T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/338 Esas
KARAR NO : 2024/600
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; ...İGORTA A.Ş. Nezdinde Genişletilmiş Kasko Paket Uzun ve Kısa Süreli Kiralık Sigorta Poliçesi (Poliçe No:... numaralı) bulunan ve müvekkilimiz... adına tescilli ... ekli kaza tutanağında belirtildiği gibi 24.10.2022 günü yola aniden çıkan köpeğe çarparak maddi hasarlı trafik kazası geçirmiştir. Meydana gelen kazada müvekkile ait aracın muhtelif yerleri zarar görmüştür. Müvekkil, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırmıştır. Meydana gelen bu kazasına istinaden davalı ... müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirmiştir. Görevli eksper raporu tanzim edilmiştir. Lakin düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilimizin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmamaktadır. Müvekkilin aracında ortaya çıkan Zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu hasar miktarından daha fazladır. Hazırlanan eksper raporu afaki olup eksper adeta davalı ... şirketinin temsilcisi gibi davranmıştır. Sayın Mahkemenizde yapılacak yargılama da müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu husus netlik kazanacaktır. Müvekkilin aracında oluşan hasarın tespiti için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu madde 22/19 fıkrası gereğince eksper tayini yapılmıştır. Ekli eksper tutanağından da anlaşılacağı şekilde Sigorta Eksperi ..., müvekkilin aracında meydana gelen hasarı kayıt altına almış ve raporunu tanzim etmiştir. Sigorta eksperi tarafından hazırlanan raporda müvekkilin aracında meydana gelen hasar 51.405,26 TL hasar tespit etmiştir. Sayın mahkemenin yargılama aşamasında dosyanın bilirkişiye gönderilmesi durumunda müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu netlik kazanacaktır. Davalı ... edimi eksik ifa etmiş müvekkilin aracı ayıplı olarak onarılmıştır. Davalı ... müvekkilin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermektedir. Davalı ... aracı her ne kadar onarmış ise de müvekkilin aracı kazadan bir önceki gibi olmamış ve müvekkilin aracında değişmesi gereken parçaları değiştirmemiş, değiştirmiş olan parçaları da orijinali ile onarmamıştır. Sigorta şirketinin göndermiş olduğu eksper taraflı ve yanlı davranarak bağımsızca hareket etmeyerek hazırlamış olduğu raporda müvekkilimin gerçek zararını ortaya çıkarmamıştır. Sayın Mahkemenizde yapılacak olan yargılamada dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmesi durumunda müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasar miktarı ortaya çıkacaktır. Yargıtay yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, ... zarar görenin mal varlığında gerçekte ne miktarda azalış olduğunun tespit edilmesi gerekir. Dolayısıyla müvekkilimizin aracında meydana gelen hasar miktarının da bu açıklamalar ışığında ve hakkaniyetle tespit edilmesi gerekirdi. Müvekkille davalı ... arasında yapılan sigorta sözleşmesi gereği araçta oluşan riziko, poliçe kapsamında olmasına rağmen sigorta şirketi keyfiyete dayalı, afaki bir ön inceleme ve hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkilin aracında oluşan zararı gerçek hasarı ret etmiş. Söz konusu kazaya ilişkin hasar dosyasının mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde ret edilmesi müvekkilimin mağduriyetine neden olmuştur. Sigorta şirketi tamamen sorumluktan kurtulmak için kötü niyetli bir şekilde hareket ederek hasarın ret edildiğini tarafımıza bildirimde bulunmamıştır. Eksper ücretine ilişkin beyanlarımız: İlgili sigorta şirketleri TTK 1426.madde uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumludur. Dolayısıyla müvekkiline ödenen 500,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak miracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere vekile ödenmesi gerekir. Araçta meydana gelen rizikodan sonra müvekkilin aracında oluşan hasarın giderilmesi için davalı ... şirketine 20 Ocak 2023 tarihinde başvuruda bulunulmuş, davalı ... tarafımıza hiçbir şekilde cevap vermeyerek talebimizi zımni olarak red etmiştir. Davalı ..., müvekkilin aracında oluşan hasarı ret ettiğinden dolayı dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulmuştur. Zorunlu arabulucuda taraflar anlaşamadığından müvekkilin aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve resen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı; Müvekkilimin maliki bulunduğu, kazaya konu ...plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davamızı fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak zarardan kaynaklı tazminat talebimizi artırmak üzere; şimdilik 10,00 TL alacağımızın davalı ... şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası belirtilen dosya kapsamında cevaplarımızı sunar, işbu haksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddini talep ederiz. Şöyle ki; İlgili hasar müvekkil şirket anlaşmalı kurumlarında tamir edilmiş ve araç tümüyle sıfırlanmış olarak davacıya anahtar teslim yapılmıştır. Davacının başkaca bir alacağı da kalmamıştır. Yine davacı Sayın Mahkemenin... E. Sayılı dosyasından aynı şekilde gerçekleştiğini belirttiği 14.05.2022 tarihli bir kaza için daha davacı olmuştur ve dosya derdesttir. Kabul anlamına gelememekle birlikte, oluşan hasarın mükerrer ödenmemesi için yahut şayet aynı hasar için iki ayrı dava ile talepte bulunuldu ise işbu dava ile...E. Sayılı dosya nedeni ile derdestlik itirazına konu olacağından, hem Sayın Mahkemeni...E. Sayılı dosyasının incelenmesini ve hem de davacıdan 14/05/2022 tarihinde gerçekleştiğini iddia ettiği kazanın hasar fotoğraflarının davacıdan istenmesini ve incelenmesini talep ediyoruz. Her ne kadar işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiği tarafımızca savunulsa da hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla müvekkilin hak kaybına uğramaması açısından belirtmek gerekir ki; kazaya karışan... plakalı araçta oluşan hasar miktarı
belirlenirken; poliçe şartlarına uygun olarak öncelikle onarımı mümkün parçaların onarım bedelinin, onarımı mümkün olmayan parçaların iskontolu fiyatlarının baz alınması gerekmektedir. a) Hasar miktarı poliçe özel şartlarına uygun olarak belirlenmelidir. Kasko Sigortası Genel Şartların “3.3.2 Tazminatın Hesabı ve Ödenmesi” başlıklı 3.3.2.1 maddesi; "Hasar tazmininin ne şekilde yapılacağı poliçede açıkça belirtilir. Onarım yapılacak olması halinde poliçede, onarımın şirketçe belirlenecek servislerde veya sigortalı tarafından belirlenecek servislerden hangisinde yapılacağı hususu açıkça yer alır. Ayrıca hasarın tazmininde orijinal parça veya eşdeğer gibi parça seçeneklerinden hangisinin kullanılacağı belirtilir. Bu yönde bir belirleme olmazsa sigortalının tercih ettiği tazmin yöntemi, servis ve parça esas alınır. "şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen Kasko Sigortası Genel Şartları ve Poliçe Özel Şartlarında açıkça, kısmi hasarlardan onarım yoluna gidileceği, sigortacının ancak kaza tarihi itibari ile anlaşmalı onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak hususlara göre ödeme yapmakla sorumlu olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda müvekkilin onarımla giderilebilecek hasarlar yönünden parça değişimi yapmak veya bunların bedellerini ödemek gibi bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kabul anlamına gelmemekle birlikte, şayet hasar yönünden bilirkişi incelemesi yapılacaksa bu hususlar dikkate alınarak hesaplamada belirtilen fiyatlara 9020'den az olmamak üzere iskonto uygulanması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacının kötü niyetli ve haksız zarar taleplerinin reddedilmesi, aksi kanaate varılması halinde hesaplanacak tutarlara iskonto uygulanması gerekmektedir. Davacı tarafından fatura sunulmadığından KDV'den sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Davacı tarafından sunulan belgeler arasında onarım faturası veya onarıma ilişkin ödeme yapıldığını gösterir bir dekont bulunmamaktadır. Müvekkil şirkete herhangi bir fatura aslı ya da yansıtma fatura gönderilmemiş olmakla KDV'den sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Davacının faiz talebine ilişkin itirazlarımız Davacı, takibe konu ettiği bakiye hasar bedeli için temerrüt tarihinden itibaren avans faiz talep
edilmiştir. Davacıya ait aracın cinsi otomobil kullanım amacı hususi olmakla, davacının avans faiz talebi haksız ve hukuka aykırıdır. Hiçbir surette davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bu şartlarda davacı ancak yasal faiz talep edilebilecektir. Eksper ücreti talebine ilişkin olarak Davacı tarafça talep edilen ekspertiz ücreti masrafı doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarardır. Bu sebeple, dolaylı zararlardan müvekkilimiz Şirket'in sorumluluğu bulunmadığından işbu taleplerin reddi gerekmektedir. Davacı tarafça talep edilen masraf kalemleri uyuşmazlık konusu kazanın sebep olduğu doğrudan zararlardan olmayıp dolaylı zararlardır. ZMMS genel şartları uyarınca dolaylı zararlar teminat altına alınmamıştır. Bu sebeple, müvekkilimiz şirket'in söz konusu zararlardan herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen tüm bu nedenlerle, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddini talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Yukarıda belirtilen nedenlerle; İşbu haksız ve hukuka aykırı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, Mahkemenizin
aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-. Dava, Kasko Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
2- Görev hususu kamu düzeninden olup mahkeme tarafından her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1 maddesinde; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici" olarak tanımlanmış ve 3/1-(l) maddesinde ise tüketici işlemleri sayılmıştır. Anılan hükümde sigorta işlemleri, tüketici işlemleri arasında sayılmıştır:
Anılan Kanunun Kanunun 3/1-(k) bendinde ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici";
3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.
Aynı Kanunun 73/1. maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken;
83/2. maddesinde ise; “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir.
Davanın tüketici mahkemesinde görülmesi ile ticaret mahkemesinde görülmesi arasında davacı açısından önemli farklılıklar oluşmaktadır. Davanın tüketici mahkemesinde görülmesi halinde hükmedilecek vekalet ücreti, dava sonunda harçtan sorumlu olmamak gibi önemli bir kısım avantajlardan faydalanma imkanı varken, davanın ticaret mahkemelerinde görülmesi halinde davacının tacirler hakkındaki hükümlere tabi olarak durumu dezavantajlı hale gelmektedir. Bu durumda davacının ticari amaçla mı yoksa tüketici ilişkisine dayanarak mı hareket ettiğinin titizlikle irdelenmesi gerekmektedir.
3- Her ne kadar dosya mahkememize tevzi edilmiş ise de yargılama kapsamının mahkememiz görev alanına girmediği, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu değerlendirilmiştir.
4- Dosya içeriğinde bulunan araç ruhsat kaydına ilişkin evrakın incelenmesinde kullanım amacı bölümünde "HUSUSİ" ibaresinin yazılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bir aracın ticari kullanıma özgü olduğunun kabulü için "ticari" amacın ruhsata işli olması gerekmektedir.
5- Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı davacıya ait aracın ruhsat kaydının hususi olduğu, bu durumda görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olacağı değerlendirildiğinden mahkememizin görevsizliğine ve İzmir Nöbetçi Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR Nöbetçi TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; Davalı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren İki Hafta İçinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/06/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza