T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/728 Esas
KARAR NO : 2024/685
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/09/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait...0 plakalı araç ile davalı...'nun maliki olduğu ve davalı sigorta şirketinde sigortalı bulunan ...plakalı araç arasında 12.10.2021 tarihinde, Bayraklıİzmir Onur Mahallesi Çevreyolu Tüneller mevkinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında görüleceği üzere davacıya ait... plakalı araç önündeki aracın aniden durması sebebi ile ani fren yaparak durmuş olup davalı ...'nun sevk ve idaresindeki davalı şirketçe sigortalanan ... plakalı araç ise müvekkilini durduğunu görmesine rağmen dikkatsizce ve takip mesafesine riayet etmeksizin müvekkilin e ait ... plakalı aracın arka tamponundan çarptığını, davalı araç sürücüsünün kural ihlali sebebiyle müvekkilinin aracında ciddi bir hasar meydana geldiğini, davalı sürücü kazanın meydana gelişinde % 100 kusurlu olduğunu davacı aracı kazaya karışmamış ve hasar kaydı olmadığı, kaza nedeni ile büyük hasar oluşmuş olup değer kaybettiği, davalı şirket tarafından yapılan ödeme hasar ve değer kaybını karşılamadığı, kesin olarak hesaplanması için bilirkişi incelenmesi gerektiğini , dava öncesi arabuluculuğa başvurulmuş olup anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli ile araç mahrumiyet bedeli tarafımızdan tam olarak bilinemeyeceği ve gerçek değer kaybı, hasar bedeli ile mahrumiyet bedelinin bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağından, HMK m.107 gereğince alacağımızın tam ve kesin belirlenebilir olduğu anda arttırmak kaydıyla belirsiz alacak talebi olarak; 100,00-TL. değer kaybı ve 100,00.-TL. Hasar bedelinin kaza tarihi olan 12.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketi poliçe limitiyle sorumlu olmak kaydıyla)müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, 100,00.-TL. araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 12.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı araç sürücüsü ve malikinden tahsiline, yargılama gider ve vekalet ücretini karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine dosyanın gönderilmesini, HMK 121 maddesi gereği delilerin tebliği ile belirsiz alacak davası açmada davacının hukuki yararı olmadığından usulden reddine, başvuru konusu araca ilişkin hasar bedeli ödenmiş olup işbu başvurunun reddi gerektiğini, hasarın tarafımıza ihbar edilmesi akabinde davalı sigorta şirketi nezdinde hasar dosyası açıldığını, başvuran tarafın müracaatı üzerine bağımsız eksper tarafından yedek parça ve işçilik bedelleri olmak üzere toplam 3.940,56-TL maddi hasar tespit edildiğini, , işbu tutarın 1.000,00-TL'si 19.12.2022 tarihlerinde mağdura, 2940,56-TL'si tedarikçi firmaya 07.12.2021 tarihinde ödendiğini, başvuru sahibi tarafından her ne kadar bakiye hasar bedelinin talebi için huzurdaki başvuru ikame edilmişse de araç onarım bedelinin kendileri tarafından karşılandığına ilişkin bir iddia bulunmadığı gibi onarım faturası da sunulmadığını, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu; aracın onarılmamış olması halinde; değişmesi gereken parça-malzeme bedeli ile genel şartlara ve iskonto uygulanmak suretiyle belirlendiğini, araç onarılmış olması halinde ise aracın onarım bedeli kadar olduğunu, zira araç onarılmış ise onarım bedelinin ne kadar ise sigorta şirketinin ancak o kadardan sorumlu olduğunu, sigorta şirketi tarafından hasarın tanzim edildiğini bu hususta ilgili sigorta şirketinin onarım yapan servis ve tedarikçi firmaya 8.114,49 TL tazminat ödemesini yaptığını, yedek parçaların sigorta kuruluşunca sağlandığını, başvuranın ilave bir parça aldığına ilişkin bilgi ve belgesinin olmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati olmadığından davanın usulden reddini, davanın yetkisiz. mahkemede açılmış olmasından dolayı İSTANBUL Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine, başvuranın hasar ve değer kaybı bedeline ilişkin zararı karşılandığından işbu haksız başvurunun reddini, Başvuranın hasar bedeli onarım suretiyle karşılandığından işbu haksız başvurunun bilirkişi incelemesi yapılmadan reddini, davacının haksız faiz taleplerinin reddini, davalı şirketin temerrüde düşmediği, hasar bedeli zararının ödendiği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan, bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 12/10/2021 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı ..., ... plakalı aracın sürücüsü ve işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 24/02/2023 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 01.10.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 12/10/2021 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedeli ve değer kaybı bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
Davalı ...'nun sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı...plakalı aracın işleteni ve sürücüsüdür. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacağından (TBK madde 49), dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişilerden alınan 29/01/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"Dosya üzerinde yapılan incelemeler sonunda;
*... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/c ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile etken olduğu,
... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü...kazanın oluşumuna etken faktörü ve kural ihlali olmadığı,
*Dava konusu... plaka sayılı araçta, kaza nedeniyle yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 8.406,44.-TL (KDV Dahil) hasar meydana gelebileceği,
*Dava konusu ... plaka sayılı araçta kaza nedeniyle plastik Malzemeden yapılmış olan arka tamponun değiştirilerek boyandığı, araçların, otomotiv piyasasında 2. el alım — satım işlemleri yapılırken ana gövdede meydana gelen hasarlar dikkate alınmakta ve buna göre rayiç bedel değerlendirilmesi yapıldığı, bu nedenle plastik parçalarda meydana gelen hasarlar, onarım tekniği açısından kalıcı etkisi olmadığından, bir başka ifadeyle söz konusu araçta değer kaybına konu olabilecek ve işlem gören kaporta parçasının olmaması, sadece arka tamponun değiştirilerek boyanması nedeniyle, 2010 model, 280.285 km.de ve geçmiş tarihlerde 5 adet hasar kaydı olan araçta değer kaybı oluşmayacağı kanaatine varıldığı, bu hususun hukuki değerlendirilmesi, takdiri ve son kararının Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı,
*Davaya konu hasarlı...plaka sayılı aracın mevcut hasarı dikkate alındığında, makul tamir süresinin düzenli ve sistemli bir çalışmayla 7 iş günü olduğu, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin 250,00.-TL olduğu ve buna göre aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin 1.750,00.- TL olabileceği;"şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından ve tramer kayıtlarıda incelendiğinden mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile ikame araç bedeli için talep ettiği 100,00-TL bedeli 1.650,00-TL artırarak 1.750,00-TL, hasar içinde talep ettiği 100.00-TL tazminat için 4.365.88-TL artırarak 4.465,88-TL ücretin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile;12/10/2021 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi, davalı sürücü/işleten ...'nun kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...'nun tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 8.406,44 TL hasarın bulunduğu, değer kaybının ise hasar gören parça ile tramer kaydı nazara alındığında bulunmadığı, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 3.940,00 TL hasar ödemesinin ödemenin yapıldığı, ... plakalı aracın hasar gören parçalarına göre makul onarım süresi üzerinden belirlenen süre için ikame araç bedelinin 1.750,00 TL olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de, kısmi ödeme bulunduğundan bu tarihten itibaren, diğer davalı ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden kaza tarihinden itibaren zarar veren aracın kullanım amacı hususi olduğundan yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-4.465,88 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kısmi ödemenin yapıldığı 19/12/2022 tarihinden diğer davalıdan ise kaza tarihi olan 12/10/2021 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-1.750,00 TL ikame araç tazminatının ...' ndan kaza tarihi olan 12/10/2021 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
-Değer kaybına ilişkin istemin reddine,
2-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 305,06 TL karar ve ilam harcının yatan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile artan eksik kalan 35,21 TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kaydına,
3-İkame araç bedeli yönünden alınması gereken 119,54 TL karar ve ilam harcının davalı ...' ndan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve mahsup edilen 269,85 TL ve 269,85 TL başvurma harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 558,25 TL posta ve diğer giderler ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 5.558,25 TL yargılama giderinin kabul red oranı (5.470,24 TL) nazara alınarak 3.930,16 TL'sinin tüm davalılardan, bakiye 1.540,08 TL' nin ise davalı ...' ndan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen hasar bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 4.465,88 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı ...Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. Uyarınca reddedilen değer kaybı bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak unvanı belirtilen davalıya ödenmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen ikame araç bedeli üzerinden hesap ve takdir edilen 1.750,00 TL vekâlet ücretinin davalı ...' ndan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin her iki tarafta oturuma katıldığından kabul red oranı nazara alınarak 5,81 TL' sinin davacıdan, bakiye kalan 1.314,19 TL' nin ise davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
10-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı gerçek kişinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/07/2024
Katip ...
E imza
Hakim...
eimza