T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/628 Esas
KARAR NO: 2024/542
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 26/07/2023
KARAR TARİHİ: 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “Müvekkile ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 14/02/2023 tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, değer kaybının tespiti için eksper...' a dosya teslim edildiği, raporda da görüleceği üzere müvekkilin aracında 65.562,80 TL değer kaybı tespit edildiği, ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 443,81 TL (KDV dahil) ödendiği, arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda; talep edilebilir tazminat bedelinin Sayın Mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızda şimdilik, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 443,31 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama, vekalet giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; “Dava dilekçesinde de belirtildiği üzere müvekkil sigorta şirketi, davacı tarafın uğradığı zararı tazmin etmek amacıyla, ...Sigorta A.Ş.' ne 27/04/2023 tarihinde 11.463,20 TL rücu ödemesi ve 18.04.2023 tarihinde 44.646,12 TL değer kaybı ödemesi yaptığı, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil Ģirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğu, yoksun kalınan günden sorumluluğumuz bulunmadığı, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi talep edildiği, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı tazminat tutarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren karayolları motorlu araçlar ZMSS genel şartlar tebliğine göre hesaplanması doğru olup, sayın bilirkişiye bu yönde hesaplama yapılması talimatı verilmesini talep ettiğimiz, davacının ekspertiz ücreti talebi poliçe teminat kapsamı dışında olduğu, arz ve izah edilen ve re’sen takdir edilecek nedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, kusur oranı bakımından ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, müvekkil şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun yukarıda açıkladığımız çerçevede ve azami limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini” arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 14/02/2023 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 09/04/2023 tarihli dilekçeye göre (E-mail) davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 11.07.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 14/02/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre;
"Kusur yönünden;
... plaka sayılı araç sürücüsü...’in, kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/b maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği,
...’ ın maliki olduğu, Park halinde bulunan...plaka sayılı araç sürücünün atfi kabil kusurunun olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Değer Kaybı yönünden;
... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olabileceği kanaatine, ANCAK davalı sigorta şirketinin 18.04.2023 tarihinde davacı vekiline 44.646,12 TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 15.353,88 TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı,
Ekspertiz Bedeli yönünden;
375,69 TL + KDV değer kaybı tespit bedelinin, TOBB’ nin 2023 yılı ekspertiz ücret tarifesine göre makul bir değer olduğu, yargılama gideri sayılıp sayılmayacağı veya gerçek zarar olup olmadığı hukuki bir konu olması nedeniyle, değerlendirmesi ve taktirinin Sayın Mahkemeye bırakıldığı,
Hususlarındaki görüş, kanaat ve tespitlerimizi içeren heyet raporumuzu, takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından ve tramer kayıtlarıda incelendiğinden itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hükme esas alınmıştır
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile toplam 15.353,88 TL değer kaybı tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile;14/02/2023 tarihli çift taraflı trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 60.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına yönelik 44.646,12 TL ödemenin yapıldığı görülmekle bedel arttırım dilekçesi nazara alınarak bakiye zarar kalemi yönünden davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç kamyonet olduğundan avans faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabulucuk ücreti yönünden;
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-15.353,88 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 63.890,68 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 18/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.048,82 TL karar ve ilam harcının yatan 532,05 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 516,77 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 532,05 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 70,75 TL posta ve diğer giderler, 5.000,00 TL bilirkişi masrafı ile 443,31 TL ekspertiz gideri olmak üzere toplam 6.315,96 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 15.353,88 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne diğer davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır