T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/814 Esas
KARAR NO : 2025/251
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.06.2023 tarihinde, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu... plakalı aracın müvekkiline ait...plakalı araca arkadan çarpması sonucu müvekkili aracını önünde bulunan... plakalı araca arkadan çarptığını,... plakalı aracın asli ve tam kusurlu oluğunu, kaza nedeniyle müvekkili aracının pert durumuna geldiğini ve gümrüğe terk edildiğini,...Motorlu Taş. San. Tic. AŞ tarafından aracın onarım bedelinin 426.681,91 TL olarak tahmin edildiğini, müvekkili aracının kaza tarihi itibariyle Almanyada’ki hasarsız emsalinin piyasa rayici,...Mobilite Bilirkişi Bürosu tarafından 15.08.2023 tarihli raporla 13.500,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle trafiğe çıkamayan aracını Edremit’ten İzmir Gümrüğüne 6.292,00 TL bedelle çektirdiğini, fazlaya ilişik hakları saklı kalmak kaydı ile 13.500 Euro rayiç değerin Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının davalı sürücü ve araç malikinden kaza tarihinden, davalı şirketten temerrüt tarihi olan 19.09.2023 tarihinden işletilecek değişken faizi ile tahsilini, 6.292,00 TL çekici ücretinin davalılardan kaza tarihinden, 136,85 Euro bilirkişi ücretinin davalılardan müştereken tahsilini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;... plakalı aracın müvekkili şirkete 13.02.2023/2024 vadeli ZMMS poliçesi le sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında araç başına 120.000,00 TL olduğunu, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, eksper atama yönetmeliğine aykırı olarak düzenlenen belgeye dayanılarak talep edilen ekspertiz ücretinin kabulünün mümkün olmadığını, kaza tarihinden avans talebinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı...vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı ...Sigorta AŞ’ne sigortalı olduğunu, davacının zararının davalı şirketten tahsilinin gerektiği,...plakalı aracın önünde seyretmekte olan... plakalı araç ile arasında takip mesafesini koruması durumunda davacı aracının ön kesiminde hasar meydana gelmeyeceğini, aracın onarımını Türkiye’de gerçekleştirilebileceğini, keyfi olarak alınan bilirkişi raporu nedeniyle ödenen bedelin yargılama giderlerine dahil edilmesinin mümkün olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
Dava, haksız fiil sonucu hasar bedeli ve çekici ücreti istemine ilişkindir.
Davacı 23/06/2023 tarihli trafik kazasında...plakalı aracın işleteni olup, davalı ...... plakalı aracın sürücüsü, ...işleteni, sigorta şirketi ise aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 05/09/2023 tarihli dilekçeye (E-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı işleten ... vekilinin hususumet itirazı değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85. Maddesine göre; "Bir motorlu aracın
işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmü amir olduğundan kanundan doğan sorumluluk hali nedeniyle davalı işleten ... vekilinin husumet itirazına itibar edilmemiştir.
Davalı işleten ... tarafından arabuluculuk dava şartının kendisi yönünden gerçekleşmediğine ilişkin dava şartı itirazları değerlendirildiğinde;
Müteselsil sorumlu davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması ve HMK'nın 58.maddesinde değinildiği gibi ihtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsız olmasına göre, her bir davalı yönünden açılan davanın zorunlu arabulucu kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar hakkındaki dava, mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmamakla, ticari davalarda, davalar açılmadan önce zorunlu arabulucuya başvuru dava şartı olan, zorunlu arabuluculuğa ilişkin yasa hükümleri bu davalılar yönünden uygulanamayacaktır. Kaldı ki KTK' nun 97. Maddesi gereği dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirilmiş olmakla sigorta şirketi yönünden de zorunlu arabuluculuk dava şartı aranmayacaktır.
Davalı işleten ... vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde;
6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, rizikonun, yani kazanın Balıkesir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin Almanya olduğu, ancak davalı sigorta şirketlerinin İzmir ilinde Ege Bölge Müdürlüğünün bulunduğu görüldüğünden, davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığına göre, yetki itirazı mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi' nin sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan... plakalı araç 13.02.2023-2024 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 23/06/2023 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden davalı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ).
Davalı ... ve...'un sorumluluğu incelendiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “ işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, yaşanan trafik kazasında davalı ...... plakalı aracın sürücüsü, diğer davalı ise aracın işletenidir. Araç sürücüsü kendi kusurundan sorumlu olacak olup (TBK madde 49), işleten, sürücünün kusuru oranında yukarıda değinilen maddeye göre dava dilekçesi ile talep edilen maddi zarar kalemlerinden sorumlu olacaklardır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişilerden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için raporlar aldırılmıştır.
İTÜ Bilirkişi heyetinden alınan 24/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda açıklandığı üzere;
Dava konusu olayda davalı sürücü ...'ın % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu,
...plakalı aracın Almanya'da ekspertiz raporunun düzenlendiği ve aracın rapor tarihinde tıpkı kaza tarihinde olduğu gibi 154.232 Km'de olduğu, bu durumda aracın gümrüğe terk edilmeden Almanya'ya götürülüp tamir ettirilmesinin söz konusu olabileceği, ancak dosyaya bir tamir faturası sunulmadığından aracın pertinin mi yoksa tamirinin mi uygun olduğu yönünde bir kanaat belirtmenin mümkün olmadığı, dolayısıyla aracın gümrüğe terk edilip edilmediğinin tespitine ihtiyaç olduğu,
Görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
İTÜ Bilirkişi heyetinden alınan 07/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda açıklandığı üzere:
Davacı vekilinin aracın hasarsız fotoğraflarına bakılarak nasıl hasar ekspertizi yapıldığını açıklaması gerektiği,
Davacı vekilinin aracın Almanya'dayken Km göstergesi ile Türkiye'ye geldikten sonraki Km göstergesinin nasıl aynı olabildiğini açıklaması gerektiği,
Mevcut delil durumuna göre araçtaki gerçek hasarın belirlenmesinin mümkün olmadığı,
Ek görüş ve kanaatimiz Sayın Mahkemenin takdirlerine saygı ile sunulur." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Karayolları Genel Müdürlüğü Fen heyetinden alınan 05/12/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "Yukarıda açıklandığı üzere:
1- Davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı... plakalı kamyonetin davalı sürücüsü ...’ın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2-...plakalı aracın davacı sürücüsü ... ile... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’nin olayda kusursuz olduğu,
3- Dava konusu...plakalı aracın hasarına bağlı zararın 371.906,10TL olduğu,
Görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
23/06/2023 tarihinde zincirleme trafik kazasının meydana geldiği sabit olmakla, yaşanan trafik kazasında mahkememize sunulan tüm raporlarda da davalı sürücünün tam kusurlu olduğu belirlenmiş olup, trafik kazası sonucu davacının aracının hasar gördüğü ve gümrüğe terk edildiği görüldüğünden İTÜ tarafından hazırlanan rapora mahkememizce itibar edilmeyerek, Karayolları Fen Heyeti' nin raporunda belirttiği (6. Ve 7. sayfalar) teknik incelemeler sonucu yapılan hesaplama mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Yabancı plakalı araçların hasar tazminat talepleri yönünden aracın pert değerlendirilmesi yapılsa dahi, aracın onarım bedeli, aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri ile karşılaştırılması bakımından önem arz etmektedir. Şöyle ki; eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebilir. Aracın Türkiye'deki tamir bedeli, olay tarihinde kayıtlı olduğu ülkedeki ikinci el piyasa rayiç değeri ile karşılaştırılarak hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay 4. HD'nin 31.02.2012 tarih ve 2021/26157 E. 2022/1048 K.) Somut olayda, davacı hasarlı aracı gümrüğe terk edilmiştir. Davacı aracını gümrüğe terk etmiş olsa idi, yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı belirlenerek bu iki tutar karşılaştırılıp hangisi az ise o değer üzerinden hüküm kurulması gerekir (Yargıtay 17. HD'nin 08.03.2016 tarih ve 2014/6873 E. - 2016/2916 K ).
Sonuç itibari ile;23/06/2023 tarihli zincirleme trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi ve işeteni davalı sürücü ...' ın kusuru oranında sorumlu olacağından, davalı ...' ın tam kusurlu olduğu, yaşanan trafik kazası sonucunda davacının aracını gümrüğe terk ettiği ve hasarın meydana geldiği sabit olmakla ,hasar gören parçalarının Türkiye' deki onarım bedeli ile araç rayiç değeri birlikte değerlendirildiğinde pert-total işleminin uygulanması gerektiği, mahkememizce aldırılan son bilirkişi heyet raporunda da aracın pert-total işlemi yapıldığı, davacı aracını gümrüğe terk ettiğinden aracın yurtdışı ikinci el değeri ile Türkiye'deki tamir masrafı değerlendirilerek bu iki tutar karşılaştırılmış ve daha az olan araç rayiç değeri üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda, diğer davalılar ise kaza tarihinde temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekili yurt dışında yaptırdığı ekspertiz ücretinin, yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline karar verilmesini de talep etmiş olup, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih 2016/17807 E- 2017/10786 K, 05.03.2015 tarih 2014/2413 E- 2015/3870 K ve 22.12.2014 tarih 2014/21991 E- 2014/19194 K sayılı ilamlarında açıklandığı üzere, yurt dışında yapılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul-red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekeceğini belirtmekte ise de, güncel nitelikli Yargıtay .. H.D.' nin... Karar sayılı ilamı dikkate alındığında ekspertiz ücretinin ekspertiz raporunun alındığı tarihteki euro kuruna göre Türk Lirasına çevrilerek kusur oranı ile dava kabul-red oranı uygulanarak hükmedilecek tutarın belirlenmesi gerekeceğinden aşağıdaki şekilde ekspertiz ücretinin yargılama giderine eklenmesine karar verilmiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)
Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ).
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 13.500,00-Euro hasar bedelinin davalı ... ve...yönünden kaza tarihi olan 23.06.2023 tarihinden itibaren, diğer davalı ...Sigorta A.Ş. yönünden 19.09.2023 tarihinden itibaren 3095 Sayılı yasanın 4/a maddesine göre uygulanacak değişken faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirasının (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 120.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-6.292,00.-TL çekici ücretinin ... ve...yönünden kaza tarihi olan 23.06.2023 tarihinden itibaren yasal faizi işletilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Hasar bedeli yönünden alınması gereken 26.765,12 TL karar ve ilam harcının yatan 6.798,74 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 19.966,38 TL' nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
3-Çekici bedeli yönünden alınması gereken 429,80 TL karar ve ilam harcının davalı ... ve...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine' ye irat kadına,
4-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 6.798,74 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 1.684,75 TL posta ve diğer giderler, 19.500,00 TL bilirkişi masrafı ile 4.055,26 TL ekspertiz ücreti (136,85*29,6329) olmak üzere toplam 37.999,23 TL yargılama giderinin 37.398,66 TL' sinin tüm davalılardan (davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (120.000,00 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 13.500,00-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına) oranı dahilinde sorumlu olması kaydıyla), müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 600,57 TL' nin ise yalnızca davalı ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Hasar bedeli yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 62.690,98 TL vekâlet ücretinin tüm davalılardan (davalı ...Sigorta Anonim Şirketi yönünden sorumlu olunan poliçe limitinin (120.000,00 TL), toplam hükmedilen maddi tazminata 13.500,00-Euro'nun fiili ödeme tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası karşılığı tutarına), müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Çekici ücreti yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 6.292,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... ve...' dan müştereken ve müteselsilen alınarakdavacıya verilmesine,
7-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
8-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı sigorta vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...