T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/844 Esas
KARAR NO : 2025/816
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/10/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; "... Müvekkil Şirket,... Air uzun yıllardan beri ülkemizde müzik sektöründe faaliyet göstermektedir. Müvekkil Şirket, Sanatçılar ve anlaşmalı olduğu müzik yapımcılarına sunduğu hizmetler kapsamında yapımcılığını ve/veya dijital platformlarda dağıtımcılığını üstlendiği müzik eserleri üzerinden gelir elde etmektedir. Müvekkil Şirket Kültür ve Turizm Bakanlığı'na da tescilini yaptırmış ve Yapımcı Sertifikasını temin etmiştir. Kısaca açıklamak gerekirse,... vb. dijital müzik platformları ülkelerde abonelik ve reklamlı dinleme özellikleriyle çalışmaktadır. Bu doğrultuda müzik eserleri dinleyicilerin abonelik gerçekleştirdiği ülkedeki abonelik ücretleri ve/veya reklam gelirleri üzerinden gelir elde etmektedir. Örneğin, Türkçe dilindeki bir müzik eseri 495 oranında Türkiye'de dinlendiği için, Türk dinleyicilerin gerçekleştirdiği abonelik ücretleri üzerinden gelir elde etmektedir. Müvekkil Şirket de ağırlıklı olarak Türkçe dilinde icra edilen ve Türkiye'de dinlenilen müzik eserlerinin yapımcılığını ve/veya dağıtımcılığını üstlenmektedir. Bu nedenle de dijital platformlarda dinleyiciye ulaştırdığı müzik eserleri Türkiye'de gelir elde etmektedir. Müvekkil Şirket, anlaşmalı olduğu müzik yapımcılarına ve kendisine ait müzik eserlerini “... Müzik Yapım ve Ticaret A.Ş.” üzerinden tüm dijital platformlarda satışa sunmaktadır. Elde ettiği gelirler ilgili firma tarafından 3 aylık dönemlerde Müvekkil Şirket'e bildirilmekte ve Müvekkil Şirket'te hak edişini ilgili firmadan fatura karşılığında tahsil etmektedir. Bu doğrultuda dijital platformlardan elde ettiği gelir üzerinden hem gelir vergisi ödemekte hem de gelirlerini tahsil ederken fatura düzenlediği için KDV yükümlülüğünü yerine getirmektedir. Örnek vermek gerekirse, 2023 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin olarak anlaşmalı firmadan tarafımıza gönderilen rapor tablosu aşağıdaki gibidir. Görüleceği üzere KDV yükü nedeniyle firmamız açıkça dezavantajlı hâldedir. C. DAVALI FAALİYETLERİ, MÜVEKKİL ŞİRKET'E KARŞI HAKSIZ REKABET TEŞKİL ETMEKTEDİR. AYRICA, DAVALI FAALİYETLERİ TÜRK MÜZİK SEKTÖRÜNÜN GELİŞMESİNE ZARAR VERMEKTEDİR. Yukarıda açıklanan Davalı'nın, Türkiye'de gösterdiği faaliyetler hiçbir şekilde vergilendirilmemektedir. Ayrıca Davalı'nın Yapımcı Sertifikası ve Ticaret Sicil Kaydı da bulunmamaktadır. Davalı, Türk müzik sektöründe faaliyet gösteren sanatçılar ile anlaşıp onların müzik eserlerinin dijital platformlarda yayınlamasını sağlamakta buradan elde edilen gelirleri yurtdışında vergilendirmekte veya hiç vergilendirmemektedir. Türkiye'de dinlenen ve izlenen video klipleri ve müzik eserleri üzerinden ve bilhassa Türk vatandaşı kişilerin gerçekleştirdiği dinlemeler üzerinden elde ettikleri gelirleri hiçbir şekilde Türkiye'de vergilendirmemektedirler. Davalı ...'deki faaliyetlerini vergilendirmedikleri ve KDV ödemedikleri için Türkiye'de yerleşik şirketlere göre işbu komisyon oranlarını çok düşük tutabilmektedir. Ayrıca Davalı işbu “vergi avantajını” anlaşma sağlamak için Davalı ile anlaşılması hâlinde sanatçıların ve yapım şirketlerinin de ek gelir elde edeceğini bildirmekte ve haksız rekabet yaratmaktadır. İşbu durum tanık beyanlarıyla da ispat edilecektir. Bu ve benzeri uygulamalar nedeniyle sanatçılar ve yapım şirketlerinin yaklaşık yıllık 50.000.000-USD tutarındaki gelirleri yurtdışında vergilendirilmektedir. Davalı'nın işbu haksız rekabet teşkil eden faaliyetleri, Türkiye'de faaliyet gösteren Türkiye'de yerleşik tüm müzik şirketleri bakımından da haksız rekabet teşkil etmektedir. Davalı tarafından Türkiye'de gelir vergisi ve KDV ödenmemesi nedeniyle; dijital platformlarda yayınlanan müzik eserlerinin büyük bir kısmına aracılık etmekte ve aralarında anlaşmalı olarak ülkemiz şirketlerinin vergi yükümlülüğü nedeniyle asla ulaşamayacağı sabit komisyon oranları belirlenmektedir. Ayrıca ülkemizde müzik sektöründe faaliyet göstermek isteyen yeni girişimler ortaya çıkmasını imkansız hale getirmektedir. Müvekkil Şirket'in Davalı faaliyetlerinden zarar gördüğü açıktır. Bu nedenle ilgili zararın daha fazla büyümemesi adına Davalı'nın internet sitelerinin erişime engellenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda Sayın Mahkeme'den ilgili sitelerin haksız rekabet teşkil eden faaliyetlere aracılık etmesi nedeniyle ihtiyati tedbir ile erişime engellenmesini talep ederiz. ... Tedbir. kararı verilerek Davalıya ait olan... internet sitelerinin erişime engellenmesine, Davalı'nın açıklanan faaliyetlerinin Müvekkil Şirket'e karşı haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, Haksız rekabetin men'ine, Davalı'ya ait olan .../ internet sitelerinin erişime engellenmesine, karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de Davalı'ya yükletilmesini vekaleten talep ederiz." şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı tarafın mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde: "...Müvekkil Şirketin Eldeki Dava Yönünden Pasif Husumet Ehliyeti Bulunmamaktadır. Davacı şirket davasını “...”a yöneltmiş, 19.12.2023 tarihli celsede davacıya hangi şirkete husumet yönelttiği hususunu netleştirmesi için HMK md. 119 uyarınca bir haftalık kesin süre vermiştir. Bunun üzerine davacı tarafından davanın müvekkil ...c.’e yöneltildiği hususunda beyanda bulunulmuştur. Ne var ki detayları aşağıda II. numaralı başlık altında açıklanacağı üzere Türkiye’deki dijital dağıtım faaliyetlerini müvekkilin paysahibi olduğu ... Turkey Dijital Dağıtım ve Ticaret Limited Şirketi gerçekleştirmekte olup anılı şirket müvekkil ... tüzel kişiliktir. Sıfat, açılan bir davanın taraflarında biçimsel olarak yer alan kişilerin maddi hukuk açısından dava konusu yapılmış olan hak veya hukuki ilişkinin da tarafı olup olmadıklarını ifade eden bir kavram olarak kullanılır. Davalının davalı sıfatına (pasif husumete) sahip olup olmadığı, eldeki dava gibi tespit davalarında, davalının dava konusu edilmiş hukuki ilişkinin tarafı olup olmadığına göre değerlendirilir. <..., Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2020, s.229> Somut olayda davacının talebi “davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve haksız rekabetin men’i” olduğuna göre, davalı sıfatı haksız rekabet teşkil ettiği iddia olunan eylemleri gerçekleştiren kişiye aittir. Bahse konu eylemlerin haksız rekabet teşkil etmiyor olması bir yana (bu hususta bkz. aşağıda II.(2.)), Türkiye’de dijital dağıtım faaliyetlerini yürüten şirket de müvekkil şirket değildir. Yargıtay tarafından husumet dava takip yetkisi kapsamında değerlendirilmekte ve re’sen dikkate alınması gereken dava şartı olarak kabul edilmektedir: Husumet konusu kamu düzeni ile ilgili olup, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesinde yer alan ilk itirazdan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur. [Yargıtay 10. HD, 03.07.2014, 2014/10928 E., 2014/16557 K.] Aynı şekilde bir Hukuk Genel Kurulu kararında, davalı yanın dava yönünden sıfatının bulunmadığı hallerde davanın esası hakkında karar verilemeyeceği ifade edilmiştir: Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Açıklananlar ışığında müvekkil şirketin eldeki dava yönünden pasif husumeti bulunmaması karşısında davanın esasına girilmeksizin husumetten reddi, Sn. Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davacı yana taraf teşkilini sağlaması için 6100 s. Hukuk Muhakemeleri Kanunu [“HMK”] md.115 f.2 uyarınca kesin süre verilmesi gerekmektedir. Davacının Eldeki Davayı Açmakta Hukuki Menfaati Yoktur. Bir an için müvekkilin eldeki dava yönünden pasif husumeti olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacının bu davayı açmakta hukuki menfaati yoktur. “Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması” HMK md.114 uyarınca dava şartıdır. Dava şartları gerçekleşmeden bir davanın esası incelenemez ve hakim, dava şartı eksikliğini kendiliğinden dikkate alır. Hukuki yarardan anlaşılması gereken, davacının bir tehlikeyi bertaraf etmek için mahkeme kararına ihtiyaç duymasıdır. Nitekim madde gerekçesinde bu husus, “…Davacı hakkına kavuşmak için, halihazırda mahkeme kararına muhtaç bir konumda değilse, onun hukuki yararının bulunduğundan söz etmek mümkün değildir.” şeklinde ifade edilmiştir. Öte yandan tespit davaları bakımından hukuki yarar daha da önem kazanmaktadır. Tespit davası açan davacının hukuki yararı güncel olmalıdır. Davanın açıldığı tarihte mevcut olmayan hukuki yarar şartı sonradan tamamlanamayacağı gibi, dava tarihinde mevcut olan hukuki yararın sonradan ortadan kalkması halinde de mahkemenin davanın esası hakkında karar vermesi mümkün değildir. Hukukî yararın sadece davanın başında var olması yeterli olmayıp hüküm verilinceye kadar mevcut olması gerekir. Bu nedenle hukukî yararın artık mevcut olmadığını tespit eden mahkemenin davanın esası hakkında bir karar vermesi mümkün olmamalıdır. Mahkemenin bu durumda vereceği karar ise hukukî yararın ortadan kalkmasına neden olan sebebe göre değişecektir. Örneğin, görülmekte olan tespit davasında eda davası açılabilecek hâle gelmişse davaya eda davası olarak devam edilebilmelidir. Yine dava konusuz kalmışsa mahkemenin davanın konusuz kalması nedeniyle bir karar verilmesine mahal olmadığı yönünde karar vermesi gerekir. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacının davasının tespit davası olduğu (haksız rekabetin tespiti) ve iddiaların müvekkilin Türkiye’de vergi yükümlüsü olmadığı varsayımına dayandığı anlaşılmaktadır. Ne var ki husumet itirazlarımız bir yana, işbu dilekçe tarihi itibariyle müvekkilin Türkiye’deki faaliyetleri Türkiye’de kurulu ...Turkey Dijital Dağıtım ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirmekte olması karşısında, davacının hukuki yararı var idiyse dahi ortadan kalkmış olup davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekir. ESASA İLİŞKİN İTİRAZ VE AÇIKLAMALAR Müvekkil Şirketin Türkiye’de Vergi Doğuracak Bir Faaliyeti Bulunmamaktadır. Her ne kadar davacı şirket tarafından müvekkil şirketin Türkiye’de vergi kaydının bulunmadığı, elde ettiği gelirlerin Türkiye’de vergilendirilmediği ve bu hususların haksız rekabet teşkil ettiği iddia edilmişse de müvekkil şirket, Türkiye’de aktif şekilde faaliyet göstermek üzer... Turkey Dijital Dağıtım ve Ticaret Limited Şirketi unvanı ile bağımsız bir şirket kurmuş olup müvekkilin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde ticari faaliyeti bulunmamaktadır. Dahası müvekkil şirket, Türkiye’deki faaliyetlerini genişletmek amacıyla Türkiye’de bir şirket kurma işlemlerini davanın açılış tarihi olan 12.10.2023 tarihinden önce başlatmış, Kasımpaşa Vergi Dairesi nezdinde 02.10.2023 başlangıç tarihli olmak üzere... potansiyel vergi kimlik numarası ile potansiyel mükellef kaydı yapılmıştır. Nitekim müvekkil şirketin iş modeli de bu şekilde olup yeni ülke pazarlarına ilgili ülkede şirketleşmek suretiyle girmektedir. Dolayısıyla “vergi kaçırdığı” yahut haksız rekabet yarattığı değil, olsa olsa ülkemize sermaye getirdiği ve istihdam sağladığı söylenebilir. Kaldı ki müvekkil ... ABD merkezli bir şirket olup ABD’de tabi olduğu vergi yükümlülüklerini yerine de eksiksiz olarak yerine getirmiş ve getirmektedir. Nitekim Türkiye ve ABD arasında akdedilen 28.03.1996 imza tarihli Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması, [“Anlaşma”] 31.12.1997 tarihli ve 23217 sayılı Resmî Gazete ile kabul edilmiştir. Anlaşma’nın “Ticari Kazançlar” başlıklı 7. maddesinde yer alan “Bir Akit Devlet teşebbüsüne ait kazanç, söz konusu teşebbüs diğer Akit Devlette yer alan bir işyeri vasıtasıyla ticari faaliyette bulunmadıkça, sadece ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir. Eğer teşebbüs yukarıda bahsedilen şekilde ticari faaliyette bulunursa, teşebbüsün kazançları bu diğer Devlette, işyerine atfedilebilen miktarla sınırlı olmak üzere, vergilendirilebilir.” düzenlemesi gereği müvekkilin ABD’de vergi yükümlülüklerini yerine getirmesi ile Türkiye bakımından da vergi yükümlülüklerini yerine getirdiği açıkça ortada olup davacı tarafın iddialarına katılmak mümkün değildir. Haksız Rekabete Neden Olan Aldatıcı ya da Dürüstlüğe Aykırı Eylem veya Ticari Uygulama Söz Konusu Değildir.Davanın müvekkil şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine,
Davanın tespit davası olması ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaması (var idiyse dahi yararın ortadan kalkması) nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddine,
Sayın Mahkemenin yukarıdaki 1. ve 2. numaralı taleplerimizi bu aşamada kabul etmemesi halinde davacı yana...Turkey Dijital Dağıtım ve Ticaret Limited Şirketi’ni davaya dahil etmek suretiyle taraf teşkilini sağlaması için kesin süre verilmesine,
Her halükârda haksız rekabete ilişkin koşulların somut olayda bulunmadığı gözetilerek haksız davanın esastan reddine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline
dair karar verilmesini talep ederiz. " şeklinde talep ettiği görülmüştür.
GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık ön inceleme duruşmasında; "Uyuşmazlığın davalı şirketin vergi ödemeksizin müzik alanında faaliyet gösterdiği ve bu nedenle davacı şirket ile haksız rekabete neden olduğu hususunun tespiti ve men-i talebi ile 2 adet (https://onerpm.com/tr/ ve de https://dashboard.onerpm.com) internet sitesinin erişiminin engellenmesine ilişkin olduğu görüldü." şeklinde belirlenmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davasını ...'a yöneltmiş olup, davanın yöneltildiği tarafın gerçek kişi olmadığı aşikar ise de tüzel kişiliğinin bulunup bulunmadığı hususunda tereddüt oluşması nedeniyle 19.12.2023 tarihli celsede bu hususu açıklığa kavuşturması için davacı vekiline HMK 119 uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili sunmuş olduğu 26.12.2023 tarihli dilekçesinde ... .... şirketinin Türkiye'deki faaliyetlerini "...Turkey" adı altında sürdürmekte olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde davalıyı "...Turkey / ..." olarak belirtmiş olsalar da DAVALI ŞİRKETİN TAM ÜNVANININ ... olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili işbu beyanıyla davalının ... International INC. olduğunu ortaya koymuştur.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve Maslak Vergi Dairesi'ne yazılan müzekkerelere cevaben ... ..nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı ancak 9241076641 vergi kimlik numaralı olduğu ve de 02.10.2023 tarihinde dar mükellefiyet kaydının olduğu, müzekkereye cevap tarihinde mükellefiyetinin devam etmekte olduğu Mahkememize bildirilmiştir.
Dar mükellef; Türkiye sınırları içerisinden gelir elde eden ancak iş yerleri yasal olarak Türkiye dışında bulunan yabancı uyruklu kişiler veya kurumlar için kullanılan bir terimidir. Bu durumdaki bireyler veya kurumlar, yalnızca Türkiye'den elde ettikleri kazançlar üzerinden belirli vergi türlerine tabi tutulmaktadırlar. Türkiye’de yerleşik olmayan ama Türkiye’de elde ettikleri gelirler üzerinden vergilendirilen kişilerdir. Yalnızca Türkiye’de elde edilen gelir üzerinden vergilendirme yapılır. Bu nedenle beyanları daha sınırlıdır ve çoğu zaman daha az belgeyle işlemlerini tamamlayabilirler. Türkiye’deki gelirlerini beyan ederler, tüm gelirleri üzerinden vergilendirilmezler.
Somut olayda; davalı ....'nin Türkiye sınırları içerisindeki faaliyetlerini pay sahibi olduğu... Turkey Dijital Dağıtım ve Ticaret Ltd. Şti. üzerinden gerçekleştirmekte olduğu, anılan şirketin davalı şirketten ayrı bir tüzel kişilik olduğu anlaşılmaktadır. Bu şirketin işbu dava açıldıktan sonra kurulmuş olduğu, ana sözleşme tarihinin 26.01.2024 tarihli olduğu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün mahkememize gönderdiği 17.12.2024 tarihli cevabi yazısı ile anlaşılmaktadır. ABD merkezli davalı ... İnt. İNC'nin Türkiye faaliyetlerini...Turkey Dijital Dağıtım ve Ticaret Ltd. Şti. üzerinden gerçekleştirmekte olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Ancak dava dışı işbu şirket kurulmadan önceki ... faaliyetlerinin ise haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki davacı iddiaları ise Türkiye ve ABD arasında akdedilen 28.03.1996 imza tarihli Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığına Engel Olma Anlaşması'nın 7. Maddesi nazara alındığında dayanaksız kalmaktadır.
İzah olunan nedenlerle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın, peşin alınan 269,85-TL 'den mahsubu eksik 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren İki Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza