T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/504 Esas
KARAR NO : 2024/713DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/06/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili...'ın mülkiyetinde bulunan... tescil plakalı Peugeot marka 2019 model araç ile... Makine Nakliye İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin mülkiyetinde bulunan... tescil plakalı araç arasında İzmir ili, Torbalı ilçesinde 06.12.2022 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu trafik kazasının meydana geldiği sırada müvekkiline ait ara...'nın ("Dava Dışı Araç Sürücüsü") hakimiyetinde bulunmakta iken,...tescil plakalı araç ise ...n ("Davalı Araç Sürücüsü") hakimiyetinde bulunduğunu, kazanın meydana gelişinde davalı araç sürücüsünün dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışlarının etkin rol oynadığını, nitekim kaza sonrası sürücülerin görüşlerini yansıttıkları tespit tutanağı içerisinde bu durum saptanabildiğini, olayların başlangıç noktasında, anayola çıkmak üzere gerekli kontrolleri sağlayan dava dışı araç sürücüsü, aynen kaza tespit tutanağı içerisine yansıttığı üzere kendisi ile arasında yaklaşık 150 metre mesafe olduğunu gördüğü aracın, önünde yola çıkabileceğini haklı olarak değerlendirerek anayola çıkış sağladığını, ancak tam refüj girişinde, anayolda hızlı ve oldukça kontrolsüz bir şekilde hareketini devam ettirmekte olan ... tescil plakalı araç sol taraftan çarparak hasara yol açtığını, içerisinde bulunduğu yolun hız sınırlarını ve müvekkilin anayolu kontrol ederek kısmi geçiş yapma biçimindeki konum değişikliğini görmezden gelen araç sürücüsünün; diğer taraftan dönel kavşak içerisinde bulunan müvekkiline ait araca geçiş üstünlüğü tanımadığı da anlaşıldığını, her ne kadar meydana gelen bu trafik kazası sonucunda mülkiyet hakkına konu araç üzerinde çeşitli onarım faaliyetleri gerçekleştirilerek kazanın zarar doğrucu etkilerinin ortadan kaldırılması çabası gösterilmişse de bu faaliyetler sonucunda aracın piyasa değerinde düşüş meydana gelmesi engellenemediğini, aracın almış olduğu darbeyle hasarlı niteliğini kazanmasının potansiyel alıcılar nezdinde aracın gizli kusurlu olabileceği yönünde esaslı bir temele dayanan intiba yaratması yanında genel anlamda aracın tahribatın izlerini geri kalan kullanım ömrü süresince taşıyacak oluşunun değer kaybı zararını gündeme getireceğini, aracın yeniden değerlendirilebilir bölümlerinin işlenmesi, yeniden değerlendirilemeyecek bölümleri üzerinden ise parça değişimi işlemlerinde bulunularak kullanıma elverişli bir yapıya büründülenmesi sonucunda kazandığı onarılmış haldeki piyasa değeri ile kaza tarihindeki henüz hasara uğramamış değeri arasındaki farkın bilirkişi incelemesi vasıtasıyla saptanması malvarlığında meydana gelen eksilmenin giderilmesi amacına hizmet edecek olduğunu, yine belirtildiği üzere, kaza sonrası araç üzerinde çeşitli onarım faaliyetlerine girişilerek objektif anlamda ondan beklenen fonksiyonları karşılayabilecek ve güvenli bir sürüşün sağlanabileceği bir yapıya büründürülme çabası altında iyileştirici anlamda değişiklikler meydana getirilse dahi aracın, hasar görmemiş bir emsaline oranla hiçbir zaman aynı veya benzer bir değer göremeyecek bu anlamdaki beklenti ve itibarı kaçınılmaz bir düşüş yaşayacak olduğunu, davalı araç sürücüsünün trafik düzeni ve güvenliğini sağlamaya yönelik çeşitli düzenlemelere aykırı harekette bulunarak her biri uygun illiyet bağı çerçevesinde etkin şart olarak değerlendirilebilecek, kanun gereği ağır kusurlu davranışlarının olağan sonuçlarından sorumluluk koşullarını, buna izafeten araç işleten ile birlikte oluşturduğu gibi zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sigorta ettiren araç sürücüsüyle arasındaki ilişkide üçüncü kişi konumunda olan müvekkilinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi giderme yükümlülüğünün koşullarını da oluşturduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile; mülkiyet hakkında konu araçta meydana gelen değer kaybına karşılık olmak, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere; şimdilik 1.000,00-TL Değer Kaybı Tazminatının (belirsiz alacak olarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek olan kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; haklı davamızın kabulü ile, bedel artırım dilekçesi doğrultusunda toplam 45.000,00 TL değer kaybı tazminatının muaccel olduğu kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili, cevap dilekçesinde; Dava dilekçesinde belirtilen ... Plakalı araç müvekkili şirket nezdinde 17.03.2022/16.03.2023 vadeli,... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunu sigortalısının kusuru oranında olup meydana gelen kazada sigortalımızın kusuru bulunmadığından müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olması nedeniyle dosyada alınan kusur raporunun eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olması nedeniyle tarafımızdan kabulünün mümkün olmadığını, söz konusu kazanın davacı tarafın maliki bulunduğu araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiği sabit olup, öncelikle kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranları ile kazaya etken olabilecek tüm unsurların Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesince/ Kusur Bilirkişisi marifetiyle tespit edilmesi gerektiğini, tarafından asla ikrar anlamına gelmemek suretiyle, davacı tarafından...Plakalı araca dair değer kaybı bedelinin tahsili talep edilmiş olduğunu, Karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında genel şartlara göre hesaplama yapılması gerektiğini, dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi marifetiyle değer kaybının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait aracın davaya konu kazadan önceki tüm hasarlarının mahkemece tespiti ile aracın aynı bölgeden daha önce hasar almış olması halinde değer kaybı oluşmayacağını, davacıya ait arasın eski hasar kaydı bilgileri ile eski hasar kaydı olması halinde eski hasarlı parçaların bildirilmesinin Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılacak müzekkere ile celbini talep ettiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu mali Mesuliyet Sigortası Genel şartlarında Teminat Dışında Kalan Haller düzenlendiğini, aşağıda belirtilen teminat dışı kalan hallerin var olup olmadığının mahkemece araştırılmasını talep ettiğini, karşı tarafın avans faizi talebi yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları ve yasal düzenlemeler gereğince haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafın avans faizi talebinin reddine karar verilmesini talep ettiğini, başvuru dilekçesinde başvuran için tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesi talep edildiğini, ancak müvekkili şirketin temerrüdünün başlangıcı KTK'nın 98. ve 99. maddesine göre belirleneceğinden başvuranın bu talebi hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle; karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ...Mekanik Makine Nakliye İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. Sigorta A.Ş. Vekili, cevap dilekçesinde; Davalı taraf kazanın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlu olduğu halde müvekkilinin araç sürücüsünü suçlayarak bu davayı ikame ettiğini, aleyhimize açılan davayı ve ileri sürülen iddiaları kabul etmediğini, müvekkiline ait... Plakalı araç, araçta bulunan GPS sistemiyle de sabit olduğu üzere, şehirlerarası ana yolda hız sınırlarına uygun şekilde seyrederken davacıya ait araç sürücüsü tali yoldan kara yoluna çıkıp çapraz şekilde kavşağa girmek istemiş ve müvekkilinin aracına yan sağ taraftan çarparak aracın sürüklenmesine ve sol tekerlek/ alt takımın sürüklenmenin etkisiyle refüje çarparak hasar görmesine neden olduğunu, müvekkilinin aracının sağ ön kapı kısmında çarpmadan kaynaklı göçük söz konusu olduğunu, bu durum kaza sonrası çekilen araç fotoğraflarından da net olarak anlaşıldığını, müvekkilinin aracının ön tarafında kazadan kaynaklı hiçbir hasar olmadığını, plakası dahi yerinden oynamadığını, hasar aracın sağ yan tarafında ve sürüklenerek refüje çarpmaktan kaynaklı alt takımda oluştuğunu, buna karşılık davacıya ait aracın ön kısmı sol ön tarafı ağırlıklı olmak üzere ağır hasar aldığını, bu durum, diğerine çarpan aracın müvekkiline ait araç değil davacıya ait araç olduğunu gösterdiğini, davacı, "dur" uyarı levhasının olduğu köy yolundan kontrolsüzce ana yola çıktığını, şeridinde seyreden müvekkilinin aracına çarptığını, davacı 2918 sayılı kanunun 57. ve 84/h maddeleri gereğince kendisinin geçiş üstünlüğüne sahip olduğunu ve müvekkilin araç sürücüsünün bu maddelerde ön görülen kuralları ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de bu değerlendirmesi yanlıştır. Zira kazanın meydana geliş şekli itibariyle geçiş üstünlüğü müvekkilinin aracında olduğunu, olay, davacının kontrolsüz kavşağa, tali yoldan çapraz çıkarak girmek istemesi ve bunu yaparken yolu kontrol etmemesi neticesinde gerçekleştiğini, müvekkilinin aracının da hasar aldığını ve kasko tarafından karşılanarak tamir edildiğini, müvekkili aleyhine açılan haksız davanın reddiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Daval... Vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, anayolda kurallara uygun seyir halindeyken davacının, sağ tarafta bulunan ve DUR uyarı levhası olan tali yoldan çıktığını, biraz daha ileri konumda sol tarafta bulunan kontrolsüz kavşağa çapraz şekilde girmeye çalıştığını, bunu yaparken yolu kontrol etmediğini, müvekkilinin geçişine imkan tanımadığını, kurallara uygun şerit değiştirmediğini, bu sebeple tam müvekkilinin hizasına geldiğinde müvekkilinin sağ ön tarafına çarptığını, müvekkilinin aracının bu çarpma sebebiyle refüje çarpmasına sebep olduğunu, davacının kurallara uygun seyir halinde olan müvekkiline çarptığını, davacı, yolu kontrol ettiğini ve arada 150 metre mesafe olduğunu görerek yola çıktığını iddia ediyor olsa da fizik kuralları gereği 150 metre mesafenin davacının kavşağa ulaşacağı sürede kat edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin kullandığı aracın, yüksek hıza ulaşamayan ve zaten GPS ile takip altında olan bir araç olup müvekkilinin kurallara uygun seyir halinde olduğunu, dolayısıyla davacının yola çıkışında müvekkilin 150 metre geride olmasının mümkün olmadığını, davacının tek ve tam kusurlu olduğunu, bu nedenle davayı kabul etmediklerini, davacının aracında değer kaybı olduğu iddiasını da kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, cevap dilekçesinde; davanın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda öngörülen sürelerde açılmamış olup davanın usulden reddi gerektiğini, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen...Plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 17.03.2022/16.03.2023 vadeli, ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları Sigortanın kapsamının belirlendiği A.1.maddesinde “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” düzenlemesine yer verilmiş olup, iş bu davada işletenin sorumluluğunun bulunmadığı hallerde müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir hukuki sorumluluğundan söz edilemeyeceğinin açık olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunu sigortalısının kusuru oranında olup meydana gelen kazada sigortalımızın kusuru bulunmadığından müvekkili sigorta şirketinin de herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılması yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ekspertiz raporu, hasar dosyası, poliçe, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 22/05/2024 tarihli raporunun sonuç kısmına göre; "...Sn. Mahkemenin ... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla,
-Trafik Kural İhlalleri Yönünden:
-Davacı... adına kayıtlı... plakalı 2019 model...marka otomobil sürücüsü ...’nın kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarından 47/C, 52/B ve 57/A ile sürücü asli kusurlarından 84/H hükümlerini ihlal ettiği,
-Davalı ...Sigorta A.Ş. nezdinde 16.03.2022/2023 tarihleri arasında... sayılı ZMMS (trafik) poliçesiyle davalı ...Mekanik makine Nakliye İth. İhr. San. Tiç Ltd. adına sigortalı... plakalı 2022 model... marka kamyonet sürücüsü davalı ...’in kazanın oluşumuna, katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü de görülmediği,
Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Değer kaybı bedeli yönünden:
Somut olayda, ... plaka sayılı P... 1.2 PURETECH 82 2019 model otomobilin 06.12.2022 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı piyasa rayiçlerine göre meydana gelen değer kaybı bedeli 45.000,00 TL. olarak tespit edilmiştir.
Somut olayda davalı ...Sigorta A.Ş. kazada ... plaka sayılı aracın... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından kusur izafe edilmemiş olup, Sn. Mahkemenin takdir edeceği sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 45.000,00 TL. olarak hesaplanan değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davalı sigorta şirketine 27.04.2023 tarihinde elektronik posta ile değer kaybı ihbarı yapıldığı, elektronik postaların aynı gün adresine teslim edildiği nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla davalı ... Sigorta A.Ş. nin yapılmış olmakla 11.05.2023 tarih itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüte düşeceği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur dağılımı ve davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararı miktarının belirlenmesi noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Somut olayda, davalı... Sigorta A.Ş. Davalıların maliki ve sürücüsü oldukları ... plaka sayılı aracın 16/03/2022-16/03/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 06/12/2022 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 50.000,00-TL olduğu görülmüştür.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davacıya ait araç sürücüsü dava dışı ...'nın KTK'nın 47/c, 52/B, 57/A ve 84/H maddelerine yönelik kural ihlallerinden dolayı meydana geldiği, davalı araç sürücüsü...in kazanın oluşumuna etkili olan bir kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmiş, itiraz gerekçesinde davalı araç sürücüsünün kavşak noktasına çok hızlı yaklaştığı ve kavşağa doğru tali yoldan çıkarak dönüş adasına yaklaşan davalıya ait araca yol vermesi gerektiği halde geçiş önceliği tanımadığı bu nedenle davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu savunulmuştur.
Dosya kapsamına göre dava konusu kazanın gerçekleştiği kontrolsüz kavşakta davacıya ait aracın kavşağa katılım yaptığı yolun tali yol niteliğindeki köy iç yolu olduğu, davalı taraf aracın ise Philsa Caddesi olarak geçen çift şeritli bölünmüş yol niteliğinde olduğu, ayrıca kaza tarihi öncesi ve sonrasındaki Google Street View görüntülerine göre davacıya ait aracın çıkış yaptığı tali yol üzerinde DUR işaret levhasının yer aldığı, bu itibarla davacıya ait aracın tali yoldan ana yola katılım yaparken veya dönüş adası alanına gireceği sırada ana yol istikametinden gelen araçların hız ve yakınlık durumuna göre gerekli dikkat ve özeni göstererek sürüşe devam etmesi gerektiği, davacı tarafça davalı araç sürücüsünün kavşağa çok süratli olarak yaklaştığı ileri sürülmüş ise de hızın az veya çok olması hususunun gözlemci kişiye göre göreceli bir kavram olduğu, net bir hız tespiti yapılmaksızın bir tarafa salt karşı tarafın hız algısına göre kusur atfedilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki bir an için gerçekten de yasal hız sınırının üzerinde araç kullanılmış olsa bile bu hususun tek başına kazada kusur nedeni kabul edilemeyeceği, zira dur levhası ile kavşağa çıkmadan önce durması ve gelen araçların hızına göre geçişini gerçekleştirme yükümlülüğünün davacıya ait araç sürücüsünde olduğu, aracın kavşağa uzaklığı ve mesafesine göre kendi geçişine engel oluşturabilecek düzeyde hızlı olup olmadığını tespit etmeksizin yola katılım yapılmaması gerektiği halde bu hususa riayet edilmeksizin dönüş adası alanına doğru geçiş gerçekleştirildiği ve görülmekte olan davaya konu kazanın bu şekilde meydana geldiği anlaşıldığından kazanın gerçekleşmesinde davacıya ait araç sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV dahil 41.686,40-TL olduğu, aracın rayiç değerinin 355.000,00-TL olduğu, onarımın ekonomik olduğu, aracın 45.000,00-TL değer kaybına uğrayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüştür.
Değer kaybı zararı yönünden yapılan incelemede, aracın onarım gören parçaları, yaşı, kullanım kilometresi, marka ve modeline(2019) göre, aracın kaza tarihindeki rayiç değerine göre 45.000,00-TL değer kaybı zararının piyasa şartlarına uygun olduğu değerlendirilmekle yeniden rapor alınmasına gerek görülmemiş, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacıya ait aracın kaza nedeniyle 45.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
7-Davacıya ait aracın dava konusu kaza nedeniyle değer kaybı zararına uğradığı sabit ise de, davalıların davacının uğradığı zarardan ancak araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu oldukları, mahkememizce gerekçenin kusura ilişkin bölümünde ayrıntıları açıklandığı üzere kazanın gerçekleşmesinde davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı kabul edildiğinden davalıların zarardan dolayı sorumlu tutulamayacakları değerlendirildiğinden kusur yönünden ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin olarak alınan 179,90-TL harç ile tamamlama harcı olarak alınan 760,00-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 512,30-TL'nin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ...Mekanik ve davalı...vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır