T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/456 Esas
KARAR NO : 2025/510
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 26/05/2023
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; 29.06.2021 tarihinde, Çankaya/İZMİR’de,...’a ait ve sürücü...’nun sevk ve idaresindeki... plakalı aracı ile müvekkil şirketin sigortalısı ...’e ait ve park halindeki ...plakalı aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydan gelmiştir. Trafik kazası tespit tutanağına göre, kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü, park halindeki müvekkil şirketin sigortalısının aracına çarpmasından dolayı asli ve tam kusurludur. Tramer kayıtlarına göre de davalı taraf tamamen kusurludur. Müvekkil şirketin sigortalısı ise kusursuzdur. Müvekkil şirket sigortalısının aracında kaza nedeniyle hasar meydana gelmiştir. 20.09.2021 inceleme tarihli expertiz raporuna göre araçta 1.576,87.-Euro tutarında hasar meydana geldiği tespit edilmiştir. Müvekkil şirket sigortalısı aracını tamir ettirmiş ve 30.09.2021 tarihli faturaya göre, 1.576,87.-Euro masraf yapmak zorunda kalmıştır. Müvekkil şirket kaza sonucu oluşan 1.576,87-Euro tamirat bedelini 04.10.2021 tarihinde doğrudan aracın tamir edildiği tamirathaneye ödemiştir. Müvekkil şirketin zararı 1.576,87.-Euro’dur. Tramer kaydında... plakalı aracın sahibi ... görünse de, dava dışı ..., anılı aracı 21.06.2021 tarihinde davalı ...’a satmıştır. Zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi genel şartlarının C.4. Sigortalının Değişmesi başlıklı hükmü “Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder. Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir.” Şeklinde düzenlenmiştir. Anılı hükümden de görüleceği üzere sigortalının değişmesi halinde iptal olunan poliçe on beş gün daha geçerli olmaya devam eder. Davaya konu kaza da bu on beş günlük süre içerisinde meydana gelmiş olup davalı şirketçe ödeme yapılmadığından müvekkil şirketin zararından diğer davalı araç sürücüsü ve sahibi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.... plakalı araç, ... Sigorta A.Ş. tarafından, 08.06.2021 başlangıç tarihli ve ... numaralı, Z.M.M. sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Davalı sigorta şirketine, davadan önce başvuruda bulunulmuş ve 20.07.2022 tarihli başvuru dilekçesi davalı sigorta şirketine 21.07.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak sigorta şirketi tarafından bir ödeme yapılmamıştır. Dava şartı olan arabuluculuk süreci başlatılmış ve... Büro numaralı,... arabuluculuk numaralı Arabuluculuk son oturum tutanağı ile açıklandığı üzere taraflar arasında anlaşmaya varılamamıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi’nin ... Karar sayılı istinaf ilamı BAM kararı doğrultusunda yabancı para üzerinden davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz. Yukarıda açıkladığımız nedenlerle işbu davayı açmak ve davalının... plakalı aracın trafik kayıt ve temini halinde ruhsatı üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmasını talep etmek zorunlu olmuştur. Yukarıda açıkladığımız ve yargılama sırasında ortaya çıkacak sebeplerle; Fazlaya ilişkin haklarımız ile kur farkından kaynaklanan zararlarımızı talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla,
1.576,87.-€ tazminatın fiili tahsil tarihinde aynen Euro olarak ve müvekkil şirketin ödeme tarihi olan 04.10.2021 tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta için faizin başlangıç tarihi 08.08.2022 tarihidir), aynen tahsili mümkün olmadığı takdirde fiili tahsil tarihindeki T.C.M.B.‘nın efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası’na çevrilerek ve müvekkil şirketin ödeme tarihi olan 04.10.2021 tarihinden itibaren TCMB’nin bir yıl vadeli döviz mevduat hesabına fiilen uygulanacağı bildirilen en yüksek faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı sigorta için faizin başlangıç tarihi 08.08.2022 tarihidir) Yargılama sonunda hükmolunacak alacağımızın temini açısından davalının... plakalı aracın trafik kayıt ve temini halinde ruhsatı üzerine ihtiyati haciz şerhi konulmasına, karar verilmesini vekaleten saygıyla talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı... Sigorta AŞ vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde;... plakalı araç müvekkil şirket... Sigorta tarafından 08.06.2021/2022 vadeli ... no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalanmıştır.21.06.2021 tarihli zeyilname ile satış nedeniyle poliçe iptal edilmiştir. Poliçe kapsamındaki teminatların noter satış tarihi itibariyle sona erdiği kayıt altına alınmıştır. İşleten değişikliği nedeniyle dava konusu taleplere ilişkin müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ederiz. Varsa Ceza dosyası ve varsa Kusur durumunu gösteren bilirkişi raporu celp edildikten sonra meydana gelen kazada kusur durumlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesini talep ediyoruz. Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Müvekkil Şirketin Sorumluluğu Trafik Poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlıdır. Kaza tarihi olan 29.06.2021'de trafik sigortası poliçe teminat limiti 43.000 TL olmakla müvekkil şirket bu tutarın üzerinden sorumlu değildir. Dava konusu olayda kusur dağılımı tespit edildikten sonra, maddi tazminat taleplerinin netleştirilebilmesi için bilirkişiden hasar raporu alınmasını talep etmekteyiz. Hasar raporu için, davacı taraftan yaptığı masrafları ispatlayıcı belge sunmasını talep ediyoruz. Ayrıca hasara ilişkin bedelin Türk Lirası üzerinden belirlenmesini talep ederiz. Temerrüt süresi, delillerin (tamamlanmış olması halinde) tümünün müvekkil şirkete tebliği tarihinden itibaren 8 iş günü geçmesi ile başlar. Zira Yargıtay yerleşik içtihatları ve Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, hasarın sigorta tazminatı kapsamında yer alıp almadığının, kusur durumunun yani ödemeye esas alınabilecek tüm belgelerin toplanmasından önce Sigorta şirketinin temerrüdü gerçekleşmez. Arz ve izah edilen nedenler ve Sayın Mahkemece resen tespit edilecek sebeplerle davanın reddine Aksi halde; Celp edilmesi gereken delillerimizin toplanmasına, Kusur durumu ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına, Haksız ve mesnetsiz davanın, icra inkar tazminatı talebinin reddine ve Mahkeme Masraf ve Vekalet Ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygıyla bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; haksız fiil nedeniyle oluşan Hasarın Tazmini istemine ilişkin Alacak Davasıdır.
> Uyuşmazlık ise; 29/06/2021 tarihinde ...'a ait ve Sürücüsü...'nun sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın ... ait park halindeki...plaka sayılı araca çarpması sonucu oluşan hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödenmesi nedeniyle Rücuen Tazminat talebine ilişkindir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> Karayolları Trafik Kanunu'nun "14/4/2016 tarihli 6704 sayılı Kanunun 5 md. ile değişik "Doğrudan doğruya talep ve dava hakkı" başlıklı 97. maddesi;
"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." hükmünü öngörmekte olup, dava dilekçesi ekinde yer alan 13/01/2020 tarihli başvuru dilekçesinin kargo ile gönderildiği ve böylelikle KTK' nın 97. Maddesinin dava şartı olarak aradığı Yazılı Başvuru şartının da sağlanmış olduğu görülmüştür.
> Davaya konu trafik kazasının 29.06.2021 tarihinde, İzmir ili Çankaya mevkiinde gerçekleştiği, Davalı ...'a ait, Davalı...'nun sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın ...'e ait park halindeki ... plaka sayılı araca çarpması ile kazanın vuku bulduğu dosyada mevcut Kaza Tespit Tutanağından anlaşılmaktadır.
> Sigortalı... plaka sayılı aracın 08.06.2021 - 08.06.2022 tarihlerini kapsar şekilde ... Sigorta AŞ.'de Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) yani zorunlu trafik sigortası ile sigortalanmış olduğu celp olunan hasar dosyası içinde yer alan... no'lu poliçe sureti ile anlaşılmaktadır. Davaya konu trafik kazasının tarihi poliçede belirtilen risk periyodu içinde yer almaktadır.
Tramer kaydında araç ... adına kayıtlı görünmekte olup 21.06.2021 tarihinde aracın davalı ...'a satıldığı, bu nedenle 21.06.2021 saat 15:20'de sigorta şirketi tarafından Zeyilname düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
> Trafik kazaları sonucu uğranan zararlardan sorumluluk da haksız fiil sorumluluğu kapsamında yer almaktadır. Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır.
Haksız fiil sorumluluğu; "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
TBK md. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
TBK md. 50; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmünü içermektedir.
> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu;
91/1. Maddesinde; "İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (MMS) yaptırmaları zorunludur";
85/1. Maddesinde; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.";
85/son maddesinde ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3 maddesinde; "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
> Sigortalı... plaka sayılı aracın 08.06.2021 - 08.06.2022 tarihlerini kapsar şekilde ... Sigorta AŞ.'de sigortalıdır. Araç 21.06.2021 tarihinde el değiştirmiş de olsa kaza 29.06.2021 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihinin Zeyilnamenin düzenlendiği tarih olan 21.06.2021 ve zeyilnamede iptal tarihi olarak belirtilen 06.07.2021 tarihleri arasında kaldığı görülmektedir.
Böylelikle diğer şartların da varlığı halinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının "Sigortalının Değişmesi" başlıklı C.4 hükmü gereği sigorta şirketinin 15 gün süre ile arcın sürücüsü ve yeni işleteni ile birlikte sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmaktadır.
Ancak sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlı olarak davalı araç sürücüsü...'nun kusuru oranındadır. Bu nedenle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
> Kaza tespit tutanağının polis marifetiyle tanzim edilmemiş olduğu, bu nedenle kusur dağılımına ilişkin tespit taşımadığı görülmektedir.
> TBK'nın 50. maddesi uyarınca davacı, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davacının bilirkişi deliline dayanmış olması nedeniyle mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
> Mahkememizce aldırılan 09/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda:
... plakalı araç sürücüsü Davalı...’nun;
2918 Sayılı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 84. Maddesinde düzenlenen "ı) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma" şeklindeki kuralı ve "Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama" şeklindeki kuralı ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.
...plakalı park ahlindeki otomobil işleticisi ...’in;
Kazanın oluşumu üzerinde etken nitelikte bir trafik kural ihlalinin bulunmadığı; kanaatine varılmıştır.
Gerekçeli Sonuç; Davacı... FRANSA ile davalılar : 1- ... 2-... 3-... Sigorta Şirketi arasında İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasında, mahkemenin 18/01/2024 tarih ve 2 no'lu celsede almış olduğu karar doğrultusunda dosyanın kusur, fransa euro bazında hasar bedeli ve onarımın ekonomik olup olmadığı" hususlar incelenerek rapor olarak sunulmuştur. Görüş ve kanaat belirtir bilirkişi heyet raporu takdiri İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmak üzere Sayın Hakimiğinize arz olunur. " şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
> İstanbul ATK tarafından hazırlanan 13/03/2025 tarihli Raporda;
I. Kusur durumu:
- Sürücü...'nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
II. Hasar durumu:
- ...plakalı araçtaki hasar bedelinin 1576,87 € tutarında olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur, şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
> Davacı sigorta şirketi, sigortalısının zararını poliçe gereği tazmin ettiği için sigortalısının kanuni halefi olmakta ve hukuken onun yerine geçmektedir:
TTK'nun 1472. maddesinde düzenlenen Halefiyet; yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve böylelikle dava, tazmin edilen bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı Rücû Davası aslında bir tazminat davası olup bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir Eda Davasıdır. Rücu, sigortacının ödediği bedelle sınırlı olduğundan sigortacı Cüz'î Halef olmaktadır. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun Kanunî Halefi olacağı hususu ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış, velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği, sigortacının, sigorta ettirenin bütün defilerini üçüncü şahıslara karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği, doğal olarak sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
> Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Davalı...'nun sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracı ile park halindeki ...plaka sayılı araca çarparak zarar verdiği 29.06.2021 tarihli kazada mahkememizce aldırılan 09.12.2024 tarihli bilirkişi raporu ve de 13.03.2025 tarihli ATK Raporu ile gerek davalı...'nun % 100 kusurlu olduğu, davacıya ait araca ilişkin hasar bedelinin dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan eksper raporunda da belirtildiği şekilde 1.576,87-€ olduğunun tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Böylelikle kazada % 100 kusurlu olduğu anlaşılan davalı sürücü... ile... plaka sayılı aracın kaza tarihinde işleteni olan davalı ...'ın sorumlu olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır.
Sigortalı... plaka sayılı araç her ne kadar tramer kaydında ... adına kayıtlı görünmekte ise de aracın 21.06.2021 tarihinde davalı ...'a satılmış olduğu, bu nedenle 21.06.2021 saat 15:20'de sigorta şirketi tarafından Zeyilname düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Sigortalının Değişmesi" başlıklı C.4 maddesi ile ön görülen;
"Sigorta sözleşmesi, sözleşmeye taraf olan sigortalıyı takip eder.
Sigortalının değiştiği her durumda mevcut sözleşme değişim tarihi itibarıyla kendiliğinden sona erer ve ilgiliye gün esasına göre prim iadesi yapılır. Ancak, mevcut sözleşme sigortalının değiştiği tarihten itibaren onbeş gün süresince herhangi bir işleme gerek kalmaksızın ve prim ödenmeksizin yeni işleten için sözleşme yapılana kadar geçerlidir." hükmü nazara alınarak ...plaka sayılı araçta oluşan hasardan davalı sürücü... ile... plaka sayılı aracın kaza tarihinde işleteni olan davalı ...'ın yanı sıra diğer davalı ... Sigorta AŞ'nin de sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı... AŞ'nin sigortalısı olan ...'e yaptığı ödeme nedeniyle TTK 1472'de belirtildiği üzere halefiyetin koşullarının gerçekleştiği, davacı şirketin sigortalısı ...'in, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı/davacı şirket tarafından açılabileceği değerlendirilmiştir.
> Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu olan13.03.2025 ATK Raporu Mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmış ve aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE; 1.576,87-Euro Hasar Bedeli Tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 43.000,00-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 08/08/2022 tarihinden; diğer davalılar yönünden ise davacı vekilinin talep ettiği ödeme tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre uygulanacak değişken faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığının müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.315,45-TL harçtan peşin alınan 578,87-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.736,58-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 784,37-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan 3.750,00-TL ATK fatura bedeli, 5.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 1.684,25-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 10.434,25-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza