T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/480 Esas
KARAR NO : 2024/674
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil ile davalı arasında, müvekkilin ihtiyaç duyduğu ürünlerin davalı taraftan tedarik edilmesi hususunda anlaşma sağlanarak bir ticari ilişki başlamıştır. Bu ticari ilişki kapsamında müvekkil ihtiyaç duyduğu ürünlere ilişkin davacıya mail yoluyla numune göndermiş ve bu numune doğrultusunda talep edilen ürünlerin üretilerek teslimi istenmiştir. Davalı taraf, müvekkile talep edilen miktar kadar ürün göndermiş ise de ürünler müvekkilin davalıya göndermiş olduğunu numuneye uygun gönderilmemiştir. Davalı taraf talep edilenden farklı ölçülerde ürün göndermiştir. Müvekkil tarafından, gönderilen ürünlerin istenilenden farklı olduğu tespit edilmiş ve bu durum hemen davalıya mail yoluyla bildirilmiştir. Davalı taraf da hatalı ürün gönderildiğini kabul etmiş ve müvekkilin sipariş için ödemiş olduğu ücretin bir kısmını iade etmiştir. Müvekkil sipariş ettiği tüm ürünleri iade etmesine rağmen ödemiş olduğu ücretin yalnızca bir kısmı iade edilmiş olup iade edilmeyen bir miktar daha bulunmaktadır. Geri kalan tutarın iadesi için davalı taraf ile görüşme yapılmış ise de davalı taraf kalan tutarı ödemeye yanaşmamıştır. Kusurlu ürünlerin tamamı davalı iade edilmiş olup ürünler davalı uhdesindedir. Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatı istenmesi karşı tarafı cezalandırmak için değil karşı tarafın alacağın tahsilini geciktirmek veya durdurmak için hareket etmesini önlemek amacıyla yasa metnine konulduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun olan itirazın iptali ile takibin devamına, takip çıkış bedelinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini müvekkil şirket adına arz ve talep ederiz.
-Davamızın kabulü ile davalı tarafından Menderes İcra Dairesi... E. Sayılı icra takibi dosyasına yapılan itirazın iptaline, Takibe itiraz haksız ve kötüniyetli, alacak da likit olduğundan müvekkil lehine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE;
Dava; Menderes icra dairesinin ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali talebidir.
Görev kamu düzeninden olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından resen dikkate alınmalıdır.
6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir.
TTK'nun 19. maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 2021 - 22 - 23 yıllarına ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamelerinde beyan edilen gelirlerin miktarı nazara alındığında davalının tacir olmadığı; Ticaret Siciline yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda davalının tacir kaydının bulunmadığının, sadece şirket ortaklığının bulunduğu ve aynı şirkette yetkili olduğunun bildirildiği görülmekle davalının tacir olduğunu ortaya koyacak bir dayanak bulunmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacı şirketin tacir olduğu şüphesiz ise de, davalının yazılan müzekkerelere verilen cevaplar ile şirket ortağı veya yetkilisi olmanın kişiyi tacir kılmadığı göz önünde tutulduğunda tacir olmadığının anlaşıldığı, bu hali ile söz konusu davanın mutlak/nisbi ticari dava olmadığı, davacı tacir olsa da davalı tacir olmadığından mahkememizin söz konusu davaya bakmakta görevli olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, HMK’nun 114/1-c ve 20. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK.114/1-c,115/2 madddesi gereği Göreve İlişkin Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza