T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/590 Esas
KARAR NO : 2025/266
DAVA : Tazminat (Araç Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Araç Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; “ Müvekkil şirkete ait... plakalı 2020 model ,... P-J/SW araç, 07.03.2020 tarihinde davalı ... Otomotiv Pazarlama A.Ş 'den ithal edilmiş ve müvekkil aracı yetkili servis ...Oto Kiralama A.Ş.'den satın almıştır. İşbu davaya konu aracın satışına ilişkin fatura ekte sunulmaktadır. Davalı ... Otomotiv Pazarlama A.Ş 'nin ...marka araçların Distribütörüdür. Bir ithalatçı tarafından yurtdışından ithal edilerek bu ithalatçıdan bağımsız satıcılar ve bu satıcıların bayileri aracılığı ile piyasaya sürülen ürünler ayıplı çıktığında, tüketicinin seçimlik haklarını ürünü aldığı bayinin yanı sıra bu ürünün yetkili satıcısı ve ayrıca bu ürünü yurtdışından ithal eden ithalatçıya ve ürünün yurtdışı üreticisine karşı ileri sürmesi de mümkündür (18. Tüketici) 4077 sayılı Kanun uyarınca davacı bu konuda serbestliğe sahip olup, seçimlik haklardan istediği birini seçebilir ve bu hakkını bayi-satıcı-ithalatçı zincirinde istediği kişi veya kişilere karşı ileri sürebilir. Buna göre, malı üreten imalatçıdan başlayarak satıcıya kadar uzanan dağıtım, pazarlama, satış zinciri içerisinde yer alan tüm gerçek ve tüzel kişiler alıcıya karşı “ortaklaşa ve zincirleme tam sorumlu”durlar. Anlaşıldığı üzere burada gerek üreticinin gerekse de ithalatçının tüm seçimlik haklar bakımından sorumluluğu vardır ve bu hakların üreticiye ve/veya ithalatçıya karşı ileri sürülebilmesinde bir öncelik/sonralık, aslilik/fer’ilik şartı gözetilmemiştir.Tüketici, bayi ve/veya satıcıya başvurmadan doğrudan üreticiye ve/ veya ithalatçıya başvurma hakkına sahiptir. Bu nedenle müvekkil şirkete ait aracın tüm periyodik bakımları düzenli ve zamanında yapılmasına rağmen gizli ayıp niteliğindeki işbu davaya konu hasar meydana gelmiştir. Söz konusu hasarın giderilmesinden davalı yanın sorumluluğu bulunmaktadır. Müvekkil rent-car işi ile uğraşmakta olup, dava konusu araç kira süresi içerisinde 07/10/2022 tarihinde ESP ışığı yanması ve araç çelişten düşüyor şikayeti nedeniyle...yetkili servisine yönlendirilmiştir. Yetkili serviste yapılan ön ekspertizde; aracın p0300 arıza kodu ile verdiği kompresyon ölçümü yapılarak 3. Silindirde kompresyon olmadığı bilgisi verilmiştir.Yetkili serviste yapılan ön ekspertizde; aracın motorunun komple sökülmesi gerektiği P0113 kodu ile map sensör arızası verdiği...kodu ile vites büyütme hatası ve ESP ikazı yanıyor bilgisi verilmiştir. Arıza sebebinin araçtaki üçüncü silindir kompresörünün olmadığı belirtilmiştir. Müvekkil şirket tarafından yapılan araştırmada sözkonusu arızanın kronik nitelikte olduğu bu konuda pek çok müşterinin şikayetçi olduğu öğrenilmiştir. Bu konuda internet ortamında yapılan şikayetlere ilişkin görüntüler ekte sunulmuştur. Müvekkil şirkete ait aracın tüm periyodik bakımları düzenli ve zamanında yapılmasına rağmen koronik nitelikteki bu arıza meydana gelmiştir. Bu arızadan ve bu arızaya dayalı müvekkil şirket aracında meydana gelen hasar ve kazanç kaybından Türk Borçlar Kanunun " Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." maddesi ve "Satılanın satımdan beklenen amacı sağlayacak nitelikleri taşıması ticari doğruluk gereğidir. O halde satıcı, satılandan beklenen yararları, kullanma amacını, değerini ve elverişliliğini kaldıran ya da azaltan bir eksikliğin bulunmamasını sağlama borcu altındadır. Satıcının bu borcunun söz konusu olabilmesi için, satılanda ne tür eksikliklerin var olduğunu bilmesi gerekmediği gibi, satılanda bulunması gereken nitelikleri ayrıca açıklamasına ve güvence vermesine de gerek yoktur. Burada satıcının yasal sorumluluğu söz konusudur. (818/BK.m.194,f.2 ve 6098/TBK.m.219, f.2)" maddesi ve sair maddeleri gereğince davalı yasa gereğince sorumludurlar. Müvekkil şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve kazanç kaybı İzmir...ulh Hukuk Mahkemesi’nin... D.İş. sayılı dosyası ile tespit ettirilmiş ve tespit dosyasına verilen raporda; müvekkil şirkete ait ... plaka numaralı aracın 15.000 km ve 30.000 kmlik periyodik bakımının ... yetkili servisi dışında yapıldığı ve araca...onaylı motor yağının kullanıp kullanılmadığının bilinmediği, müvekkil şirkete ait aracın motor hasarının kullanılan motor yağından, araç motor niteliğinden kullanma koşullarından ve nadirde olsa düşük oktarılı kalitesiz yakıt kullanmadan kaynaklı olabileceği ve araçta mevcut hasar onarımın 34.771,13-TL olacağı araçta değer kaybı oluşmayacağı, 4 iş günü (kazanç kaybı) içerisinde hasar onarımının yapılabileceği tespit edilmiştir. Motorlu taşıtlar dikey anlaşmaları 07.12.1194 tarihli ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. Maddesi gereği blok muafiyetindedir. Dolayısıyla müvekkil şirketin davaya konu aracının yetkili serviste bakım yaptırma zorunluluğu bulunmamaktadır. Tarafımızca müvekkil şirkete ait ...plaka numaralı aracın periyodik bakımları km ve zaman bakımından bakıldığında tam ve eksiksiz olarak yapılması ve yukarıda izah edilen sebeple tespit raporuna itiraz edilmiştir. Davalı yana karşı tarafımızca açılan aynı arızadan kaynaklı farklı araçlara ilişkin İzmir... Asliye Ticaret mahkemesinin... E. Sayılı dosyası ve yine İzmir .... Asliye Ticaret mahkemesinin ... E. Sayılı dosyaları bulunmaktadır. Bu dosyalarda ve dilekçemize ekli raporda sözkonusu arızanın kronik nitelikte gizli ayıp nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Tespite konu ve müvekkil şirkete ait araçta oluşan hasar bedeli ve kazanç kaybının ödenmesi hususunda, 27.12.2022 tarihinde, davalı şirket yönünden arabuluculuk sistemine başvuruda bulunulmuştur. Taraflar anlaşamamış bu durum ... sayılı arabuluculuk anlaşmama tutanağı ile imza altına alınmıştır. Arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin 16/2-c maddesi gereğince Arabuluculuk Taraf Vekalet Ücretinin yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsilini talep etmekteyiz. Müvekkil şirket aracı...San. Ve Tic. A.Ş. 'ye kiralanmış olup, bu nedenle tamir süresince kazanç kaybı oluşmuştur. Müvekkil aracında oluşan hasar, değer ve kazanç kaybının ödenmesi hususunda işbu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur. Yukarıda izah olunan sebeplerle; dava tarihi itibariyle kusur durumunun ve alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenememesi ve bu durumun yapılacak yargılama sonucu ortaya çıkacak olması nedeniyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere 50,00- TL Hasar bedeli,10,00-TL değer kaybı, 50,00- TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 110,00-TL alacağın, 07/10/2022 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, arabuluculuk görüşmesinin anlaşmazlık ile sonuçlanması nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesisinin 16/2-c maddesi gereğince Arabuluculuk Taraf Vekalet Ücretinin davalıdan tahsiline, yargılama giderleri(tespit vekalet ücreti ve tespit giderleri de dahil edilerek) ile ücret-i vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini müvekkil şirket adına vekaleten arz ederim." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Davacı yan; "... plakalı...marka ve ...model aracın sahibi olduğu, aracın 07/03/2020 tarihinde...Otomotiv'den satın alınmış olduğu ve arıza verdiği iddiasıyla, 50 TL hasar bedeli, 10 TL değer kaybı ve 50 TL kazanç kaybı olmak üzere toplamda 110 TL'nin, 27/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesini" talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ile iddia edilen tüm hususlar dayanaksız ve hukuka aykırı olup, tarafımızca kabul edilemez niteliktedir. Huzurdaki dava, davacı yanın beyan ve iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yetkili mahkemede açılmış değildir. Zira iş bu davanın, Müvekkilin yerleşim yerinin İstanbul ili Anadolu yakası olduğu dikkate alınarak, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir. (HMK m.6) Bu nedenle huzurdaki davanın, yetkili Mahkemenin Sayın Mahkemeniz değil, İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle, esas hakkında inceleme yapılmaksızın usulden reddine karar verilmesini arz ve talep etme zorunluluğu doğmuştur.Davayı ve davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için aracın ayıplı olduğu düşünülse dahi, ayıplı maldan sorumluluğa ilişkin zamanaşımı süresinin dolmuş olması ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması nedeniyle, davacı yanın ayıp iddiası ile ilgili olarak Müvekkil Şirket sorumlu tutulamaz. Zira Türk Borçlar Kanununun 231. Maddesi: "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." şeklinde olmakla, dava konusu aracın 07/03/2020 tarihinde trafiğe çıktığı dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu açıktır. Zira davacı yan, aracın 27/10/2022 tarihinde arıza verdiğini iddia ve ikrar etmiş olup, zaman aşımı süresi dolduktan sonra dava ikame etmiştir. Dolayısıyla, salt zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Huzurdaki davada tarafların tacir olması nedeniyle, Türk Ticaret Kanununun 23.maddesinin göndermesiyle, ayıptan kaynaklanan sorumluluğa ilişkin iddialar hakkında Türk Borçlar Kanununun ilgili hükümleri uygulanacaktır. davacı taraf, talep ve iddialarını yalnızca satıcı konumundaki kimseye karşı yöneltebilecektir. Zira Müvekkil Şirket dava konusu aracın satıcısı değildir, servis hizmeti sunmamıştır, yalnızca aracı Türkiye'ye ithal etmiştir. Müvekkil Şirket, üretici/imalatçı, satıcı ya da yetkili servis sıfatına haiz değildir. Dolayısıyla, davacı yanın bir hak iddiası mevcut ise, dava konusu aracın satın alındığı firmaya Borçlar Kanunu hükümlerince başvurulmalıdır. Ancak davacı yan, Müvekkil Şirkete yapmamış olduğu bir ödemeyi, Müvekkil Şirketten talep etmektedir. Bu aşamada Sayın Mahkemeye hemen belirtilmelidir ki, davacı yan ücretsiz onarım talep etmemektedir. Davacı yan Müvekkil Şirkete yapmamış olduğu bir ödemeyi talep etmektedir. Müvekkil Şirket yalnızca ithalatçı firma sıfatını haiz olup, huzurdaki davanın Türk Borçlar Kanunu hükümleri gereğince Müvekkil Şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Bu sebeplerle, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz. Bununla birlikte, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın faiz istemi de usul ve yasaya aykırıdır. Zira davacı yanın talepleri hakkında Müvekkil Şirketin arıza tarihinde herhangi bir bilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacı yanın, servis giriş tarihinden itibaren faiz talep etmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Davacı yanın iş bu talebinin her halükarda reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz. Diğer bir yandan, davacı yanın ihbar yükümlülüğüne uymadığından bahisle de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Husumete ilişkin yukarıda arz ettiğimiz beyanlarımıza halel gelmemek kaydıyla, davacı yanın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesi uyarınca malın ayıplı olduğunun anlaşılması halinde bazı seçimlik haklar mevcuttur ve bu haklardan bazıları yalnızca satıcıya karşı kullanılabilecektir. Zira Müvekkil Şirket ile davacı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki mevcut olmadığından, bedele ilişkin taleplerin Müvekkil Şirkete yöneltilmesi mümkün değildir. Bu nedenle bedelden indirim isteme (yaygın tabirle, "değer kaybı") hakkının ancak ve ancak satıcıya yöneltilebileceği açıktır. Öyle ki Müvekkil Şirket, yalnızca dava konusu aracı Türkiye'ye ithal etmiştir. Müvekkil Şirket, son kullanıcılara doğrudan araç satış faaliyetinde bulunmamaktadır. Müvekkil... Otomotiv Pazarlama Anonim Şirketi; ... marka araçların ve bu araçların yedek parçalarının Türkiye'deki tek yetkili ithalatçısı olup; Müvekkil Şirket son kullanıcılara doğrudan satış gerçekleştirmemektedir. Dava konusu aracın davacıya satışını konu alan fatura incelendiğinde, iş bu husus ortaya çıkacaktır. Bu sebeplerle TBK'nın 227.maddesindeki bedelden indirim yapılmasına (yaygın tabirle "değer kaybına") ilişkin talep, ithalatçı/distribütör firma olan Müvekkil Şirkete karşı hiçbir şekilde yöneltilemez. Ancak davacı yan hukuka, yasaya ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olarak, bedel indirimi (değer kaybı) talebini ithalatçı firma olan Müvekkil Şirkete karşı yöneltmiştir. Bu nedenle davanın husumet yokluğundan bahisle reddine karar verilmesi gerekmektedir. Zira davacı ile Müvekkil Şirket arasında herhangi bir hukuki yahut sözleşmesel ilişki bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilebilmesi için davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesi gerekmektedir. Belirleyememe hâli, davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi durumuna ya da objektif olarak imkansızlığa dayanmalıdır. Somut olayda Davacının dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu taleplerinin parasal karşılığı basit bir incelemeyle belirlenebileceğinden, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir. Konuya ilişkin olarak, doktrindeki hâkim görüşe göre de davada bilirkişi incelemesine gidilecek olması dahi, belirsiz alacak davasının ikame edilmesi hususunda yeterli koşul teşkil etmemektedir:Usule ilişkin beyan ve itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla, Dava konusu araç 07/03/2020 tarihinde trafiğe çıkmış olup, arıza verdiği tarihte 32.600 kilometre boyunca ve davacı yan tarafından ikrar edildiği üzere, kiralama işinde kullanılmaktadır. Bir başka deyişle dava konusu araç ticari gayelerle ağır bir biçimde kullanılmıştır. Yıllardır trafikte olan, kiralık bir araç olarak hor kullanılan, eskitilen ve hangi şartlarda dahi kullanıldığı bilinmeyen bir aracın üretim kaynaklı arıza verdiğine ilişkin iddia, hayatın olağan akışına aykırıdır. Zira konu araçta Müvekkil Şirkete atfedilebilecek hiçbir problem bulunmamaktadır. Öte yandan, tüm binek ve ticari araçlar için geçerli olmak ile birlikte, yüzlerce mekanik parçanın bir araya gelmesi sonucunda oluşan araçların periyodik bakımların düzenli olarak yapılması büyük önem taşımaktadır. Söz konusu bakımlarda aracın tüm aksamları kontrol edilmekte ve üreticinin belirlediği standartlara uygun olarak -motor yağı değişimi gibi- belirli işlemler yapılmaktadır. Periyodik bakımlar, aracın trafiğe çıkış tarihinden itibaren düzenli olarak yılda bir ya da 15.000 kilometrede bir (hangisi önce dolarsa) yapılmalıdır. Bu husus, davacı yana aracın teslim edildiği sırada verilen kullanım kılavuzu ve bakım kitapçığında da yer almakla birlikte, tüm dünyada kabul görmüş bir normdur. Kaldı ki dava konusu araç kiralık araç olarak kullanıldığından, bakımların düzenli ve üreticinin belirlediği standartlara uygun olarak yapılmış olması, fazlasıyla önem arz etmektedir. Ancak dava konusu araç tarafımızca tespit edildiği üzere, arıza tarihinde 32.600 kilometre yol yapmışken, aracın 15 bin ve 30 bin kilometrede yapılmış olması gereken bakımları hiç yapılmamıştır. Zira periyodik bakım, tüm dünyada ve tüm markalar için geçerli olmak üzere kullanım kılavuzunda da yer verilmiş olan ve araçların sorunsuz bir şekilde kullanılabilmesi için düzenli olarak yaptırılması gereken bir işlemdir. Davacı yanın iddiasının aksine, araçlardan uzun süre ve sorunsuz bir şekilde fayda sağlanabilmesi için, üretici firma tarafından belirlenen standartlar kapsamında bakım yapılması ve motor yağının üreticinin belirlediği standartlara uygun olarak kullanılması elzemdir. Nitekim davacı taraf, üretici garantisinden faydalanmak için, üreticinin belirlediği standartları karşılamalıdır. Ancak davacı yan tarafından kiralama koşulları altında yoğun ve hor bir biçimde kullanılan dava konusu aracın yapılması gereken 2 periyodik bakımı yapılmamış ve dava konusu araç bu nedenle arıza vermiştir. Yukarıda arz edildiği üzere periyodik bakımda, aracın motor yağının üreticinin belirlediği standartlar dahilinde değişmesi gibi düzenli olarak yapılması gereken işlemler yer almakta olup, periyodik bakımları gerçekleştirilmemiş olan ve 2 yaşında ve 32 bin kilometreden fazla yol yapmış olan bir aracın ayıplı olduğu söylenemez. Aksi bir durumun kabulü, hakkaniyete aykırıdır. Kaldı ki davacı yanın ayıp iddiası motor aksamına ilişkin olup, yukarıda da arz edildiği üzere periyodik bakımlar ile en çok ilişkili olan husus, motor sağlığının sağlanmasıdır. Ancak davacı, aracın 15 ve 30 bin kilometredeki periyodik bakımlarını üretici tarafından belirlenen standartlara uygun olarak yaptırmamıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu araçta üretim kaynaklı bir problemin bulunmadığı açıktır. Zira üretim kaynaklı bir problemin, aracın 2 yıl ve 32 bin kilometre kullanıldıktan sonra ortaya çıkması da mümkün değildir. Dava konusu araçta üretim kaynaklı bir problem bulunmamaktadır.Yukarıda Sayın Mahkemeye arz edildiği üzere, dava konusu araçta Müvekkil Şirkete atfedilebilecek herhangi bir kusur/problem bulunmamaktadır. Hal böyle iken, araç kiralama bedelinin talep edilmesi hukuka, hakkaniye ve dürüstlük kuralına açıkça aykırıdır. Nitekim, maddi tazminat talebinde zarar gören taraf, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmelidir. Davacı yan zararını, bir başka deyişle malvarlığındaki azalmayı somutlaştırmadığı ve aracın serviste geçirdiği süre boyunca kazanç sağlayabileceğini belgeleyemediği gibi, Müvekkil Şirketin kusurunu da ispat edebilmiş değildir. Kabul anlamına gelmemek kaydı ile, eğer Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise davacı yana, talep ettiği tazminat tutarına karşılık gelen malvarlığındaki eksilmenin sebepleriyle birlikte açıklattırılması gerekmektedir. Öyle ki, Medeni Kanun'un 6. maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmek zorundadır. Bu nedenlerle, davacı yanın somutlaştıramadığı iş bu maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekir. Ez cümle; kabul manasına gelmemekle birlikte, araçta üretim kaynaklı bir problemin mevcut olmaması bir yana, davacı kazanç kaybına ilişkin talebini somut ve hakkaniyete uygun olarak ispat edemediğinden ve Müvekkil Şirketin kusurunu ispat edemediğinden, iş bu talebin reddine karar verilmesini arz ve talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur.Bununla birlikte, dosya üzerinden inceleme yapılamayacağından, dava konusu aracın servis girişi yaptığı tarihteki durumu incelenmelidir. Kabul anlamına gelmemek üzere, davacı yan onarımdan yaklaşık 1 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra dava ikame etmiş olup, inceleme ve değerlendirme yapma imkanı kalmamıştır. Arz ve izah edilen sebeplerle, öncelikle ispat edilememiş olan davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz. Öte yandan, dava konusunun otomobil olması nedeniyle, teknik üniversitelerin otomotiv ana bilim dalı öğretim üyelerinden bilirkişi heyeti oluşturulmasını ve Müvekkil Şirket’in de katılımı ile birlikte keşif yapılmak suretiyle iddia edilen hususların incelenmesini talep ederiz. Zira Yargıtay kararları da bu minvaldedir.Yukarıda Sayın Mahkemenize arz ve izah etmeye çalıştığımız ve re'sen nazara alınacak nedenlerden ötürü; hukuka, usule ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak ikame edilmiş olan huzurdaki davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.
Dava, ayıplı aracın satım sözleşmesinden kaynaklı satıcının ithalatçıya karşı açtığı, ayıp giderim bedeli, değer kaybı ve ikame araç ücreti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin 07.03.2020 tarihinde davalı ... Otomotiv Pazarlama A.Ş tarafından ithal edilen ... plakalı 2020 model ,... ... aracı yetkili servis olan dava dışı... Oto Kiralama A.Ş.'den satın aldığını, aracın 07/10/2022 tarihinde arıza verdiğini ve arıza nedeniyle aracın yetkili servise götürüldüğünü ancak arızanın garanti kapsamında yer almadığının belirtildiğini halbuki arızanın gizli ayıp niteliğinde bulunduğunu ve bu sorunun kronik bir sorun olduğunu bu nedenle zararın tazmininin gerektiğini iddia etmekte, davalı vekili ise davanın yetkili mahkemede açılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, aracı ithal eden firmanın müvekkili şirket olduğunu ancak talep edilen zararların asıl satıcıya karşı ileri sürülmesi gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini ve ayıbın üretimden kaynaklanmadığını savunmaktadır.
Mahkememizin yetkisine yapılan itiraz değerlendirildiğinde, HMK' nun 10. Maddesine göre; Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Satım sözleşmelerinde satıcı ve alıcı edimlerini aksine yerel adet yok ise aynı anda ifa etmekle yükümlü olup, davaya konu aracın İzmir ilinde teslim edildiği mahkememizce dava dışı satıcıya yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile sabit olduğundan sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde davanın açıldığı ve davacının seçimlik hakkını doğru kullandığı görülmekle yetki itirazına itibar edilmemiştir (Yargıtay ... H.D.... K.) .
Dava konusu aracın garanti belgesi ile tüm servis formları celp edilerek otomotiv uzmanı bilirkişinden, davacının araca ilişkin şikayetlerinin halen devam edip etmediği, ayıp var ise ayıbın niteliği gereği araçtan beklenen faydanın sağlanıp sağlanmadığı ile dava konusu araçta ayıbın bulunup bulunmadığı, ayıp var ise gizli olup olmadığı ile iş bu ayıbın kullanımdan veya üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın giderim bedeli ile var ise değer kaybı ve aracın onarım veya yeni araç alım süresi boyunca ikame araç bedelinin hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup
Bilirkişiden alınan 03/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Takdiri Sayın Mahkemeniz de olmak üzere;1. Davaya konu...plakalı, 2020 model ... marka aracın, “1.4 Benzinli Turbo otomatik 140 HP Edition Plus” özelliğinde olduğu, bu motorların, daha küçük motor hacmi ile daha yüksek tork ve güç alınan teknolojik motorlar olduğu, yapılan yeni teknolojik uygulamalarla, güç tork artırımı sağlanırken, buna uygun ve paralel olarak bu gücü ve torku üretecek (PİSTON, SEGMAN VS GİBİ) motorun temel parçalarında mukavemetlerinin arttırılması gerektiği;
2. Araçtaki arızanın yukarıda açıklanan gerekçelerle üretimden kaynaklı arıza ve ayıp olduğu, satın alınma sırasında basit bir kontrolle yada bir serviste cihazla, aracı kullanarak yada fiziki gözlemleyerek tespit edilecek bir arıza olmadığı, zamanla kullanım sonrasında malzemesi yorulan ve mukavemeti düşen pistonun segman yuvalarının kırılması ile belli bir km sonra ortaya çıkan bir arıza olduğu, bu özelliği nedeniyle teknik bakımdan değerlendirildiğinde arızanın GİZLİ AYIP niteliğinde bir ayıp olduğu, (ayıbın gizli ayıp olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin sayın mahkemenizin taktir ve değerlendirmesinde olduğu), ayıbın/arızanın kullanım kaynaklı olmadığı, buna ilişkin de dosya içeriğinde bir delil olmadığı,
3. Araçtaki motor arızanın yetkili servisin belirlemiş olduğu parça ve işçilikler ile giderilebileceği,
Dosya kapsamında onarım faturası olmaması sebebiyle onarım bedeli KDV Hariç ve KDV Dahil olarak hesaplandığı,
4. Anılı araçta motor arızanın onarım bedelinin KDV Hariç 32.521,54 TL, KDV Dahil 38.375,42 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
Değer kaybı yönünden;
*... plakalı aracın AYIPSIZ HALİ ile AYIPLI HALİ arasındaki farkın (Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının/ekonomik eksikliğin) 27.10.2022 Arıza tarihi itibarıyla (30.000,00-40.000,00 TL) 35.000.00 TL olduğu,
İkame araç bedeli yönünden;
* ...plaka sayılı aracın motor onarım işlemlerinin 5 iş günü sürebileceği, onarım işlemleri süresince oluşabilecek ikame araç talep bedelinin 3.750,00 TL olduğu,
Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimi içeren raporumu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Sunulan rapor mahkememizce yeterli görülmediğinden ve davalı tarafın esaslı itirazları bulunduğundan, davalı vekilinin itirazları ile birlikte davaya konu aracın dava tarihi itibari ile garanti süresinin bitip bitmediği, ayıp var ise bu ayıbın üretimden kaynaklı ağır kusurdan (kasta yakın) kaynaklı olup olmadığının belirtilmesinin istenilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup,
Bilirkişiden alınan 23/12/2024 tarihli ek raporunun sonuç kısmına göre;"Takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere;Yukarıdaki açıklamalar neticesinde Kök raporumuzda değişiklik gerektirecek bir husus olmadığı görüş, kanaat ve tespitine varıldığı, buna göre;
1. Davaya konu ... plakalı, 2020 model ...marka aracın, “1.4 Benzinli Turbo otomatik 140 HP Edition Plus” özelliğinde olduğu, bu motorların, daha küçük motor hacmi ile daha yüksek tork ve güç alınan teknolojik motorlar olduğu, yapılan yeni teknolojik uygulamalarla, güç tork artırımı sağlanırken, buna uygun ve paralel olarak bu gücü ve torku üretecek (PİSTON, SEGMAN VS GİBİ) motorun temel parçalarında mukavemetlerinin arttırılması gerektiği;
2. Araçtaki arızanın yukarıda açıklanan gerekçelerle üretimden kaynaklı arıza ve ayıp olduğu, satın alınma sırasında basit bir kontrolle yada bir serviste cihazla, aracı kullanarak yada fiziki gözlemleyerek tespit edilecek bir arıza olmadığı, zamanla kullanım sonrasında malzemesi yorulan ve mukavemeti düşen pistonun segman yuvalarının kırılması ile belli bir km sonra ortaya çıkan bir arıza olduğu, bu özelliği nedeniyle teknik bakımdan değerlendirildiğinde arızanın GİZLİ AYIP niteliğinde bir ayıp olduğu, (ayıbın gizli ayıp olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin sayın mahkemenizin taktir ve değerlendirmesinde olduğu), ayıbın/arızanın kullanım kaynaklı olmadığı, buna ilişkin de dosya içeriğinde bir delil olmadığı,
3. Davaya konu... plaka sayılı aracın garanti süresinin 2 yıl veya 100.000 kilometre (hangisi önce dolarsa) olduğu, anılı aracın tescil tarihinin 11.03.2020 olduğu, garanti süresinin tescil tarihinden itibaren 2 yıl olduğu göz önüne alındığında; 12.07.2023 dava tarihi itibariyle garanti süresinin sonlanmış olduğu,
4.... AYIPSIZ HALİ ile AYIPLI HALİ arasındaki farkın (Ayıplı üretim kaynaklı yapılması gereken indirimin/değer kaybının/ekonomik eksikliğin) 27.10.2022 Arıza tarihi itibarıyla (30.000,00-40.000,00 TL) 35.000.00 TL olduğu,
5. ... plaka sayılı aracın motor onarım işlemlerinin 5 iş günü sürebileceği, onarım işlemleri süresince oluşabilecek ikame araç talep bedelinin 3.750,00 TL olduğu,
Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimi içeren EK raporumu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederim." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, sıfır km olarak 07.03.2020 tarihinde davalı... Otomotiv Pazarlama A.Ş tarafından ithal edilen ... plakalı 2020 model aracın dava dışı...Oto Kiralama A.Ş.'den davacı tarafından satın alındığı, iddiaya konu araçtaki arızanın üretimden kaynaklı arıza ve gizli ayıp olduğu sabit ise de, söz konusu araç için 2 yıl veya 100.000 kilometre (hangisi önce dolarsa) için garanti belgesinin verildiği, aracın tescil tarihinin 11.03.2020 olduğu, garanti süresinin tescil tarihinden itibaren 2 yıl olduğu göz önüne alındığında dava tarihi itibariyle (12.07.2023) garanti süresinin bitmiş olduğu ve davalının ağır kusurunun bulunduğuna yönelik herhangi bir delilin dosya arasında yer almadığı görüldüğünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcının (615,40 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 345,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...