T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/795 Esas
KARAR NO: 2024/718
DAVA: Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/09/2023
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalı tarafça İzmir ,,. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası kapsamında ''12.07.2023 tarihli... plaka sayılı aracın kazasına ilişkin hasar yansıtma faturası 201.770,54-TL'' ile müvekkil aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinin gerekçesi olarak gösterilen kaza, 12/07/2023 tarihinde ...'ın maliki, ...ın ise sürücüsü olan... plakalı aracın müvekkilinin maliki olduğu ... plakalı araca %100 kusurlu olarak çarpması neticesinde meydana geldiğini, her ne kadar Balıkesir Bölge Trafik Şube Müdürlüğü Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliği'nce düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı'nda müvekkilinin maliki bulunduğu araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 56/1-A kuralını ihlal ettiği belirtilmiş ise de dosya kapsamında kusura ilişkin önce olay yerinde keşif ve bilirkişi raporu tanzim edilmesi halinde müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin maliki bulunduğu araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davalı alacaklının zararından müvekkilinin herhangi sorumluluğu bulunmamakta olup davalı alacaklının zararının kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan...plakalı araç maliki ve sürücüsünden tazmin edilmesini, müvekkilinin maliki bulunduğu araç taşıyıcı mali mesuliyet abonman sözleşmesi gereğince sigortalı olup işbu davanın poliçeyi tanzim eden bereket sigorta a.ş.'ye ihbarını talep ettiğini, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası kapsamında müvekkilin araçlarına ve bir kısım alacaklarına haciz konulmuş, müvekkilinin araçlarının yakalanması ve araçlarının satışa çıkarılması tehlikesiyle karşı karşıya olduğundan bu kapsamda telafisi imkânsız zararlar doğmaması ve hak kaybı yaşanmaması için mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı dosyası kapsamında takibin durdurulmasını, yakalama kararı varsa kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...E. Sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu alacak 12.07.2023 tarihli ... plakalı aracın kazasına ilişkin hasar yansıtma faturasının 201.770,54 TL olduğunu, başlattıkları icra takibinin fatura alacağına istinaden olduğunu, faturanın icra takip talebine ek olarak sunulduğunu, Mahkememizce dava değeri olan 201.770,54-TL'nin %15'i oranında belirlenen teminat tutarı olan 30.265,58-TL tutarındaki nakit veya muteber bir banka teminat mektubunun Mahkememiz veznesine depo edilmesi suretiyle İİK.m.72/3 maddesi uyarınca icra veznesindeki paraya, dava sonuna kadar davalı alacaklı olan müvekkile ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verildiğini, kurulan bu hükmün hukuka aykırı olduğunu, İzmir... İcra Müdürlüğü'ndeki... E. Müvekkilinin alacaklı taraf olduğu dosyanın, davacı borçlu tarafın itiraz etmemesi ile 13/09/2023 tarihinde kesinleştiğini, daha sonra davacı borçlu tarafından İİK.m.72'den hareketle Mahkememizde menfi tespit davası açıldığını, söz konusu menfi tespit davasının icra takibinin kesinleşmesinden sonra açıldığını, İİK.m.72/3 de açıkça şu düzenleme yer aldığını, İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere icra takibinden sonra menfi tespit davası açılması durumunda açılan menfi tespit davasının, açılmış olan icra takibini durdurmayacağı ve eğer borçlu icra takibini durdurmak istiyor ise dosyaya konu alacağının tamamını ve alacağın %15'inden az olmamak üzere teminatı depo ederek icra takibini durdurabileceğini, dolayısıyla hem uygulamada hem Yargıtayca kabul görüldüğü üzere alacağın %115'i oranında teminat yatırılması halinde icra takibinin durdurulmasına ve ihtiyati tedbir kararına karar verilebileceğini, icra dosyası konusu alacağın tamamı ve %15'inden az olmamak üzere teminat yatırılması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilebilirken mahkemenizce borcun %15'i tutarınca teminat yatırılması ile ihtiyati tedbir uygulanmasına yönelik kararınız usule ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir ...cra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası, ticari defter ve kayıtlar, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 03/04/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Dava dışı ...irmasına ait olup davalı ... Ltd.Şti.nin sorumluluğundaki malların 12.07.2023 tarihli kazada hasar gördüğü, kullanılamaz hale geldiği, bu mallardaki hasar bedelinin dava dış... firmasınca davalı ... Ltd.Şiti.ne e-fatura karşılığı yansıtıldığı yine davalı... firması tarafından da bu hasar bedeli faturasının davacı ... adına 24.07.2023 tarihli,... nolu 201.770,54.TL bedelli “... nolu irsaliyelere ait hasarlı malların bedelidir” açıklamalı e-Faturanın tanzim edilerek davacıya elektronik ortamda tebliğinin yapıldığı davacı tarafından da 8 günlük yasal süre içinde faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve bu fatura bedelinden hareketle davalı... Ltd.Şti. nin davacıdan yasal defter ve kayıtlarına göre takip ve dava tarihi itibarıyla 201.770,54.TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olup takdir sayın Mahkemeye aittir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;
1-Dava, İcra ve İflas Kanunu 72. Maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır.
2-6100 sayılı HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler."
3-01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı Kanunun 31.ci maddesiyle 6102 Sayılı TTK MADDE 5/A (1) fıkrasında yer alan "paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında" ibaresi, "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında" şeklinde değiştirilmiş olup menfi tespit davalarında da arabuluculuğa başvuru şartı getirilmiştir.
Görülmekte olan dava 27/09/2023 tarihinde açılmış olup, uyuşmazlık taraflar arasındaki taşıma ilişkisinden kaynaklandığı ve mutlak ticari davalardan olduğu, bu haliyle uyuşmazlıkla ilgili açılacak menfi tespit davasının da arabuluculuk dava şartına tabi olduğu değerlendirilmiştir.
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
5-Mahkememizce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğinin yargılama aşamasında anlaşılması üzerine 04/06/2024 tarihli celsede davacı vekiline arabuluculuk son tutanağının sunulması hususunda 1 haftalık kesin süre verilmiş, kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağı sunulmadığı görülmüştür.
6-18/07/2024 tarihli celsede davacı vekili tarafların sulh olduğunu ve davalı tarafın yargılama gideri talep etmeyeceğini beyan etmiştir. Taraflarca mahkememize sunulan bir sulh protokolü veya karşılıklı bir sulh beyanı bulunmadığından sulh kapsamında karar verilmemiş, yukarıda açıklandığı üzere arabuluculuk dava şartı noksanlığı bulunduğu tespit edildiğinden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
7-Davalı vekilinin Uyap üzerinden dosyaya sunulan 17/07/2024 tarihli beyan dilekçesi ile davanın reddi halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmadıklarını beyan ettiği görülmüş, davalı tarafça açıkça yargılama gideri talep edilmediği anlaşıldığından her iki tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
8-Yargılama sırasında her ne kadar dava konusu alacakla ilgili yürütülen icra takibinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmış ise de, İİK 72/4. Maddesinde yer alan "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" hükmü uyarınca davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği yönünden yapılan incelemede, uyuşmazlık konusuyla ilgili olarak mahkememizce esasa yönelik bir hüküm kurulmadığı, mahkememizce verilen usulden ret kararının kesin hüküm teşkil etmeyeceği ve davacı tarafça uyuşmazlık konusuyla ilgili dava şartı noksanlığı giderildikten sonra yeniden dava açılabileceği, açılacak bu davada uyuşmazlığın esasına yönelik verilecek karar ile haklılık durumunun belirlenebileceği, esastan incelenmeyen görülmekte olan dava neticesinde davanın esas itibariyle alacaklı lehine sonuçlandığı söylenemeyeceğinden lehine tazminata hükmedilmesinin de mümkün olmadığı değerlendirildiğinden davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın arabuluculuğa yönelik dava şartı noksanlığı nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Esas hakkında karar verilmediğinden davalı lehine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin olarak alınan 3.445,74-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 3.018,14-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
4-Davalı tarafça talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Her iki taraf vekilinin talebi doğrultusunda, dosyada sarf edilen yargılama giderlerinin sarf eden tarafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dosyada uygulanan ihtiyati tedbirin kaldırılması hususunda ilgili icra dairesine müzekkere yazılmasına,
8-Dosyada mevcut teminatın, 6100 sayılı HMK'nın 392/2. Maddesi uyarınca tedbir kararının kaldırılmasından itibaren 1 ay içerisinde tazminat davası açılmaması halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
18/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır