T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/402 Esas
KARAR NO : 2025/439
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı... şirketi, davacı müvekkilin yaralanmasına neden olan ... plakalı aracı ...poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğunu, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...ın sevk ve idaresindeki... plaklı aracı ile 20.12.2022 tarihinde İzmir ili, Bornova ilçesi,... Mahallesi... sokak üzerinde seyir halindeyken, Hüsnü Bornovalı Orta Okulu önüne geldiğinde sola dönüş yapmak istediği esnada, aracının sol ön kısımları ile aynı istikamette seyreden davacı müvekkili...'in sevk ve idaresindek... plakalı motorsiklete çarpaması sonucunda davacı müvekkilinin sakat kalacak şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere dava dışı araç sürücüsü ... asli ve tam kusurlu bulunduğunu, davacı müvekkili...'in, kazanın şiddeti ve ağrısıyla bayıldığını, müvekkilini ambulansla acil olarak Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesine kaldırıldıklarını yapılan tetkiklerde davacı müvekkilinin ayağında kırıklar ve çatlaklar oluştuğunu, başında ve vücudunda ekimozlar, yaralanmalar olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin ameliyata alındığını, müvekkilinin halen sıhhatine kavuşamamış olup tedavisi halen devam ettiğini, müvekkilinin halen tedavi görmeye devam etmekte ve koltuk değnekleriyle yürüdüğünü ve kaza nedeniyle müvekkilinin psikolojisinin bozulduğunu, ayağındaki ağrı ve şişkinliklerin geçmediğini, müvekkilinin kaza nedeniyle sürekli olarak hastaneye gidip gelmek zorunda kaldığını, bu sebeple tedaviden kaynaklı ulaşım beldeli gideri adı altında ödemeler yapmak zorunda kaldığını, davacı müvekkilinin kaza olmadan önce getir adlı firmada kurye olarak çalışmakta olduğunu, müvekkilinin bir ayda 20.00-TL gelir elde ettiğini, müvekkilinin beden işçisi olduğunu, ayağındaki ve vücudundaki yaralanmalar nedeniyle artık çalışamadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle sakat kalması halinde bir daha işini yapmama tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, müvekkilinin kaza nedeniyle vücudunda meydana gelen yaralanmalar dolayısıyla uzun süre çalışmamış olmasından dolayı geçici iş görmezlik ve ayağındaki kırık nedeniyle muhtemel kalıcı sakatlıktan kaynaklı sürekli maluliyet alacağının bulunduğunu, müvekkilinin yine tedavilerini yaptırmak ve kontrol için hastaneye gidip gelmek zorunda kaldığını, bu sebeple tedaviden kaynaklı ulaşım giderlerininde oluştuğunu, müvekkilinin ayağının aylarca alçıda kaldığından ve koltuk değneksiz hiç bir iş yapamayacağından dolayı başkasının bakımına ve gözetimine muhtaç şekilde yaşadığını, bu sebeple bakıcı gideri ödeme durumda kaldığını, davacı müvekkilinin hayatını zor şartlarda idame ettirmekte olduğunu, müvekkilinin evinin kira olduğunu, her ay 4.500 TL kira ödediğini, müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazının bulunmadığını, müvekkilinin adına kayıtlı 2003 model bir adet motosikleti varsa da hacizli olduğunu, müvekkilinin vergi borçları yüzünden haczedildiğini, müvekkilinin yine vergi borcu bulunduğunu. Ğenel sağlık sigortası prim borcunun bulunduğunu, belirterek davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kaza sebebiyle doğan şimdilik tedaviden kaynaklı 50 TL ulaşım gideri, 200 TL geçici iş göremezlik, 200 sürekli maluliyet zararı, 50 TL bakıcı gideri olmak üzere ki toplam 500 TL maddi tazminatın sigorta limitleriyle sınırlı olarak ve dava dışı sürücünün kusuru oranında davalı sigorta şirketinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ( Trafik ) ile sigortalı olduğundan bahisle malul kaldığından bahisle tazminat talep edildiğini, huzurda görülen dava yetkisiz mahkemede açılmış olup, yetkili mahkeme karayolları trafik kanunu madde 110 uyarınca İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, kazaya karışan...plakalı araç 05.12.2022 - 05.12.2023 dönemine ilişkin olara... nolu poliçe ile zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, ancak poliçede manevi tazminat klozu olmadığını, bu nedenle müvekkili şirkete talep edilen manevi tazminattan hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, bu poliçeden dolayı sorumluluğumuz, sigortalımızın kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 1.000.000,00-TL. ile sınırlı olduğunu belirterek davanın dava şartı eksikliği sebebiyle, usulden reddine, davanın yetkili mahkemede açılmamış olmaması sebebiyle, davanın usulden reddine, Mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davacının dayanaktan yoksun maddi tazminat talebininin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sebebiyle, geçici ve kalıcı iş görmezlik ile tedavi gideri ve bakıcı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 20/12/2022 tarihli trafik kazasında...plakalı motosikletin sürücüsü olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 23/03/2023 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 27/03/2023 tarihinde başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan... plakalı araç 05.12.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 20/12/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet, iyileşme ile bakıcı süresi ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
KUSUR YÖNÜNDEN;
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 06/02/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Mevcut verilere göre;
A)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki araç ile sola dönüş manevrasını; kontrollü bir şekilde şeridinin soluna geçtikten sonra yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, sol gerisinden gelip, kendisiyle aynı istikamete doğru seyreden diğer sürücü idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate almadan, ilk geçiş hakkını bu araca vermeden kontrolsüzce sola dönüş manevrası yapması neticesi meydana gelen olayda asli kusurludur.
B)-Davacı sürücü... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyirle olay mahallime geldiği sırada sağ ön ilerisindeki diğer sürücünün sola doğru kontrolsüzce dönüş manevrası ile istikametini kapatması neticesi meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
SONUÇ :
Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Sürücü ...’ın, %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
B)-Davacı sürücü...’in, kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan rapor kolluk görevlileri tarafından hazırlanan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan hükme esas alınmıştır.
MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİ İLE BAKICI İHTİYACINA YÖNELİK
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden alınan 21/12/2020 tarihli adli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre;"1-Bu bulgulara dayanılarak... doğumlu...'in 20.12.2022 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan engellilik oranı, olay tarihinde yürürlükte olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik "(Resmi Gazete, 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı ) dikkate alınarak değerlendirildiğinde;
Şahsın engellilik oranına neden olacak bir arızasının bulunmadığı, dolayısıyla engellilik oranın %0 (yüzde sıfır ) olduğu mütalaasına varılmıştır.
2-Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 2 (iki) hafta olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler( sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirleneceği mütalaasına varılmıştır.
3-Şahsın yaralanma nedeniyle geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı mütalaasına varılmıştır.
4-Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş ancak bir psikiyatrik takip ve tedavi alamadığının belirtmiş olup hesaplanan sürekli engellilik oranı şahsın diğer arızaları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastaneni Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 psikiyatri uzmanından oluşan heyet tarafından düzenlenecek "şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığı (tedavi ile işleyselliği tam düzelen, kısmen düzelen,düzelmeyen şekilde) tedaviyle çalışma olanağı verip vermediğini belirtir bir rapor"aldırılarak Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabilecektir." şeklinde rapor sundukları görülmüştür. Sunulan rapora karşı itiraz edilmiş ise de, kazaya bağlı ruhsal şikayetler dava dilekçesi ile itiraz dilekçesinde belirtilmediğinden ve rapor kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığından hükme esas alınmıştır.
ZARAR KALEMLERİNİN HESAPLANMASI İÇİN
Aktüerya Bilirkişisinden alınan 18/03/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"20.12.2022 tarihinde yaralanan...''in geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 2.967,69 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı,
-Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 600,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 3.567,69 TL'ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu kanaatiyle," şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Her ne kadar dava dilekçesinde davacının kurye olarak asgari ücretin üzerinde maaş aldığı belirtilmiş ise de; mahkememize davacının kurye olarak çalıştığı belirtilen firmaya müzekkere yazılmış ve yazı cevabında firmanın kurye istihdam etmediği belirtilmiştir. Bu nedenle davacı vekiline gelen yazı cevabına karşı beyanda bulunmak için süre verilmiş ancak süresinde beyan da bulunulmamıştır. Mahkememize sunulan aktüerya bilirkişi raporunda iyileşme süresi yönünden asgari ücretin esas alındığı ve davacı vekilinin hesaplamaya açıkça itirazının olmadığı görülmekle rapor mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile geçici iş görmezlik için talep ettiği 200,00-TL tazminat alacağını 2.767,69-TL artırarak 2.967,69-TL, tedaviden kaynaklı ulaşım gideri için talep ettiği 50,00-TL alacağın 550,00-TL artırarak 600.00-TL bedelin 20.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı poliçe limiti ve gerçek zararla sınırlı olmak üzere tahsilini talep etmiştir.
Müterafik kusur ise resen inceleneceğinden (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar); maddi vakıaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağına göre davacının trafik kazasında kaskının takılı olup olmadığının belirlenemediğine ilişkin kolluk görevlileri tarafından işaretlendirmenin yapıldığı, davacının yaralanmasının kafa bölgesinden olmadığı görüldüğünden ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmemiştir.
- Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/1-a bendi gereğince motosiklet yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir zorunluluk öngörülmemiştir. ( Yargıtay 4. HD'nin 20.09.2022 tarih ve 2022/5575 E - 2022/10706 K.)
Maddi tazminat yönünden somut olayda; 20/12/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyetinin ve bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, iyileşme süresinin 2 hafta olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının bedel arttırım dilekçesi de nazara alınarak kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç kamyonet ise de faiz türü açıkça belirtilmediğinden yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KABULÜ ile;
- 2.967,69 TL geçici işgöremezlik,
- 600,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 3.567,69-TL'nin davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti (tedavi-1.000.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere) 07/04/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte (faiz türü açıkça belirtilmediğinden) alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının kalıcı işgöremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin (toplam 250,00TL) REDDİNE,
3-Alınması gereken 243,70 TL karar ve ilam harcının davacı tarafın adli yardım talebi kabul edildiğinden davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında suç üstü ödeneğinden harcanan 339,50 TL posta ve diğer giderler, 3.250,00 TL ATK fatura bedeli, 1.160,00 TL Ege Üniversitesi ücreti ile 3.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 7.749,50 TL yargılama giderinin kabul red oranı nazara alınarak 7.242,02 TL'sinin davalıdan, bakiye kalan 507,48 TL' nin ise davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 3.567,69 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 250,00TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğundan gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
E imza
Hakim...
eimza