T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/316 Esas
KARAR NO : 2025/557
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 10/04/2023
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davacı müvekkilinin 11.03.2021 tarihind...plakalı motosiklet ile seyir halinde iken davalı şirkete sigorta ettirilen ve ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını, Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Sayılı savcılık dosyasında dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı ve ifadeler mevcut olduğunu, Davacı müvekkili yönünden Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı... Soruşturma Sayılı dosyasında müvekkiline verilen kusur oranını kabul etmediklerini, sayın Mahkeme tarafından kusur durumu ile ilgili kaza mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporu tanzim edilmesini talep ettiklerini, taraflar arasında meydana gelen kazada davacı müvekkilinin sağ elinde çatlak mevcut olup, sağ elini hala kullanamadığını, kaza sonrası davacı müvekkilinin en az 2 ay boyunca çalışamadığını, bu kapsamda geçici ve kalıcı uzuv kaybı olup olmadığının tespiti ile tespit edilmesi halinde geçici/kalıcı uzuv kaybı tazminatının hesaplanmasını talep ettiklerini, Davacı müvekkilinin tedavileri Ödemiş Devlet Hastanesi'nde yapılmış ve yapılmaya devam ettiğini, söz konusu kaza sonucu meydana gelen zararların karşılanabilmesi için zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, bilirkişi incelemesi sonucu arttırma hakları saklı kalmak üzere bu aşamada davacı müvekkil lehine 100,00 TL geçiçi ve 100,00 TL kalıcı uzuv kaybı tazminatı, (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi incelmesi sonucu harcı tamamlamak üzere hmk 107 gereği belirsiz alacak davasıdır.) olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı ...Sigorta A.Ş'den alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; 1.695,54 TL geçiçi uzuv kaybı tazminatının kaza tarihi olan 11.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı ...Sigorta A.Ş'den alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin reddini, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet bir tazminat sorumluluğu doğacak ise, müterafik kusur araştırması yapılmasını ve hesaplanacak tutardan müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Hastane tedavi evrakları, SGK kayıtları, hasar dosyası, Maluliyet Raporu, kusur raporu, aktüerya raporu, delil olarak değerlendirilmiştir.
Davacının maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalından alınan rapora göre; "... Şahsın ilgili yönetmelikte herhangi bir arızayı karşılayacak düzeyde fiziksel ve ruhsalarızasının olmadığı anlaşılması nedeniyle kişinin engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu mütalaasına varılmıştır.
Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Adli Tıp Kurumundan alınan 09/01/2024 tarihli rapora göre; ".Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
1) Sürücü ...'nın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu,
2) Davacı sürücü...'un %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
" şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 17/09/2024 tarihli rapora göre; ; "...11.03.2021 tarihinde yaralanan...’un geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 11.303,60 TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı,
Davacı sürücü...'un %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden, kusur indirimi sonrası bakiye alacağının 1.695,54 TL ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu kanaatiyle.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararlarının, zarar veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı, davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyet ve geçici iş gücü kaybı meydana gelip gelmediği ve bu tazminat kalemlerinden dolayı davacının talep edebileceği maddi tazminatın miktarı noktalarında toplanmaktadır.
3-Dosya kapsamının incelenmesinden dava konusu uyuşmazlığın davacının sevk ve idaresindeki...plaka sayılı araç ile dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araçlar arasında 11/03/2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklandığı, ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde kaza tarihini de kapsar şekilde 14/06/2020-14/06/2021 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibariyle davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun 410.000,00-TL olduğu görülmüştür.
4-Dava şartları ve ilk itirazlar yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekilinin zararın karşılanması talebiyle 25/08/2021 tarihinde e-posta yoluyla yazılı başvuruda bulunulduğu ve 8 iş günü yasal sürenin sonunda 08/09/2021 tarihinde temerrüde düştüğü, KTK 97. Maddesinde düzenlenen özel başvuru şartının yerine getirilmiş olduğu görülmüştür.
5-Mahkememizce kaza tespit tutanağı, poliçe, ceza dosyası, davacının görmüş olduğu tedavilere ilişkin hastane kayıtları, hasar dosyası, maluliyet raporu, kusura yönelik bilirkişi raporu ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
6-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
90. Maddesinde, "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun... öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun... düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır."
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
7-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
8-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kazanın gerçekleşmesindeki kusur dağılımı noktasındadır.
Mahkememizce dosya kapsamı, ceza yargılaması dosyasında yer alan ifade tutanakları ve diğer deliller dikkate alınarak kusur dağılımı hususunda rapor düzenlenmesi için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 09/01/2024 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davacı sürücü...'un %85 oranında, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'nın %15 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekili ve davalı vekili tarafından rapora karşı sair itirazlar ileri sürülmüş ise de, aksi iddia edilmeyen kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgelere göre kazanın kontrolsüz kavşakta ve 2 farklı motosiklet arasında gerçekleştiği, kavşağa girişi olan yollar arasında ana yol-tali yol ayrımı veya dur işaret levhası bulunan bir yol bulunmadığı, buna göre genel geçiş önceliği kurallarına göre davacının kendisine göre sağında kalan davalının sigortalısı araç sürücüsüne geçiş önceliğini vermesi gerektiği halde buna ilişkin trafik kurallarına riayet etmemesinden dolayı kazanın asli kusuruyla gerçekleştiği, davalının sigortalısı araç sürücüsünün ise geçiş önceliği kendisinde olmasına rağmen kontrolsüz kavşağa yaklaştığı sırada hızını azaltarak olası bir kazanın önlenmesine yönelik gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmesine rağmen buna riayet etmemesi nedeniyle tali ve alt düzeyde kusurlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce gösterilen %85-%15 kusur dağılımının kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu gözetilerek kazanın davacının %85 kusuruyla ve dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'nın %15 kusuruyla meydana geldiği kabul edilmiştir.
9-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda kaza tarihi 11/03/2021 olup davacının maluliyetine ilişkin değerlendirmelerinErişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Davacının maluliyetinin tespiti yönünden Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı öğretim üyelerinden oluşan heyete sevk edilmiş, dosyaya sunulan 18/12/2023 tarihli maluliyet raporunda davacının sürekli iş gücü kaybının bulunmadığı(%0) ve 4 ay süreyle geçici iş göremezlik süresinin bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçeleri sundukları görülmüş ise de; Taraf vekillerince rapora karşı somut bir itiraz ileri sürülmediği gibi mahkememizce resen yapılan incelemede de bir hukuka aykırılığın tespit edilemediği, davacının kaza sonrası oluşan el kırığına ilişkin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nda gerçekleştirilen fiziki muayenesine göre sürekli maluliyet oluşturan bir kırığının bulunmadığının tespit edildiği, yine kaza sonucu oluşan burun kırığının sürekli maluliyet oluşturmayacak şekilde iyileştiğine yönelik kurul raporunun gerekçeleriyle birlikte denetime açık şekilde kanaat bildirdiği, kurul raporunun dosya kapsamı ve yönetmelik eki cetvellere uygun olduğu, taraflarca hatalı bir değerlendirme yapıldığına dair somut bir itiraz nedeni gösterilmediği gözetilerek davacının kaza nedeniyle sürekli maluliyetinin bulunmadığı ve 4 ay süreyle geçici olarak iş gücü kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
10-Mahkememizce dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 14/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 4 aylık geçici iş göremezlik süresi içerisinde 11.303,60-TL zararının oluşacağı ve %15 kusur oranına göre davalının 1.695,54-TL talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 08/12/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle davanın tam ıslah edildiği, ıslah dilekçesiyle yalnızca 1.695,54-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat talep edildiği, sürekli iş gücü kaybı tazminatı isteminin ise talep sonucundan çıkartıldığı görülmüştür.
Yargıtay (Kapatılan)....Hukuk Dairesi'nin 31/10/2016 tarih...Karar sayılı ilamında "Davacının talep sonucunu azaltması daraltması davayı değiştirme sayılmaz. Bu nedenle davacının talep sonucunu azaltması için kural olarak davalının muvafakatine ihtiyaç olmadığı gibi ıslah yoluna başvurmasına da gerek yoktur. Davacı, talep sonucunu kısmi feragat yolu ile daraltabilir. Müddeabihin azaltılması ıslah kavramı kapsamında değil, davadan feragat müessesesi içinde mütaalaa edebilir. Bu durumda talep sonucunun azaltılan kısmı yönünden davanın feragat nedeniyle reddine ve reddedilen kısım üzerinden davalı taraf yararına vekalet ücretine karar verilmesi ayrıca yargılama giderlerinin kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir." şeklinde açıklandığı üzere ıslah yoluyla talebin daraltılmasının feragat niteliğinde olacağı gözetilerek davanın tam ıslahı sonucu talep sonucundan çıkartılan sürekli iş gücü kaybı talebi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Geçici iş gücü kaybı talebi yönünden ise 4 aylık geçici iş göremezlik süresine ve %15 kusur oranına isabet eden davacı zararının 1.695,54-TL olduğu anlaşıldığından ıslah talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
11-Tazminat miktarına davacı tarafça dava öncesinde 25/08/2021 tarihli dilekçeyle yazılı başvuruda bulunulduğu ve davalı sigorta şirketinin 8 iş günü yasal ödeme süresi sonunda 08/09/2021 tarihi itibariyle davalının temerrüde düştüğü gözetilerek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça faiz türü olarak ticari faiz talep edilmiş olup sigortalı aracın ticaret şirketi adına tescilli olması nedeniyle faiz türü talep doğrultusunda reeskont faizi olarak belirlenmiştir.
12-Her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de ,"6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur. "(İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 2024/762 Esas 2024/687 Karar sayılı 25/04/2024 tarihli ilamı)
Yukarıda alıntılanan istinaf ilamı ve Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin istikrarlı uygulamasına göre, sigorta şirketine yazılı başvuru dava şartının bulunduğu uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvuru şartı zorunlu olmadığı halde davacı tarafça bu yola gidilmesi halinde bu tutarın davacıya yükletilmesi gerekmektedir. Zira dava şartı arabuluculuk kapsamında arabulucuya ödenen ücretin davalıya yükletilebilmesi için uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması gerekmekte olup, yukarıda da açıklandığı üzere somut uyuşmazlıkta alternatif uyuşmazlık çözüm yolu benimsendiğinden ayrıca arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına gerek bulunmadığı halde arabuluculuk başvurusu yoluna gidilerek yargılama gideri sarfiyatı yapıldığı anlaşıldığından, mahkememizce Yargıtay ve istinaf uygulaması dikkate alınarak, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 1.695,54-TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın poliçe limitleri (410.000,00-TL sağlık giderleri teminatı) aşılmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 08/09/2021 tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, fazlasına dair sürekli iş gücü kaybı tazminatı istemlerinin feragat nedeniyle reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın peşin olarak alındığı anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı yararına takdir edilen 1.695,54-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat uyarınca davalı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL. başvuru harcı ile 375,25-TL posta ve tebligat ücreti, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti, 2.250,00-TL Adli Tıp Kurumu fatura bedeli toplamı 5.305,15-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre takdiren 5.009,68-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, davalı yönünden kesin olmak üzere, davacı yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/06/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır