T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/888 Esas
KARAR NO : 2024/493
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/10/2023
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesi ile; Davaya konu kaza İzmir/Balçova ilçesinde meydana gelmiş olup, yetkili mahkeme İzmir Mahkemeleri olduğu, 27.05.2023 tarihinde müvekkilin maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile ... plakalı yabancı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 tam ve asli kusurlu olduğu iş bu kaza neticesinde, davacıya ait... plakalı araç hasara uğramış olup, davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu' na ihbarda bulunulduğunu, ancak Değer kaybına ilişkin bir ödeme yapılmadığı bilinmekte olup, herhangi bir ödeme var ise bu hususun davalı yana sorulması, Türkiye’ye giriş yapmak isteyen yabancı plakalı araçların işletenleri, mevzuat gereği ya sınır kapılarında zorunlu malî sorumluluk sigortası (ZMSS) yaptırmak zorunda olduğunu ya da Türkiye’de geçerli Yeşil Kart Sigortasına sahip olması gerektiğini, Yeşil Kart Sisteminin, motorlu kara taşıtlarının milletlerarası hareketliliğini kolaylaştırmak ve yabancı plakalı araçların işletilmesi esnasında verdikleri zararların, kazanın meydana geldiği ülkede ZMSS limitleri ve şartları dâhilinde tazmini sağlamak amacıyla oluşturulduğunu, Yabancı plakalı ve kusurlu olan... plaka sayılı araç sebebi ile müvekkilinin aracında oluşan maddi zararın, davalı tarafından karşılama yükümlülüğü bulunduğu, arabuluculuk yoluna başvurulmuş fakat anlaşma bu kanal ile de sağlanamadığı için dava açma zarureti hasıl olduğu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, HMK 107. Madde uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davada Mahkemenizce toplanacak deliller ışığında dava değerinde artırım yapılacak olup, trafik kazasında davacının aracında oluşan (şimdilik harca esas değer olarak 50,00-TLgösterilmiştir,) değer kaybı bedeli ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, dava değeri arttırım dilekçesi ile; 14.02.2024 tarihli Bilirkişi raporu ile değer kaybının 10.000-TL olduğunun tespit edildiğini, dava değeri 9.950,00-TL artırıldığını, işbu artırım dilekçesinin duruşma ertelenmesine sebebiyet verilmemesi için ivedilikle davalıya tebliğ edilmesine, davalının hukuki dinlenilme hakkı ve müvekkilin adil yargılanma hakkı eşit gözetilerek, bedel artırımının kabule bağlı olmadığı da dikkate alınarak, bedel artırmına beyanda bulunmak üzere davalıya 1 haftadan fazla süre verilmemesine, 10.000-TL değer kaybı bedelinin, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde;...Şirketimiz nezdinde gerekli araştırmalar yapılmış ve uyuşmazlığın ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığı, 26.06.2023 tarihli kaza sebebiyle ... plakalı araçta meydana gelen hasarın tazmini için toplam 56.188,81-TL ödeme yapıldığı, bakiye tazminat hesaplansa dahi, davalı şirket poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu hususu gözetilerek müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alınması gerektiğini, alacağın belirlenebilir olduğu hallerde, HMK 107 kapsamında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat yoktur, başvurunun evveliyatla görevsizlik nedeniyle reddini ve müvekkili şirketin ticari merkezi olan yer mahkemesinin yetkili olmasından dolayı Anadolu Asliye ticaret mahkemesine gönderilmesi, davacı taraf karayolları trafik kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi, başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediği ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, davacının değer kaybı talepleri bakımından dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ZMSS sigortacısı olup araç mahrumiyet bedelinin teminat dışında olduğunu, Trafik Sigortası Genel Şartları’nın a.6.b maddesinde de belirtildiği üzere hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminatları teminat dışında kalan hallerden olduğunu. bu sebeple kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, aleyhlerine faize hükmedilmesi halinde, hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması, bakiye tazminat hesaplansa dahi, müvekkili şirket poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğu hususunun gözetilmesini ve açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Trafik kaza tutanağı, araç ruhsatları, sigorta poliçesi, hasar dosyası, fatura suretleri, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "... Sn. Mahkemenin... E. sayılı dava dosyasında yukarıda arz edilen hususlarla,
− Trafik kural ihlali yönünden:
• ... yabancı plaka sayılı davalı şirket poliçeli araç sürücüsü... 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununda, trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan halleri belirleyen madde 84/d ile aynı kanunun 52/b, 56/c maddelerini ihlal ettiği, kazanın oluşunda Etken Olduğu,
• ... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü... kazanın oluşunda Etken kural ihlali olmadığı, görüş ve kanaatine varılmıştır.
− Değer Kaybı Bedeli Yönünden:
• Somut olayda... plaka sayılı... 1.4 MPI 100 STYLE 6AT 2021 model otomobilin 27.05.2023 riziko tarihi itibarıyla dava konusu olaya bağlı olarak a piyasa rayiçlerine göre 10.000,00 TL reel değer kaybı meydana geldiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Somut olayda davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu kazada kusurlu olan... yabancı plaka sayılı aracın yeşil kartı kapsamında, ... plaka sayılı araçta meydana gelen zararı (Heyetimiz Trafik Uzmanı tarafından ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde Etken Olmadığı belirlendiğinden Sn. Mahkeme tarafından belirlenecek sigortalısının kusuru oranında) sigortacısının sorumluluk riski kapsamında 10.000,00 TL. olarak belirlenen değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesinde davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosuna hasarın ihbar edildiği belirtilmişse de dosya kapsamında bir belgenin yer almadığı, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Sn. Mahkemenin müzekkersine cevabında 02.10.2023 tarihinde değer kaybı tazminatı için başvuruldu belirtildiğinden davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun 13.10.2023 tarihi itibarıyla -ödenmeyen borç miktarı bakımından- temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta oluşan değer kaybı zararının karşılanması talepli maddi tazminat davasıdır.
2-Dava konusu uyuşmazlık, davacıya ait... plaka sayılı araç ile dava dışı ...'a ait ... plaka sayılı araç arasında 27.05.2023 tarihinde gerçekleşen trafik kazasından kaynaklanmaktadır.
Mahkememize sunulan 17/11/2023 tarihli müzekkere cevabında, ... plaka sayılı aracın kaza tarihini kapsayan yeşil kart poliçesi bulunduğu belirtilmiştir.
Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde “Büro, 4477 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Motorlu Taşıtlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi başta olmak üzere, motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında geçerli sigorta belgelerinin basım, denetim ve düzenlenmesi ile bu sigorta belgeleri kapsamında motorlu araçların sebep olduğu hasarların ödenmesini ve motorlu araçların işletilmesi nedeniyle tabi olunan mali sorumluluğu karşılamak üzere yurtdışında düzenlenen ve ilgili mevzuat uyarınca ülkemizde geçerli bulunan sigorta sözleşmeleri kapsamında bu araçların sebep olduğu hasarların tedvir ve tasfiyesini temin eder.” hükmüne yer verilmiştir.
Ülkemizin de üyesi bulunduğu Avrupa Konseyi mensuplarının 20 Nisan 1959 tarihinde imzaladıkları Beynelmilel Mecburi Mesuliyet Sigortasına Dair Avrupa Sözleşmesi gereğince ülkemizde de tüzel kişiliğe haiz Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Motorlu Taşıt Bürosu kurulmuş olup yeşil kart sistemi uygulanmaya başlamıştır. Yeşil kart poliçesi o ülkede düzenlenmiş zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gibi kabul edilecektir. Buna göre yeşil kart sigortası anlaşmaya dahil birbirlerine seyahat edilecek yabancı ülkelerin zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bir araya getiren beynelmilel bir sigorta poliçesi olarak tanımlanmaktadır.
3-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun;
91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”;
85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”;
85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-3. maddesinde: “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır. ” düzenlemesi ile sorumluluk sınırları gösterilmiştir.
Davalı Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu, uluslararası geçerliliği bulunan yeşil kart poliçesi ile sigortalanmış araçların ülkemiz sınırları içerisinde 3.kişilere vereceği zararları ZMMS sigortası genel şartları çerçevesinde karşılama sorumluluğu altında olup bu doğrultuda yeşil kart sigortalısı aracın verdiği zarardan araç sürücüsünün kusuru ve ZMMS poliçe limitleri dahilinde sorumluluğu bulunmaktadır.
4-Yukarıda açıklanan ve alıntılanan hükümler doğrultusunda Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
5-Sigortacının sorumluluğu, yukarıda izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
Haksız fiil sorumluluğu, "Haksız Fiilden Doğan Borç İlişkileri" başlığı altında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
49. maddesi "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
50. maddesi, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır."
6-Haksız fiil, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı ile başka bir kimsenin zarara uğramasına yol açmasıdır. Yargısal içtihatlar ve doktrine göre haksız fiilin unsurları;-Fiil, davranış,
-Fiilin hukuka aykırı olması
-Zararın meydana gelmesi,
-Kusur,
-Fiil ve zarar arasında illiyet bağı bulunması, olarak sıralanmaktadır.
Yine TBK'nın 50. maddesi ile "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü düzenlemesi uyarınca zarar gören zararı ile zarar verenin kusurlu olduğunu ispatla mükellef kılınmıştır.
7-Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık kusur dağılımı noktasındadır. Mahkememizce dosya adli trafik bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu kazanın gerçekleşmesinde... plakalı araç sürücüsü dava dışı...'ün kural ihlali nedeniyle kazanın gerçekleştiği, davacıya ait araç sürücüsünün kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı kusur tespiti yönünden davalı vekili tarafından itiraz dilekçesi sunulmuş ise de, Mahkememizce dosya kapsamı, kaza tespit tutanağı ve diğer dosya kapsamının incelenmesinde, dava konusu kazanın sigortalı araç sürücüsünün takip ve güvenli sürüş mesafesini korumamasından kaynaklandığı, sigortalı araç sürücüsünün bu husustaki kusuru dışında kazanın gerçekleşmesine etki eden başkaca bir kusur bulunmadığı gözetilerek davalının %100 kusur oranıyla zarardan sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
8-Davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı zararının tespiti yönünden dosya araç hasarları konusunda uzman makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza tarihindeki hasarsız değerinin 665.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarımının ekonomik olduğu ve kaza nedeniyle 10.000,00-TL değer kaybı zararına uğradığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Rapora karşı davalı tarafça itirazlar ileri sürülmüş ise de, kaza nedeniyle onarım gören parçaları nedeniyle araç değerinde bir miktar azalma meydana geleceği, davacıya ait aracın marka, model ve segmenti ile kullanım yaşı ve kilometresi dikkate alındığında bilirkişi görüşü olan 10.000,00-TL değer kaybı miktarının makul ve piyasa şartlarına uygun olduğu gözetilerek davalı itirazları yerinde görülmemiş, davacıya ait aracın kaza nedeniyle 10.000,00-TL değer kaybına uğradığı kabul edilmiştir.
9-Davacı vekilinin 02/05/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerinin 10.000,00-TL'ye yükseltildiği, kaza tarihi itibariyle davalı kurumun sorumluluk sınırının 120.000,00-TL olduğu ve davacının talep ettiği miktar zararı karşıladığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafça tazminat miktarına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edilmiş, dosya kapsamına göre 02/10/2023 tarihinde hasar dosyası açılmış olduğu, davalı şirketin 8 iş günü yasal süre sonunda temerrüde düşeceği değerlendirilmiştir.
Davacı tarafça tazminata avans faizi uygulanması talep edilmiş ise de, zarar veren aracın ticari nitelikte kullanıldığına dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı anlaşıldığından ticari faiz istemi yerinde görülmemiş ve faiz türü olarak yasal faiz belirlenmiştir.
10-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, İzmir Arabuluculuk Bürosu'nun sarf kararı ile 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu tutarın yargılama giderleri kapsamında değerlendirilerek haklılık durumuna göre tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 10.000,00-TL değer kaybı zararından kaynaklanan maddi tazminatın bakiye poliçe limiti aşılmamak kaydıyla 13.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 683,10-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL ile tamamlama harcı olarak alınan 169,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 243,32-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 169,93-TL toplamı 439,78-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı, 117,25-TL posta ve tebligat ücreti, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti toplamı 5.387,10-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma yoluyla yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, dava değerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesinde gösterilen İstinaf kanun yolu başvuru sınırının altında kalması nedeniyle kesin nitelikte olduğu ve kanun yoluna başvurulamayacağı açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/05/2024
Katip...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır