T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/493 Esas
KARAR NO : 2024/689
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Davalı sigorta şirketi tarafından ...poliçe numarası ile sigortalı ... plakalı araç 29.08.2022 tarihinde davacı şirkete ait... plakalı araca sağ yandan çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağında sabit olmak üzere tüm kusur şirketinizce sigortalı araca ait olduğu, davacı şirketin aracının işbu kaza öncesinde hiç bir değişen parçası, hasarı bulunmamakla birlikte titizlikle kullanılmış ve bakımları aksatılmadan yapıldığını, müvekkili şirkete ait araç 2020 model ...marka, dizel, gri renkli olduğunu, işbu kaza sebebiyle değişen parçaları sebebiyle oldukça yüksek miktarda bir hasar tramer kaydına işlendiğini, davalı şirket adına yasal süresi içerisinde davalı şirkete değer kaybının karşılanması için başvurulduğunu, yapılan başvuruya rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine tarafımızca dava şartı arabuluculuk sürecine başvurulduğunu, davalı sigorta şirketi arabuluculukta anlaşamama ile sürecin sonlanmasından sonra 40.422,00 TL ödeme yaptığını, gerekli bilirkişi incelemesi neticesinde de görüleceği üzere sigorta şirketinin yaptığı bu ödeme davacı şirkete ait araçtaki değer kaybını tazmin etmekten oldukça uzak olduğunu, yukarıda açıkladığımız bu süreç neticesinde müvekkili şirketin aracında oluşan değer kaybı davalı sigorta şirketi tarafından tam olarak tazmin edilmediği için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulü ile müvekkili şirkete ait araçta meydana gelen gerçek değer kaybının tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru ile ihtar edilen ödeme süresinden itibaren işleyecek yasal faizinden davalı şirketin yaptığı ödemenin mahsup edilmesi neticesinde kalan miktarın müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 31/05/2024 Tarihli ıslah dilekçesi ile; 24.11.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerimizi ıslah etme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, ilgili raporla birlikte müvekkili firmaya ait araca ilişkin değer kaybı 65.000,00-TL olarak belirlendiğini, 15.05.2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 40.422,00-TL ödeme düşüldükten sonra 24.578,00-TL bakiye değer kaybı kaldığı tespit edildiğini, yukarıda izah edilen doğrultuda 1.000,00-TL olan dava değerini 23.578,00-TL arttırmak suretiyle 24.578,00-TL olarak ıslah ettiğini, ıslah dilekçesinin davalılara tebliği ile davasının ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde;
... plakalı araç davalı Şirkette 06/07/2022 - 06/07/2023 tarihleri arasında geçerli,... numaralı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, ayrıca yine davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işbu dava konusu trafik kazası nedeniyle davacıya ait araç için 29/03/2023 tarihinde,...Sigorta A.Ş.’ne 24.740,44-TL tutarında rücuen hasar ödemesi 15/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av....ya 40.422,00-TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığını, hasar kapsamında davalı şirket tarafından toplamda 65.162,44-TL ödeme yapılmış olup ödemeye ilişkin mahsup fişler ve faturaların sunulacak olduğunu, kaldı ki, yapılan ödemeler davacı tarafça da kabul edildiğini, yapılan ödemeler nedeniyle teminat limitinin azaldığını, bu suretle hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yapılan ödemeler nedeniyle teminat limitinin azaldığı ve davalı şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile sınırlı olduğunun gözetilmesi talep edilmekte olduğunu, davalı şirketin hak kaybı yaşamaması adına bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken dosyaya sunulan mahsup fişinin dikkate alınmasını ve ödemenin tenzil edilmesini, davacının davalı şirket sigortalısının, dava konusu kaza ile ilgili olarak kusurunun bulunduğuna yönelik iddiası tarafımızca kabul edilmemekte olduğunu, kaldı ki, dosya kapsamında davacının iddiasını destekleyen bir husus da bulunmadığını, dolayısıyla davalı meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna ilişkin iddiaların da tarafınca kabul edilmediğini, bu nedenle, davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini 15/05/2023 tarihinde, davacı vekili Av....ya 40.422,00-TL tutarında değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, bu suretle davacının değer kaybı talebin karşılandığını, davanın reddinin gerektiğini, mevzuatın ilgili hükümleri gereğince davalı Şirket yönünden uygulanması gereken, 01.06.2015 yürürlük tarihli, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları eki ve 04.12.2021 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlarda belirtilen değer kaybı hesaplama kriterlerine göre yapılan hesaplama doğrultusunda tespit edilen değer kaybı, davacı tarafa ödendiğini, bu suretle davacının değer kaybının zararı karşılandığını, açıklanan nedenlerle de davanın reddine, hiçbir şekilde davayı ve davacıların iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için, kendisine yapılan başvuruya rağmen sekiz işgünü içerisinde bu giderlerin karşılığını ödememiş olması gerekmekte olduğunu, ancak davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacıya ZMSS poliçesi ve genel şartlar dahilinde hasar ödemesi yapılmış olduğundan müvekkili yönünden temerrüt hali oluşmadığını, cevaplarının ve itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine, davanın sigortalı...'a ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:Kaza tespit tutanağı, davalıya 26.02.2022 tarihinde KEP üzerinden yapılan başvuru, Karşıyaka Arabuluculuk Bürosu... büro dosya no,... arabuluculuk no'lu karekodlu anlaşamama son tutanağı, kaza raporu, Sigorta kayıtları, araç trafik kayıtları, Servis tamirat formu, kaza fotoğrafları,tramer kayıtları, Sigorta şirketine yapılan başvuru, bilirkişi incelemesi, tanık her türlü yasal delil delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla,
− Trafik kural ihlali yönünden:
• ... plakalı sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri belirleyen madde 84/d ile aynı kanunun 52/b, 56/c maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu,
• ... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ...’ın kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı,
•... plaka sayılı dava dışı araç sürücüsü ...kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
− Değer Kaybı Bedeli Yönünden:
• Somut olayda,... plaka sayılı ... FL 1.6 CRDI ELITE PLUS 4x4 DCT 2020 model otomobilde 29.08.2022 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak söz konusu araçta piyasa rayiçlerine göre 65.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
• Somut olayda davalı ...A.Ş.nin 65.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında davalı sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında (kusur oranı konusunda takdir Sn. Mahkemenindir) poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından dosya kapsamında yer alan finansal evrak kaydına göre davacı vekile15.05.2023 tarihinde 40.422,00 TL. hasar onarım bedeli ödediğini görülmüş, 24.578,00 TL olarak hesaplanan bakiye değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
• Dosya kapsamında davacı vekilin kep adresinden davalı sigorta şirketinin adresine 26.02.2023 ....tr tarihinde değer kaybı bedeli ihbarı yapıldığı, Tebligat Kanunu’nun 7/A maddesinin 4. fıkrası uyarınca elektronik tebligat, muhatabın elektronik posta adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda muhataba tebliğ edilmiş sayılacaktır. Buna göre tebliğin davalı ... A.Ş.ne 04.03.2022 tarihinde yapıldığının kabulü gerekir. Nihai Kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tebliğ tarihini takip eden 8 işgününün hitamı olan 16.03.2023 tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi heyetinden alınan 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dava konusu ... plakalı 2020 model ...L 1.6 CRDI Elıte Plus 4x4 DCT otomobilde hasarlı olduğu anlaşılan parçalarının , dava konusu 29.08.2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu,
Dava konusu...lakalı 2020 model... FL 1.6 CRDI Elıte Plus 4x4 DCT otomobilin kaza tarihindeki 2.el piyasa fiyatının 1.000.000 TL olduğu, onarılması için gereken bedelin KDV hariç KDV hariç olarak 20.966,48 TL. TL. olduğu göz önüne alındığında; araç onarım bedelinin aracın 2. El piyasa fiyatının % 50’ sinden daha düşük olduğu yani onarımının ekonomik olduğu, pert total olarak değerlendirilmesinin uygun olmadığı,
Davaya konu...plakalı 2020 model... FL 1.6 CRDI Elıte Plus 4x4 DCT otomobilin muadili olan araçlarda 29.08.2022 tarihli kaza benzeri hasara uğradığı takdirde kaza tarihi itibarıyla 70.000,00 TL. değer kaybı zararı meydana geleceği , değer kaybı zararı kapsamında davalı sigorta şirketi tarafından davacı yana 40.422,00 TL. ödeme yapıldığı dikkate alındığında bakiye değer kaybı zararının 29.578 TL. olduğu,
Davalı sigorta şirketi tarafından hasar bedeli olarak rücuen 29.03.2023 tarihinde 24.740,44 TL., değer kaybı zararı kapsamında 15.05.2023 tarihinde davacı vekiline 40.422,00 TL. ödeme yaptığı,
Davalı sigorta şirketinin yaptığı toplam ödemenin 65.162,44 TL. olduğu, KZM sigorta poliçesi teminat limitinin araç başına 100.000 TL. ile sınırlı olduğu, Bakiye teminat limitinin 100.000 TL.-65.162,44 TL.=34.837,56 TL. olduğu, Hesaplanan bakiye değer kaybı zararı olan 29.578 TL. nin davalı sigorta şirketinin teminat limitleri içinde yer aldığı, davalı sigorta şirketinin sigortalılarının kusuru oranında Sayın Mahkemece verilecek kusur oranında sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Görüş tespit ve kanaatimi içeren bilirkişi raporunun hukuki değerlendirmesi ve nihai kararı Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık davacı şirkete ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS sigorta poliçesiyle sigortalısı olan... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 29/08/2022 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı ve davacıya ait araçta kaza sonrasında oluşan değer kaybı zararının miktarı noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalı taraf zarar verdiği ileri sürülen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
Somut olayda, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 06/07/2022-06/07/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihi 29/08/2022 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 100.000,00-TL olduğu görülmüştür.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalının sigortalısı ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/d, 52/b ve 56/c maddelerine yönelik kural ihlalinden dolayı meydana geldiği, kazaya karışan diğer araç sürücülerinin kural ihlalinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı kusur ve kural ihlali yönünden bir itiraz sunulmadığı görülmüştür. Dosya kapsamına göre dava konusu kazanın İstinye Park AVM kapalı otoparkında meydana geldiği, AVM otopark iç yolunda davacı şirkete ait araç geçişini sürdürürken, kendisine göre sağında kalan yolda kendisine yol veren dava dışı.. plaka sayılı aracın davacı şirkete ait aracın geçişini beklediği sırada, bu aracın arkasından gelen davalının sigortalısı olan aracın güvenli sürüş mesafesini korumaması ve hızını güvenli şekilde durabilecek düzeyde ayarlamaması nedeniyle kazanın oluşumuna asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği değerlendirildiğinden davalının sigortalısı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 24/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve kaza öncesine göre kaza nedeniyle gerçekleştirilen onarımlardan dolayı 65.000,00-TL değer kaybı oluşacağı, davalının dava öncesi yaptığı 40.422,00-TL ödemenin mahsubu ile bakiye 24.578,00-TL bakiye değer kaybı zararının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı itiraz sunulmadığı görülmüştür. Mahkememizce rapor ve dosya kapsamının incelenmesinde bilirkişi raporunda gösterilen rayiç değer ve kaza sonrası değere ilişkin yeterli ölçüde objektif veri bulunmadığı gözetilerek farklı bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiştir.
Dosyanın tevdi edildiği 2.bilirkişi tarafından düzenlenen 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın onarılmasının ekonomik olduğu, kaza öncesine göre onarım sonrasında araçta 70.000,00-TL değer kaybı zararı oluşacağı, dava öncesi davalı sigorta şirketinin 40.422,00-TL kısmi ödemesinin mahsubu sonrası davacının bakiye 29.578,00-TL değer kaybı zararı bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında 65.000,00-TL ve 70.000,00-TL olarak iki rakam belirtilmiş ve raporlar arasında çelişki oluşmuş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/4. Maddesi "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." şeklinde olup 6100 sayılı HMK'nın 30. Maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine göre "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."
Buna göre, her iki rapor arasında 5.000,00-TL fark bulunduğu, dosyada 2 rapor arasındaki çelişkinin giderilebilmesi için heyet raporu düzenlenmesi gerektiği ve raporlar arasındaki çelişkili tutarın çok daha üzerinde bilirkişi ücreti ile 3.bir rapor alınmasının hem yargılama giderlerini önemli ölçüde yükselteceği hem de geçen sürede davanın sonuçlanmasının 3 aydan 6 aya kadar süreyle gecikeceği, bu süreçte çelişki davacı lehine giderildiği takdirde yüksek enflasyon ortamında davacının alacağına geç ulaşmasından kaynaklanan zararının aradaki çelişik fark olan 5.000,00-TL'nin üzerinde olacağı hususları dikkate alınarak çelişki giderilmemiş, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu da dikkate alınarak takdiren 2. Bilirkişi raporunda yer alan ve iki rapordan daha az miktarlı zarar tespit edilen davacı aleyhine ve davalı lehine olan 65.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek davacıya ait araçta kaza nedeniyle onarım sonrasında 65.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu kabul edilmiştir.
7-Dava öncesinde davalı sigorta şirketinin 15/05/2023 tarihli 40.422,00-TL değer kaybı ödemesi yapıldığı, bu ödemenin mahsubu sonrası davacının bakiye değer kaybı zararının 24.578,00-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafça dava değeri 03/06/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle 24.578,00-TL'ye yükseltilmiş olup mahkememizce tespit edilen ve davacı vekilinin ıslah dilekçesiyle belirlenen zarar miktarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirket tarafından dava öncesinde yapılan ödemelerle poliçe limitinde ne ölçüde azalma olduğu hususunun incelenmesinde, davalı şirketin 15/05/2023 tarihinde 40.422,00-TL davacı vekiline değer kaybı ödemesi yapıldığı ve davacıya ait aracın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ne 24.740,44-TL hasar rücu ödemesi yapıldığı, bu suretle yapılan toplam ödeme miktarının 65.162,44-TL olduğu ve 100.000,00-TL poliçe limitinden bakiye 34.837,56-TL kaldığı, bu miktarın dava konusu talebi karşılamaya yeterli olduğu görülmüştür.
8-Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ihbar sonrası temerrüt koşullarının oluşması ile başlayacağından davacının dava öncesinde değer kaybı zararının karşılanması talebiyle 26/02/2023 tarihli e-posta gönderisi ile yazılı başvuruda bulunulduğu, 8 iş günü sonrasında temerrüt gerçekleşecek ise de davacının yazılı başvuru dilekçesinde davalı şirkete ödeme için 15 gün verildiği ve bu sürenin de elektrik tebligat adresine gönderinin iletildiği günün 5 gün sonrasında başlayacağı, bu suretle 20/03/2023 tarihinde davalı şirketin temerrüde düşeceği gözetilerek 20/03/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Faiz türü olarak davacı tarafça yasal faiz uygulanması talep edilmiş olup tazminata talep doğrultusunda temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmıştır.
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 24.578,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı şirketin bakiye poliçe limiti 34.837,56-TL sorumluluk sınırı aşılmamak kaydıyla 20/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.678,92-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 402,65-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.096,37-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 402,65-TL toplamı 582,55-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 179,90-TL başvuru harcı, 290,75-TL posta ve tebligat ücreti, 6.200,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 6.670,65-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır