T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/523 Esas
KARAR NO : 2024/947
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/06/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Dava dışı..., davacı müvekkil ...'e ait olan ve kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Ödemiş- Ovakent istikametinde seyir halinde iken, davalının tali yoldan ana yola kontrolsüz çıkması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen bu trafik kazasında davacı müvekkilin aracı ağır hasar görmüştür. Müvekkilin aracındaki hasar karşı tarafın sigortası tarafından karşılanmıştır. Meydana gelen bu trafik kazasında davacı müvekkilin ve müvekkile ait aracı sevk ve idare eden ...in hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Ancak, bu kazada hasar gören müvekkile ait araç 2016 model ... sedan tipi bir araçtır. Kazadan önce bu araç hasarsız durumda iken, kaza nedeniyle hasar görmüş ve kazalı araç durumuna düşmüştür. Aracın kazalı duruma düşmesi halinde de önemli ölçüde bir değer kaybı olduğu bir gerçektir. Kazada ağır hasar gören müvekkile ait bu araç sigorta şirketi tarafından tamir ettirilerek müvekkile teslim edilmiş ise de araçta meydana gelen değer kaybı müvekkile ödenmemiştir. Müvekkilin haricen yaptığı araştırmaya göre, aracın bu halde kaza nedeniyle uğramış olduğu değer kaybı oldukça yüksek durumdadır. Davalının, Ödemiş-Ovakent istikametinde bulunan tali yoldan ana yola kontrolsüz bir şekilde yola çıkarak müvekkilin aracının önünü kesen ve kazaya sebebiyet veren... plakalı araç davalının sevk ve idaresinde bir araç olup davalılardan ... Katılım Sigorta A.Ş sigorta şirketine sigortalıdır. Meydana gelen zarar sonrası müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı da bir zarardır. Bu zarara sebebiyet veren davalılar ve sigorta şirketi müvekkilin bu zararını tanzim etmek zorundadır. Ticari uyuşmazlıklarda da arabuluculuk dava şartı olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya başvurulmuş, ... sayılı dosya üzerinden yapılan görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamamıştır. Açıkladığımız nedenlerle, bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, 02.11.2021 tarihindeki trafik kazasında hasar gören müvekkile ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybına karşılık şimdilik 10.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda açıkladığımız nedenlerle, davamızın kabulü ile, Değer kaybına yönelik talebimizin HMK' nun 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak kabulü ile, 02.11.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hasar gören, müvekkile ait ve ...'in kullandığı ... plakalı araçta oluşan değer kaybına yönelik ve bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.
Davalı Sigorta Şirketi Vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğu bakiye poliçe limiti ile sınırlıdır. Davacı taraf araç hasarı talebi için müvekkil şirkete başvuruda bulunmuş başvuru sonucu... numaralı hasar dosyası açılmıştır. Yapılan inceleme sonucundan davacı tarafa ve tamir yerlerine muhtelif tarihlerde toplamda 21.847,58 TL ödeme yapılmıştır. İşbu ödeme tutarının poliçe limiti tespit edilirken dikkate alınmasını talep ederiz. Müvekkil şirketin hem asıl alacak ve hem de dava masrafları açısından bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulması icap eder. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmelidir. Kazanın hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde iddia edildiği gibi meydana geldiğinin ispatı gerekmektedir. Davacı taraf, iddiasını belgeleriyle ispatla yükümlüdür. Maddi vakanın ispatı halinde müvekkil şirket, davacının gerçek zararını tazminle sorumludur. Kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere sigortalımızın herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Davacı taraf tam ve asli kusurludur. Teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda ilgili mevzuat gereğince teminatın paylaştırılması gereklidir. Yasal mevzuat uyarınca “bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda, teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir’’, hükmü uyarınca “proporsiyon’’ yapılarak teminatın paylaştırılması gereklidir. Teminatımız tek olduğundan bu hususa özel dikkat edilmelidir. Bu şekilde alınacak bilirkişi raporlarının tarafımıza tebliğini talep ediyoruz. Davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirket faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumludur. Müvekkil Şirkete değer kaybı nedeniyle davadan önce başvuru yapılmış ancak gerekli belge ibraz edilmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 99.maddesi gereğince, sigorta şirketinin hasar ödeme mükellefiyeti hak sahibinin belgeleri ile usulen sigorta şirketine müracaatından itibaren 8 işgünü sonra başlamaktadır. Söz konusu olay haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Müvekkil şirketin sorumluluğu poliçe sebebiyle değil haksız fiil sebebiyledir. Taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut değildir. Bu sebeple davacı taraf ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebilir. Davanın açılmasına sebebiyet vermediğimizden ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulmamamız gerekir. Arzına çalıştığımız sebeplerle;
− Yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini,
− Davacı taraf sigortaya başvuru dava şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddini,
− HMK 121 gereği davacı delillerinin tarafımıza tebliğini,
− Davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; aracının ZMMS olduğunu, zarar bedelinin sigorta şirketinden talep edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 02/01/2021 tarihli trafik kazasında ...cın işleteni olup, davalı ...k ... plakalı aracın sürücüsü, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde mahkememizce verilen kesin mehil içerisinde (giderilebilir dava şartı olduğundan) davacı vekilinin 20/11/2023 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan belgelere göre dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın mahkememiz adli yargı sınırları içerisinde bulunan Ödemiş ilçesinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de Ödemiş olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ... Katılım Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan...plakalı araç 24.01.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 02/01/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ... 'in sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ... plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kaleminden sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Sn. Mahkemenin ...E. sayılı dava dosyasında, yukarıda arz edilen hususlarla,
− Trafik kural ihlali yönünden:
• Davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 24.01.2021/2022 tarihleri arasında ... sayılı ZMMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı... marka yarı römorklu çekici sürücüsü davalı ...’in kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarından 53/B ve 57/b-5 ile sürücü asli kusurlarından 84/H maddelerini ihlal ettiği,
• Davacı ...adına kayıtlı...plakalı 2016 model... marka otomobil B aracı sürücüsü ...’in kazanın oluşumuna katkı sağlayacak trafik kurallarına aykırı etken davranış faktörü görülmediği,
• Başkaca kazanın oluşumuna katkı sağlayacak etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
− Değer Kaybı Bedeli Yönünden:
• Somut olayda, değer kaybı bedeli tespite konu, ... plaka sayılı ... 1.2 TURBO TEKNA SKYPACK ...2016 model otomobilde 02.11.2021 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 20.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalı...Katılım Sigorta A.Ş, kazada kusurlu olan ... plaka sayılı aracın,... numaralı poliçesi kapsamında, düzenleme tarihi itibarıyla KZMM Sigortasını tanzim eden şirket olup, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde Etken Olmadığı belirlendiğinden Sn. Mahkeme tarafından belirlenecek sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski ve K.T.K 85/1 ve 91 kapsamında 20.000,00 TL. olarak tespit edilen değer kaybı bedelinden poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekili tarafından davalı sigorta şirketine PTT kargo ile 20.11.2023 tarihinde ihbarın yapıldığı, ihbarın 22.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin 05.12.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 20.000,00 TL değer kaybı tazminatının yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 14/12/2020 tarihli çift taraflı trafik kazasında ...plakalı aracın sigorta şirketi davalı sürücü ... ' in kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ... ' in tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 20.000,00 TL değer kaybının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de dava tarihinden sonra başvuru şartı yerine getirildiğinden dava tarihinden, diğer davalı ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren talep ile bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-20.000,00 TL değer kaybı bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 17/06/2023 tarihinden (dava tarihinden sonra başvuruda bulunulduğundan) diğer davalıdan ise kaza tarihi olan 02/11/2021 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.366,20 TL karar ve ilam harcının yatan 350,90 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 1.366,20 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 350,90 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 620,50 TL posta ve diğer giderler ile 4.600,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.751,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 20.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır