T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/865 Esas
KARAR NO : 2024/589
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/10/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı, 2021 model,... araca davalılardan...a ait olup diğer davalı ...Katılım Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalanmış bulunan ...lakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olarak 22.10.2022 tarihinde çarpması sonucu meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalının tam kusuru neticesi arkadan çarpması nedeniyle müvekkiline ait araçta çok ciddi bir hasar meydana gelmiş olup parça değişikliği tamir ve boya işlemleri yapılmış olup araç büyük oranda değer kaybettiğini, Müvekkilinin hasara uğrayan aracını henüz bir yıl evvel almış olup, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili servisinde yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süre içerisinde aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik söz konusu olmadığını, davacının çok yeni olan aracı hasarlı ve tamir görmüş bir araç haline geldiğini ve değer kaybettiğini, zorunlu arabulucuya başvurulmuş ancak sonuç alınamadığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı nedeni ile 135.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 22.10.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınmasına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...Katılım Sigorta A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ( Trafik ) ile sigortalı olduğunu, davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddini talep ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe sebebiyle değil haksız fiil sebebiyle olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki mevcut olmadığını, bu sebeple davacı taraf ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden ücreti vekâlet ve mahkeme masraflarından da sorumlu tutulamayacaklarını davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı ...vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sigorta şirketine başvurmadığını, delil dilekçesinde de açıkça ''Sigorta şirketine başvuruya ilişkin İzmir ...Noterliğinin 13.11.2023 tarih ve ... yevmiye no.lu başvurusu '' denilmek suretiyle dava öncesi başvuru yapılmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddini, trafik kazası 22/10/2022 tarihinde gerçekleşmiş olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiğini, bu açıdan trafik kazasında gerçekleşen riskin sigorta poliçesi kapsamında olduğunu, davalının kazanın meydana gelmesinde kasti bir hareketinin veya ağır bir kusurunun bulunmadığını, sigorta poliçesi kapsamında kalan durumlara ilişkin olarak davalı ...'ı ilgilendiren aleyhe bir durum bulunmadığını, olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun, ihmalinin söz konusu olmadığını, bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olmadığı gibi, zararın meydana geldiğinin ispat külfetinin de davacı taraf üzerinde olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, poliçe, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 21/03/2024 Tarihli raporun sonuç kısmına göre; "...22.10.2022 tarihinde Davacıya ait olup kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı ... marka araç ile davalı ...Sigorta A.Ş.’ ne ZMMS trafik sigortalı ve maliki dava Dışı ... olup, Davalı sürücüsü ... sevk ve idaresindeki... plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle;
1)... plaka sayılı davalı araç sürücüsü ...’ ın 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri belirleyen madde 84/d ile aynı kanunun 52/b, 56/c maddelerini ihlal ettiği, KAZANIN OLUŞUNDA ETKEN OLDUĞU,
2)... plaka sayılı davacı araç sürücüsü ...’ ın KAZANIN OLUŞUNDA ETKEN KURAL İHLALİ OLMADIĞI,
3)Meydana gelen trafik kazasına etken başka kişi ya da kurum bulunmadığı,
4)Davacıya ait ... plakalı ... Model yılı... marka araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle yukarıda belirtilen Serbest Piyasa Şartlarına göre; Aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. El rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 66.300,00 TL (Altmışaltıbinüçyüzlira) Değer Kaybı meydana gelmiş olacağı..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının tahsili talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık davacıya ait... plaka sayılı araç ile davalıların maliki, sürücüsü ve ZMMS sigortacısı oldukları... plaka sayılı araç arasında meydana gelen 22/10/2022 tarihli trafik kazasında kusur dağılımı ve davacıya ait araçta kaza sonrasında oluşan değer kaybı zararının miktarı noktalarında toplanmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır.
Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
3-Dava konusu uyuşmazlıkta davalılar arasında zarar verdiği ileri sürülen aracın sigortacısı olan ...Katılım Sigorta A.Ş.'nin de bulunduğu ve uyuşmazlıkta sigorta hukuku uygulanacağı, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen sigorta hukukunun uygulanacak olması nedeniyle mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve bu itibarla uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesi görev alanına girdiği değerlendirilmiştir.
Somut olayda, davalı ...Katılım Sigorta A.Ş.'nin ... plaka sayılı aracın 22/09/2022-22/09/2023 tarihleri aralığında KZMMS sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu, kaza tarihi 22/10/2022 itibariyle davalı sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan sorumluluk üst sınırının 100.000,00-TL olduğu görülmüştür.
4-Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
5-Haksız fiil sorumluluğunun tespiti bakımından öncelikle zarara sebebiyet veren trafik kazasının gerçekleşmesinde tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkememizce kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamında toplanan deliller çerçevesinde kusur durumlarının ve kural ihlallerinin tespiti için adli trafik bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın davalı araç sürücüsü ...'ın KTK'nın 52/b, 52/c ve 84/d maddelerine yönelik kural ihlalinden dolayı meydana geldiği, davacıya ait araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Dosya kapsamı ve kaza tespit tutanağına göre, dava konusu kazanın davalı araç sürücüsünün davacıya ait araca arkadan çarpması suretiyle kazanın meydana geldiği, davalı araç sürücüsünün araç hızını yol ve trafik şartlarına uygun ayarlamaması ve yine güvenli sürüş mesafesi kurallarına aykırı olarak takipte bulunarak seyre devam etmesi neticesinde kazanın gerçekleştiği ve KTK 84/d maddesinde asli kusur olarak düzenlenen arkadan çarpmaya sebebiyet verdiği anlaşıldığından asli ve %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
6-Davacının kaza sonucu oluşan değer kaybı zararının tespiti için otomotiv konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle davacıya ait aracın hasarın onarılmasının ekonomik olduğu ve kaza öncesine göre kaza nedeniyle gerçekleştirilen onarımlardan dolayı 66.300,00-TL değer kaybı yaşanacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itirazlar ileri sürülmüş, itiraz nedenleri ve raporda yer alan tespitlerin yeterli derecede gerekçelendirilmediği dikkate alınarak dosya farklı bir hasar bilirkişisine tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 22/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda da benzer yönde değerlendirme yapıldığı ve davacıya ait araçta dava konusu kaza nedeniyle 65.000,00-TL değer kaybı gerçekleşeceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı her iki taraf vekilince itirazlar ileri sürülmüştür.
Dosya kapsamında alınan 1.bilirkişi raporunda değer kaybı zararı 66.300,00-TL olarak, 2.bilirkişi raporunda ise 65.000,00-TL değer kaybı zararı belirlenmiştir. Dava konusu kaza tarihinde davacıya ait araç 1 yıl 3 aydır kullanımda olup ekspertiz raporuna göre 6.061 km kullanıldığı, kaza nedeniyle aracın hem ön kısımlarından hem de arka kısımlarından hasar gördüğü, bagaj kapağı ve ön tamponun değiştiği ve bir kısım diğer parçalarının onarım ve boya işlemi gördüğü, aracın yaşı ve emsal araç fiyatları dikkate alındığında riziko tarihi itibariyle 500.000,00-TL civarında olan aracın onarımlar sonrasında 65.000,00-TL civarında değer kaybına uğramasının piyasa şartlarına uygun olduğu, nitekim dosyaya sunulan her iki bilirkişi raporunda da çok yakın rakamların tespit edildiği görülmüştür.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında 66.300,00-TL ve 65.000,00-TL olarak iki rakam belirtilmiş ve raporlar arasında çelişki oluşmuş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/4. Maddesi "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." şeklinde olup 6100 sayılı HMK'nın 30. Maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine göre "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."
Buna göre, her iki rapor arasında 1.300,00-TL fark bulunduğu, dosyada 2 rapor arasındaki çelişkinin giderilebilmesi için heyet raporu düzenlenmesi gerektiği ve raporlar arasındaki çelişkili tutarın kat be kat üzerinde bilirkişi ücreti ile 3.bir rapor alınmasının hem yargılama giderlerini önemli ölçüde yükselteceği hem de geçen sürede davanın sonuçlanmasının 2 aydan 4 aya kadar süreyle gecikeceği, bu süreçte çelişki davacı lehine giderildiği takdirde yüksek enflasyon ortamında davacının alacağına geç ulaşmasından kaynaklanan zararının 1.300,00-TL'nin üzerinde olacağı, hususları dikkate alınarak çelişki giderilmemiş, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu da dikkate alınarak takdiren 2. Bilirkişi raporunda tespit edilen davacı aleyhine ve davalı lehine olan 65.000,00-TL değer kaybı zararı oluştuğu yönündeki bilirkişi görüşü benimsenerek davanın 65.000,00-TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
7-Davalı sigorta şirketi tarafından dava konusu kazayla ilgili olarak davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan dava dışı...Sigorta A.Ş.'ne 48.958,98-TL ödeme yaptığı tespit edilmiş olup 100.000,00-TL poliçe limitinden bakiye 51.041,08-TL teminat sorumluluğu kaldığı gözetilerek 51.041,08-TL ile sınırlı olarak zarardan sorumlu tutulmuştur.
8-Davalı araç malikinin ve araç sürücüsünün sorumluluğu haksız fiil tarihinden itibaren başladığından kaza tarihinden itibaren faize hükmedilmiştir. Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu ise ihbar sonrası temerrüt koşullarının oluşması ile başlayacağından davacının dava öncesinde değer kaybı zararının karşılanması talebiyle başvurusunun bulunmadığı ve dava tarihinden sonra KTK 97. Maddesi bağlamında yazılı başvuruda bulunulduğu gözetilerek dava tarihinden itibaren, talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmiştir.
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 65.000,00-TL değer kaybından kaynaklanan maddi tazminatın davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğu bakiye poliçe limiti olan 51.041,02-TL sorumluluk limiti aşılmamak kaydıyla, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına davalı ... yönünden kaza tarihi 22/10/2022 'den itibaren davalı ...Katılım Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlasına dair istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.440,15-TL harçtan peşin olarak alınan 2.305,47-TL harcın mahsubu ile davalı ...Katılım Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğu 1.181,15-TL ile sınırlı tutulmak kaydıyla bakiye 2.134,68-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden davalılar yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
5-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.305,47-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 455,75-TL posta ve tebligat ücreti, 7.829,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 8.554,60-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 4.118,88-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
8-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranında hesaplanan 1.502,22-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.617,78-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ... vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır