T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/494 Esas
KARAR NO : 2025/539
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; " ... Davacının alacağının tahsili amacıyla davacıya İstanbul... İcra Müdürlüğü...E. sayılı dosyası üzerinden hakkında asıl alacaktan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlattığı, Davalı borçlu, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiği ve takibi durdurduğu, asıl alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulmuş ve... büro dosya numaralı,... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci tarafımızca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamamış ve bu 25.05.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alınmış ve davacı yanın haksız ve mesnetsiz itirazının iptali amacıyla işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur, dediği; sonuç olarak dilekçesinde; “Fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakkımız saklı kalmak kaydı ile; Davalının Haksız ve mesnetsiz itirazının 6.243,48 TL üzerinden iptalına ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, 3.Davalı aleyhine alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi” şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; “Davacı alacağının, faturaya mı cari hesaba mı dayandığı belli değildir. Yazılı cari hesap sözleşmesinin olmadığı, fatura konusu malların ise tesliminin kanıtlanamadığı dikkate alındığında, kötü niyetli olanın davacı olduğu açıktır. Kaldı ki bu durumda likit bir alacaktan da söz edilemez. İnkâr tazminatı talebi yersiz ve hukuka aykırıdır. Kötü niyetle takibe girişen davacının alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini bu nedenle talep etmek gerekmiştir” dediği Sonuç olarak cevap dilekçesinde: “.. cevap dilekçemizin kabulü ile davanın reddine, kötü niyetle takibe girişen davacının alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi” talebinde bulunduğu görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
> Uyuşmazlık; takip dosyasına dayanak yapılan açık hesap ilişkisinde (dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap olarak adlandırmış ise de dosyaya sunulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap olarak nitelendirilmiştir) davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Somut olayda; Borca itiraza ilişkin alacaklı dilekçesinin borçluya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 08.06.2023 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir.
> Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür.
> Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
4- Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
5- Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
> Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
> Mahkememizce aldırılan 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
1. Tarafımdan yapılan inceleme sonucunda;
a. Davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı Sayın Mahkemenin takdirinde olup icra takibine konu asıl alacak miktarının 6.243,48-TL olduğu,
b. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin takdirinin Yüce mahkemeye ait olduğu, Sayın mahkemeniz tarafından mezkûr dosyada resen bilirkişi seçilmem üzere tarafıma tevdi edilen dosya incelenmiş olup, davacının iddia ettiği alacağının dava dosyasına sunulan evrakların tetkikinden yukarıda hesaplanan toplam sonuçlar tespit edilmiş olup huzurdaki davada, Davacı adına tahakkuk etmiş bir alacak veyahutta davalı adına tahakkuk etmiş bir borcun bulunup bulunmadığı hakkında takdir yetkisi yüce mahkemenindir. " şeklinde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
> Mahkememizce aldırılan 29/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
- Davalının 2020-2021-2022 yılı yasal defterlerinin açılış onaylarının muntazaman yaptırıldığı görülmüştür ancak defterlerin asıllarının taraflarınca bulunamadığı gerekçesi ile tarafımın incelemesine sunulamamış olması sebebi ile birbirini teyit eder vaziyette işli olup olmadıkları tarafımca tespit edilememiştir.
Tarafıma Gönderilen Noter Onaylı Resmi defter Kapakları içerisinde 2020-2021-2022 yılının sene sonu Noter Kapanış Tasdik Onayları bulunmaması sebebi ile Davalı ...ARLAMA TURİZM SAN. VE
TİC. A.Ş. İMALATHANE ŞUB’nin 2020-2021-2022 yılı yasal defterlerinin lehine delil teşkil edip etmeyeceğine dair nihai takdirin sayın mahkemenin yüce takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatine varılmış olup Nihai Takdir sayın mahkemenindir.
Davalı...GIDA PAZARLAMA TURİZM SAN.VE TİC. A.Ş. İMALATHANE ŞUB.’nin Yasal Defterleri Davalı Tarafından Bulunamadığı gerekçesi ile Tarafımın İncelemesine Fiilen Sunulmamış
Olması Sebebi ile Davacı...GIDA SANAYİ VE TİC. A.Ş. firması ile ilgili herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığı tarafımca tespit edilememiştir.
Ancak Davalı ... GIDA…A.Ş. firması tarafından tarafıma 2019 – 2020 – 2021 – 2022 Yıllarına ait olduğu belirtilen Yevmiye Defterlerinin Excel Formatına aktarılmış hali tarafıma mail ile gönderilmiş olup tarafımca ilgili excel tabloları üzerinde inceleme yapılmış olup Davac... GIDA SANAYİ VE TİC. A.Ş. firması ile ilgili herhangi bir kayıt tespit edilememiştir.
Davalı... GIDA…A.Ş. firması tarafından tarafıma 2019 – 2020 – 2021 – 2022 Yıllarına ait olduğu belirtilen Yevmiye Defterlerinin excel formatındaki tabloları tarafımca pdf formatına dönüştürülmüş olup davacı ve davalı tarafından da incelenebilmesi için rapor ekinde sayın mahkemeye sunulmuş olup takdir sayın mahkemenindir.
Bu Minvalde Yukarıda Yapılan İnceleme ve Tespitler Neticesinde;
Sayın Mahkeme Tarafından Davacının Davalıdan Alacaklı Olduğuna Karar Verilecek olur ise;
-Davacı ... GIDA SANAYİ VE TİC.A.Ş. firmasının Davalı ...GIDA PAZARLAMA
TURİZM SAN.VE TİC.A.Ş. İMALATHANE ŞUB. firmasından yasal defter ve dayanağı olan cari hesap ekstresinin karşılığı olarak 08.01.2020 İcra Takip Tarihi İtibari ile 6.243,48-TL tutarında alacaklı olduğu, (gecikme faizine ilişkin takdirin sayın mahkemenin yüce takdirlerinde olduğu) görüş ve kanaatine varılabilecek olup nihai takdir sayın mahkemenindir." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacının ticari defterlerinin incelenmesinden davacı tarafın davalı taraf adına düzenlenen faturalardan asıllarını sunduğu, 22.10.2018 tarihli... numaralı 3.408,48-TL, 19.11.2018 Tarih... numaralı 3.408,48-TL ve 14.12.2018 tarih ... numaralı 3.067,63-TL lik 3 adet toplamda 9.884,59-TL'lik irsaliyeli fatura düzenlendiği, davacı yan defter kayıtlarına intikal ettirildiği, dosyaya sunulmayan 10.01.2019 Tarih ... numaralı 2.556,36-TL, 21.05.2019 Tarih ... numaralı 1.982,88-TL, 28.05.2019 Tarih...lı 1.704,24-TL, 27.062019 Tarih ... numaralı 2.556,36-TL'lik 4 adet 8.779,84-TL'lik fatura olduğu, yevmiye kayıtlarına intikal ettirildiği, 18.684,43-TL'lik 7 adet fatura karşılığı toplamda 12.440,95-TL tahsilat yaptığı ve Cari alacak bakiyesinin 6.243,80-TL kaldığı, Davacı yanın defter incelemelerinden davalının davacıya cari hesap bakiyesinin 6.243,48-TL olduğu, Fatura konusu mal/hizmetlerin tesliminin yapılıp yapılamadığı tespit edilememişse de, tarafların teslime ait itirazların olmadığı, ilgili faturaların irsaliyeli fatura şeklinde düzenlendiği, İrsaliyeli fatura teslim alan ve teslim eden bilgilerinin ve imzalarının olduğu, bunedenle defter kayıtlarında mevcut olduğu tespit edildiğinden fatura konusu mal/hizmetlerin tesliminin yapıldığının kabul edilebileceği anlaşılmaktadır.
Davalının ticari defterlerinin ise fiziken sunulmadığı, bir takım kayıtların ise excel tablosu olarak mail yoluyla bilirkişiye gönderildiği anlaşılmaktadır.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu açık hesap alacağını doğruladığı, davalının ise defter ve kayıtlarını sunmamış olduğu, Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili inceleme yapılamadığı, HMK 222/5'te yer alan "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmü uyarınca davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile;
Davalının İstanbul.. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ İPTALİNE, takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2- Alacak likit nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 1.248,70-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 426,49-TL harçtan peşin alınan 179,90-TL'nin mahsubu ile bakiye 246,59-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan Başvurma Harcı, Peşin Harç ve Vekalet Harcından oluşan toplam 385,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.243,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 7.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 480,00-TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 7.480,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip-... Hakim-...
E-imza E-imza