T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/784 Esas
KARAR NO : 2025/869
DAVA : İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "...“Müvekkil şirket; fotokopi makinesi ve yazıcı satışı, tamiri yapan, anlaştığı firmalara bu cihazları kiraya veren ve cihaz başına yada çekilen fotokopi sayısına göre aylık kira bedeli alan bir firmadır. Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 2020 yılından öncesine dayanan bir ticari ilişki vardır. Müvekkil şirket, davalı şirketin talep ettiği ofislere fotokopi makinesi ve yazıcı kiralamış ve cihazların kullanımda olduğu aylara ait bir kira bedeli ile bu cihazlarda çekilen fotokopi adedi kadar çekim bedeli olacağı hususunda anlaşmışlardır. Müvekkil şirketçe makineler davalı şirket bünyesinde kurulmuştur ve bu cihazlar davalı şirketçe kullanılmıştır. Cihazlara ait sarf malzeme değişimi, toner değişimi, teknik destek hizmeti ve diğer bakım ve onarım işleri müvekkil şirketçe karşılanmıştır. Taraflar ortalama 2 ayda bir hesap görmüş, makinelere ait kiralama bedeli ile çekilen fotokopi adedi bedeli müvekkil şirketçe faturalandırılmış ve davalı şirketçe de bu faturalar uzun yıllardır ödenmiştir. Ek-1'de 2020 yılı öncesinden 25/05/2023 tarihine kadar taraflar arasında tutulan cari hesap dökümü sunulmuştur. Bu cari dökümden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında 2020 yılından öncesine ait sürekli fatura ve faturaya karşı borç ödeme ilişkisi devam etmiştir. Ekte sunulan cari hesap dökümünden de görüleceği üzere davalı şirketin müvekkil şirkete 01/01/2023 tarihinde 54.216,17TL bakiye borç devretmiştir. Davalı şirket bakiyeyi ödemediği gibi müvekkil şirketin makinelerini kullanmaya devam etmiş ve müvekkil şirketçe makinelerin çalışması için gerekli olan toner değişimi ve bakım-onarım gibi teknik hizmetler verilmeye devam etmiştir. 2023 yılı öncesi devreden 54.216,17TL bakiyenin üzerine müvekkil şirketçe icra takibine de konu olan 26/01/2023 ve 31/03/2023 tarihli faturalar kesilmiş ve davalı şirketin 4 bakiye borcu 82.899,02TL'ye çıkmıştır. Ek-2'de bu faturalar sunulmuştur. Davalı şirket ile bakiye borç hususunda mutabık kalındığına dair bir çok mail mevcut olup davalı yanca bakiyenin inkar edilmesi durumunda mutabakat mailleri ayrıca dosyaya sunulacaktır. Müvekkil şirket, davalı şirketten 82.899,02TL olan bakiyenin tamamının ödenmesi talep edilmiş, davalı şirketçe 06/04/2023, 28/04/2023 ve 25/05/2023 tarihlerinde toplam 40.000TL ödeme yapılmıştır. Davalı şirket sürekli işlerinin kötü gittiğini bahane ederek bakiyeyi kapatma talebimizi reddetmiştir. Bunun üzerine bakiye borcun tahsili için iş bu davaya konu icra takibi başlatılmıştır. Davalı şirket vekilince Ek-3'de sunulan "borca itiraz" dilekçesi ile icra takibimiz haksız olarak durdurulmuştur. Davalı şirketçe borca itiraz dilekçesinde hiç bir gerekçe ve ayrıntılı açıklama yapılmadan "Alacaklı tarafından başlatılan takipte müvekkil şirket aleyhine bir borç bulunmamaktadır." açıklaması ile takip durdurulmuştur. İcra takibinde talep ettiğimiz 2023 yılı öncesi bakiye ve 2023 yılında kesilen faturalar, davalı şirkete e-fatura ile düzenlenip gönderilmiştir. Davalı şirketçe bu faturaların hiçbirisine itiraz edilmediği gibi iade faturası da kesilmemiştir. Davalı şirket, müvekkilce kesilen tüm e-faturaları itiraz etmeden kabul etmiş ve muhasebe defterlerine işlemiştir. Yukarıda da açıkladığımız üzere taraflar arasında 2020 öncesine dayanan ticari ilişki mevcuttur. Uzun yıllar müvekkil şirket tarafından verilen hizmetler faturalandırılmış ve bu faturaların bir çoğu davalı şirketçe ödenmiştir. Tarafların BA ve BS bildirgeleri ilgili veridi dairesinden celp edildiğinde davalı şirketin, icra takibine konu olan faturaları kendi muhasebe kayıtlarına da işlediği görülecektir. Tüm bu nedenle icra takibine itiraz haksız ve kötü niyetli olup takibin devamına karar verilmesini sayın mahkemenizden talep ederiz. Takipte Talep Edilen Faiz Oranına, Faiz Başlangıç Tarihine Ve Ttk 1530/7 Gereği Alacağın Tahsili İçin Talep Edilen Tutara İlişkin Açıklamalarımız: Her ne kadar dilekçemiz Ek'inde cari hesap dökümü sunulmuş ise de TTK'nın aradığı anlamda taraflar arasında cari hesap sözleşmesi mevcut değildir. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak ilişkisinde talep edilecek faiz başlangıç tarihi ve faiz oranı genel hükümlere göre talep edilecektir Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları" başlıklı 1530/4-a maddesi şu şekildedir. "(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda..." Bu kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere müvekkil şirket fatura tarihinde sonraki 30 günün sonunda faiz talep edebilecektir. İcra takibine konu olan faturalar için 30 gün sonra faiz talep edilmiş, 2023 yılı öncesindeki 54.216,17 bakiye için ise, davalı şirketçe ödenen 40.000TL mahsup edilerek kalan 14.216,17 TL'ye 01/01/2023 tarihinde -ki hak edilenden daha az bir faiz- talep edilmiştir. Bu nedenle icra takibimizde talep ettiğimiz faiz ve faiz başlangıç tarihlerine ilişkin davalı yanca yapılan itiraz haksız ve kötü niyetlidir. 5 Takipte talep edilen faiz oranı TTK 1530/7. Maddesi gereğidir. TTK 1530/7 aynen "Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır." hükmü gereği davalı yadan TTK 1530/7 gereği MB tarafından belirlenen faiz talep edilmiştir. Yine bu madde gereği alacağın tahlili için talep edilebilecek asgari giderim tutarı da (2023 yılı için 800TL) davalıdan talep edilmiştir. Merkez Bankası'nca "TTK 1530 Uyarınca Belirlenen Temerrüt Faiz Oranı ve Asgari Giderim Tutarı" kararı sunulmuştur. Bu nedenle davalı yanca talep ettiğimiz faiz başlangıç tarihi, faiz oranı ve TTK 1530/7 gereği takipte talep ettiğimiz 800TL Asgari Giderim Tutarı tamamen hukuka uygun olup davalı yanca icra takibi ferilerine ilişkin yapılan itiraz haksız ve kötü niyetlidir. Davaya konu İzmir ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasındaki alacaklarımız tahsili ve takibe yapılan itirazın iptali için zorunlu arabulucuya başvurulmuş ancak arabulucuda uzlaşılamamıştır. Arabuluculuk uzlaşamama tutanağı e-imzalı aslı sunulmuştur. İHTİYATİ HACİZ TALEBİMİZE İLİŞKİN BEYANLARIMIZ: Dilekçemiz eklerinde sunduğumuz cari hesap dökümleri ve faturalar ile ve faturalardaki alacak kalemleri açıklamalarından çok açık olarak anlaşılacağı üzere davalı yan müvekkile olan bakiye borcunu ödememiştir. Davalı yanca icra takibine itiraz edilirken dahi hiç bir detaya girilmemiş, takibe dayanak e-faturalar inkar edilmemiş, bu faturaların karşılığı olmadığı belirtilmiş, sadece "zaman kazanma" adına takibin durdurulması için borca itiraz edilmiştir. Takipte talep edilen faturalar hem müvekkil şirketin hem de davalı şirketin muhasebe kayıtlarına işlenmiştir. Müvekkil şirket, icrada talep ettiği bakiye ücrete ilişkin e-faturalar kesmiş, bunların KDV ve gelir vergilerini de davalı yadan tahsil edemese bile maliyeye mecburen ödemiştir. Ayrıca haricen aldığımız duyumlara göre davalı şirket, mali yönden sıkıntı yaşamakta ve piyasaya olan borçlarını ödememektedir. Dava dilekçemiz ve sunduğumuz belgeler ile alacağımız olduğunu ispatlamış bulunmaktayız. Davalı şirketin de gerekçesiz ve sadece takibi durdurma kastı ile takibe itiraz ettiği ve piyasaya borçlarını ödemediği, yargılananın da en az 1,5 sene süreceği, bu süre zarfında davalı şirketin tamamen tasfiye olma ihtimali ve bu nedenle de verilecek muhtemel davayı kabul kararının uygulanabilirliği olamayacağı birlikte değerlendirildiğinde dosyanın bakiye borcu olan yaklaşık 56.090TL tutarında ihtiyati haciz kararı verilmesini sayın mahkemenizden talep ederiz. Açıklanan nedenlerle kabulü ile; Öncelikle ihtiyati haciz talebimizin teminatsız olarak kabulüne, İzmir ... İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasına davalı yanca haksız yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatlarına hükmedilesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-. Dava İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
2- Dava dilekçesinde davacı ile davalı arasında kira sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacının alacaklı olduğu, alacağa istinaden başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali talep edilmiştir.
3- Görev hususu kamu düzeninden olup mahkeme tarafından her aşamada resen gözetilmesi gerekmektedir.
4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Sulh Hukuk Mahkemelerinin Görevi” başlıklı 4. Maddesinde; “ (1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın;
a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,
b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları,
c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları,
ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görürler” amir hükmüne yer verilmiştir.
5- Görüldüğü üzere, mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’ndan (HUMK) farklı olarak bu düzenlemede miktar ayrımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
6 -Kira sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen rızaî bir sözleşme olup sözleşmenin kurulması için kiraya veren ile kiracının sözleşmenin esaslı noktaları üzerinde anlaşmaları, irade beyanlarının karşılıklı ve birbirine uygun olması gerekir. Sözleşmede bir şeyin kullanılmasını devretmeyi üstlenen kişiye kiraya veren, buna karşılık bir bedel ödemeyi üstlenen kişiye de kiracı denir. Kiraya veren, kiralanan şeyin maliki olabileceği gibi o şey üzerinde sınırlı bir aynî hak sahibi veya kiracı da olabilir.
7- Dava dilekçesinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı ileri sürüldüğü dava konusu uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığı görülmekle, uyuşmazlığın görevli Sulh Hukuk Mahkemesi'nce incelenip değerlendirilmesi gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-.Davacının davalıya karşı açmış olduğu dava da HMK. 4/1-a, 114/1-c, 115/2 madddesi gereği GÖREVE İLİŞKİN DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2- HMK'nun 20. maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İZMİR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3- Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair; tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı.
07/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza