T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/90 Esas
KARAR NO : 2024/523
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 31/01/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Davalıya ait elektrik aboneliğinde müvekkili şirket görevlilerince yapılan denetleme sırasında kaçak elektrik kullanımının tespit edilerek tutanak düzenlendiğini, kaçak elektrik tutanaklarına dayanılarak davalı adına kaçak elektrik faturası oluşturulduğunu, davalının kaçak elektrik faturalarını ödememesi üzerine davalı aleyhine İzmir... İcra Müdürlüğünün ...dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle; davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının nasıl alacak tutarının %20’sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin herhangi bir kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, davaya konu uyuşmazlığın okul idaresi ile davacı şirket arasında olduğunu, bu nedenle ilk olarak husumet nedeniyle davanın reddini, aksi kanaatte ise davanın Milli Eğitim Bakanlığı'na ihbarını talep ettiklerini, huzurdaki davada davacı yanın iddialarını ve taleplerini 29.01.2019 tarihli bir tutanağa dayandırdığını, ayrıca yine dava dilekçesinde davacı yanın huzurdaki işlemin bir haksız eylem olduğundan bahisle yetkili yerin İzmir Mahkemeleri olduğunu ifade ettiğini, Türk Borçlar Kanunu 72. Madde uyarınca haksız fiillerden doğan tazminat isteminin 2 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, gerek icra dosyasının açıldığı tarih, gerekse de davanın açıldığı tarih itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin uzun zaman önce dolduğunu, dolayısıyla davanın başkaca herhangi bir işleme gerek kalmaksızın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin adresinin Ticaret Sicil kayıtlarında da sabit olduğu üzere Ankara olduğunu, dolayısıyla huzurdaki davaya bakmaya yetkili mahkemelerin Ankara Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle dosyada yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davaya karşı hak düşürücü süre, görev ve diğer yönlerden usule yönelik itirazlarının da mevcut olduğunu, müvekkili şirketin, Atatürk İlkokulu inşaatında gerekli abonelik başvurularını yaparak usulüne uygun şekilde bir kullanım gerçekleştirdiğini, yine aboneliğin sonlanması esnasında da müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, abonelik sonlandırma başvurusunu usulüne uygun olarak yaptığını ve aboneliğin bu doğrultuda sonlandırıldığını, müvekkilinin aboneliğin sonlandırılmasından sonra herhangi bir kullanımı olmadığı gibi, müvekkilinden sayacı söküp teslim etmesi gibi bir talepte de bulunulmadığını, zira sayacın teslim edilmesi hususunun da zaten kanunen müvekkilinin yükümlülüğünde olan bir durum olmadığını, müvekkilinin aboneliğini sonlandırdıktan sonra okul yönetiminin kendilerine ait abonelik için başvuru işlemlerini gerçekleştirdiğini, müvekkili ile okul idaresi arasında bir dönem ihtilaf yaşandığını, bu durumun müvekkilinin taahhüdünde olmayan ve müvekkilin işi tesliminden çok sonraki bir tarihte "..." isimli bir bölümün inşası sırasında yaşandığını, Okul idaresinin bu konuyla ilgili olarak müvekkile bir yazı yazdığını ve müvekkilinin de konunun kendisiyle ilgili olmadığını, kendisinin projeye uygun bir şekilde iş teslimini gerçekleştirdiğini, taahhüdü altında olmayan ve bilgisi dışında ek imalatların yapıldığını, bunların sorumluluğunun kendisine ait olamayacağını bildirir bir cevap verdiğini, bu konuya ilişkin tüm evrakların dosyaya sunulacağını, müvekkilinin usulüne uygun bir abonelik kapatma başvurusu yaptıktan ve gerekli tüm borçlarını ödedikten sonra, müvekkilinin bu noktada bir sorumluluğunun kalmadığını, sayacın teslim alınması, mühürlenmesi vb. gibi tüm süreçlerin davacı yanın yükümlülüğünde olduğunu, dolayısıyla kabul anlamına gelmemekle birlikte kapama sonrasında bir kullanım olmuşsa dahi bu durumun kim tarafından yapıldığının net bir şekilde ispatlanmasının gerektiğini, davacı şirket ile müvekkilin abonelik ilişkisi sonlandığında müvekkile atfedilecek bir kusur kalmadığını, düzenlenen tutanağın da tek taraflı olarak tutulduğunu ve müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu yüzden tek taraflı olarak tutulan tutanağı ve tutanak neticesinde müvekkile kusur atfedilmesini kabul etmediklerini, davacı yan ile okul idaresinin yaşadığı sorunlar sonrasında müvekkilinin sayacı kendi rızasıyla davacı yana teslim ettiğini, müvekkilinin herhangi bir kaçak-usulsüz kullanımı söz konusu olsa bu eylemi gerçekleştirmeyeceğinin açık olduğunu, müvekkilin bu noktada herhangi usulsüz bir işlemi olmadığından sayacı bizzat kendi rızasıyla ve iyi niyetiyle teslim ettiğini, bu durumun dahi müvekkilinin haksız bir eyleminin olmadığının en açık delili olduğunu, açıklanmaya çalışılan durumlar neticesinde, müvekkilinin sözleşme ilişkisinin usulüne uygun olarak sona erdiği, yine bu tarihte müvekkilin belirtilen adreste faaliyetlerinin de sona erdiği ve sorumluluğun tamamen ihale idaresi Milli Eğitim Bakanlığı'na geçmiş olduğunu, haksız fiile sebep olan kullanımı kabul etmemekle birlikte haksız fiili gerçekleştirenin tam ve kesin olarak tespiti gerektiğini, ancak dosya kapsamında bu yönde herhangi bir tespitin bulunmadığı hususu değerlendirildiğinde huzurdaki davanın muhatabının müvekkili olmadığını, davanın başkaca bir işlem yapılmaksızın reddine karar verilmesini, aksi kanaatte davanın Milli Eğitim Bakanlığı'na ihbar edilmesini ve neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası, sözleşme, Abonelik kayıtları, bilirkişi raporu delil olarak değerlendirilmiştir.
Bilirkişiden alınan 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde;
A- 1) Sayın Mahkemenizin müzekkeresi üzerine... Elektrik Perakende Satış A.Ş. tarafından gönderilen yazı ekindeki belgeye göre; ... Mah.... Cad. No:... Aliağa İzmir adresindeki ... tesisat nolu kullanım yeri için dava dışı ... Elektgtrik Perakende Satış A.Ş. ile davalı şirket arasında 16.03.2017 tarihinde ... sözleşme hesap nolu perakende satış sözleşmesinin imzalandığı, söz konusu sözleşmenin 11.06.2018 tarihinde sonlandırıldığı belirtilmektedir.
2) 29.01.2019 tarihinde ... Elektrik Dağıtım A.Ş. Görevlilerinin İstiklal Caddesi Atatürk İlkokulu İnşaatı - Aliağa - İzmir adresindeki... tesisat nolu elektrik aboneliğinde yapmış oldukları kontrol sırasında; 'Abone iptalinden dolayı enerjisi kesilip mühürlenen tesisatın daha sonra yapılan kontrolünde; sayacın yerinde olmadığı, ilgilinin sayacı 6-7 ay sonra işletmeye getirdiğinde kesim endeksi üzerine kullanım olduğu' tespit edilerek ... seri nolu Kaçak Elektrik Tespit tutanağı düzenlenmiştir.
3) Tutanağın düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ‘Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri’ başlıklı 42. Maddesinde;
‘MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.’ denilmektedir.
4) Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin aboneliği usulüne uygun olarak sonlandırdığını beyan etmektedir.
Herhangi bir aboneliğin sonlandırılması sırasında elektrik enerjisinin usulüne uygun olarak kesilmesi, sayacın yada sayaç panosunun mühürlenmesi ve bu işlem için Enerji Kesme ve Mühürleme Belgesi düzenlenmesi gerekmektedir. Bu belge düzenlendikten ve mühürleme işlemi yapıldıktan sonra enerjinin dağıtım şirketinin izni dışında açılarak kullanılması halinde abonesiz kullanım nedeniyle kaçak elektrik tutanağı düzenlenmesi Yönetmeliğin 42. Maddesi gereğidir.
Ancak dosya içerisinde aboneliğin sonlandırılması sırasında... Elektrik Dağıtım A.Ş. Tarafından düzenlenen Enerji Kesme ve Mühürleme belgesi bulunmadığı için kaçak kullanım yönünde değerlendirme yapılması ve abonelik iptalinden sonra tüketilen elektrik enerjisi miktarının hesaplanmasının mümkün olmadığı 14.11.2023 tarihli Ön Bilirkişi Raporunda belirtilerek sayın Mahkemenizce ... Elektrik Dağıtım A.Ş.’ne müzekkere yazılarak ‘Abonelik açma ve kesme tutanaklarının’ gönderilmesi talep edilmiştir.
... Elektrik Dağıtım A.Ş. müzekkereye verilen 28.11.2023 tarih ve... sayılı yazıda; ‘Fiziksel olarak açma kesme tutanağı düzenlenmemekte olup, endeksör ile sistem üzerinden işlem yapıldığından istenilen belge gönderilememiştir.’ denilmektedir.
5) Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ‘Elektriğin Kesilmesi ve Bağlanması’ başlıklı 49. Maddesinde,
‘MADDE 49 – (1) Aşağıda belirtilen hallerde dağıtım şirketi tarafından;
a) Kullanım yerinin tahliye edilmesi nedeniyle ikili anlaşma veya perakende satış sözleşmesi sona erdirilerek elektrik tüketilmeyen,
b) İkili anlaşması ve perakende satış sözleşmesi bulunmayan,
c) Kaçak elektrik tespiti ile kaçak elektrik ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımı sonucunda yükümlülükleri yerine getirilmemiş,
ç) 35 inci madde kapsamında ödeme yükümlülüğü yerine getirilmeyen, kullanım yerlerinin elektriği kesilir.…..
(5) Bu madde kapsamında kesme işlemine esas veriler kesme işleminin akabinde TÜBİTAK Kamu Sertifikasyon Merkezi tarafından sağlanan zaman damgası ile saklanır.’denilmektedir.
Görüleceği üzere her türlü enerji kesme ve açma işlemlerinin belgeye (tutanağa) bağlanması ve bu açma ve kesme tutanaklarının saklanması Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereğidir.
Davacı şirket tarafından usulüne ve ilgili mevzuata uygun olarak düzenlenen bir enerji kesme ve mühürleme belgesi ibraz edilmediği için, davalı şirket hakkında düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı görüşüne varılmıştır.
Kaldı ki davacı şirketin aboneliği iptal ettiği sırada endeks değerini de gösteren kesme ve mühürleme belgesi sunulmadığı için, kaçak faturasına esas tüketim bedelinin denetime uygun şekilde hesaplanması da mümkün olmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; Davacı... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından davalı şirkete düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının ve buna dayanılarak tahakkuk ettirilen faturanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olmadığı kanaatine varılmıştır.
B) Sayın Mahkemenizce aksi kanaate varılarak davalının kaçak elektrik kullanımı için davacı tarafça sunulan belgelerin yeterli olduğu kabul edilirse kaçak elektrik faturasının hesabı;
1) Dosyaya davacı şirketçe sunulan kaçak elektrik tutanağı ve kaçak kayıt formu dikkate alınarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 ve devamı maddelerine göre hesaplama yapıldığında...Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından düzenlenen 3.577,89 TL’lık faturanın doğru olduğu hesaplanmıştır.
2) Kaçak elektrik faturası son ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar hem Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 35. Maddesindeki gibi Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunla belirlenen faiz oranlarına göre, hem de ticari faize göre hesaplama yapılmış olup bu konudaki nihai takdir sayın Hakimliğinize aittir.
3) 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51.maddesi ile belirlenen faiz oranlarıyla hesaplama yapıldığında davalının İcra takip tarihi itibariyle toplam borcu;
Asıl alacak olarak : 3.577,89 TL,
Gecikme zammı olarak : 2.403,99 TL ,
Gecikme Zammı KDV’si olarak : 432,72 TL,
TOPLAM : 6.414,60 TL olmaktadır.
4) Ticari faiz oranları uygulandığında davalının İcra takip tarihi itibariyle toplam borcu;
Asıl alacak olarak : 3.577,89 TL,
Ticari Faiz olarak : 1.805,36 TL ,
Ticari Faiz KDV’si olarak : 324,97 TL,
TOPLAM : 5.708,22 TL olmaktadır.
Hangi faiz oranının uygulanacağı hukuki nitelikte olduğundan bu konuda Nihai takdir Sayın Mahkemenize aittir..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEÜERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
1-Dava, kaçak elektrik tüketimi yapıldığı iddiasına dayalı olarak kaçak elektrik tüketim bedelinin tahsili talebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı tarafça yetki itirazı ve zamanaşımı defi ileri sürülmüştür.
Dava konusu kaçak elektrik kullanımı iddiasının aboneliğin sonlandığı dönemde gerçekleştiği ve haksız fiil niteliğinde olduğu, haksız fiilden kaynaklanan davaların zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde görülebileceği, davacının Bornova-İzmir adresinde merkezinin bulunduğu ve mahkememizin yetkili mahkemeler arasında olduğu anlaşıldığından yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı definin değerlendirilmesine, dava konusu uyuşmazlığın kaçak elektrik tüketimine ilişkin olduğu, TCK'da düzenlenen karşılıksız yararlanma suçunu oluşturan kaçak elektrik tüketimi iddiasına ilişkin yargılamada uzamış zamanaşımı uygulanması gerektiği değerlendirilerek, zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı şirketin kaçak elektrik tüketimi yapıp yapmadığı ve kaçak elektrik tüketimi mevcut ise tahakkuk ettirilmesi gereken tüketimin miktarı hususlarında toplanmaktadır.
3-Davacı tarafça kaçak elektrik tüketiminin tespitine ilişkin olarak 29/01/2019 tarihli ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılmıştır. Tutanak içeriğinin incelenmesinde "Abone iptalinden dolayı enerji kesilip, mühürlenen tesisatın, daha sonra yapılan kontrolde sayacın yerinde olmadığı ilgilinin sayacı 6-7 ay sonra işletmeye getirdiğinde kesim endeks üzerinde kullanıl olduğu tespit edilmiştir." şeklinde kullanım şekli belirtilmiştir.
4-Tespit tarihinde 30/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği yürürlükte olup, kaçak elektrik tespiti, ücretlendirmesi ve sair hususlar bu yönetmelik uyarınca gerçekleştirilmektedir.
Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesine göre;
"Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;
a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması"
kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmektedir.
5-Dava konusu uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden elektrik mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 19/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda "Davacı şirket tarafından usulüne ve ilgili mevzuata uygun olarak düzenlenen bir enerji kesme ve mühürleme belgesi ibraz edilmediği için, davalı şirket hakkında düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağının doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı görüşüne varılmıştır.
Kaldı ki davacı şirketin aboneliği iptal ettiği sırada endeks değerini de gösteren kesme ve mühürleme belgesi sunulmadığı için, kaçak faturasına esas tüketim bedelinin denetime uygun şekilde hesaplanması da mümkün olmamaktadır." şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür.
5-Dosya kapsamının incelenmesinde davalı şirkete ait aboneliğin 16/03/2017 tarihinde başladığı ve 11/06/2018 tarihinde sonlandığı görülmüştür. Yukarıda değinildiği üzere uyuşmazlık konusu kaçak elektrik tespit tutanağı ise 29/01/2019 tarihinde düzenlenmiştir.
Buna göre, her ne kadar davacı tarafça davalı şirkete ait aboneliğin sona ermesinden sonra kesim anındaki endeks değerinin üzerinde bir değer ile sayacın teslim edildiği ve bunun kaçak elektrik tüketimine neden olduğu ileri sürülmekte ise de, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre aboneliğin sonlandırıldığı tarihte enerjinin kesildiği andaki sayaç endeksine ilişkin bir bilgi bulunmadığı gibi abonelik sonlanmasından sonra enerjinin davalı tarafça kullanıldığına dair de somut bir tespit bulunmamaktadır. Zira davalı tarafça aboneliğin tesis edildiği yerin okul binası olduğu ve davalı şirketin abonelik sonlanması sonrasında bu okul binasında faaliyetinin olmadığı savunulmuştur. Kaçak elektrik tüketiminin tespiti noktasında ispat külfeti davacı şirket üzerinde olup, aboneliğin sonlandırılmasından sonra sayaç üzerinden geçen enerjiyle kaçak elektrik tüketimi yapılmasından davalının sorumlu tutulmasını gerektirir somut bir tespit veya delil bulunmadığı gibi, sayacın hangi endeks üzerindeyken enerjinin kesildiğine dair bir kayıt da bulunmadığından bu haliyle kaçak elektrik tüketiminin ispat edilemediği değerlendirilmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
6-Davalı tarafça yargılama aşamasında kötü niyet tazminatı talebinde bulunulmuş ise de davacı aleyhinde tazminata hükmedilebilmesi için davacının takipte haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Kötü niyetin varlığı noktasında ispat külfeti davalı borçlu üzerinde olup, kural olarak davacı alacaklının, gerçek bir alacağının bulunmadığını bildiği halde icra takibi başlatması kötü niyet göstergesi olarak kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta davacı şirket her ne kadar haksız bulunmuş ise de takibin kötü niyetli olarak başlatıldığına dair somut bir delil bulunmadığı, davacı şirketin şirket içi değerlendirmelerine göre kaçak elektrik tüketimi yapıldığı yönündeki görüşü doğrultusunda icra takibi başlatmasının tek başına kötü niyetli hareket edildiğini göstermeyeceği dikkate alınarak kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin olarak alınan 267,60-TL harçtan mahsubu ile bakiye 160,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,
6-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda miktar itibariyle karar kesinlik sınırı altında kaldığından, kanun yoluna başvurulamayacağı ve kararın kesin olduğu açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/06/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim...
e-imzalıdır