T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2023/882 Esas
KARAR NO : 2024/625
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA : Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davalı borçlu ile müvekkil şirket arasında ticari iş ilişkisi mevcut olup; davalı taraf müvekkil şirketten bilgisayar malzemeleri satın almıştır. Bu ilişkiden doğan ve tanzim edilen faturalar ile sabit 20.680,94-TL asıl borcun tahsili amacı ile müvekkil adına İzmir... İcra Müdürlüğü ...E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Karşı yanın yetkisizlik itirazı sonucu işbu icra dosyası kapatılarak yetkili olan Torbalı İcra Müdürlüğü ...Esas Sayılı dosyasına gönderilmiştir. İcra takibine konu. 02.01.2023 tarihli 700,00-TL bedelli fatura, -31.01.2023 tarihli 80,00-TL bedelli fatura, -27.02.2023 tarihli 220,00-TL bedelli fatura, - 01.03.2023 tarihli 580,00-TL bedelli fatura, - 16.03.2023 tarihli 7.937,47-TL bedelli fatura, -23.03.2023 tarihli 3.169,68-TL bedelli fatura, - 24.03.2023 tarihli 180,00-TL bedelli fatura, -24.03.2023 tarihli 240,00-TL bedelli fatura, -25.03.2023 tarihli 75,00-TL bedelli fatura, - 30.03.2023 tarihli 5.965,15-TL bedelli fatura, -11.04.2023 tarihli 728,39-TL bedelli fatura Faturalar müvekkil şirket tarafından süresinde düzenlenerek davalı borçluya verilmiştir. Ancak davalı tarafından fatura bedellerini ödenmediği gibi herhangi bir itirazda da bulunmamıştır. Borçlu davalı tarafından aleyhinde başlatılan icra takibine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilerek icra takibinin durmasına sebebiyet vermiş ve müvekkilin alacağını sürüncemede bırakılmıştır. Davalının Torbalı İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itiraz sebebiyle 29/08/2023 tarihinde arabuluculuk bürosuna başvurulmuş olup 05/10/2023 tarihinde anlaşamama tutanağı taraflarca imzalanmıştır. (Ek-İ) Bu sebeple işbu. İtirazın iptaline ve takibin devamına, itiraza uğrayan alacağın ?620'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi için huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Taraflar arasındaki ticari alışverişler, müvekkil şirketin de davalı tarafın da ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacak olup, bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile birlikte takibin devamı gerekmektedir. Sayın mahkemenizce de görüleceği üzere, taraflar arasındaki ticari ilişki, kesilen faturalardan da anlaşılmaktadır. Ayrıca ekte sunulu teslim belgeleri, mail yazışmaları ve WhatsApp görüşmeleri de davalının bu mal ve hizmet satımını kabul ettiğini, müvekkilin malları teslim ettiğiniz hizmeti tamamladığını da göstermektedir. Ancak her halde, müvekkil şirket tarafından düzenlenen faturalar hakkında davalı tarafından yasal süre olan 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmayarak müvekkil şirket tarafından kesilen faturayı, fatura ile teslim edilen bilumum bilgisayar malzemelerinin davalı şirkete teslim edildiğini, faturada yazılı borçların kabul edilmiş olduğunu, başka bir deyişle edimin müvekkil şirket tarafından yerine getirildiği davalı yan tarafından da kabul edilmiş bulunmaktadır. Davanın KABULÜNE, Torbalı İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız İTİRAZIN İPTALİ ile faiziyle birlikte hesaplanacak miktar üzerinden takibin devamına davalı aleyhine borcun tamamı üzerinden % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı-borçluya yükletilmesine karar verilmesi talep olunur. şeklinde dava ve talep ettiği görülmüştür.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde: davacı yan Sayın Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının çeşitli tarihlerde davaya konu faturalar il ürünleri sattığını ve teknik bilgi ve hizmet verdiğini; bu kapsamda müvekkil firma aleyhine tanzim edilen faturalarla sabit olduğu borcun tahsili amacıyla Torbalı İcra Dairesi ...Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davacı taraf iddia ve talepleri TTK. Hükümleri ile bağdaşmamakla birlikte, davacının iddia etmiş olduğu üzere faturanın tarafımızca kabulü söz konusu değildir. Müvekkil firmaca takibe dayanak olarak gösterilen faturalardaki ürünler ve hizmetler, davacı firma tarafından müvekkilimize gereği gibi ya da hiç uygulanmamıştır. Nitekim müvekkil firma dava konusu faturalara konu aynı ürün ve hizmeti başka bir firmadan | hafta sonra temin etmek durumunda kalmıştır. Buna ilişkin faturaları Sayın Mahkemeye dilekçemiz ekinde sunuyoruz. (Ek-İ1) Ayrıca bildirmiş olduğumuz tanıklarımızın da yukarıda belirtmiş olduğumuz hususlarda dinlenilmelerini talep ederiz. Müvekkil firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmamakla birlikte davacının bu alacak kalemleri için sunmuş olduğu somut bir delil de bulunmamaktadır. Davacı taraf talepleri basiretli tacir sıfatı ile örtüşmemekle birlikte TTK. Kapsamında ukuki de değildir. Sayın Mahkemece tüm bu açıklamalarımız uyarınca davacının haksız, hukuka aykırı ve soyut davasının reddine karar verilmesini talep ederiz. Açıklanan nedenlerde Öncelikle davacı tarafça müvekkilimize karsı ileri sürülen talepler, görevsiz ve yetkisiz mahkemede ileri sürülmüş olmakla görev ve yetki yönünden yapmış olduğumuz itirazlarımızın kabulü ile GÖREVSİZLİK VE YETKİSİZLİK KARARI VERİLMESİNE, Sayın Mahkemece dosyanın görevli ve yetkili Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Davacı taraf talepleri TTK.nda belirlenen sürelerden sonra ileri sürülmüştür. Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönünden yapmış olduğumuz itirazlarımız uyarınca Sayın Mahkemece davanın bu nedenle reddine karar verilmesini, talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE :
Dava; İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır.
Mahkememizce aldırılan 11/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası ve ekleri ile taraflardan temin edilen mali veriler üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde, aksi delil ve belgelerle ispat e sürece aşağıdaki görüşlere ulaşılmıştır;
- Davacı firmaya ait ticari defterler, davalı şirket açısından 2022 ve 2023 yılları ile ilgili olarak incelendiğinde;
* Davacının 2022 ve 2023 yıllarında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
*.2022 yılına ait Envanter defter tarafımıza ibraz edilmediği 2023 yılına ait Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
*.Davacının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m. 22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu,
2022 yılı ile ilgili olarak;
*.Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 15 adet fatura karşılığında 6.361,00 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
* Davalının davacıya 14 adet işlem karşılığında kredi kartı ödemesi ile toplamda 5.361,00 TL ödeme yaptığı,
*. Davalının davacıya KDV dahil olmak üzere | adet fatura karşılığında 1.000,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği,
*.Davalının 31.12.2022 tarihi itibariyle Cari Hesap Bakiyesinin olmadığı,
2023 yılı ile ilgili olarak;
*.Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 12 adet fatura karşılığında 20.135,72 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
*.Davalının davacıya KDV dahil olmak üzere 1 adet fatura karşılığında 100,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği,
*.Davalının 31.12.2023 tarihi itibariyle Cari Hesap Bakiyesinin 20.035,72 TL olduğu (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
- Davalı firmaya ait ticari defterler, davacı şirket açısından 2022 ve 2023 yılları ile ilgili olarak incelendiğinde;
* Davalının 2022 ve 2023 yıllarında E-Deftere tabi olduğu tespit edilmiş olup, Yevmiye ve Defter-i Kebir defterlerinin E-Defter uygulamasında Noter açılış ve kapanış tasdiki uygulaması olmadığı,
* Davalının 2022 ve 2023 yıllarına ait Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı,
* Davalının 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun kayıt usullerine ilişkin vecibeleri yerine getirmiş olduğu; söz konusu kayıtların 6100 sayılı HMK m.22 2/2'ye göre delil niteliğine haiz olup olamayacağının takdiri Sayın Mahkeme'nize ait olduğu,
2022 yılı ile ilgili olarak;
* Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 15 adet fatura karşılığında 6.361,00 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
* Davalının davacıya 16 adet işlem karşılığında kredi kartı ödemesi toplamda 5.601,00 TL ödeme yaptığı,
* Davalının davacıya KDV dahil olmak üzere | adet fatura karşılığında 1.000,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği,
* Davacının 31.12.2022 tarihi itibariyle Cari Hesap Bakiyesinin 240,00 TL olduğu (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
2023 yılı ile ilgili olarak;
* Davacının davalıya KDV dahil olmak üzere 12 adet fatura karşılığında 20.135,69 TL tutarlı mal/hizmet faturası düzenlediği,
* Davalının davacıya KDV dahil olmak üzere | adet fatura karşılığında 100,00 TL tutarlı iade faturası düzenlediği,
* Torbalı Vergi Dairesi Müdürlüğünün davalı hakkındaki müzekkere cevabı ekleri incelendiğinde, ilgili dönemlerde davacı şirketin davalı adına düzenlediği faturalar ile
davalı şirket beyanlarının ÖRTÜŞTÜĞÜ görülmüştür.
2023 YILI - DAVACI TARAF¸
523 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yapılan açıklamalar uyarınca, Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine edilmemektedir.
* Davacının 31.12.2023 tarihi itibariyle Cari Hesap Bakiyesinin 19.795,69 TL olduğu (HESAP SAHİBİNİN ALACAKLI OLDUĞU),
Yukarıda açıklanan 2022-2023 yıllarına ait mali veriler taraflar açısından karşılaştırıldığında
2022 Yılı
*. Davacı taraf defterlerinde davalıya ait bir cari hesap bakiyesi olmadığı,
*..Davalı taraf defterlerinde davacının cari hesap bakiyesinin 240,00-TL olduğu (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
* Aradaki fark tutarı olan 240,00-TL'nin;
- Davalının davacıya yapmış olduğu (06.10.2022 tarihinde 150,00-TL, 10.10.2022 tarihinde 90,00-TL) 2 ayrı kredi kartı ödemesi olmak üzere toplamda 240,00 TL'nin davacının defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı,
2023 Yılı
* Davacı taraf defterlerinde davalıya ait bir cari hesap bakiyesinin 20.035,72-TL olduğu (HESAP SAHİBİNİN BORÇLU OLDUĞU),
* Davalı taraf defterlerinde davacının cari hesap bakiyesinin 19.795,69-TL olduğu (HESAP SAHİBİNİN ALACAKLI OLDUĞU),
* Aradaki fark tutarı olan 240,03-TL'nin;
240,00-TL'sinin önceki sene devir bakiyesinden kaynaklandığı,
0,03-TL'nin ise davacının düzenlediği faturalardaki küsurat farklarından kaynaklandığı şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.
Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır:
"1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2- Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3- İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticar defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, davalının defter ve kayıtlarının ise davacının kayıtları ile uyumlu olduğu, takibe konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 19.795,69-TL
tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Denetime elverişli ve dosya kapsamı ile uyumlu bilirkişi raporu Mahkememizce de benimsenerek davanın kabulü yönünde aşağıdaki karara hükmolunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-. Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Torbalı İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZININ KISMEN İPTALİNE, takibin 19.795,69-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren Avans Faizi işletilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2- Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 3.959,13-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.352,24-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL'in mahsubu ile bakiye 1.082,39-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13, 14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL'nin kabul ve red oranına göre 2.986,44-TL'sinin davalıdan, bakiye 133,55-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6- Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 885,25-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 50,00-TL posta ve tebligat ücreti ile 661,43-TL ilk başvuru harcı olmak üzere toplam 4.211,43-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 4.031,15-TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair; Davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 02/07/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza