T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/68 Esas
KARAR NO : 2024/541
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil... Ayakkabı" olarak 2021 yılından itibaren İzmir'de ortopedik medikal terliklerin tasarımı, üretimi ve ticareti olmak üzere tüketicilere mal ve hizmet sağlamaktadır. Davalı ...Medikal Ortopedi Medikal Giyim şirketi; ortopedik medikal terlik satışı olmak üzere müvekkil ile aynı vb. mal ve hizmetleri sunan İzmir merkezli bir şirkettir. Davalının başta kendisine ait internet sitesi olmak üzere diğer aracı elektronik satış sitelerinde, müvekkile ait ürünlerin fotoğraflarını kendi ürünleriymiş gibi göstererek kullandığı tarafımızca tespit edilmiştir. Davalı yana, fotoğrafları kullanmayı durdurması ve kaldırması hususunda sözlü ve yazılı ihtarda bulunulmuş ancak davalı uyarıları dikkate almayarak fotoğrafların kullanımına devam etmiştir. Bunun üzerine Müvekkil haksız rekabetten kaynaklanan alacak ve maddi ve manevi tazminat talebiyle arabulucuya başvurmuştur. Yapılan arabuluculuk görüşmesi olumsuz sonuçlanmıştır. 19.01.2023 tarihli Arabuluculuk Son Tutanağı ekte sunulmuştur.
Bu sebeple davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle tarafımızca bu davayı açma zarureti doğmuştur. Müvekkil ile aynı mal ve hizmet alanında faaliyet gösteren davalı... Ortopedi Medikal, müvekkilin ürünlerinin fotoğraflarını hiçbir değişiklik yapmadan birebir kopyalayarak kendi internet sitesi olan "www....medikalgiyim.com" sitesinde "sabo terlikler" kategorisinde ve diğer sair satış sitelerinde kullanmaktadır. Ayrıca Müvekkile ait ürünlerin kendisine aitmiş izlenimini vererek tüketiciyi yanıltmaktadır. Davalı tarafa fotoğrafların kullanımını durdurması ve kaldırması hususunda yazılı ve sözlü olarak ihtarda bulunulmuş ise de davalı taraf uyarıları dikkate almayarak kullanıma devam etmiştir. Sayın Mahkemenizce yapılacak inceleme sonucunda haksız rekabetin tespitine, men'ine, davalı firmaya ait "www.... .com" sitesinin kapatılmasına veya site içerisinde müvekkile ait ürünlerin bulunduğu bölümlerin yayından kaldırılmasına, elektronik satış sitelerinde bulunan ürünlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz. Somut olayda davalı, müvekkile ait ürünlerin fotoğraflarını kullanmakla kalmamış ayrıca satışını gerçekleştirdiği ürünlerin bedellerini, müvekkilin ürünleri için belirlenen fiyatın çok daha aşağısında belirleyerek sanki müvekkile ait bir ürünü tüketiciye daha uygun fiyata sunuyormuş izlenimi yaratarak satışlarını çoğaltmış ve haksız kazanç elde etmiştir. Müvekkilin ... Ayakkabı sabo terliklerini daha uygun bir fiyata aldığını düşünen tüketici aslında müvekkilin işletmesine ait olmayan başka bir ürüne sahip olmuştur. Bu satışlar sebebiyle de Müvekkil müşteri kaybetmiş ve satışlarındaki düşüş sebebiyle maddi zarara uğramıştır. Bunun yanında Müvekkil büyük emek ve çaba harcayarak ürettiği mal ve hizmetleri, yine aynı emek ve çaba ile görsel olarak tüketiciye sunmuştur. Davalı tarafından tüm bu emekler istismar edilerek müvekkilin kişilik hakları zedelenmiştir. Tüm bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000-TL maddi, 1000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkile verilmesine, hükmün TTK'nun 59. Maddesi gereğince yayınlanmasına karar verilmesini talep ederiz. Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; davamızın kabulüne, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men'ine ve davalı firmaya ait "www....medikalgiyim.com" sitesinin kapatılmasına veya site içerisinde müvekkile ait ürünlerin bulunduğu görsellerin yayından kaldırılmasına, www.tredyol.com sitesinde ve dava sırasında tespit olunacak bilumum internet sitesinde müvekkile ait ürünlerin bulunduğu görsellerin kaldırılmasına, haksız rekabet sebebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkil adına 1000-TL maddi ve 1000-TL manevi tazminatın faizi ile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket ile davacı yan arasında yaklaşık 2 senedir davalı müvekkil adına fason üretim yapılması, müvekkile ait olan ve sadece üretimi yapılan işbu mallara dair fotoğraflama yapılması ve malların ve görsellerin müvekkil firmaya iletilmesi üzerine çalışılmaktadır. Davacı yan düzenli olarak müvekkil adına fason üretim yapmakta, üretilen işbu malların fotoğrafları çektirilerek müvekkile faturalanmaktadır. İşbu hususa dair yazışmalar ve faturalar tarafımızca bilahare sunulacak olup taraflar arasındaki anlaşma bu yönde iken sanki taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki yokmuş ve müvekkilin söz konusu ürünlerin fotoğrafları kullanma yetkisi bulunmamakta imiş gibi müvekkile işbu hususta kusur atfetmeye çalışılmaktadır. Öncelikle davacı yanın iddiası davacı yana ait ürünlerin müvekkil tarafından müvekkilin kendi ürünleri imiş gibi kullanıldığı iddiasıdır. Öncelikle bildirilmek gerekir ki, müvekkilin gerek internet sitesinde gerek ise e- ticaret pazar yerlerinde satışa sunmuş olduğu tüm ürünler müvekkil şirket tarafından ürettirilen ürünlerin yine davalı müvekkil şirket talebi üzerine davacı tarafından fotoğraflandırılması ve hem fason üretim hem de çekilen fotoğraflara dair ödemenin de davalı müvekkil tarafından yapılmasından bellidir. Yani ürünler müvekkile ait olduğu gibi, fotoğraf çekimi talep eden de müvekkil olup müvekkilin davacı ile olan şifahi anlaşmasının içeriğinde fotoğraf çekimi de bulunmakta olup ödemeler müvekkilce davacı yana yapılmıştır. Mesaj kayıtları ve mail kayıtlarından da bu durum ortadadır. Davacı yanın iddiaları hukuken anlaşılabilir de değildir. Fotoğraf çekimini müvekkilin talep ettiği, müvekkilin fotoğraf çekimi için de davacıya bedel ödediği, müvekkile ait ürünlerin davacı yanca sadece üretiminin yaptırıldığı, kaldı ki ürünlerde ve fotoğraflarda müvekkile ait logonun bulunduğu açık iken davacı yanın haksız menfaat elde etme çabası hukuken korunmayacaktır. Kaldı ki zaten fason anlaşmaların amacı budur, üreticilere toplu olarak sipariş verilir , ürünlere üreticinin adı değil sipariş verenin adı altına kayıt alınır, ürünlere dair diğer işlemler de üreticiler tarafından yapılarak (ürünlerin fotoğrafları ücreti mahiyetinde davacı yan tarafından çekilmekte olup işbu fotoğrafların tüm hakları müvekkile aittir.) Mal satışa hazır şekilde sipariş verene teslim edilir. Davacı müvekkil ile davalı arasında gerçekleşen işlem de tam olarak budur. Kaldı ki fotoğrafların müvekkil şirkete ait olması fotoğrafların çekildiği esnada yanında müvekkil şirkete ait ayakkabı kutularında dahi şirket ismi ve logosunun bulunmasından dahi bellidir. Davacı yana ait olduğu iddia edilen fotoğraflarda bulunan ayakkabıların iç kısımlarında dahi müvekkil şirketin logosu, ayrıca yine fotoğraflarda yer alan ayakkabıların hemen yan kısmında da müvekkil şirkete ait logolu ayakkabı kutuları yer almaktadır. Madem işbu fotoğraflar davalı yana aittir ve davalı yana ait markanın ayakkabısıdır, o zaman neden müvekkil şirketin logosu üründe bulunmaktadır? Aksine müvekkilin markasını ve adını kullanan davacı yan olup tarafımızın bu hususta dava, şikayet hakkı saklıdır. Salt bu husustan dahi , söz konusu fotoğrafların haklarının müvekkile ait olduğu bu nedenle de müvekkil tarafından kullanıldığı açıktır. Davacının haksız ve mesnetsiz davasının öncelikle usulden reddine, yetki itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddine, zamanaşımı itirazlarımızın kabulü ile davanın reddine, davacının haksız ve mesnetsiz davasının esastan tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini sayın Mahkemenizden saygı ile arz ve talep ederiz." şeklinde talep etmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından tasarlanan ve üretilen terliğin davalı tarafından haksız olarak kendisine ait olan internet sitesinde "sabo terlikler" kategorisinde ve diğer sair satış sitelerinde kullanarak haksız kazanç elde ettiğini iddia etmekte, davalı ise davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ürünlerin fason üretim kapsamında davacıya üretildiğini, satışa ilişkin ilanların uzun zamandır internet sitelerinde bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Eldeki dava TTK' nın 54. vd. Maddeleri dayanak yapılarak açıldığından mutlak ticari dava niteliğinde ki davada tarafların mahkememiz adli yargı sınırları içerisinde bulunduğu görüldüğünden yetki itirazının reddine, dava açılmadan önce başvurulan E-tespit tutanağının tarihinin 23/12/2022 , dava tarihinin ise 24/01/2023 olması nazara alındığında ayrıca terliklerin mevcut internet sitelerinden kaldırıldığına yönelik bir savunmada bulunmadığına göre TTK' nun 60. Maddesi gereği zamanaşımı definin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi için teknik bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiş olup, ön inceleme celsesinde tüm dosya kapsamı ve tarafların ticari defterleri incelenerek,
-taraflar arasında dava konusu ürüne ilişkin var olan ticari ilişkinin hangi sözleşmeye dayandığının,
-en son fatura tarihinin ne zaman olduğunun,
-aynı ürünün davacı ve/veya davalı tarafından başkaca firmalara satılıp satılmadığının ve ürün fiyatında 3. Kişilere toplu satımda nasıl bir değişim olduğunun,
-davalı tarafından davacıya iade faturasının düzenlenip düzenlenmediğinin,
-iş bu ürün sebebiyle davacının zararının bulunup bulunmadığının araştırılarak rapor düzenlenmesi istenilmiş ve bilirkişiden alınan 28/08/2023 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "Davacı ... tarafından yasal defterlerinin Sayın Mahkemeye ibraz edilmemiş olması sebebi ile yapılan incelemeler dava dosyası ve davalının yasal defter ve belgeleri ile sınırlı kalmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda işbu raporun inceleme, değerlendirme ve tespitler bölümünde ayrıntısı ile belirtilen tüm hususlar ışığında,
-Davalı ... Ortopedi Medikal Giyim A.Ş.’nin (eski unvan...) 2021-2022 yılına ait yasal defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı (gerek yapılan ödemelerin sağlıklı olarak yasal defterlerden tespit edilememesi gerekse davacının 2021 yılından devreden alacak bakiyesinin 2022 yılına sehven eksik intikal ettirilmiş olması), yevmiye defteri kayıtları ile kebir defterinin birbiri ile uyumlu olduğu,
-Davalı yasal defterlerinde, davacı ...’in 24.01.2023 dava tarihi itibari ile herhangi bir borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı,
-Dava dosyası kapsamında yapılan incelemelerde dava konusu ürün ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenmiş bulunan yazılı bir sözleşmeye rastlanmadığı,
-Davalı yasal defterlerine göre, 2021-2022 yılında taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişkide davacı ... tarafından davalı adına faturalar düzenlendiği ve davacı tarafından düzenlenen en son faturanın 24.02.2022 tarihinde düzenlendiği,
-Davacı yasal defterlerinin Sayın Mahkemeye ibraz edilmemiş olması sebebi ile salt davalı yasal defterleri üzerinden tarafların aynı kişilere satış yapıp yapmadığı hususunda tarafımca herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,
-İşbu raporun Tespit ve Değerlendirmeler-E bölümünde ayrıntısı ile belirtilen tüm hususlar ışığında uzmanlık alanım dışında olması sebebi ile tarafımca tespiti mümkün olmadığından Sayın Mahkemenin gerekli görmesi durumunda, dava konusu ürünün taraflardan hangisine ait olduğu, dava konusu ürün ile ilgili olarak bir marka tescilinin bulunup bulunmadığı, bu marka tescilinin kime ait olduğu, davalının davacıya dava konusu ürünler ile ilgili fason üretim yaptırıp yaptırmadığı, davacının düzenlediği faturaların bir fason üretime mi yoksa davacının kendi ürünlerini ihtiva eden bir satışa mı ait olduğu, aynı ürünün taraflarca gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında üçüncü kişilere satışının yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bu satışlarda bir fiyat değişikliği bulunup bulunmadığı, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, davalının haksız eylemi söz konusu ise bu eylem sebebi ile davacının bir zararının bulunup bulunmadığı, zarar var ise bu zarar miktarının ne olduğu hususlarında haksız rekabet konusunda uzman bir bilirkişi ile birlikte konusunda uzman bir sektör bilirkişisi vasıtası ile yapılacak inceleme neticesinde bir tespit ve değerlendirme yapılmasının mümkün olabileceği kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Akabinde 26/09/2023 tarihli celsede; bir sektör bilirkişisi, bir haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi ile mevcut bilirkişiye teslime, bilirkişilerden dava konu terliklerin delil tespiti tarihi itibari ile davalı envanterinde bulunup bulunmadığının ve önceki bilirkişi ara kararı gereği ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılar nitelikte inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenilmiş olup, 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; "Dosyanın tümünün değerlendirilmesi sonucunda davacıya yönelik olarak davalıdan kaynaklanan bir haksız rekabet eyleminden söz edilemeyeceği görüş ve düşüncesinde olduğumuzu Sayın Mahkemenize saygılarımla sunarız." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Tüm bu nedenler ile, haksız rekabete ilişkin açılan eldeki davada, mahkememizce verilen kesin süre içerisinde davacı ticari defterlerini ibraz etmediğinden davalı tarafın incelenen ve HMK' nun 222. Maddesine göre kesin delil olarak kabul edilen ticari defterlerine göre davacının üretimini yaptığı terliklerin davalıya 2021 ve 2022 yıllarında satışının gerçekleştiği, ürünlere ilişkin fotoğraflamanın davalı tarafından dosyaya sunulan 35/05/2023 tarihli dilekçe ekinde yer alan ve açıkça inkar edilmeyen whatsapp yazışmalarına göre davacı tarafından yaptırıldığı akabinde davalıya gönderildiği sabit olduğundan ve 2 yıl süregelen ticari ilişkide davalının davacıdan satın aldığı ve haksız rekabete konu edilen ürünlerin davalı tarafça internet sitesi üzerinden ayrıca satışının yapıldığı açık olmakla maddi olarak haksız rekabet olgusunun ispatlanamadığı davada tüm talepler yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE,
2-Maddi tazminat yönünden alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) başlangıçta yatan peşin harçtan mahsubu, eksik kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Manevi tazminat yönünden alınması gereken karar ve ilam harcının (427,60 TL) davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Manevi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Maddi tazminat yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/06/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır