T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/704 Esas
KARAR NO : 2024/496
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/08/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu ve aynı zamanda müvekkili şirket yetkilisi... ile davalının arkadaş olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi... ve davalı tarafından ... vergi numaralı İZMİR ... TURİSTİK İŞLETMELER TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ'ne ortak olmak amacıyla şirket sahibi ... ile görüşmeler yapıldığını, müvekkili şirket yetkilisi ...arafından %25 ortaklık için İzmir İzmir ... Turistik İşletmeler Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti.'ne 400.000,00-TL ödeme yapıldığını, aynı zamanda davalı ...'a da %25 ortaklık için ödemesi gereken 400.000,00-TL'nin müvekkili şirket tarafından davalıya borç verildiğini, davalıya şirket hissesi devredilmiş ise de davalı taraf bu ödemeyi İzmir ... şirketine yapmamış ve aynı zamanda müvekkili şirkete de borcunu ödemediğini, bu sebeple davalıya devredilen İzmir 1888 şirketinin %25 lik hissesinin geri verildiğini, davalının ise kuvvetle muhtemel kendisine şirket hissesini satın almak için müvekkili tarafından verilen 400.000,00 TL borcu başka yerlere harcadığını, hal böyle olunca müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine İzmir... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile 400.000,00 TL lik icra takibi başlatıldığını, fakat davalı tarafça bu takibe haksız şekilde itiraz edildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı tarafa 400.000,00 TL borç verildiğinin açık olduğunu, davalı tarafın, 03.01.2023 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin vermiş olduğu talimatla, müvekkili şirketin hesabından,... 7010 şube kodlu Fevzipaşa Bulvarı Şubesi'nden 400.000,00 TL para çektiğini, bu paranın müvekkili şirket hesabından, müvekkili şirket yetkilisinin verdiği talimatla davalının çektiği banka dekontu ile sabit olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ve mali müşaviri tarafından borcun ödenmesi için davalı ile hem arama yolu ile hem de whatsapp adlı uygulama üzerinden mesaj yolu ile bir çok kez iletişime geçildiğini, davalının sürekli olarak ödeme sözü vermesine rağmen borcunu ödemediğini, müvekkil şirketin alacaklarına ileride halel gelmemesi ve davalının mal kaçırmasını önlemek amacıyla için davalı üzerine kayıtlı bulunan menkul ve gayrimenkullerin UYAP sisteminden sorgusunun yapılarak bu mallar üzerine, intikal etmiş etmemiş miras hisseleri üzerine ve davalının banka hesaplarına öncelikle teminatsız olarak aksi kanaatte makul bir teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İzmir... İcra Dairesi...E. Sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptaline ve takibinde devamına, davalının itirazının haksız ve kötüniyetli olmasından ve alacağın likit olmasından dolayı takip çıkışı 400.000,00 TL 'nin %20 sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermedikleri görülmüştür.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası, telefon kayıtları, tanık beyanları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan rapora göre; "...Mahkeme kalemine... tarafından getirilen telefonlardan
...numaralı cep telefonundan, davalıya ait olduğu beyan edilen
...numaralı cep telefonuna yapılan yazışmaların ekran
görüntüleri 22.02 2024 tarihinde tarafımca yapılan inceleme ile fotoğrafları
çekilerek tespit edildi.
Mahkeme kalemine ... tarafından getirilen ...yan edilen telefonlardan... numaralı cep telefonundan davalıya ait olduğu beyan edilen ... numaralı cep telefonuna yapılan yazışmaların ekran görüntüleri 22.02 2024 tarihinde tarafımca yapılan inceleme ile fotoğrafları çekilerek tespit edildi..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, ödünç verilen para borcunun iadesi talepli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
2-Dava dilekçesi ile, davacı şirketin davalıya dava dışı İzmir 1888 Turistik İşletmeler Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'ne ortak olması amacıyla 400.000,00-TL borç para verdiğini, davalının kendisine verilen bu borcu devralınacak şirket hisse bedellerini ödemesi için verildiği halde davalının bu ödemeyi yapmadığı gibi para borcunu davacı şirkete de iade etmediği, başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
3-Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
4-Dava, ödünç sözleşmesi sebebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
5-Görev yönünden yapılan incelemede, davacı şirketin ticaret şirketi olarak tacir olduğu, davalının ise kendi adına bir ticari işletmesi bulunmamakla birlikte dava dışı... Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ortağı ve yetkilisi olduğu, tarafların şirket ortağı ve yetkilileri olarak başka bir şirket ortaklığının devralınması amacıyla hareket ettikleri ve verilen ödüncün ticari nitelikte olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir.
6-Dosya kapsamının incelenmesinde ... A.Ş.' Fevzipaşa Bulvarı Şubesi'nde bulunan davacı şirket hesabından davalıya 400.000,00-TL ödeme yapılması için 03/01/2023 tarihli talimatın bankaya iletildiği, paranın aynı şubeden 03/01/2023 tarihinde davalı ...tarafından çekildiği görülmüştür. Gerek para ödeme talimat yazısında gerekse dekont üzerinde davalıya ödenen paranın ödeme amacına yönelik bir kayıt yer almamaktadır. Bu durumda davacının verilen paranın ödünç olarak verildiği noktasında ispat külfeti üzerine düşmektedir.
7-Davacı tarafça paranın ödünç olarak verildiği iddiasına dayanak olarak Whatsapp konuşma kayıtlarına ve tanık deliline dayanılmıştır.
Whatsapp konuşma kayıtları, davalı tarafın imzasını içermediğinden belge olarak kabulü mümkün değildir. Ancak davalı tarafa ait telefon üzerinden yapılan konuşmaların davalı elinden çıktığı anlaşılması halinde kayıtların yazılı delil başlangıcı olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasına sunulan Whatsapp konuşma kayıtlarının bulunduğu cep telefonları bilirkişi vasıtasıyla incelenmiş, dosyaya sunulan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda sunulan konuşmaların davalıya ait olduğu iddia edilen ... numaralı cep telefonundan gönderildiği yönünde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce Uyap sistemi üzerinden ... nolu telefon numarasının 19/06/2020 tarihinden itibaren karar tarihi itibariyle halen davalı kullanımında olduğu görülmüştür.
Buna göre, davalının kullanımında olduğu gerek BTK kayıtları ile gerekse tanık beyanları ile sabit olan ... nolu telefondan gönderilen mesajların davalı elinden çıktığı kabul edilmekle mesaj kayıtlarının yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
8-Delil başlangıcı, 6100 sayılı HMK'nın 202. Maddesinde "(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.
(2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla
birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya
temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalıya ait telefon üzerinden gönderilen mesajların bir bütün halinde incelenmesinde davalı ile davacı şirket yetkilisi ve tanığa ait telefonlara gönderilen mesajlarda davalının bir miktar para borcunun bulunduğuna ancak davalının bu para borcunu ödeme gücünün bulunmadığına dair karşılıklı diyalogların bulunduğu, 31/01/2023 tarihli konuşmada davacı tarafça "bana 40 un geleceği net tarihi söylemen mümkün mü" şeklinde sorulduğu, davalı tarafça bir kısım açıklamalar sonrasında "yarın net tarih vereyim" şeklinde cevap verildiği, 06/03/2024 tarihli konuşma kaydında "hakkı geri vermen adama hisseyi parasini ödememissin" "adama vercem yüzüne bakamıyorum dedin su yoklukta sana 400 bin para verdim" "sen bizim 400 u bile adama vermemissin" şeklinde yazılan mesaja cevaben davalının "Ben 400 bini verdim" şeklinde başlayan ve devam eden açıklamaların bulunduğu, bir bütün halinde incelendiğinde konuşma kayıtlarının paranın çekilmesinden 1 ay sonra başlayıp uzun bir döneme yayıldığı, konuşmaların verilen paranın borç olarak verildiği hususunda delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Delil başlangıcı kabul edilen mesajlaşma kayıtları bulunduğundan davacı taraf iddiasını tanık deliliyle ispat etmesi mümkündür. Davacı tanığı ...mahkememiz huzurunda alınan ifadesinde davalıya alınması kararlaştırılan şirketin %25 hissesi bedelini ödemesi için 400.000,00-TL nakit paranın borç olarak verildiğini beyan etmiştir. Diğer davacı tanığı... ise davacı tarafın şirket hisse devrine ilişkin iddialarını doğrular mahiyette anlatımda bulunmuştur.
9-Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, davalının adına kayıtlı telefon numarası üzerinden gerçekleştirilen mesajlaşma içeriklerinde davalı tarafça borcun varlığını gösteren kabul mahiyetinde beyanlar bulunduğu, delil başlangıcı niteliğinde olan mesajlaşma kayıtlarına istinaden davacı tanığı ...'nın dinlendiği ve tanığın davalıya yapılan ödemenin borç olarak verildiği yönünde beyanda bulunduğu, bu haliyle davacı şirket tarafından banka talimatı yoluyla davalıya ödenen 400.000,00-TL'nin ödünç olarak verildiğinin kabulü gerektiği değerlendirilmiştir.
10-818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 312. maddesi, takip ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ise 392. maddesi gereğince; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekir. Yani, madde metninde yazılı hususlar söz konusu değilse ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Yine madde gerekçesinde bu husus; "...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 312 nci maddesinde kullanılan “altı hafta içinde geri verilmek lâzımdır.” şeklindeki ibare, geri verme borcunun ödünç verenin ilk isteminden başlayarak altı hafta sonra muaccel olacağı göz önünde tutularak, Tasarıda “altı hafta geçmedikçe, ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.” şeklinde düzeltilmiştir..." şeklinde açıklanmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.1975 tarihli ve 1973/409 E., 1975/242 K. sayılı ilamında da; "...Borçlar Kanunu'nun 312 nci maddesi ilk talepten itibaren 6 hafta içerisinde borcun geri verilmesi gerekeceğini kabul ettiğinden zamanaşımının başlangıç tarihinin borcun verildiği tarihe, 6 hafta eklenerek tespiti gerekir..." şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacak muaccel olmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta dava konusu borç paranın davalıya 03/01/2023 tarihinde verildiği, davalıda ilk kez talep edildiği görüle 31/01/2023 tarihinden itibaren 6 hafta içinde alacağın muaccel hale geleceği, icra takibinin 03/05/2023 tarihinde başlatıldığı ve takip tarihinde alacağın muaccel olduğu değerlendirilmiştir.
11-Davacı tarafça inkar tazminatı talebinde bulunulmuştur. Dava ve takip konusu miktar para borcundan kaynaklanmakta olup davalının iade etmekle yükümlü olduğu miktarın açıkça belirlenebilir nitelikte olduğu anlaşıldığından alacak miktarının %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, İzmir ...İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2-Alacak likit nitelikte görülmekle dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 80.000,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.324,00-TL harçtan peşin olarak alınan 4.831,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.493-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 62.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.831,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 1.016,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.285,85-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır