T.C.
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/3 Esas
KARAR NO : 2025/884
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2023
KARAR TARİHİ : 09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili kooperatifin ortağı konumunda olduğunu, davalının icra dosyasında mündemiç yatması gereken 30.913,75 TL aidat borcu bulunmakta olduğunu, söz konusu aidat alacaklarının ödenmesinin öncelikle sözlü ve yazılı olarak davalı tarafa bildirilmiş olduğunu, buna rağmen ödemenin gerçekleşmemiş ve bunun akabinde Torbalı İcra Müdürülüğünün...Esas dosyası ile 21.01.2022 tarihinde davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının bu ödeme emrine borcu olmadığından bahisle itiraz etmiş olduğunu, ve icra takibinin durduğunu, kooperatifin 12.09.2020 tarihli genel kurul toplantısında üye aidatlarını ödemeyenler hakkında icra takibi yapılmasına karar verilmiş olduğunu, dava konusu ile ilgili İzmir Adliyesi Arabulucuk merkezine başvurulmuş olduğunu ve... numaralı arabuluculuk tutanağı ile davalı taraf görüşmeye gelmediğinden tarafların uzlaşamamış olduğunu ve iş bu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcunun takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, fazlaya dair haklarınını saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı asilin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Apartman aidatı adı altında elde etmek istedikleri haksız kazanca itiraz etme hakkını kullanmak istediğini, bu evi 2016 yılında almış olmasına rağmen 2012 yılına ait aidat borçlarını talep ettiklerini almış olduğu tarihten bu yana da apartmanda hiçbir şekilde aidatların toplanmasında harcanan apartmana yapılan bir hizmet bulunmadığını, apartmanın genel temizliğinin sırasıyla eşi ve komşularınca yapıldığını, apartmana ait asansör, kapı otomatiği, zil tesisatı, merdiven korkulukları, su tesisatı, elektrik tesisatı gibi sorunlardan hiçbirinin tamiri için masraf yapmadıkları halde milleti dava açarız diye korkutup hak etmedikleri aidat ücretlerini ev sahiplerinden almaya çalışmakta olduklarını, avukata gittiğinde ise bunların neyin borcu olduğunu sorduğunda ise kooperatifin borçları olduğunu söylediğini, kooperatifin seçtiği birini yönetici yapıp asansörü yaptıramam deyip para toplayıp ortadan kaybolduğunu, diğer ev sahiplerinin de şahit olduğunu, evin dış cephesine giden masraflar ve de yöneticinin olduğu zamanlarda aidatını ödediğine dair makbuzlarının mevcut olduğunu, davanın reddini talep ettiğini beyan ve talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; davalının davacı kooperatife takip talebinde belirtilen tutar kadar aidat ve ortak gider borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 09/11/2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davacı Kooperatifin;
a) 14.08.1996 tarih 4102 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 171. ve 172. sayfalarında Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünün 07.08.1996 gün ve 19012 sayılı oluru ile Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline kuruluşunun tescil edildiği,
b) Dosyaya sunulu Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğü 03.04.2024 tarih ... sayılı yazısı ekindeki davacı kooperatifin 27.06.2012 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 6. maddesinde davacı kooperatifin tasfiye kararı alındığı, 20.05.2014 tarih 8572 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 675. sayfalarında “kooperatifin 27.06.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında tasfiyesine kararı alındığı,” kararının Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline 09.05.2014 tarihinde tescil edildiği,
c) 20.05.2014 tarih 8532 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi' nin 288. sayfalarında,
27.05.2014 tarih 8577 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi' nin 288. sayfalarında,
03.06.2014 tarih 8582 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi' nin 288. sayfalarında,
“kooperatifimizin alacaklılarının ellerindeki belgelerle birlikte, bu ilanının üçüncü defa yayınlanmasından itibaren en geç bir yıl içerisinde ... Mh.... Sk. No:... Torbalı adresinde bulunan tasfiye memurluğuna müracaatları” 1., 2., ve 3. ilanlarının yapıldığı görülmektedir.
Dosyaya sunulu Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğü 03.04.2024 tarih ...sayılı yazısı ekindeki davacı kooperatifin 27.06.2012 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 6. maddesinde davacı kooperatifin tasfiyesine karar verildiği halde 20.05.2014 tarih 8572 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 675. Sayfalarında “kooperatifin 27.06.2012 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında tasfiyesine kararı alındığı,” kararının Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline 09.05.2014 tarihinde yaklaşık 12 yıl sonra tescil edilmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 30. Maddesine aykırı olduğu,
Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğünün dava konusu kooperatife gönderdiği 31.03.2014 tarih ve 1429 sayılı yazısında kooperatifin tasfiyesinin tescil edilmesi uyarısı üzerine kooperatifin tasfiye haline geçmesi Ticaret Siciline tescil ettirildiği görülmektedir.
Dava konusu icra takibine esas borç talebinin kooperatif aidatı yanı sıra yaklaşık 12 sene ortak kullanım giderleri açıklamasıyla apartman ortak kullanım giderlerinden bahsedildiği dikkate alındığında; Dava konusu kooperatifin tasfiye halinde iken (Ticaret Siciline 12 sene gecikmesi ile tescil edilmesi) apartman yöneticiliği yapması 1163 sayılı Kooperatifler Yasasının 81. ve 87. maddelerine göre dava konusu kooperatifin ortaklarına tapularını vererek ferdileşmeyi tamamladıktan sonra yasa gereği tasfiye haline geçtikten sonra apartman yöneticiliği yapması ve kooperatif genel kurullarında apartman giderleri ile ilgili görüşme ve karar almasının 1163 sayılı Kooperatifler Yasası ile 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine aykırı olduğu görülmektedir.
Dava konusu kooperatifin 27.06.2012 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 6. maddesinde tasfiye kararı alındığı, Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğünün yazılı uyarısı ile yaklaşık 12 yıl sonra Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline 09.05.2014 tarihinde tescil edildiği, halen tasfiye halinde durumunun devam ettiği;
Davaya konu alacağın kat mülkiyeti kanunundan mı kooperatifler kanunundan mı kaynaklandığı hususunda ise davaya konu icra takibine esas alacağın kooperatif aidatları ve ortak kullanım gider payı olarak belirtildiği, ancak bu ayırımın yapılmadığı;
Alacağın varlığı ve miktarı hususlarında rapor aldırılmasına, Sayın Mahkemenin tarafıma vereceği yetki ile dava konusu kooperatifin noter onay YEVMİYE DEFTERİ ve muhasebe kayıtlarının yerinde incelenerek ve gerekli görülen belge suretlerini aslı gibi onaylı olarak alınıp, dosyaya sunulu genel kurul kararları ile belirlenen aidat miktarlarını karşılaştırılmalı incelenmesi gerektiği, şeklinde kanaat belirtmiştir.
Mahkememizce aldırılan 17/06/2025 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı ...'a ait tapu kaydının incelenmesinde; Davalı ...'ın tarihsiz 20.09.2024 havale tarihli dilekçesi ekindeki Davalının dava konusu İzmir ili, Torbalı İlçesi, ... Civarı mevkii... parselde Kat:1 mesken nitelikli 7 nolu bağımsız bölüm...' dan 16.10.2015 tarihinde satın aldığı görülmektedir.
Davalının yukarıdaki konutu 16.10.2015 tarihinde satın aldığı halde 02.08.1996 tarihli genel kurul hazirun cetveline kalem ile davalı ...'ın isminin ilave edildiği görülmektedir.
Dosyaya sunulan kooperatif kayıtlarında 14.06.2025 tarihli YAZILI BEYAN' başlığı altında; “İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi...sas dosyasında davalı ... hakkında kooperatifçe yapılan Torbalı İcra Dairesi ...E. dosyasındaki alacak S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine olan aidat borçlarına ait olup konutu satın aldığı ...'ın kooperatife olan borçlarını da kapsamaktadır. ...dan kooperatif ortaklığını devir aldığına dair bir sözleşmeyi tarafımıza vermediği gibi kooperatife de ortaklık başvurusunda bulunmamıştır. Talep ettiğimiz borcun apartman yönetimi ve giderleri ile ilgili alakası bulunmamaktadır.” şeklindeki beyanı ve ortaklar defterinin boş ve hiçbir ortak kaydı yapılmadığı ve davalıya ait borçlarını belirleyen ortaklık cari muhasebe kaydı bulunmadığı emsal kararı da dikkate alındığında; Davalının davacı kooperatife yazılı ortaklık başvurusu olmadığı gibi konutunu satın aldığı davacı kooperatifin eski ortağı...ın ortaklığını kabul ettiğine dair ve...n davacı kooperatife olan borçlarını kabul ettiğine dair beyanı da görülmemektedir. Davalı/icra borçlusu ...'ın dava konusu Torbalı İcra Dairesi...Esas dosyasında davacı/İcra alacaklısı kooperatife herhangi bir borcu olmadığı, şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
1163 sayılı Kooperatiler Kanunu Madde 8 – (Değişik: 6/10/1988 - 3476/2 md.):
Kooperatif ortaklığına girmek için gerçek kişilerin medeni hakları kullanma yeterliliğine sahip olmaları gerekir. Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzelkişiler, kooperatif anasözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar. (Ek cümle:21/10/2021-7339/1 md.) Yönetim kurulu başvuruyu bir ay içinde sonuçlandırır ve başvuru sahibine kararı taahhütlü mektupla veya elden imza karşılığında tebliğ eder. Kooperatif, ortaklarına kendi varlığı dışında şahsi bir sorumluluk veya ek ödemeler yüklüyor ise ortak olmak isteği, bu yükümlerin yazılı olarak kabul edilmesi halinde değer taşır.
Yönetim Kurulu; ortaklar ile ortak olmak için müracat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorundadır.
Yapı kooperatiflerinde konut, işyeri ve ortak sayısı genel kurulca belirlenir. Yönetim Kurulu, genel kurulca kararlaştırılan sayının üzerinde ortak kaydedemez.
(Ek dördüncü fıkra:21/10/2021-7339/1 md.) Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan kooperatiflerde, yönetim kurulu anasözleşmede belirtilen şartları taşıyanları ortaklığa kabulden kaçınamaz.
1163 sayılı Kooperatiler Kanunu Madde 18 – Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır. Bu senede kooperatifin unvanı, sahibinin adı ve soyadı, iş ve konut adresi, kooperatife girdiği ve çıktığı tarihler yazılır. Bu hususlar, senet sahibi ile kooperatifi temsile yetkisi olan kimseler tarafından imzalanır. Ortağın yatırdığı veya çektiği paralar tarih sırasiyle kaydedilir. Bu kayıtlar kooperatifin ödediği paralara ait ise ortak imza eder. İmzalı ortak senedi makbuz hükmündedir. Mezkür senet anasözleşmeyi ihtiva etmek şartiyle ortaklık cüzdanı şeklinde de düzenlenebilir. Ortaklık senetleri kıymetli evrak niteliğinde olmayıp sadece beyyine vesikası hükmündedir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacı Kooperatifin 14.08.1996 tarih 4102 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi'nin 171. ve 172. sayfalarında Sanayi ve Ticaret Müdürlüğünün 07.08.1996 gün ve 19012 sayılı oluru ile Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline kuruluşunun tescil edildiği, Dosyaya sunulu Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğü 03.04.2024 tarih 2024-GD-1252 sayılı yazısı ekindeki davacı kooperatifin 27.06.2012 tarihinde yapılan genel kurul tutanağının 6. maddesinde davacı kooperatifin tasfiye kararı alındığı, kararının Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline 09.05.2014 tarihinde tescil edildiği, Torbalı Ticaret Sicili Müdürlüğünün yazılı uyarısı ile yaklaşık 12 yıl sonra Torbalı Ticaret Sicili Memurluğu 1429 ticaret siciline 09.05.2014 tarihinde tescil edildiği, halen tasfiye halinde durumunun devam ettiği; Davalı ...'a ait tapu kaydının incelenmesinde Davalı ...'ın tarihsiz 20.09.2024 havale tarihli dilekçesi ekindeki Davalının dava konusu İzmir ili, Torbalı İlçesi, ... Civarı mevkii ... parselde Kat:1 mesken nitelikli 7 nolu bağımsız bölümü...dan 16.10.2015 tarihinde satın aldığı, Davalının yukarıdaki konutu 16.10.2015 tarihinde satın aldığı halde 02.08.1996 tarihli genel kurul hazirun cetveline kalem ile davalı ...'ın isminin ilave edildiği, Davalının davacı kooperatife yazılı ortaklık başvurusu olmadığı gibi konutunu satın aldığı davacı kooperatifin eski ortağı ...'ın ortaklığını kabul ettiğine dair ve ...'ın davacı kooperatife olan borçlarını kabul ettiğine dair beyanı da bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar somut olayda 1163 sayılı Kooperatiler Kanunu'nun 8. ve 18. Maddelerinde Ortaklık Sıfatının Kazılmasına ilişkin hükümlerde belirtilen şartların vücut bulmadığı neticesini ortaya çıkarmış olup bu sebeple denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi kök ve ek raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 527,93-TL'nin mahsubu ile bakiye 87,47-TL'nin, davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza