T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/93 Esas
KARAR NO: 2023/1040
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 01/02/2023
KARAR TARİHİ: 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç ile 29.09.2022 tarihinde İzmir-Bornova ilçesinde, davalı sigorta şirketine kaza tarihini kapsar şekilde ... sayılı ZMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ...plakalı aracın çarpışmaları neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu,... plakalı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı tespit edildiğini, mahkemeniz nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelemesiyle mevcut kusur durumları netlik kazanacağını, 29.09.2022 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper...’nın tanzim etmiş olduğu tespit raporunda görüleceği üzere müvekkilinin aracında 45.000 TL değer kaybı tespit edilmiş olduğunu, ekspere hizmet bedeli olarak 300 TL (KDV dahil) ödeme yapıldığını, bu zararların tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine 18.11.2022 tarihinde yapılan yazılı başvuruya rağmen müvekkilinin zararının karşılanmadığını, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, netice olarak müvekkilinin zararlarının tazmini için sayın mahkemenize başvuru zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100 TL değer kaybı tazminatının ve 300 TL eksper hizmet bedelinin davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak olarak ileri sürmesinin mümkün olmadığını, davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise, davanın kısmi dava olarak görülmesini ve zaman aşımı kurallarının buna göre uygulanmasını talep ettiklerini, dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusur oranında araç başına 43.000-TL. ile sınırlı olduğunu, davaya konu kaza sebebiyle müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde 01.11.2022 tarihinde davacı vekiline 48.000,00 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme neticesinde de müvekkil şirket poliçe kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini teminat limiti ile sınırlı olacak şekilde yerine getirdiğini, dava dilekçesinde, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddia edilmiş olduğunu, ancak davacı iddialarına dayanak, davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının tespitine yarar belge veya denetime elverişli herhangi bir somut delil sunamamış olduğunu bununla birlikte kazaya karışan araçların kusur durumlarının bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi ve müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ile sınırlandırılması gerektiğini değer kaybı miktarının hesaplanması bakımından ise 19.06.2021 tarihinde KTK nın 90. Maddesinde yapılan değişiklik gözetilmeli ve ZMMS genel şartları ekinde yer alan teminat dışı haller ve hesaplama yöntemi dikkate alınması gerektiğini Anayasa Mahkemesi kararı ZMMS genel şartlarının huzurdaki uyuşmazlık açısından uygulanmasına engel teşkil etmediğini uyuşmazlık konusuna yasal faiz uygulanması gerektiğini dava konusu alacak zaman aşımına uğradığını belirterek açıklanan nedenlerle müvekkil şirket bakımından davanın reddine yargılama gideri vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı 29/09/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın işleteni olup, davalı... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir.
KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür.
Davalı tarafça süresinden sonra cevap dilekçesi sunulmuş ise de; Zamanaşımı defi değerlendirildiğinde; 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu trafik kazası 29/09/2022 tarihinde meydana gelmiş, olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu itibarla, davaya konu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımı süresi geçerli olup, dava dilekçesine konu edilen maddi tazminat taleplerinin, 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Kaza tarihinin 29/09/2022, arabulucuya başvuru tarihinin 07/12/2022, dava tarihinin 01/02/2023 olduğu görüldüğünden davaya konu tazminatın 2 yıllık süre içerisinde talep edildiği görülmüştür.
Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Kazaya karışan ... plakalı araç 27.12.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır (davalı tarafça yaptırılan ekspertiz raporunda yer alan bilgi). Kaza 29/09/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden davalı dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.
TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 31/08/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dava dosyasında, yukarıda açıklanan hususlar neticesinde;
— Kural İhlalleri Yönünden:
*... plakalı otomobil sür ...'un kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın — diğer sürücü kusurlarından 57/B-4 ile sürücü asli kusurlarından 84/H kurallarını ihlal ettiği kazanın oluşumunda Etken Olduğu,
*... plakalı 2020 model ... marka otomobilin maliki ve sürücüsü olan davacı...'nin kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK.nın diğer sürücü kusurlarından STİ/A ( Kavşağa yaklaşan sürücüler kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, dikkatli olmak, ... zorundadırlar.) ile 52/A (Sürücüler kavşaklara yaklaşırken hızlarını azaltmak zorundadırlar.) kurallarını ihlal ettiği, kazanın oluşumunda diğer sürücüye göre daha az Etken Olduğu,
* Kazanın oluşumuna katkı sağlayacak başkaca etken kişi, kurum, kuruluş ve dış etmenler olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
— Değer Kaybı Bedeli Yönünden:
Somut olayda,... plaka sayılı ...URBAN PLUS 1.4 M.JET 95 E6D 2020 model otomobilde Yargıtay içtihatlarına ve piyasa rayiçlerine göre 30.000,00 TL. değer kaybı bedeli tespit edilmiş ve davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekili tarafından davalı sigorta şirketinin türkiyesigorta(a/hes03.kep.tr elektronik posta kep adresine 18.12.2022 tarihinde başvuru yapıldığı, elektronik yolla yapılan tebligatın, muhatabın elektronik tebligat adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır. 24.12.2022 tarihinde tebligat yapılmış olmakla 05.01.2022 tarihi itibarıyla, -ödenmeyen borç miktarı bakımından- davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği ve yasal faiz ödemek zorunda olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişiden alınan 26/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunun sonuç kısmına göre;
"A. Davacı Vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi:
1. Kusur yönünden yapılan itirazlar konusunda takdir Sn. Mahkemenindir.
2. Değer kaybı bedeli yönünden:
İrdeleme:
Dava dosyası kül halinde incelenmiş olup, dosyaya yeni bir belge sunulmadığı da dikkate alınarak Kök Raporda ulaşılan kanaatin değiştirilmesi gerekmemiştir.
B. Davalı Vekilinin itirazlarının değerlendirilmesi:
1. Kusur yönünden yapılan itirazlar konusunda takdir Sn. Mahkemenindir.
2. Değer kaybı bedeli yönünden:
Kök Raporda belirtildiği üzere;
“14.05.2015 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan ZMMS Genel Şartları tebliği 26.04.2016 tarihli 6704 sayılı Torba Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişikliklerle ilgili düzenleme yürürlüğe girmiş ZMMS Genel Şartları Ek-1, de Değer kaybı formülü verilmiştir.
Ancak, Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 31269 sayılı Resmî Gazete’ de yayınlanan 2019/40 Esas ve 2020/40 ve 17.07.2020 tarihli kararı uyarınca 2918 sayılı KTK 90.maddesinin bir kısmı ile KTK’nun 92 maddesinin “i” bendini iptal etmiştir. İptal kararına göre trafik sigortası kapsamındaki tazminatların belirlenmesinde “Genel Şartlar” kural olarak belirleyici olmayacaktır.
Bu nedenle... plaka sayılı otomobilin değer kaybı bedeli Yargıtay içtihatlarına göre belirlenmiştir. Yargıtay içtihatlarında, değer kaybı tespite konu aracın, onarımı sonrası satılmak istendiğinde; kaza öncesine göre 2. el piyasa rayiç bedelinde ortaya çıkan fark, piyasa rayiçlerine göre reel değer kaybı bedeli olarak belirlenmiş olup,” takdir Sn. Mahkemenindir.
C. Sn. Mahkeme tarafından “... Sigorta'ya müzekkere yazılarak... hasar numaralı dosyanın celbinin sonrası değer kaybı bedelinin irdelenmesi” talep edilmiştir.
İrdeleme:
Dosya celp edilen ...Sigorta'nın ... numaralı hasar dosyası incelenmiş olup, gelen dosya kapsamında tespit edilen değer kaybı bedelinin değiştirilmesini gerektiren bir bilgi bulunmadığı görülmüş olup, Kök raporda ulaşılan kanaatin değiştirilmesi gerekmemiştir.
Hukuki değerlendirmenin ve nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye ait olmakla tespit, görüş ve kanaatimizi saygılarımızla arz ederiz." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından ve tramer kayıtlarıda incelendiğinden itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır.
Kusura ilişkin değerlendirmeye itiraz edilmiş ise de;
Dava dışı sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ... yağışsız ve açık havada 29.09.2022 günü gündüz saat 07.45 sıralarında İzmir- Bornova ilçesi Naldöken mahallesinde, orta refüjle bölünmemiş Hacılar kırı caddesini takiben seyrederken Hacılar kırı caddesiyle, orta refüjle bölünmüş ... sokağın kesiştiği dört (+) yönlü kontrolsüz kavşağa geldiğinde aracının sağ yan kısmına, seyrine göre sağ taraftan orta refüjle bölünmüş 1410 sokağı takiben davacı... idaresindeki... plakalı otomobilin sol ön kısımlarıyla çarpması sonucu iki araçlı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, bu hali ile kazanın meydana gelmesinde dava dışı sigorta araç sürücünün dört yönlü kontrolsüz kavşakta sağdan gelen araca geçiş önceliği tanımaması nedeniyle KTK' nun 57/B-4 ve 84/H maddelerini ihlal ettiğinden %75 oranında, davacı araç sürücü ise geçiş önceliği kendisinde olmasına karşılık kavşağa dikkatsiz ve kontrolsüz girerek KTK' nun 52/A ve 57/A maddesini ihlal ettiği sonucuna ulaşılarak %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 22.500,00 TL değer kaybı tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Tüm bu nedenler ile; 29/09/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 30.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, kusur oranları nazara alındığında davalının 22.500,00 TL ile sorumlu olduğu, dava tarihinden önce davacıya yapılan ödemenin hasara ilişkin olduğu anlaşıldığından bulunan bedelden mahsup işlemi yapılmayarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
Öte yandan; Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
Arabuluculuk Kanunun'da “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığı altında düzenlenen 18/A maddesinde “Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.” hükmü yer almıştır. Dava açılabilmesi için dava şartı olarak sigorta şirketine başvuru şartı düzenlenmiş olup ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak karar verilmesi gereklidir. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 30/06/2021 tarihli ve ... karar ve ... Karar sayılı ilamları).
Dosyadaki ihtilaf yönünden dava açmak için dava şartı olarak sigorta şirketine başvuru şartı düzenlenmiş olup ayrıca arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu açık olduğundan, davacının başvurusu sonucu Hazine tarafından karşılanan arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu olması gereceğinden arabuluculuk ücretinin davacı yandan alınmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-22.500,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 52.000 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.536,97 TL karar ve ilam harcının yatan 384,25 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 1.152,72 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 384,25 TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı, 174,75 TL posta ve diğer giderler, 2.400,00 TL bilirkişi masrafı ile 300,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 3.438,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır