ve aynı kazaya ilişkin yürütülen kovuşturma dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile çelişmediğinden hükme esas alınmıştır.
Ege Üniveristesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Sağlık Kurulu'ndan alınan 26/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Ayakta 2.metatars kırığı nedeniyle adli-tıbbi uygulamada genel kabul gören listelere göre; tıbbi iyileşme süresinin 3 (üç) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa iş görmezlik/ istirahat rapor sürelerinin göz önünde bulundurulmasının daha uygun alacağı mütalaasına varılmıştır.
Tespit edilen geçici iş görmezlik/sürekli iş göremezlik ile gerçekleşen kaza arasında illiyet bağının bulunduğu mütalaasına varılmıştır.şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Sunulan rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile geçici iş görmezlik tazminatı için talep ettiği 10.-TL tazminatın 10.772,50-TL artırarak 10.732,50-TL 'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile, 01/08/2021 tarihli trafik kazasında dava dışı sürücünün tam kusurlu bulunduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin 3 ay olduğu sabit olmakla, maluliyeti bulunmayan davacı için kalıcı işgöremezlik tazminatı talep edilemeyeceği gibi iyileşme süresi içerisinde kaza tarihindeki net asgari ücret üzerinden mahkememizce resen hesaplama yapılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 8.477,70 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı sorumlu) 08/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 579,11 TL karar ve ilam harcının yatan 217,90 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 361,21 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 217,90 TL ve 179,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 311,25 TL posta ve diğer giderler ile 2.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.311,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 1.825,67 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 8.477,70 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 2.254,80 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024
Katip ...
E imza¸
Hakim ...
eimza