T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/500 Esas
KARAR NO: 2023/1020
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 11/02/2018
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 18/11/2017 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet üzerinde yolcu durumunda iken, davalı sigorta şirketlerine sigortalı bulunan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpması sonucunda ağır bir şekilde yaralandığını, müvekkiline çarpan araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortalısının davalı sigorta şirketi olduğunu, bu nedenle davalının müvekkilinin uğradığı zararın tümünden sorumlu olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25,00.-TL bakıcı gideri tazminatı, 25,00.-TL Geçici İş Göremezlik tazminatı, 50,00.-TL Kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 100,00.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketlerinden poliçe limiti dahilinde olmak üzere müracaat tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilene olmak üzere davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen prensibine göre tahsiline ve davalılara yükletilmesine karar verilmesini karar ve talep etmiştir.
Davacı vekili, 04/03/2020 tarihli dava değer arttırım dilekçesi ile; toplam 66.700,33.-TL tazminatın, davalılardan temerrüt tarihi olan 20/12/2017 tarihlinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen prensibine göre tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili, 25/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 25,00-TL geçici iş göremezlik taleplerini 14.124,39-TL artırmak suretiyle 14.149,39-TL olarak, 50,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatı taleplerini 300,905,58-TL artırmak suretiyle 300.955,58 TL olarak arttırdıklarını, 25,00-TL bakıcı gideri tazminatlarını 2.024.00-TL artırmak suretiyle 2.029.00 TL olarak arttırdıklarını, toplam 317.133,97 -TL tazminatının, temerrüt tarihi olan 20.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen prensibine göre tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... A.Ş (eski unvan... A.Ş.) vekili, cevap dilekçesinde; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacıların maluliyet oranını gösterir raporunu temin ettikten sonra müvekkil şirkete başvurmaları gerektiğini, müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuruda maluliyet raporunun biraz edilmediğini, dava şartının yerine getirilmediğini, ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde trafik poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkil şirket sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere gerçek zarar miktarı kadar sorumlu olduğunu, tazminattan müterafik kusur indirimi talep ettiklerini, davacının SGK dan ödeme alıp almadığının sorulması gerektiğini hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin muhatabının SGK olduğunu, davacıya bir bakıcı tarafından bakıldığına ilişkin dosyada hiçbir belge olmadığını, bu nedenlerle davanın usuldan reddine, aksi halde esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. (...Sigorta Sigorta A.Ş.) vekili, cevap dilekçesinde; dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMMS poliçe ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere gerçek zarar miktarı kadar olduğunu, kusurun ve zararın ispata muhtaç olduğunu tedavi ve geçici iş görmezlik taleplerini 6111 sayılı yasa uyarınca davacının talep hakkı bulunmadığını, davacının kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, davacının bakıma muhtaç olup olmadığı hususunun bilirkişi raporu ile tespiti gerektiğini, müvekkil şirket dava tarihiden itibaren faizden sorumlu olduğunu belirterek müvekkil şirket aleyhine haksız olarak açılan davanın reddine, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davası olup, Mahkememizce verilen 23/06/2020 tarih ve ... sayılı kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin 01/06/2023 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile ".... Dava, ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. )
3. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafından davalı ZMM sigortacısına yargılama sırasında başvurunun yapılmış olmasına göre eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği, açıktır. (Yargıtay 4. HD' nın 08/03/2022 tarih ve 2021/11206 E. - 2022/4208 K. sayılı ilamı)
4. Davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamında, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, davalı ...Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında asli, davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında tali kusurlu olduğunun tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
5. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. - 2022/9109 K. ) İlk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan 19.06.2019 tarihli E.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ADB başkanlığı maluliyet raporunda, davacının kaza nedeni ile bakıma muhtaç hale gelip gelmediğine dair bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmektedir. Her ne kadar hesap bilirkişi tarafından bakıcı ihtiyacına ilişkin resen bir değerlendirme yapılmış ise de hesap bilirkişi raporunu bakıcı ihtiyacına ilişkin hükme esas almaya elverişli olmadığından, bakıcı ihtiyacının belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir. (Yargıtay 17. HD'nın 2019/6471 E. - 2020/8916 K., 4. HD'nın 2021/17167 E. - 2021/4326 K.)
6. Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98.maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır. Dolayısıyla, trafik kazasından kaynaklı geçici işgöremezlik tazminatı ile belgesiz tedavi ve tedavi amaçlı yol giderleri bakımından ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam etmektedir. (Yargıtay 4. HD'nin 10.03.2022 tarih ve 2021/12001 E. - 2022/4532 K. ve 24.03.2022 tarih ve 2021/22793 E. - 2022/5790 K. ).
7. Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, TBK’nun 61 ve 62. maddeleri uyarınca zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, TBK’nun 162. maddesine göre borcun tamamından sorumludurlar. Nitekim, 2918 sayılı KTK'nun 88/1. maddesinde trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacılar, müteselsil sorumluluk ilkesi gereği zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her iki araç sürücü/işleten/trafik sigortacıları meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı açıkça davalıların kusur oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre, davalıların müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalıların zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. (Yargıtay HGK 28.12.1983 tarih ve 9-721/1421 E/K; Yargıtay 17. HD'nin 2015/15236 E. - 2018/11491 K.; 2016/10126 E. 2019/4053 K.; 2018/3768 E. 2020/1237 K. sayılı ilamları)
8. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde müterafik kusur söz konusudur. Müterafik kusurun varlığı halinde 6098 sayılı TBK'nun 52. Maddesi gereğince belirlenen tazminattan indirim yapılması gerekir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. Maddesi ile atıf yapılan Karayolları Trafik Yönetmeliğince koruyucu ekipman / tertibat takılmasının zorunlu olduğu hallerde meydana gelen yaralanma ve ölüm ile illiyet bağı kurulması durumunda hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeni ile yerleşik uygulama doğrultusunda birden fazla müterafik kusur indirimi sebebinin varlığı olsa da % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi cihetine gidilmelidir.(Yargıtay 4. HD'nın 29/06/2022 tarih ve 2021/14115 E. - 2022/9666 K., 04.04.2022 tarih ve 2021/13491 E. - 2022/6733 K. ,23.03.2022 tarih ve 2021/11590 E. - 2022/5710 K.)
9. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. Hatır taşıması savunması defi niteliğinde olup, süresinde verilecek cevap dilekçesi ile ileri sürülmelidir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi (818 sayılı BK. 43. maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır taşımasının varlığı halinde ancak hatırı taşıması yapan lehine tazminattan indirim söz konusu olabilir. ( Yargıtay 17. HD'nin 01/12/2020 tarih ve 2019/3044 E. 2020/7926 K. Sayılı ilamı) Somut olayda, davacının kazaya karışan davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı araçta dava araçta taşındığı gözetilerek davalının hatır taşıması definin uygulama yeri bulup bulamayacağının kararda tartışılması gerekmektedir.
10. Öte yandan, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için vekalet ücreti de takdir edilemez. Bir başka ifade ile davacı lehine hesaplanan maddi tazminatlardan, hatır taşıması ve müterafik kusur nedeniyle yapılan indirimler sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınırken, red edilen kısmım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekir.(Yargıtay 17 HD'nın 13/11/2019 tarih ve 2017/2928 E. - 2019/10602 K. sayılı ilamı)
11. Tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın 03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/ 6173 E. - 2021/ 3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K. )
12. Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Davalı sigorta şirketi yönünden ise 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi gereğince, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde, sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir ( Yargıtay 4. HD'nın 30.06.2022 tarih ve 2022/1725 E. - 2022/9741 K. Sayılı ilamı )
13. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İDM tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümleri hükümlerine göre, davacının mevcut yaralanması nedeni ile iş göremezlik oranının tespiti ile geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde hangi tarihten itibaren bakıcıya ihtiyaç duyacağı, bakıcı ihtiyacının süresi (tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda E.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ADB Başkanlığı'ndan kurul halinde düzenlenecek açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli ek maluliyet raporu dosyaya kazandırılıp, talep edilen tazminatına yönelik anılan ilk ve esaslara uygun düşecek şekilde aktüerya uzmanından ek rapor alınarak, davacı lehine davalı tarafında yapılan bir hatır taşıması ile desteğin zararın artmasına neden olan müterafik bir kusurunun olup olmadığı ayrı ayrı tartışılıp değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre usuli kazanılmış haklar gözetilerek infazda tereddüte neden olmayacak şekilde sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu poliçe limiti belirtilerek tazminat talepleri hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca davalıların istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir...." gerekçesi ile kaldırılması ile dosya yeniden ele alınmıştır.
MAHKEMEMİZİN 2023/500 ESAS SAYILI DOSYASINA KAYDI YAPILAN DOSYANIN YAPILAN YARGILAMASI SONUNDA;
Ege Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan sağlık kurulu raporuna göre;"...şahısta Alt Ekstremite Özürlülük Yüzdesi Balthazard formülü ile hesaplanmış ve “Tablo 3.2. Alt Ekstremite Özürlülüğünden Kişinin Özürlülük Oranının Hesaplanması” tablosu dikkate alındığında şahısta sol ayak bileği eklem hareketlerindeki kısıtlılık nedeniyle oluşan kişinin özürlülük oranı; %5 (yüzde beş) olarak bulunmuştur.
Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak kesin iyileşme süresinin varsa kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır.
Değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı sol bacak kemiklerinde (tibia ve fibulada) meydana gelen kırıklar nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 1 (bir) ay olarak kabulünün uygun olacağı mütalaasına varılmıştır..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan raporun sonuç kısmına göre;"...18.11.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanarak sürekli malul hale gelen davacı ...'in, Geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 14.149,39 -TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 300.955,58- TL olduğu, bakım giderinden kaynaklı alacağının 2.029,00- TL olduğu, toplam maddi tazminat alacağının ise 317.133,97- TL'ye tekabül ettiği, davacının olaydaki %10 oranında müterafik kusurunun indirilmesi sonrası bakiye alacağının 285.420,57-TL olacağı, davalı... Sigorta A.Ş.'ye ... ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'in %75 oranında kusuru yönünden zararın 214.065,43-TL'sinden sorumluluğunun olacağı, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye ... sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında kusuru yönünden zararın 71.355,14-TL'sinden sorumluluğunun olacağı kanaatiyle, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında mahkememizce hükme esas alınan kusur oranları hukuka uygun bulunmuş,
A-Maluliyetin tespitine esas alınan yönetmelik,
B-Bakıcı ihtiyacı oluşup oluşmadığının sağlık kurulu tarafından değerlendirme yapılması gerektiği,
C-Davalıların müteselsil olarak zararın tümünden sorumlu tutulmaları gerektiği,
D-Müterafik kusur indirim oranı,
E-Hatır taşıması koşullarının oluşup oluşmadığı,
F-Hatır taşıması ve müterafik kusur yönünden karşı vekalet ücreti takdir edilmemesi gerektiği,
G-Bakiye ömür hesaplamasına TRH-2010 yaşam tablosunun uygulanması gerektiği,
H-Islah edilen miktar yönünden de temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği,
Hususlarındaki hukuka aykırılıklar nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizce istinaf kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda;
1-Davacının Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevk sağlanarak kaza tarihi 18/11/2017 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda rapor düzenlenmesi istenilmiş, dosyaya sunulan 22/08/2023 tarihli heyet raporunda davacının kaza nedeniyle %5 oranında sürekli iş gücü kaybı ve 9 aylık geçici iş gücü kaybı süresi bulunduğu, davacının yaralanması nedeniyle 1 ay süreyle yardıma ihtiyaç duyacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Maluliyet raporuna karşı her iki davalı vekili tarafından ayrı ayrı itirazlar ileri sürülmüştür. İtiraz nedenlerinin incelenmesinde ise tüm itirazların soyut ve genel nitelikte oldukları, dosya ve uyuşmazlık bazında yeniden rapor alınmasını gerektirecek nitelikte somut bir itiraz nedeni gösterilmediği gözetilerek yeniden rapor aldırılmamış, raporda gösterilen oran ve süreler hükme esas alınmıştır.
2-Maluliyet oran ve sürelerinin tespiti sonrasında dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş ve TRH-2010 yaşam tablosuna göre yeniden hesaplama yapılması istenilmiş, dosyaya sunulan 22/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davacının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağının 14.149,39-TL, sürekli maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat alacağının 300.955,58-TL ve bakım giderinden kaynaklanan alacağının 2.029,00-TL olduğu yönünde rapor sunulmuştur.
3-Davacı vekilinin sunduğu 25/11/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin 317.133,97-TL olarak ıslah edildiği görülmüştür.
4-Dosya kapsamının ve istinaf kaldırma kararında gösterilen hususların birlikte incelenmesi neticesinde, mahkememizce istinaf öncesi verilen kararın davacı tarafça da istinaf yoluna götürüldüğü ve bu nedenle önceki kararda gösterilen miktarın davalılar lehine kazanılmış hak oluşturmayacağı, tazminat hesaplamasının geleceğe yönelik farazi bir hesaplama olması nedeniyle karar tarihine en yakın gelir bilgileri üzerinden hesaplama yapılmasının esas olduğu gözetilerek davacı vekilinin ıslah dilekçesinin geçerli olduğu, daha önce HMK 107.maddesi kapsamında değer artırım yapıldığı ve dava değerinin aktüerya raporu ile tespit edilen miktarlara ıslah yoluyla yükseltilebileceği değerlendirilmiştir.
5-Müterafik kusur indirimi uygulanması gerekip gerekmediği yönünde yapılan değerlendirmede, davacının maluliyete sebebiyet veren yaralanmasının bacak bölgesinde meydana geldiği, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 tarih, 2022/5575 Esas, 2022/10706 Karar sayılı ilamında da değinildiği üzere Karayolları Trafik Yönetmeliği'nde kullanımı mecburi tutulmayan koruyucu dizlik ve elbisenin zarar gören tarafından kullanılmaması nedeniyle müterafik kusur koşullarının oluşmadığı, aracı alkollü sürücünün kullanması, emniyet kemeri kullanılmaması vb. gibi diğer müterafik kusur nedenlerinin de somut uyuşmazlık yönünden mevcut olmadığı anlaşıldığından müterafik kusur indirimi uygulanmasının gerekmediği değerlendirilmiştir.
6-Hatır taşıması bulunup bulunmadığı yönünden yapılan incelemede, kural olarak hatır taşıması savunmasında bulunan davalı taraf ispat külfeti altında olup, dosyaya celb edilen ceza yargılamasında yer alan ifade tutanaklarına göre davacının ve sigortalı araç sürücüsü ...'ın arkadaş olduklarının beyan edildiği sabit olup arkadaşın araçta taşınması halinde hatır taşımasının oluşacağı yönünde yerleşik Yargıtay uygulaması bulunduğu, davalının savunmasının ifade tutanakları ile ispat edilmesi karşısında ispat külfetinin yer değiştirdiği, davacı tarafça davacının bir bedel karşılığında veya taşımanın araç işleteni veya sürücüsünün yararına gerçekleştirildiği yönünde bir delil sunulamadığı, bu haliyle hatır taşıması koşullarının oluştuğu gözetilerek davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sigortacısı olan ... Anonim Şirketi yönünden %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanmıştır. Hatır taşıması indirimi sigortacının sigortalısı olan araçta bulunan yolcuların gördüğü zararlar için öngörülen bir indirim uygulaması olup zarar veren karşı taraf sigorta şirketinin bu indirimden faydalanamayacağı gözetilerek hatır taşıması yönünden yalnızca ... Anonim Şirketi faydalandırılmıştır.
7-Dava konusu kazanın gerçekleşmesinde araç sürücülerinin kusur oranları %75-%25 olarak dağılmış ise de davacı tarafça tarafların kusur oranlarına açıkça dayanılmadığından her iki sigorta şirketi de zararın tümünden sorumlu tutulmalıdır. Sürücülerin kusur dağılımları tazminat sorumluluğunun yerine getirilmesinden sonra sigortalısının kusurundan fazla ödeme yapan taraf yönünden iç ilişkide dikkate alınabilecek bir husus olup zarar gören davacı yönünden kusur oranlarının sorumluluğa etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle her iki davalı tarafın da müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına karar verilmiş, sorumluluk miktarları poliçe limitleriyle sınırlandırılmıştır.
Kaza tarihi itibariyle poliçe limitleri bedeni zararlar için 330.000,00-TL ve tedavi giderleri teminatı olarak 330.000,00-TL'dir. Sürekli iş gücü kaybı ve geçici iş gücü kaybı zararının bedeni zararlar teminatı bakıcı gideri zararının ise tedavi giderleri zararı teminatından karşılanması gerekmekte olup mahkememizce poliçe limitleriyle sorumluluk yönünde hüküm kurulmuştur. Kaldı ki hükmedilen tazminatlar yönünden her iki teminat limitinin de dolmadığı görülmüştür.
8-Yargılama öncesi yazılı başvuru ile birlikte davalı sigorta şirketleri temerrüde düşmüş olup temerrüt sonrasında zararın tümü yönünden faiz sorumluluğu doğmaktadır. Bu nedenle hüküm altına alınan tazminat miktarlarının tamamına temerrüt tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça başvuru tarihi itibariyle yasal faiz işletilmesi talep edilmiş ise de, sigorta şirketlerinin sorumluluğunun yazılı başvuru sonrasında 8 iş günü geçmesi ile başlayacağı, öncesinde tazminat talebinin karşılanmayacağı açıklanmış ise bu açıklama tarihinin de temerrüt olarak kabul edilebileceği gözetilerek, davalı ... Anonim Şirketi'nin(... Sigorta A.Ş.) 19/01/2018 tarihli ek belge talebi içerir cevabi yazısı ve ... Anonim Şirketi'nin(... Sigorta A.Ş.) 22/12/2017 tarihli cevabi yazılarında tazminat taleplerinin karşılanması için ek belge talebinde bulunulduğu ve bu tarihler itibariyle temerrüt oluştuğu gözetilerek 19/01/2018 ve 22/12/2017 tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilerek tazminatlara bu tarihlerden itibaren talep doğrultusunda yasal faiz işletilmiştir.
9-Davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de kısmen ret kararının davalı ... Anonim Şirketi yönünden uygulanan hatır taşıması indiriminden kaynaklandığı, hakkaniyet indirimi kapsamında verilen kısmen ret kararları nedeniyle davacı aleyhinde vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceği gözetilerek kısmen ret kararı nedeniyle karşı vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderleri hesaplanmasında ret miktarı hesaplamaya dahil edilmemiştir.
10-Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere istinaf kaldırma kararında gösterilen hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 300.955,58-TL sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan, 14.149,39-TL geçici iş gücü kaybından kaynaklanan ve 2.029,00-TL bakım gideri zararından kaynaklanan toplam 317.133,97-TL maddi tazminatın poliçe limitleri 330.000,00-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Anonim Şirketi'nin sigorta şirketinin %20 hatır taşıması indirimi ile tazminatın 253.707,18-TL miktarıyla sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, fazlasına dair kısmın hatır taşıması indirimi nedeniyle reddine, tazminat miktarlarına... Sigorta Anonim Şirketi yönünden 22/12/2017, ... Anonim Şirketi yönünden 19/01/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 21,663,42-TL harçtan peşin olarak alınan 35,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.084,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.543,52-TL harcın davalı ... Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 16.210,84-TL'yi aşmamak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Mahkememizin 07/10/2020 tarih, 2018/177 Esas, 2020/339 Karar, 2020/437 Harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile 761,26-TL bakiye karar harcının tahsili amacıyla vergi dairesine müzekkere yazıldığından, karar kesinleştiğinde ve istek halinde iş bu harç tahsil müzekkeresinin iptali için müzekkere yazılmasına,
4-Mahkememizin 07/10/2020 tarih, 2018/177 Esas, 2020/339 Karar, 2020/438 Harç nolu harç tahsil müzekkeresi ile 3.075,51-TL bakiye karar harcının tahsili amacıyla vergi dairesine müzekkere yazıldığından, karar kesinleştiğinde ve istek halinde iş bu harç tahsil müzekkeresinin iptali için müzekkere yazılmasına,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 49.570,10-TL vekalet ücretinin davalı ... Anonim Şirketi'nin sorumluluğu 40.056,08-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 35,90-TL ile ıslah harcı olarak alınan 1.084,00-TL toplamı 1.119,90-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafça sarf edilen 35,90-TL. başvuru harcı, 274,40-TL posta ve tebligat ücreti, 2.250,00TL bilirkişi ücreti, 1.160,00-TL ve 446,00-TL maluliyet raporu düzenleme ücreti olarak sarf edilen toplam 4.166,30-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
9-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır