T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/772 Esas
KARAR NO : 2025/480
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 21/09/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin adına kayıtlı... plaka sayılı araç kaza tarihi olan 25.09.2022 tarihinde İzmir ili, Bornova İlçesi, ... Mah.İstanbul Cad. üzerinde seyir halindeyken trafik levhalarının olduğu yerde yeşil ışık yanarken geçtiği sırada, kendisine kırmızı ışık yanan davalı yanca sigortalanan ... adına kayıtlı kaza tarihinde ... tarafından sevk ve idare edilen... plaka sayılı aracın, müvekkilinin aracına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucu müvekkilinin aracında değer kaybının oluştuğunu ve meydana gelen hasarlardan dolayı müvekkilinin hasar onarım bedeli ödemek durumunda kaldığını, kaza sonrası taraflarca tutulan kaza tespit tutanağında davalı yan tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç sürücüsü, müvekkilline ait aracın kırmızı ışıkta geçtiğini belirtmiş ise de; ekte sunulu olay yerini gösterir kamera kaydı incelendiğinde, ...ı araç sürücüsünün kendisini olduğunu, istikamette diğer araçların nizami şeklide kırmızı ışıkta beklediği esnada hareket ederek müvekkilinin aracına çarptığını, dolayısıyla karşı taraf araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının ve hasar onarım bedeli için davalı şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle KTK ve Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu davalı şirket tarafından, müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı ve hasar onarım bedeli için hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, davaya konu uyuşmazlığın ticari uyuşmazlık olması nedeniyle tarafımızca İzmir Arabuluculu Bürosu'na yapılan başvuru sonucunda gerçekleşen arabuluculuk toplantısında tarafların anlaşma sağlayamadığını, belirterek 25/09/2022 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde müvekkilline ait ... plakalı sayılı araçta oluşan değer kaybı ve hasar onarıö bedeli nedeniyle değer kaybı ve hasar bedeli alacaklarının fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak her iki alacak kalemi için ayrı ayrı 100,00 -TL olmak üzere toplam 200,00 TL'nin davalı yana başvurumuzun tebliğ edildiği 05.09.2023 tarihinden 8. iş günü sonrasından itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın belirsiz dava olarak açılamayacağını, davanın usulden reddine karar verilmesi, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınmasının gerektiğini, kazada davacı aracın kırmızı ışıkta geçen araç konumunda olduğunu, davacı sigortalı aracın geçmesinin ardından sigortalı aracın geldiği yöndeki aracın nizami şeklide durduğunu, iddia edilmekteyse de bu durum sigortalı araç sürücüsünün geçişi sırasında sigortalı aracın geldiği yöne kırmızı ışık yandığını göstermediğini, yaptırılacak hesaplamada davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla genel şartlar gereği eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılması, hesaplamada parça bedellerine iskonto uygulanması, bilirkişi raporlarında KDV hariç olarak hesaplanacak tazminat hesaplanması gerekirken KDV dahil bedel belirlemesi yapıldığını, hasarın eksper raporu ile belirlenmesi davacının kişisel tercihi olup, eksper raporu ile davadan önce hasarın belirlenmesi noktasında somut olayda herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, keyfi ve makul olmayan tüm giderlerin gideri yapan taraf üzerinde bırakılması gerektiğini, yasal faize hükmedilmesini, davacı vekilinin kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddini, davacı taraf sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapmadığından işbu davanın usulden reddine,haksız ve mesnetsiz iş bu davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 25/09/2022 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 04/09/2023 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 06.02.2022-2023 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 25/09/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar ve değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur, hasar ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinin 11/03/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre;
"1- Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından;
*... plaka sayılı davacı araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/b ve 52/a-b maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna tamamen hatası ile ETKEN OLDUĞU,
* ... plaka sayılı davalı şirket poliçeli araç sürücüsü ...meydana gelen kazanı oluşumuna etken faktörü ve KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
2- Hasar Onarım Bedeli Bakımından;
* Davaya konu...' plakalı...1.4 CRD... marka 2017 model aracın hasar onarım bedeli, İSKONTOSUZ ORJİNAL PARÇA BEDELLERİ İle, 25.09.2022 kaza tarihi itibarıyla 12.570,13 TL yedek parça, 10.500,00 TL işçilik olmak üzere toplam 22.720,13 TL +KDV KDV dahil 26.809,75 TL olduğu,
* Dava dosyasına sunulu 2 adet faturanın okunamadığı/okunaklı olmadığı, bu nedenle fatura üzerinde inceleme ve irdeleme yapılamadığı,
* Kaza ile hasarın uyumlu olduğu,
3- Değer Kaybı Bedeli Bakımından;
* 2017 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihinde, narım sonrası rayicinin 358.000 TL ile 362.000 TL olduğu, ortalama değerinin 360.000 TL olduğu, tespit edilmiştir. Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile (375.000 TL) onarım sonrası rayici (360.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 15.000,00-TL olduğu,"şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Kusur durumunun tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'den alınan 22/03/2021 tarihli adli tıp raporunun sonuç kısmına göre;
"1.Davalı aracının ışık ihlali yapmış olması durumu;
A) Sürücü ...daresindeki otomobil ile kendisine hitaplı kırmızı ışıkta ada içerisinde beklemekte olduğu sırada nizamlara aykırı şekilde yeşil ışığında yanmasını beklemeden kavşağa giriş yaptığı, bu sırada yeşil ışıkta kavşağa girmiş olan araca çarptığı olayda kusurludur.
B) Davacı sürücü ...daresindeki otomobil ile yeşil ışıkta kavşağa girdiği sırada meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır.
2.Davacı aracının ışık ihlali yapmış olması durumu;
A) Sürücü ... idaresindeki otomobil ile kendisine hitaplı ışık yeşil yanması akabinde kalkışa geçmeden önce sağından gelen araçlara ilişkin gerekli kontrolleri yaparak kavşağın müsaitlik durumunu kontrol etmediği ve kavşağa girmiş olan araçla karıştığı olayda anlaşılmakla kusurludur.
B) Davacı sürüc... idaresindeki otomobil ile kavşak girişinde kendisine hitaplı kırmızı ışığı dikkate alarak durmadığı, kontrolsüzce geçişi sürdürdüğü ve bu sırada kalkışa geçen araçla karıştığı olayda kusurludur.
SONUÇ :
1.Durum;
A) Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu,
B) Sürücü...’in kusursuz,
2.Durum;
A) Sürücü...’in %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu,
B) Sürücü ...’in %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur."şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Mahkememizce keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporunda davacının kırmızı ışıkta geçtiği ATK'dan aldırılan raporda ise alternatifli kusur oranının belirlendiği görülmekle, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi yazılan talimat sonucu Bilirkişilerden alınan raporun sonuç kısmına göre ;"Dava konusu olayda davacı sürücü .... kırmızı ışık ihlali yaptığından ve mevcut aşırı hızıyla frensiz şekilde kavşağa girdiğinden olayda % 80 oranında asli kusurludur. Davalı sürücü ... ise, kırmızı ışık yeşile döner dönmez harekete geçmemesi, kavşaktaki trafik akışını kontrol etmesi gerekirken bu kurala uymadığından, aceleci ve dikkatsiz davrandığından kazanın meydana gelişinde % 20 oranında tali kusurludur.
SONUÇ:
Yukarıda açıklandığı üzere dava konusu olayda:
Davacı sürücü ...'in % 80 oranında asli kusurlu olduğu,
Davalı sürücü ...ın % 20 oranında tali kusurlu olduğu,"şeklinde rapor sundukları görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından,
-hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM. 20. HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları)
Mahkememize kusura ilişkin sunulan ilk bilirkişi raporunda, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda ise ihtimalli değerlendirmenin yapıldığı ve sunulan ilk bilirkişi raporunda belirtilen kırmızı ışık ihlalinin hangi sürücü tarafından gerçekleştirildiğinin tespit edilmediğinin belirtildiği bu hali kusur yönünden açık çelişkinin bulunduğu görüldüğünden çelişkinin giderilmesi için İTÜ Trafik Kürsüsü'nden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve sunulan raporda çelişkinin giderildiği görülmekle somut kazada davacının %80, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün ise %20 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar mahallinde yapılan keşifte dinlenen tanık anlatımı ile son bilirkişi raporu da çelişmekte ise de, dinlenen tanığın davacının annesi olması ve son raporda kazaya ilişkin CD çözümlemesi yapılarak hangi aracın kırmızı ışıkta geçtiği belirlendiğinden tanık anlatımına itibar edilmemiştir.
Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı tazminat bedeli için talep ettiği 100-TL alacağı artırarak 3.000-TL hasar onarım bedel için talep ettiği 100-TL alacağı artırarak 5.361,95-TL'nin başvurumuz olan 05/09/2023 tarihinden 8 iş günü sonrasından itibaren işleyecek avans faiz ile tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 25/09/2022 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün %20 oranında kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 26.809,75 TL hasar ile oluşan hasar nedeniyle 15.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından ödemenin yapılmadığı görülmekle, bedel arttırım dilekçesi ve kusur oranları nazara alınarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden;6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-5.361,95 TL hasar ve 3.000,00 TL değer kaybı bedeli tazminatı olmak üzere toplam 8.361,95.-TL'nin davalı sigorta şirketinden (poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 18/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 571,20 TL karar ve ilam harcının yatan 885,25 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubuna,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 571,20 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 3.030,30 TL keşif harcı, 2.732,25 TL posta ve diğer giderler ile 14.350 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 20.953,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-4.650,00TL ATK fatura bedelinin suç üstü ödeneğinden karşılanmasına, suç üstü ödeneğinden karşılanan ATK fatura bedelinin davalıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 8.361,95 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
7-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/05/2025
Katip ...
E imza
¸
Hakim...
E imza