T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/462 Esas
KARAR NO : 2025/704
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2018
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
G. K. YAZIM TARİHİ : 25/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Uluslararası alanda taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren müvekkil şirket davalı yanın Hollanda İstanbul arası taşımacılık işlerini üstlendiğini müvekkil şirketçe taraflar arasındaki anlaşma gereği kararlaştırılan taşıma işi yapıldığını üstenilen işin davalının taleplerine uygun ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davalı tarafından taşımacılığın gerçekleştiğine dair teslim evrağının imzalandığını, müvekkil şirketin davalı yana vermiş olduğu hizmete ilişkin 14/03/2018 tarihli ... numaralı... Euro bedelli elektronik fatura düzenlendiğini davalı şirket tarafından faturanın kabul edildiğini, aynı tarihte sisteme kaydedildiğini, ödeme vadesi geçmesine rağmen söz konusu faturanın ödenmediğini, ödenmeyen cari hesap alacağı için İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak şirket yetkilileri tarafından defalarca talep edilmesine rağmen borcunu ödemeyip icra tekibi açılmasına sebebiyet veren davalı yanın ödemekten kaçınmak için haksız ve mesnetsiz olarak 12/07/2018 tarihinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalı yanın 12/07/2018 tarihli itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunduğunu, davalı borçlunun müvekkil şirkete borçlu olduğnu ve bu borcun ödenmediğini dolayısıyla davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu ve itirazın iptali ile takibin devamı gerektiğni, borçlunun borca kötüniyetle itiraz ederek alacağını sürüncemede bıraktığını, icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket merkezinin adresinin Mersin ili sınırları içerisinde olduğunu, söz konusu adresin yargı yetkisinin Mersin Adliyesi sınırları içerisinde olduğunu, davalı müvekkilin şirketinin, davacının kendisine teslim edilen fatura bedellerini ödediğini, söz konusu bir borç tutarı bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı, mezkur davanın reddini reddini ile yarğılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış faturalandırılmış hizmete ilişkin icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
> Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan hâllere dava şartları denir. Dava şartlarının amacı, bir davanın esası hakkında incelemeye geçilebilmesi için gerekli bütün şartları ve bunların incelenmesi usulünü tespit etmek, böylece davaların daha çabuk, basit ve ekonomik bir şekilde sonuçlanmasına yardımcı olmaktır (Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2016, s.190).
> 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." uyarınca HMK'da düzenlenen genel dava şartlarının dışında ayrıca dava türü ve uyuşmazlık konusuna göre diğer dava şartları da aynı Kanun'un 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden inceler.
Gerek HMK'da gerekse diğer kanunlarda düzenlenen bir dava şartının söz konusu olup olmadığının ne suretle inceleneceği hususu ise HMK'nın 115. maddesinde;
(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez" şeklinde düzenlenmiştir.
> İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı davalardan olup incelenmesi için belirli ön şartların varlığı gerekmektedir. Dava tarihinde geçerli bir icra takibinin bulunması, geçerli bir itirazın bulunması, itiraz sonucu takibin durmuş olması, takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması gibi özel dava şartları itirazın iptali davasının dinlenebilmesi için öncelikle bulunması gerekmektedir. İtirazın iptali davasında esasen alacağın varlığına yönelik esas hakkında bir inceleme yapılmakta ise de, davadan sonra takibin iptaline sebebiyet verebilecek takip hukukuna ilişkin bir noksanlığın takibin iptaline yol açması halinde itirazın iptali davası sonucu elde edilecek hükmün sonuçsuz kalmasına yol açacağından geçerli bir icra takibi bulunup bulunmadığının itirazın iptali davası sırasında resen gözetilmesi gerekmektedir.
> İcra İflas Kanunu'nun 3/7/1940 tarihli 3890 sayılı Kanun'un 1 md. ile değişik 50. Maddesinde: "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." hükmü yer almaktadır.
> HMK md. 6; Genel yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.
" hükmünü getirmiştir.
> HMK md. 10'da ise; Sözleşmeden doğan davalarda yetkili mahkemeyi düzenlemiş olup "(1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.
" hükmü yer almaktadır.
> Somut olayda;
Davacı şirketin davalının Hollanda - İstanbul arası taşımacılık işlerini üstlendiği, bu nedenle davacının cari hesaba dayalı para alacağının oluştuğu, davalı şirketin merkezinin dava dilekçesinde ve ekindeki faturalarda Arnavutköy / İSTANBUL olarak belirtildiği, davalının cevap dilekçesinde ise şirketin MERSİN merkezli olduğunun öne sürüldüğü, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin ifa yerinin İSTANBUL olduğu, davacı şirketin merkezinin ise KEMALPAŞA olduğu görülmekle; İİK 50, HMK 6, HMK 10, TBK 89 hükümleri bir arada değerlendirildiğinde İZMİR İCRA DAİRELERİNİN YETKİLİ OLMADIĞI değerlendirilmiş, davalı/borçlunun itiraz dilekçesinde borca itirazla beraber icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunulmuş olduğu görülmekle aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Takibe karşı yetki itirazında bulunulduğu ve TAKİBİN YETKİLİ İCRA DAİRELERİNDE AÇILMAMIŞ OLDUĞUNUN TESPİTİ İLE; İtirazın iptali davasının görülebilmesi için öncelikle ortada takip hukuku kuralları çerçevesinde geçerli bir icra takibinin bulunması gerektiği yönündeki ÖZEL DAVA ŞARTININ YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan, peşin alınan 245,04-TL'nin mahsubu ile bakiye 370,36-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Hukuk Dairesi'nde İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.17/07/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza