T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/531 Esas
KARAR NO : 2024/347
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/06/2023
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkili ...lakalı aracın sahibi olduğunu, 17/01/2023 tarihinde dava dışı...'na ait ... plaka nolu araç müvekkilinin aracına çarparak maddi hasara uğramasına neden olduğunu, Maddi Hasarlı Trafik Kaza Tespit Tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsü tam (% 100) kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise hiç kusurunun bulunmadığını, kaza akabinde müvekkilinin aracında oluşan hasarın onarımı davacının kasko firması olan... SİGORTA A.Ş. tarafından gerçekleştirildiğini, ancak müvekkilinin aracı bu kazadan ötürü değer kaybına da uğradığını ve müvekkili aracını serviste kaldığı süre boyunca kullanamadığını, kazada asli ve tam kusurlu... plaka sayılı araç maliki adına kaza tarihinde yürürlükte olan... poliçe numaralı Zorunlu Trafik Mali Sorumluluk Sigorta poliçesine istinaden davalı sigortacı... Sigorta A.Ş. Olduğunu, bu nedenle Davalı... A.Ş.'den, 06/04/2023 tarihli dilekçe ile müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı, hasar – onarım maliyeti, ikame araç bedeli vb. zarar sebebiyle, (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile) uğramış olduğu maddi zararın, ödenmesini talep etmelerine rağmen müvekkilinin uğramış olduğu toplam zararın karşılanmadığını, Arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Maddesi gereğince bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek olan değer kaybı için şimdilik 100,00-TL'nin kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı tarafından ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; davanın kabulü ile toplam 15.000,00.-TL. değer kaybı alacak miktarının kaza tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davaya konu trafik kazasının 17.01.2023 tarihinde, müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...plakalı aracın davacıya ait ...5 plakalı araç ile çarpışması sonucu sonucu meydana geldiğini,...plakalı aracın,... poliçe numarasıyla 17.01.2023/2024 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğunu, açılmış olan dava belirsiz alacak davası değildir. fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle davanın kısmi dava niteliğinde sayılması gerektiğini, kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası kabul edilemeyeceğini, sigorta poliçesi bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, sigorta poliçesinin bakiye limitinin 120.000,00-TL ile sınırlı oluğunu, haksız işbu davanın reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine; yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, araç tescil kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 27/11/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...
İzmir...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla,
− Trafik kural ihlali yönünden:
a) Davalı sürücü... yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 110/b-3 (Durakladıktan sonra aracın sağını kontrol etmeden kapı açmak ve kontrolsüz inip binmek) maddesinde belirtilen hükmünü ihlal etmekle kazanın oluşumunda Etken Olduğu;
b) Davacı ...) yukarıda kanaat bölümünde açıklanan teknik değerlendirmeler doğrultusunda, kazanın oluşumunda Etken Olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
− Değer Kaybı Bedeli Yönünden:
• Somut olayda...ılı...A 1.6...2001 model otomobilde 17.01.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak piyasa rayiçlerine göre 15.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
• Dava dilekçesine ekli belgeden...com elektronik posta adresine (söz konusu adresin... sigorta ile ilişkisi konusunda takdir Sn. Mahkemeye ait olmakla) hasar ihbarının 06.04.2023 tarihinde yapıldığı, elektronik postaların aynı gün adresine ulaştığı başka deyişle ihbarın 06.04.2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle davalı sigorta şirketinin 19.04.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı zararının KZMMS sigortacısı sigorta şirketi tarafından karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Davacı vekili dava dilekçesinde, Davacı...lakalı araca, 17/01/2023 tarihinde dava dışı...na ait ...plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasar meydana geldiği, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, aracın davalı nezdinde KZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu ileri sürülmüş, belirsiz alacak davası olarak açılan davada 100,00-TL değer kaybı zararı talebinde bulunulmuştur.
3-Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kusur tespitinin ATK nezdinde inceleme yapılarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği yeri gösteren kamera kayıtları bulunmakta ise, bu kayıtların istenerek incelenmesi gerektiğin, davacıya ait aracın önceki hasar dosyalarının istenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, araç üzerinde inceleme yapılması suretiyle değer kaybının belirlenebileceğini, zarar miktarının 04/12/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan genel şartlara uygun olarak hesaplanması gerektiğini, davacı tarafın, tazminat talebine ilişkin olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek şekilde ticari faiz talep edemeyeceğini ve sair hususları savunarak davanın reddini talep etmiştir.
4-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
5-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
7-Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
8-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
9-Mahkememizce dava konusu kazanın gerçekleşmesi hususunda kusur durumlarının tespiti ve davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının tespiti için bilirkişi raporu alınmış, dosyaya sunulan 27/11/2023 tarihli bilirkişi heyet raporuna göre dava konusu kazanın davalının sigortalısı araç sürücüsü ... kural ihlali nedeniyle meydana geldiği, davacı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya ait araçta 15.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir.
10-Rapora karşı davalı sigorta şirketi tarafından itirazlar ileri sürülmüş ve ayrıca itiraz dilekçesinde dava konusu KZMMS sigorta poliçesinin 17/01/2023 günü saat 15:05'te başladığı, kazanın ise 17/01/2023 günü saat 14.30'da meydana geldiği, kazanın poliçe vadesinden önce gerçekleşmesi nedeniyle davalının zarardan dolayı sorumlu olmadığı yönünde savunma ileri sürülmüştür.
Davacı tarafça davalının cevap dilekçesinde ileri sürmediği savunmalarını ileriye sürdüğü, savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediği belirtilmiştir.
Mahkememizce dosya arasına alınan Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi kayıtlarına göre davalı şirket nezdinde zarar veren...lı araç için düzenlenen 17/01/2023 tarihli poliçenin oluşturulma saatinin 15:15 olduğu, poliçe üzerinde yazılı saatin ise 15:05 olduğu görülmüş, kaza saatinin ise kaza tespit tutanağına göre 14:30 olduğu anlaşılmıştır. Buna göre kazanın poliçe vadesinden önce meydana geldiği sabit olupi davalının cevap dilekçesinde dayanmadığı bu hususun dikkate alınıp alınmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin...1 tarihli ilamında poliçe vadesine yönelik savunmanın itiraz niteliğinde olup olmadığına dair incelemede; "Somut olayda; davalı aleyhine, kazaya konu aracın trafik sigortacısı olduğu iddiası ile eldeki dava açılmıştır. Davalının anılan zarardan sorumlu tutulup tutulmayacağı, diğer bir ifade ile davada taraf sıfatı olup olmadığı, davaya konu zarardan yükümlü olup olmadığı, kaza tarihini kapsayan geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta sözleşmesinin kurulmuş olmasına bağlıdır. Davalının anılan kaza nedeni ile ortaya çıkan zarardan sorumlu olup olmayacağı, husumete ilişkin bir uyuşmazlık olup, husumet itirazı ilk itirazlardan olmayıp yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi resen de ele alınabilecektir." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ilamında da değinildiği üzere, davalının sorumluluğu poliçe vadesinde geçerli bir sigorta sözleşmesinin varlığına bağlı olduğundan davalının bu yöndeki sorumluluğu husumet itirazı niteliğinde görülmekle yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından davalı itirazlarının değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiş, dosya kapsamına göre kaza gerçekleştikten sonra düzenlendiği anlaşılan poliçeden dolayı davalının sorumlu olmayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
11-Davacı tarafça dava değeri 01/12/2023 tarihli değer artırım dilekçesi ile 15.000,00-TL'ye yükseltilmiştir.
Davalının davanın reddine esas alınan savunması doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de, davalının cevap dilekçesinde poliçe vadesine ilişkin itirazlarını sunmadığı gibi mahkememizce 2 kez müzekkere yazılmasına rağmen poliçe örneğinin dosyaya sunulmadığı, ancak davacı vekilinin değer artırım dilekçesi sonrasında bu yöndeki itirazların ve poliçe örneğinin dosyaya sunulduğu, önceki aşamalarda bu yönde savunmada bulunulmaması nedeniyle talep sonucunun artırıldığı ve yargılama gideri sarf edildiği dikkate alınarak 6100 sayılı HMK'nın 327/1. Maddesi(Gereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet vermiş olan taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile, karar ve ilam harcı dışında kalan yargılama giderlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeye mahkûm edilebilir.) hükmü uyarınca davacı lehine yalnızca dava dilekçesinde gösterilen 100,00-TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş, ayrıca poliçe vadesine ilişkin savunmaların cevap süresinden sonra sunulması ve mahkememiz müzekkerelerine cevap verilmemesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak yargılama giderine sebebiyet verilmiş olduğu değerlendirildiğinden 327/1.maddesi hükmü uyarınca bilirkişi ücretlerinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90-TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 254,45-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 6,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 3.800,00-TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/04/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır