T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/624 Esas
KARAR NO : 2025/934
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2023
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde, " Davalı ... Sigorta şirketi, davacı müvekkilin yaralanmasına neden olan ... plakalı aracı... poliçe numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirkettir. Davacı müvekkile ...28.02.2023 tarihinde eşiyle birlikte ... plakalı araçla İzmir ili, Ödemiş ilçesinde yolcu olarak seyir halindeyken kaza geçirmiştir. Müvekkile bu kaza da kalıcı olarak sakat kalacak şekilde yaralanmıştır. Kaza sonrasında tanzim edilen ekte sunulu kaza tespit tutanağında "Sürücü... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı kamyonu ıle ordu caddesi batı-doğu istikameti seyredip no:145 önüne geldiğinde, aracının sol ön tekerlek ve ön tampon kısımlarına, aynı yön ve istikamette kamyonun arkasında seyredip kamyonu sollamak isteye... plaka sayılı... sevk ve idaresindeki otomobilin önce sağ arka tampon kısımlarına çarpıp ardından savrularak aracın sağ ön ve arka kapı, sağ ön ve arka çamurluk kısımlarıyla kamyonun ön kısımlarına çarpıp ardından Ordu Caddesi No:... de bulunan ...)'a ait ikametın duvarına çarması neticesi yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş ve... plaka sayılı araçta bulunan, yolcu kısmında bulunan ... yaralanmıştır, bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 savılı k.t.k nun -g/2c maddesini ihlal ettiği, diğer sürücü...' nun bu kazanın oluşumunda herhangi bir kural, ihlalinin incelemelerden ve sürücü beyanlarından anlaşılmıstır." denilmiştir. Meydana gelen kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere dava dışı araç sürücüsü ... asli ve tam kusurlu bulunmuştur. Kaza tespit tutanağı sureti ektedir. Davacı müvekkil ..., kazanın şiddeti ve ağrısıyla bayılmıştır. Müvekkile ambulansla acil olarak Ödemiş Devlet Hastane'sine kaldırılmıştır. Yapılan tetkiklerde davacı müvekkile'nin "Sağ kolunda kırıklar ve çatlaklar oluştuğu, dizlerinde ve vücudunda ekimozlar, yaralanmalar olduğu" tespit edilmiştir. Müvekkile ilk olarak müşahade altına alınmış ve bir hafta sonra da kolundan ameliyat olmuştur. Müvekkil halen sıhhatine kavuşamamış olup tedavisi halen devam etmektedir. Ödemiş Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen Epkiriz raporları ve Acil Servis kayıtları suretleri ektedir. Bu hastaneden tedavi kayıtlarının celbi halinde durumun arz ve izah ettiğimiz gibi olduğu tespit edilecektir. Müvekkile halen Fizik Tedavi görmeye devam etmektedir. Müvekkile halen iyileşememiştir. İhtiyaçlarını tek başına karşılayamamaktadır. Davacı müvekkil, kaza nedeniyle hastaneden celp edilecek raporlarda da tespit edileceği üzere basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanmıştır. Müvekkilin kolunda olan kırık nedeniyle kalıcı sakatlık oluşması ihtimali de mevcuttur. Müvekkil bu nedenle hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamamaktadır. Davacı müvekkil yine hastaneye tedavisini yaptırmak ve kontrol için sürekli gidip gelmek zorunda kalmıştır. Bu sebeple tedaviden kaynaklı ulaşım bedeli gideri adı altında ödemeler yapmak zorunda kalmıştır. Deyim yerinde ise müvekkilin hayatı tarfik kazası sebebiyle allak bullak olmuştur. Yapılan tüm tedavilere rağmen halen çoğu zaman ayağı sızlamakta ve ayağında çok büyük bir ihtimalle kalıcı özürün meydana gelmesi olasılığı acısını çok daha fazla arttırmaktadır. Davacı müvekkil kaza olmadan önce ev hanımıydı. Evin bütün ihtiyaçlarını tek başına gideriyordu. Kazadan bu yana ise müvekkile evin hiçbir ihtiyacını giderememektedir. Müvekkilin kaza nedeniyle sakat kalması halinde bir daha hiçbir işini yapamama tehlikesi ile karşı karşıyadır. Davacı müvekkile kaza nedeniyle vücudunda meydana gelen yaralanmalar dolayısıyla uzun süre çalışamamış olmasından kaynaklı geçici iş göremezlik ve ayağındaki kırık nedeniyle muhtemel kalıcı sakatlıktan kaynaklı sürekli maluliyet alacağı da bulunmaktadır. Müvekkilin yine tedavilerini yaptırmak ve kontrol için hastaneye gidip gelmek zorunda kalmıştır. Bu sebeple tedaviden kaynaklı ulaşım giderleri de olmuştur. Buna göre müvekkil tarafından tedaviden kaynaklı ulaşım gideri alacağı da vardır. Yine müvekkilin kolu aylarca alçıda kaldığından ve hiçbir iş yapamadığından dolayı başkasının bakım ve gözetimine muhtaç şekilde yaşamıştır. Bu nedenle müvekkil bakıcı tutmak zorunda kalmış ve tedavi süreci boyunca bakıcı gideri de ödemek durumunda kalmıştır. Sayın mahkemenin malumu olduğu üzere, haksız bir fiil sonucu başkasına zarar veren kişi verdiği işbu zararı tazmin etmekle mükelleftir. Gerçekten TBK:nın 49 maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür” demek suretiyle duruma açıklık getirilmiştir. Takip eden 50. Ve 51.maddelerde ise, zarar göre tarafın, zarar verenin kusurunu ve zararı ispat etmek zorunda olduğuna, zararın miktarının tam olarak ispat edilememesi halinde zararın hakim tarafından hakkaniyete uygun olarak tespit edileceğine, bu tespitte kusurun ağırlığının dikkate alınacağına dikkat çekilmiştir. Yapılan açıklamalara göre, davacı müvekkilenin kazada kusurunun bulunmadığı, kaza sebebiyle vücudunda kırıklar ve lezyonlar meydana gelecek şekilde yaralandığı, aylarca tek başına hiçbir iş yapamadığı, halen iyileşmediği dosya kapsamıyla sabit olmakla, kaza sebebiyle harcadığı ulaşımdan kaynaklı tedavi gideri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ile ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kazançların maddi tazminat adı altında telafisinin gerekeceği açıktır. Davalı ... Sigorta şirketi...pkalı aracı ZMMS poliçesi ile 2023-2024 sigortalayan tüzel kişidir. Sayın mahkemenin malumu olduğu üzere, KTK.91.maddesinde, zarar gören 3.kişilerin zararlarını karşılamak ve işleteni, korumak amacıyla, motorlu araçların sigorta yaptırma zorunluluğu öngörülmüştür. Buna göre, davalı sigorta şirketlerinin kaza sebebiyle meydana gelen maddi zarardan poliçe limitleriyle sınırlı olarak sorumlu olacağı yasanın amir hükmü gereğidir. Davacı müvekkil, sayın mahkemeye işbu davayı ikame etmeden önce davalı sigorta şirketine, dava dışı araç sürücüsünün kusuruyla meydana gelen kaza nedeniyle yaralanmasından doğan maddi zararın tazmini için başvuruda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi' ne tarafımızca yapılan başvuru dilekçesi 26.05.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Fakat tarafımıza herhangi bir ödemede bulunmamışlardır. Bununla birlikte dava şartı arabuluculuk için de başvuru da bulunulmuştur. Yapılan görüşmelerde davalı sigorta şirketiyle bir mutabakata varılamamıştır. 23.06.2023 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı kare kodlu aslı ekte sunulmuştur. Davacı müvekkilin kaza nedeniyle uğramış olduğu maddi zararların tazmini için sayın mahkemeye işbu dava dilekçesinin sunulması zarureti hasıl olmuştur. Davacı müvekkil hayatını zor şartlarda idame ettirmektedir. Müvekkilin adına kayıtlı 2012 model bir adet motosikleti vardır. Müvekkilin adına kayıtlı taşınmazı varsa da hepsi atasından kalma olup diğer mirasçılarla hisselidir. Müvekkile şuan çalışamamaktadır. SGK kayıtlarından da bu husus anlaşılmaktadır. Müvekkilin şu anda herhangi bir geliri yoktur. Sayın mahkemece yapılacak sosyo-ekonomi araştırmasında da durumun arz ve izah ettiğimiz şekilde olduğu ortaya çıkacaktır. Davacı müvekkilenin şu an yargılama giderlerini karşılayacak ekonomik gücü bulunmamaktadır. Sayın mahkemenin malumu olduğu üzere, HMK.nın 334.maddesinde “Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler…” demek suretiyle adli yardımda bulunabilme şartlarını düzenlemiştir. Madde metnine göre adli yardım talebinde bulunmak için öngörülen şartlardan birincisi, davacının davasının haklı olduğu yolunda kanaat bulunması ve diğer ise davacının yoksul olmasıdır. Keza davacının herhangi bir gelirinin olmadığı, yoksul olduğu saptanmakla, yasada öngörülen şartlara sahip olduğu açıktır. Davacının adli yardım taleplerinin kabul edilmemesi halinde, müvekkilin haklı olmalarına rağmen, maddi imkansızlık sebebiyle anayasayla korunan hak arama hürriyetlerini ihlal edilmiş olacağı açıktır. Gerçekten Anayasa’nın “hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanarak yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma bulunma hakkına sahip olduğu belirtilmektedir. Bu düzenleme, ekonomik koşulları ne olursa olsun bütün yurttaşların mahkemelerde dava açabilmeleri veya savunmada bulunabilmeleri ile bir anlam ifade eder. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplere bağlı olarak davacı müvekile lehine adli yardım talebinde bulunuyoruz. Yukarıda sunulan nedenlerle davamızın kabulü ile, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kaza sebebiyle doğan şimdilik tedaviden kaynaklı 50 TL ulaşım gideri, 200 TL geçici iş göremezlik, 200 sürekli maluliyet zararı, 50 TL bakıcı gideri olmak üzere ki toplam 500 TL maddi tazminatın sigorta limitleriyle sınırlı olarak ve dava dışı sürücünün kusuru oranında davalı sigorta şirketinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline, Adli Yardım Talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi saygı ile arz ve talep olunur." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Davaya konu trafik kazası 28/02/2023 tarihinde, müvekkil şirket nezdinde Ka...olları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı... plakalı araç ile... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelmiştir.... plakalı araç,... poliçe numarasıyla 31/05/2022-31/05/2023 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Ka...olları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile sigortalıdır. Davacı taraf, müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK Madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından sigorta şirketine yapılan başvuruda, kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe uygun hazırlanmış Sağlık Kurulu Raporu ve ilgili diğer evraklar da yer almamaktadır. İşbu belgeler olmadan da maluliyet belirlemesi yapılması mümkün olmadığından tazminat hesabı ve dolayısıyla ödeme yapılması da mümkün olmamıştır. Davacının iddia olunan maluliyetinin, maluliyet oranına dair kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre uygun biçimde yetkili bir sağlık kurumundan alınan sağlık raporu ile kesin olarak tespit ettirilmiş olması gerekmektedir. Müvekkil şirkete eksik evrakla başvurulmuş olmasına karşın, bu husustaki eksiklikler giderilmeden dava açılmıştır. Eksik evrak ile yapılan başvuru usulüne uygun bir başvuru değildir. Bu nedenle Ka...olları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir başvuru bulunmadığından davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerekmektedir. Bu kapsamda öncelikle; davacının davasının, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilip bu eksikliğin giderilmesinin istenmesine, aksi hâlde davanın usulden ret olacağının ihtarına karar verilmesini talep ederiz. Kaza 07.12.2022 tarihinde gerçekleşmiş, müvekkil şirkete başvuru ise kaza tarihinden 3 ay sonra eksik evraklarla gerçekleşmiştir. Kazanın gerçekleşmesinden 3 ay sonra sigorta şirketinin dosyanın değerlendirmesini tamamlaması ve ödeme yapması beklenemez. zira iyileşme süresi dolmamıştır (kabul anlamına gelmemektedir.) Olumsuz sonuçlanan arabuluculuk sürecinden sonra davacı vakit kaybetmeden dava açmışlardır. 3 ay bile dolmadan arabuluculuk faaliyetlerine başvurulmuş ve dava açılmıştır. Dava açılmasına sebebiyet vermemiş müvekkil şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekir. Zira dava açılmadan önce dosyanın değerlendirilmesi yukarıda sayılan 1.ve 2. maddeler nedeniyle mümkün değildir. Kabulü anlamına gelmemek koşuluyla başvuru yetkili kurum tarafından alınan sağlık kurulu raporu olmadan yapılmıştır. Maluliyet oranı tespit edilemediğinden müvekkil sigorta şirketi davanın açılmasına sebebiyet vermemiştir. İyileşme süresi dolmadan ve yetkili kurum tarafından rapor almadan yapılan başvuruda maluliyet oranı da tespit edilemeyeceğinden müvekkil sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermediği açıktır. Kusura ilişkin yeterli inceleme yapılmaksızın sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası kabul edilemez. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirket yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağından kusur oranlarının tespit edilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden rapor alınması gerekmektedir. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla; kaza ile davacının maluliyeti arasındaki illiyet bağının ve davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesine sevk edilerek Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümlerine göre sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi gerekmektedir. Davacı; koruyucu tertibat kullanmadığından zarara bizzat kendisi sebebiyet vermiştir. Davacının kendi güvenliğini göz ardı ederek trafiğe koruyucu tertibatsız çıkması nedeniyle müterafik kusuru bulunmaktadır. kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının kazaya neden olan ve zararı doğuran kusurları, müterafik kusur indirimi olarak göz önünde bulundurulmalıdır. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava konusu olayda hatır taşıması olduğunun kabulü ile işbu hususun bir indirim sebebi olarak göz önünde bulundurulması gerekir. kabul anlamına gelmemek kaydıyla "maluliyet tazminatı" belirlenirken; bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret baz alınmalıdır. Davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu işgöremezlik tazminatının hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerekmektedir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla 2918 sayılı Ka...olları Trafik Kanunu uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 Mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz oranı esas alınmalıdır. kabul anlamına gelmemek üzere; geçici iş göremezlik, tedavi gideri, bakıcı gideri ve ulaşım poliçe teminatı kapsamı dışında olup sgk'nın sorumluluğuna eklenen tedavi teminatı kapsamındadır. İlgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkil şirket sorumlu değildir. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerekmektedir. soruşturma veya kovuşturma dosyası kapsamında taraflar arasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı, sağlandı ise şartlarının ne olduğu hususlarının sorulmasını talep ederiz. kabul anlamına gelmemek üzere; ancak güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten başlayacak şekilde yasal faize hükmedilebilir. Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi hâlde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, mahkemeniz aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın esastan reddine, mahkemeniz aksi kanaatte ise; Uzlaşma olup olmadığının tespiti için soruşturma ve kovuşturma dosyasının celbine, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, Adli Tıp Kurumu... İhtisas Dairesinden rapor alınmasına, Aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, SGK'ya müzekkere yazılarak davacı tarafa gelir bağlanıp bağlanmadığı ya da rücuya tabi başkaca bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına, aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına müzekkere yazılarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasına, temerrüte düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine yargılama giderine, faize ve vekâlet ücretine karar verilmemesine; yargılama gideri ve vekâlet ücretimizin karşı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ederiz. " şeklinde talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 28/02/2023
tarihli trafik kazasında... plakalı araçta yolcu olup, davalı ...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava vekilinin 10/10/2022 tarihli dilekçesinin ekinde yer alan 22/05/2023 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine 26/05/2023 tarihinde başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Ka...olları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Ka...olları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Ka...olları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğ...an 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
6098 Sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş göremezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince (sigortanın sorumluluğu TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. Maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından) davalıdan talep edilebilir. Diğer yandan geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmadığı gibi SGK'nun sorumluluğunu düzenleyen, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır.
Nitekim, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi tarafından geçici iş göremezlik zararları tedavi gideri kapsamında görülmediği gibi, Yargıtay... H.D.'nin... K. Sayılı ve 24.12.2019 tarihli kararında, "6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır." denilerek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin içtihatlarından farklı bir değerlendirme yoluna gidilmemiştir.
Geçici iş göremezlik zararlarının, TBK'nun 54. maddesi kapsamındaki zararlardan olması ve araç işletenin sorumluluğunda bulunması, kaza tarihinde yasanın 92. maddesinde açıkça sigorta teminat dışında sayılmaması nedeniyle geçici iş göremezlik zararları davalının sorumluluğundadır. Genel Şartlarda sigorta primine esas alınan bu zararların SGK sorumluluğunda olduğu belirtilmiş ise de, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesine aykırı şekilde SGK'nın sorumluluğunda olduğunun düzenlenmesi, davalının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı sonucunu doğurmaz. Genel şartlar ile sorumluluğu kanun ile belirlenen SGK'nın, aktarılan prim sebebiyle geçici iş göremezlik ödemesinden de sorumlu olacağına ilişkin düzenleme, SGK yönünden bağlayıcı olmadığından, zarar görene karşı da ileri sürülemez. Bu nedenle davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
Kazaya karışan ...31.05.2022-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 28/02/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği maddi tazminat kalemlerinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce kusur, maluliyet ve maddi zarar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
KUSUR YÖNÜNDEN;
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 12/03/2024 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)-Sürücü ...' ın kusursuz olduğu,
B)-Sürücü...' nun kusursuz olduğu,
C)- ... plaka sayılı otomobilde meydana gelen lastik patlaması kazanın oluşumunda % 100 ( yüzde yüz ) oranında etken olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur.
"şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Sunulan rapor kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ile çelişki içermediğinden ve ayrıntılı olduğundan, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
MALULİYET ORANI VE İYİLEŞME SÜRESİ İLE BAKICI İHTİYACINA YÖNELİK
Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu'ndan alınan 04/10/2024 tarihli adli sağlık kurulu raporunun sonuç kısmına göre; "Sonuç olarak; şahısta Üst Ekstremite Engellilik Yüzdesi hesaplanmış ve "Tablo 2.3. Üst Ekstremite Engelliliğinin Kişinin Engellilik Oranına Dönüştürülmesi" tablosu dikkate alındığında şahısta sağ el bileği eklem hareketlerinde kısıtlılık nedeniyle kişinin engellilik oranı; %5 (yüzde beş) olarak bulunmuştur. Tıbbi iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) ay olarak kabulünün uygun olacağı, ancak varsa kesin iyileşme süresinin kişinin takip ve tedavisini yapan hekimler (sağlık kuruluşu) tarafından düzenlenmiş istirahat veya çalışabilir raporu ile belirlenebileceği mütalaasına varılmıştır. Şahsın yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak yönetmelikte bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı meydana gelen sağ ön kol kemiğinde (radius distalinde) kırık nedeniyle yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 21 (yirmi bir) gün olarak kabulünün uygun olacağı, yardıma ihtiyaç duyacağı süre boyunca bakıcı ihtiyacının yarı zamanlı olduğu mütalaasına varılmıştır. Şahıs mevcut kazaya bağlı ruhsal şikayetler tariflemiş ancak herhangi bir psikiyatrik takip ve tedavi almadığını belirtmiş olup hesaplanan sürekli engellilik oranı şahsın diğer arızaları göz önüne alınarak hesaplanmıştır. Tarafınızca istenmesi halinde şahsın tam teşekküllü bir hastanenin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğinde 6 (altı) ay boyunca düzenli psikiyatrik takip ve tedavi alması sonrasında 3 Psikiyatri Uzmanından oluşan bir heyet tarafından düzenlenecek “şahsın olaya bağlı psikiyatrik hastalığı olup olmadığını, varsa psikiyatrik hastalığın kalıcı olup olmadığını (tedavi ile işlevselliği tam düzelen, kısmen düzelen, düzelmeyen şeklinde) vermediğini belirtir bir rapor” aldırılarak raporun Anabilim Dalımıza gönderilmesi halinde varsa olaya bağlı kalıcı psikiyatrik arızası da dikkate alınarak tekrar hesaplama yapılabilecektir. "şeklinde rapor sunduğu görülmüştür.
Davacı asilin maluliyetine sebep olan yaralanma tek bir bölgeden kaynaklandığından ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri raporda uygulandığından Ege Üniversitesi' nin raporu mahkememizce hükme esas alınmıştır.
ZARAR KALEMLERİNİN HESAPLANMASI İÇİN
Aktüer bilirkişiden alınan 12/06/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;"28.02.2023 tarihinde yaralanan ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 34.027,20 TL olduğu,
-Sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 283.474,73 TL olduğu,
-Bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 7.005,60 TL olduğu,
-SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 650,00 TL olduğu,
“Tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 900,00 TL olabileceği,
Davacının toplam maddi tazminat alacağının 326.057,53 TL'ye tekabül ettiği,
Davalı sigorta şirketinin teminat sorumluluğunun teminat limiti dahilinde olduğu ve ZMMS poliçesi kapsamında teminat limitinin 1.200.000,00 TL olduğu kanaatiyle,
Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizce aldırılan raporda bilirkişi tarafından bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas 2021/34 Karar sayılı İlamı) ile hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle (Bknz. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi' nin 14/01/2021 tarih ve 2019/3292 Esas 2021/1848 Karar sayılı ilamı) asgari ücret baz alınarak ve mahkememiz ara kararını karşılar nitelikte hesaplama yapıldığından hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile, 500 TL olarak talep ettiğimiz maddi tazminat alacağını; 200 TL olarak talep ettiğimiz sürekli iş göremezlik zararını 283.274,73 TL arttırarak 283.474,73 TL ye, 200 TL olarak talep ettiğimiz geçici iş göremezlik zararını 33.827,20 TL artırarak 34.027,20 TL olarak, 50 TL olarak talep ettiğimiz tedaviden kaynaklı ulaşım gideri alacağımızı 850 TL artırarak, 900,00 TL olarak, 50 TL olarak talep ettiğimiz bakıcı gideri alacağımızı 6.955,60 TL artırarak, 7.005,60 TL olarak ve SGK tarafından karşılanmayan belgesiz zararın 650 TL olarak arttırıyoruz. Talep etmiş olduğumuz alacaklarımızın 26.05.2023 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı, poliçe limiti ve gerçek zararla sınırlı olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Müterafik kusur resen inceleneceğinden (Yargıtay 4. H.D. 2022/105 Esas, 2022/11099Karar); maddi vakıaya ilişkin tutulan kaza tespit tutanağına göre davacının trafik kazasında araçta bulunduğu yer ve emniyet kemerinin takılı olup olmadığı belirlenemediğinden ayrıca indirim yapılmasına gerek görülmemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde hatır taşımasına yönelik savunmada bulunduğundan dosya sunulan ve toplanan deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir.
Davacının yolcu konumunda yer aldığı ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın sürücüsünün davacının eşi olduğu, eşlerin birlikte seyahat etmeleri sonucu birbirlerinden karşılık almayacağı hayatın olağan akışına uygun olduğundan hatır taşıması yönünden indirim yapılması gerekmiştir.
Yasal düzenlemeler gereği, TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği ve yargılama giderleri yönünden taraflar arasında paylaştırmaya gidilemeyeceği göz önüne alınarak mahkememizce hesaplama yapılmıştır.
Somut olayda; 28/02/2023 tarihli trafik kazasında ...
plakalı aracın sigorta şirketi, dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı araç sürücüsünün tan kusurlu olduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maluliyet oranının %5, iyileşme süresinin 4 ay, bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin ise 21 gün olduğu sabit olmakla zararın tespiti amacı ile aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplamalar az evvel yukarıda da belirtildiği üzere hükme esas alınarak davacının maddi tazminat davasının hatır indirimi sonucu kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten talep edilen faiz türü belirtilmediğinden yasal faiz işletilme karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
- 27.221,764 TL geçici işgöremezlik,
- 226.779,78 TL kalıcı işgöremezlik,
- 1.240,00 TL tedavi gideri ile
- 5.604,48 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 260.846,024-TL'nin davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti (tedavi-1.200.000,00 TL ve 1.200.000,00 TL sakatlık) ile sınırlı olmak üzere) 08/07/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-Davacının fazlaya ilişkin isteminin hatır indirimi savunması nazara alınarak reddine,
3-Alınması gereken 17.818,39 TL karar ve ilam harcının yatan 1.381,85 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 16.436,54 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 1.381,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 338,75 TL posta ve diğer giderler ile 8.250,00 TL bilirkişi ve ATK masrafı olmak üzere toplam 10.240,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 41.735,36 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır