T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/483 Esas
KARAR NO: 2023/956
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/06/2023
KARAR TARİHİ: 29/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkil ile davalı şirket arasında müvekkilin sözleşme kapsamında olan evsaf ve kalitede ürettiği veya ürettirdiği Jalapeno Biberini davalı Şirket’e satması üzerine 18.03.2022 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmenin 31.12.2022 tarihine kadar geçerli olduğunu, sözleşme uyarınca davalı şirketin müvekkile yapılacak ödemeler için belirlenen son tarih 30.11.2022 olduğunu, müvekkilin 18.03.2022 tarihi itibariyle yüklenmiş olduğu edimi yerine getirdiğini ve davalı şirkete ürünlerini teslim ettiğini, davalıya yapılan teslimatların davalının ticari defter ve kayıtlarında da kayıtlı olduğunu, öyle ki, Gelir Vergisi Kanunu uyarınca, çiftçilerden satın alınan zirai ürün ve hizmetleri karşılığında yapılan ödemelerden zirai ürünlerin değerleri üzerinden GVK’na göre stopaj yapılması gerektiğini, nitekim davalı şirket de müvekkilden satın aldığı ürünlerin karşılığında Beyannamelerini hazırlayarak Vergi Dairesine sunduğunu, bunun karşılığında da müvekkilin nam ve hesabına stopajının da ödendiğini, davalı yan tarafından 2022 yılı 7. Ayında başlayan dönemden itibaren Vergi Dairesi Başkanlığı nezdinde bu bildirimlerin yapılmaya başlandığını, toplam 3.025.452,68 TL. lik ürünün alındığına dair beyan sunulduğunu, bunun karşılığında da 60.506,05-TL. stopaj ödemesi yapıldığını, ikame ettikleri İcra takip dosyasında da bu durumun belirtildiğini ve müvekkil nam ve hesabına ödenen stopajın alacaktan mahsup edildiğinin bildirildiğini, davalı yan tarafından Vergi Dairesine bildirilen beyannamelerin incelenmesinden müvekkilden ne kadar mal satın alındığının bildirildiğinin de zaten görüleceğini, müvekkilin, sözleşme uyarınca üstlendiği edimi yerine getirdiğini, kendisine gereken ödeme yapılmadığı için de alacağını yasal yoldan tahsil etmek üzere icra takibine geçtiğini, davalı tarafın haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibin durduğunu, açıklanan nedenler ve re’sen takdir edilecek nedenlerden ötürü, davalı yanın İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, alacak likit olduğundan ve davalının haksız ve kötüniyetli itirazı ile takibin durduğunu ve müvekkilin alacağını tahsili geciktirilmiş olduğundan davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; öncelikle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, Asliye ticaret mahkemesi; dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkeme olduğunu, mahkemece yapılacak ilgili yazışmalar ile de sabit olacağı üzere davacı yanın tacir olmadığını, herhangi bir ticari işletmesi vs de olmadığını, hal böyle olunca davacının tacir kişiliğinin bulunmaması nedeni ile görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı yan tarafından başlatılan icra takibinin hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında güncel bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yan, müvekkil şirket ile arasındaki sözleşmeyi dayanak göstererek takip talebinde bulunmuş ise de müvekkil şirketin davacı yana faturaya dayalı herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile de sübuta ereceğini, müvekkil şirket sözleşmedeki edimlerini yerine getirmiş olup, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yan sözleşmeyi 09.12.2022 tarihinde dava dışı...'a devretmiş olup, davacı yanın müvekkil şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, müvekkil şirketin davacı şirketten 850.000,00-TL cezai şart alacağı bulunduğunu, arz ve izah edilen nedenler ile, davacının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun davasının öncelikle usulden reddine, mahkemece aksi kanaate hasıl olunması durumunda davanın esastan reddine, kötü niyetli olarak ikame edilen davanın karşı yan aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazmınatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; taraflar arasında akdedilen sözleşme, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası, banka kayıtları, davalı şirkete ait ticari kayıt ve defterler, Vergi Dairesi kayıtları, müvekkil ile davalı şirket arasında geçmiş dönemlerde yapılmış bulunan sözleşmeler ve bu sözleşmeler uyarınca davalı şirketin kayıtlarına yansıtılan bilgi ve belgeler, bilirkişi incelemesi, ilmi ve kazai içtihatlar ve ikamesi mümkün her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür.
Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; 18.03.2022 tarihli Jalapone Biberi Üretim Sözleşmesi, ticari defter ve kayıtları, cari hesap tablosu, ödeme dekontları, faturalar, banka kayıtları, davacı yan tarafından dava dışı...'a 09.12.2022 tarihinde verilmiş olan muvafakatname, dava dışı... tarafından 26.01.2023 tarihinde imzalamış olan talimat ve ibraname, Karşıyaka... Noterliği'nin 13/03/2023 tarihili ve... yevmiye numaralı ihtarnamesi, Karşıyaka ... Noterliği'nin 06/04/2023 tarihili ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi, vergi dairesi kayıtları, bilirkişi incelemesi, keşif, tanık, yemin ve ispata yarar her türlü delile dayandığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME:Dava; tarımsal ürün yetiştirme ve ve ürün satış sözleşmesinden doğan alacağa dair başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere,
TTK nun 5. maddesinde, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir.
TTK nun 4. maddesinde ise, ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin, ..her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda... ön görülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işi sayılacağı hükmü düzenlenmiştir.
TTK nun 11. maddesinde, ticari işletme esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmeler olduğu düzenlenmiştir.
TTK nun 12. Maddesinde de, bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir deneceği, TTK nun 16/2. maddesinde ise, devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi ister doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eli ile işletsinler, kendileri tacir sayılmazlar hükmü düzenlenmiştir.
TTK nun 4. Ve 5. Maddelerine göre, davacının tacir sıfatına sahip olmayan, tarımsal ürün yetiştiricisi olduğu, iş bu nedenle davanın her iki tarafının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki taraf tacir olmasa bile TTK 4. Maddesinde sayılan hususlardan da olmadığı, Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen tarımsal ürün yetiştirme ve satış sözleşmesinden doğduğu, bu nedenle davanın münhasıran ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin genel yetkili asliye hukuk mahkemeleri olduğu, HMK 114/1-c maddesine göre, mahkemenin görevli olması dava şartı olup, yine HMK nun 115/1 maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, düzenlenmiş olup, iş bu yasal düzenlemeye göre uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Mahkememizin görevli olmadığı, görevli Mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla; davanın görev yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine,
6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kanun yoluna başvurulmayarak hükmün kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, belirtilen süreler içerisinde talepte bulunulmaması halinde tarafların talebi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
Yargılama harç ve giderleri hususunda görevli ve yetkili Mahkemece karar verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.29/11/2023
Başkan ...
E imza
Üye ...
E imza
Üye ...
E imza
Katip ...
E imza