T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/558 Esas
KARAR NO : 2024/428
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Müvekkil şirket ile davalı firma arasında cari hesap şeklinde işleyen ticari ilişki söz konusu olduğu, Davalı-borçlu taraf, son cari hesap bakiyesi olan 126.213,44-TL borç bakiyesi borcunu ödemekten kaçındığı, alacağı sürekli ertelenen müvekkilim şirket en son çare olarak Torbalı İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası ile 126.213,44-TL cari hesap bakiyesi alacağı için, davalı şirket aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız takip başlattığını, ancak davalı tarafından haksız ve kötüniyetle icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulmasının sağlandığı, davayı mahkemenizde ikame etmeden önce davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapılmış ancak bu görüşmelerden de herhangi bir sonuç alınamadığını, Müvekkilim şirket ile davalı-borçlu şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu ve işbu ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı-borçlu şirket arasındaki cari hesap dökümüne göre, davalı-borçlu müvekkil şirkete ödemesi gereken borcunu ifa etmekten imtina ettiğini, Davalarının kabulü ile davalının alacağı semeresiz bırakmak amacıyla haksız ve kötüniyetli olarak yapmış olduğu itirazının iptali ile Torbalı İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasındaki TAKİBİN DEVAMINA, Alacağı semeresiz bırakmak amacıyla yapılan haksız itiraza istinaden kötüniyetli davalı-borçlu şirket aleyhine %20den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA : Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:
Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Torbalı İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan açık hesap ilişkisinde (dava dilekçesinde her ne kadar cari hesap olarak adlandırmış ise de dosyaya sunulmuş bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişki açık hesap olarak nitelendirilmiştir) davacının takip miktarınca alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Somut olayda; Ödeme emrinde belirtilen borca karşı yapılan itirazın 16.05.2023 tarihinde yapıldığı, takibin aynı gün durdurulduğu, itiraza ilişkin alacaklı dilekçesinin borçluya tebliğe çıkarıldığına dair takip dosyası kapsamında her hangi bir belge, bilgi veya tebliğ mazbatasının bulunmadığı, ancak mahkememizde görülmekte olan işbu itirazın iptali davasının 05.07.2023 tarihinde açılmış olduğu ve her halukarda İcra İflas Kanunu md. 67'de öngörülen 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkememizce aldırılan 29/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda;
- Davacı ...TARIM AŞ'nin;
2022 yılına ait Yevmiye, Defter'i Kebir ve Envanter yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK 64/3) göre her iki şarta (açılış-kapanış) tam olarak uyulduğu,
2023 yılına ait Yevmiye, Defter'i Kebir ve Envanter yasal defterlerinin 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK 64/3) göre her iki şartan (açılış-kapanış) açılış şartına tam olarak uyulduğu,
Kapanış şartının yerine gelmesinde yasal sürenin dolmadığı (yasal süre 30.04.2024),
Davacı şirketin yasal defter kayıtlarında davalı... şirketinin 10/05/2023 takip tarihinde 126.213,44-TL BORÇ BAKİYESİNİN bulunduğu şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
- Davalı... AŞ'nin yasal defterleri ise davalı tarafça sunulmadığı ve bu nedenle incelenemediği belirtilmiştir.
Cari Hesap Sözleşmesi; her iki tarafın karşılıklı birbirine uygun irade beyanıyla kurulur. TTK m. 89/2; “Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz.” hükmünü haizdir. Cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olup ispat şartı değildir.
Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet Açık Hesap ilişkisidir.
Açık Hesap İlişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Taraflar arasındaki bu münasebette davacının 2021-2022-23 yılı ticari defterleri TTK'nın ilgili hükümlerine göre delil niteliğini haizdir.
Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili olarak raporda bir irdeleme bulunmadığı görülmüştür.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu alacağı doğruladığı ve davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davanın KABULÜ İLE;
Davalı tarafından Torbalı İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasında yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 126.213,44-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,
2- İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında hesaplanan 25.242,68-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 8.621,64-TL harçtan peşin alınan 1.524,35-TL'nin mahsubu ile bakiye 7.097,29-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafından yatırılan 1.729,85-TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 20.194,15 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 2.000,00-TL bilirkişi ücretinin ve 40,00-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.040,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza