T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/866 Esas
KARAR NO : 2025/259
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/10/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesi tarafına tebliğ edilmiş olduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiğini, fakat anlaşma sağlanamadığından ve 1 yıllık süre içerisinde işbu davamı ikame etmekte olduğunu, davalı taraf, müvekkil ile aralarında yaptıkları ticari anlaşma gereğince müvekkilden lojistik hizmet almış olup sözleşmenin gereği yerine davalı tarafınca yerine getirilmediğini, davalı yan ile yapılan konuşmalarında herhangi bir sonuç doğurmadığını, şimdi ise davalı şirket asılsız iddialar ile borcunu ödemeyeceğini, herhangi bir borcu olmadığını iddia etmekte ve müvekkilin mağduriyetinin devam etmesine sebep olduğunu, takip öncesi işleyen faize ilişkin itirazı kabul etmesi sebebi ile takip öncesi faize ilişkin talebinin olmadığını, bu sebeple davanın kısmi dava olarak kabul edilmesini talep etmekte olduğunu, bu sebeplerle işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde Müvekkil Şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Davacı şirket dava dilekçesinde her ne kadar; "Davalı taraf, müvekkil ile aralarında yaptıkları ticari anlaşma gereğince müvekkilden lojistik destek / hizmet almış olup sözleşmenin gereği yerine davalı tarafınca yerine getirilmemiştir." şeklinde beyan da bulunmuşsa da taraflar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi olmadığı gibi müvekkil şirketin davacı şirkete karşı bir borcu bulunmamaktadır. Davacı şirket haksız ve kötü niyetli olarak davaya konu icra takibini ardından iş bu davayı ikame etmiştir. Davacı şirket dava dilekçesinde faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturalar tek başına alacağın varlığını ispat edemez. Müvekkilimize verilen bir hizmet söz konusu değilken takipte ve davada taraf olarak müvekkilimizin gösterilmesi anlaşılmamaktadır. DAVACI ŞİRKET TANIK DELİLİNE DAYANAMAZ. Önemle belirtmemiz gerekir ki; 6100 sayılı HMK’nın 200. maddesine göre 2023 yılı için; “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri on dört bin sekizyüz Türk Lirasını (14.800,00-TL) geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.” Huzurdaki dava değeri ispat sınırından fazla olduğundan senetle ispatı zorunludur. Bu sebeple davacının dilekçesinde dayandığı tanık delilini kullanmasına muvafakatimiz bulunmamaktadır.Müvekkil şirketin, davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davacı haksız ve kötü niyetli bir şekilde işbu huzurdaki davayı ikame etmiştir. Öncelikle usule ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak sayın mahkemeniz tarafından huzurda görülmekte olan davanın usul ve esas yönünden değerlendirilmesi ve icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı şirket aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Huzurda görülmekte olan dava Arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden açıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, Müvekkil aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyası üzerinden İkame edilen TAKİBİN İPTALİ ile davacı tarafından alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla haksız olarak talep edilen icra inkâr tazminatının REDDİNE,
Haksız ve hukuka aykırı davanın TÜMDEN REDDİNE, Davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere KÖTÜNİYET TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİNİ,
Yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ederiz.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
> Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
> Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
> Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
> İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
> Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 05/04/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacı alacaklının 2019 yılı defterleri üzerinde yapılan incelemede yevmiye defterinin;
Defteri kebir ve Envanter defteri üzerinde yapılan incelemede, davacını ticari defterlerinin
TTK 64. maddesine uygun olarak tasdik edildiği ve Muhasebe Teknik ve İlkelerine uygun
olarak tutulduğu davacı lehine delil olma özelliğine haiz olduğu görüldü.
Takibe konu olan cari hesap alacağı 24.136,70-TL olup davacının cari hesap ekstresin de
ve yevmiye defter kayıtlarında görülmektedir
Davalının vergi dairelerine bildirmekle yükümlü olduğu forum ba bildiriminde 24.136,00-
TL olmak üzere davacı tarafından adına düzenlenen faturayı bildirimde bulunduğu,
Takdir Sayın Mahkemenin olmak üzere davacının davalıdan 3.500,00- EUR alacak için takip başlattığı davacının cari kayıtlarında alacağının 24.136,70-TL olduğu görüldü.
Davacının talep edebileceği 24.136,70-TL bakiye alacağı kaldığı görüldü. Takdir ve her türlü delil Sayın Mahkemenin olmak üzere raporumu saygılarımla sunarım." şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Mahkememizce aldırılan 05/02/2025 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda;
Davacı tarafından, İzmir...İcra Müdürlüğünün
18.09.2023 tarihli ... Esas sayılı dosyasında, davanın dayanağını oluşturan faturanın fiili ödeme
tarihi 08.05.2019 esas alınmak suretiyle 3.500-EURO (34.787,84-TL) asıl alacak ve asıl alacağa işleyecek
% 4 faizi 228,60-Euro talep edilmiş takip başlatılmıştır takip tarihinde kur 1 Euro = 9,21-TL alınmak suretiyle
hesap yapılmış olduğu, 18.09.2023 Takip Talebinin dayanağı 25.12.2020 Takip tarihinde 3.500-Euro 228,60-Euro işlemiş faiz
alacağı olduğu, TCMB Euro alış kurunun 9,2948-TL olduğu,
Sayın Mahkemede başlatılan 20.10.2023 Dava tarihli İtirazın İptali davasının dayanağı 18.09.203 Tarihli
takip talebine göre davacı tarafın 3.500-Euro asıl alacak ve 611,40 Euro faiz alacağı olduğu TOPLAM 4.111,40-Euro alacağı olduğu görüldü.
TCMB alış kurunun 28,7098-TL olduğu
Asıl Alacak 3500,00-Euro = 100.484,30-TL
Faiz Alacağı 611,40-Euro = 17.553,17-TL TOPLAM 118.037,47-TL
" şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
> Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Davalı Tarafın ticari defter ve belgelerinin belirlenen gün ve saatte ibraz edilmemiş olması nedeniyle incelenemediği ve bu nedenle davalının ticari defterleri ile ilgili olarak raporda bir irdeleme bulunmadığı görülmüştür.
Davacı tarafın ticari defterlerinin ise; usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenle sahibi lehine delil teşkil ettiği gözetilerek davacının davalıdan takibe konu faturadan kaynaklanan 3.500,00-Euro alacaklı olduğu yönündeki bilirkişi kanaati mahkememizce de benimsenmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporuna göre, davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı ve davalının usulüne uygun ihtarata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, bu nedenle davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan hususların yine kendi lehine delil kabul edilebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının T.C. İzmir ... İcra Dairesi’nin ...E. sayılı takipte 228,60-Euro işlemiş faiz talebi olduğu görülmüş ise de, dava dosyasında davacı tarafından davalıya gönderilen ve davalıyı temerrüde düşüren bir ihtarname bulunmadığından takip talebinde işlemiş işlemiş faiz yönünden talep olunan tutarlar için itirazın iptali talebi reddolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 3.500,00-Euro asıl alacak üzerinden devamına,
Fazlaya dair istemin REDDİNE,
2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan 3.500,00-Euro tutarındaki alacak miktarının takip tarihindeki TL karşılığı olan 101.046,75-TL üzerinden % 20'si oranında hesaplanan 20.209,35-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 7.080,81-TL harçtan peşin alınan 2.221,40-TL nin mahsubu ile bakiye 4.859,41-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 2.928,71-TL'sinin davalıdan, bakiye 191,28-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 6.770,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.221,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 1.657,00-TL posta ve tebligat ücreti, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 4.426,85-TL yargılama giderinin, davanın ret ve kabul oranına göre 4.155,44-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
9- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip...
¸e-imza
Hakim...
¸e-imza